A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri Ekitap Radyo

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

Emeklilerin Büyük Yürüyüşü Başlıyor: 17 Milyon Kişi Artık Sessiz Değil!

Kategori Kategori: Türkiye | Yorumlar 0 Yorum | Yazar Yazan: Avraham Zafer İşcen | 29 Kasım 2025 04:33:36

Türkiye, uzun süredir görmezden gelinen bir gerçeğin tam ortasında duruyor. Ülkenin bel kemiği olan emekliler, artık sessiz çoğunluk değil, ayaklanmaya hazır, örgütlü bir toplumsal güç haline geliyor. Nazım Hikmet Kültür Sanat Evi'nde düzenlenen Türkiye İşçi Partisi’nin 1. Emekli Kurultayı, sıradan bir toplantı değil, bu ülkenin en çok sömürülen, en çok yoksullaştırılan sınıfının ayağa kalkış manifestosu oldu.

Kurultayda dillendirilen “17 milyon emeklinin söz ve karar sahibi olacağı örgütlenmeyi ateşliyoruz” çağrısı, kulaklarda yankılanan bir slogan değil. Bir toplumun yeniden doğuşunun, bir sınıfın ayağa kalkışının habercisidir. Çünkü bu ülkede artık yapılan her zam, her kesinti, her yanlış kararın ilk darbesi emeklinin sofrasına iniyor. Ve o kitle, şimdi diyor ki: “Artık yeter!”



Neden Ayağa Kalkıyorlar? Çünkü Artık Kaybedecek Bir Şeyleri Kalmadı

Türkiye’de emeklilerin yaşadığı gerçekleri anlatmak için istatistiklere bile gerek yok. Her sabah pazar tezgahına bakan herkes bu gerçeği görüyor. En düşük emekli maaşı 16.881 TL, açlık sınırı 28.412 TL. Bu, emekliye “aç kal ama ses çıkarma” demenin bürokratik bir biçimidir.

Bugün tam 4 milyon emekli en düşük maaşla yaşamaya zorlanıyor. Tüm emeklilerin %85’i yoksulluk sınırının altında, %70’i temel yaşamını sürdüremeyecek durumda. Yıllarca çalışmış, vergi vermiş, ülkenin ekonomisini sırtlamış insanlar bugün elektrik faturasını, kirayı, reçete ücretini ödeyip ödeyemeyeceğini düşünüyor.

Bu tablo tesadüf değil, siyasi tercihlerle yaratılmış bir yoksulluk mühendisliğidir.
Ve emekliler artık “fedakârlık” masallarını dinlemek istemiyor.
Onlar artık bu düzenin en kırılgan mağdurları değiller. Bu düzeni sarsacak en örgütlü güç olma yolundalar.

Neden Tek Çatı? Çünkü Dağıtılan Güç, Sömürülen Güçtür

Devlet, yıllardır emeklilerin örgütlenmesini engellemek için ince ayarlı bir strateji yürütüyor. Mevzuat hala “sendikayı çalışan kurar” diyor. Bu, emekliye açıkça şu mesajı veriyor:

“Sen karışamazsın. Hak isteyemezsin. Söz hakkın yok.”

Ama artık bu devrin sonuna gelindi.
Çünkü tek başına kalan her emekli susuyordu,
ama bir araya gelen emekliler, bu ülkenin en büyük sınıfını oluşturuyor.

Kurultayda dillendirilen “tek çatı” fikri bu yüzden tarihi önemdedir.
Çünkü 17 milyon emeklinin birleşmesi demek, bu ülkenin tüm siyasal dengelerinin alt üst olması demektir.
Bu birleşme gerçekleştiğinde artık hiçbir iktidar, hiçbir parti, hiçbir güç onları görmezden gelemez.

Bu yüzden tek çatı sadece bir örgütlenme modeli değil, bir hesaplaşma çağrısıdır.

Kurultayda ortaya konulan talepler, yalnızca maaş iyileştirmesi değildir.
Bu ülkede “insanca yaşama hakkı”nı hatırlatan, sosyal adaleti yeniden talep eden devrimci bir programdır.

Emeklilerin sendika kurma hakkının engellenmesine son verilmesi
Tüm emekli örgütlerinin eşit temsil ile tek çatı altında birleşmesi
En düşük emekli maaşının açlık sınırının üzerine çıkarılması

Kamu kaynaklarının betona, yandaşa değil, emekliye aktarılması
2026 için birleşik mücadele ve eylem takviminin ilan edilmesi
Bunlar bir dilek listesi değil.
Bu ülkede unutulmuş bir sınıfın kendini hatırlatma iradesidir.
Bu Sadece Emeklilerin Mücadelesi Değil , Halkın Mücadelesidir.
Bugün emekli yoksulluğunu konuşuyorsak, yarın işçi yoksulluğunu konuşuyoruz demektir. Çünkü hak gaspları domino taşı gibi yayılır.
Bu yüzden emeklilerin ayağa kalkışı, sadece onların değil, kirada boğulan gençlerin, yarı zamanlı işlerde güvencesiz çalışanların, pazarda artan fiyatları taşıyamayan ev kadınlarının, asgari ücretle yaşam savaşı veren milyonların da ayağa kalkışıdır.
Çünkü bu ülkede yoksulluğun demokratikleştiği bir dönemde yaşıyoruz.
Hepimiz aynı gemideyiz, ama kimimiz daha çok su alıyoruz.
Ve artık zaman geldi. Birlikte mücadele zamanıdır.
17 milyon emekli bugün belki yavaş yürüyor, belki bastonuyla ilerliyor, belki ekmeğini üçe bölerek yaşıyor ama adımları yavaş olsa da, yürüyüşleri tarihseldir.
Bugün Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde yükselen ses, sadece bugünün değil, yarının da sesidir.
Bu çağrı, yıllarca sırtından geçinen düzenle hesaplaşma çağrısıdır.
Ve emekliler şimdi diyor ki:
“Biz buradayız. Biz güçlüyüz. Biz birleşiyoruz.
Ve artık kimse bizi susturamaz.”
Gerçek değişim, iktidarların lütfuyla değil,
örgütlü halkın iradesiyle gelir.
Emeklilerin yürüyüşü başladı.
Şimdi tarih yazma sırası onlarda  ve hepimizde.


Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







Avustralya ve AB teknoloji devleri çocukların sosyal medya erişimini nasıl sınırlandırıyor?
DEVLETLERÜSTÜ ŞİRKET-LER ve BAŞKAN
Türkiye’de Hayvan Hakları İhlallerine Hasidik – Kabala Perspektifinden Bir Bakış
Saraybosna'da "keskin nişancı" iddiasına soruşturma
Yeni e-postalar: Epstein'a göre Trump kurbanlarından biriyle 'saatler geçirdi'

Emeklilerin Büyük Yürüyüşü Başlıyor: 17 Milyon Kişi Artık Sessiz Değil!
Çocuklar için bir öğün: bütçenin %1,5’inden başlayan dünya ölçeğinde bir adalet mücadelesi
Çin'in 'Salam Dilimleme' Stratejisi: Pekin, Güney Çin Denizi'nin Haritasını Nasıl Yeniden Çiziyor?
Trump, Veliaht Prens ve Kaşıkçı'nın Öldürülmesi
Güvenilir Kaynaklar Kamuoyunu Nasıl Şekillendiriyor ve Haber Seçiminiz Neden Düşündüğünüzden Daha Önemli?

Kalkınma Hakkında Yanlış Bildiğiniz Şaşırtıcı Gerçek
Avustralya - Çin İlişkileri: Avustralya'da Kavga
Gri listeden çıktık ama... AB'nin 2024 Türkiye raporu'ndan çıkan şaşırtıcı gerçekler!
Çin'in beş yıllık planları dünyayı nasıl değiştirdi?
Türkiye'de yoksulluk sınırı 88 bin liraya dayandı.

Güney Karolina'nın Unutulmuş Osmanlıları: Sumter Türklerinin Şaşırtıcı Gerçeği
Köpek ve insanların bazı duyguları aynı genetik kökene sahip
Motokuryelerin Sessiz Çığlığı: Sokağın Gölgesinden Yükselen Sınıf Mücadelesi
Gençlerden sonra emekliler de yurtdışına gidiyor.
Cilt kanseri oranında dünyada başı çeken Avustralya'da güneş kremi skandalı.

Osmanlı İmparatorluğu'nda Kahvehaneler: Bir Sosyo-Politik Etki
Osman Hamdi Bey’i bilmeyen varsa bile herhalde Kaplumbağa Terbiyecisi’ni bilmeyen yoktur ya “Mihrap” tablosu...
JAK İHMALYAN'DAN: “RESİM ANLAYIŞIM”
Jak İhmalyan sergisi İstanbul'da
MADELEİNE RİFFAUD, 1924-2024

Einstein'ın hayran kaldığı filozof: Spinoza'nın aklınızı başınızdan alacak radikal fikri
Adalet Kavramına Filozofların Gözünden Bir Yolculuk
KE.KE.ME. (KKM)
Yapay Zeka Felsefesi
Tutunarak kalmak mı? Bulanmadan donmadan akmak mı?

Yeryüzünü fırına çeviren atmosfer olayı: Isı kubbesi
Dünyanın hareket halindeki en eski buzdağlarından biri yaban hayatı cenneti ile çarpışabilir
Yarasaların azalmasıyla bebek ölümlerinin ilişkili olduğu ortaya çıktı.
AB İklim İzleme Servisi: 2024 yazı kaydedilen en sıcak yaz oldu.
Akdeniz'deki yaşam yok oluşun eşiğine gelmiş.

WhoFi: Wi-Fi sinyaliyle kimlik tespiti dönemi başlıyor.
500 yıllık Da Vinci çizimi sessiz drone teknolojisine ilham verdi.
Çin, HDMI ve DisplayPort alternatifini piyasaya sürdü.
Telefonlar depremi 30 saniye önce bildirdi…
Çin'den gövde gösterisi: Yarı maratonda robotlar insanlarla yarıştı…

Bilim insanları beynin beş farklı yaşam evresinden geçtiğini açıkladı: Kritik dönüm noktaları 9, 32, 66 ve 83 yaş…
Amerika kıtasında 'olmaması gereken' yeni bir insan türü keşfedildi: Checua nedir? Türkler ile bağlantıları var mı?
NASA'nın en kuvvetli teleskobu, evrendeki beklenmedik gelişmeyi ortaya koydu.
İncil'de sözü edilen mistik ağaç 1000 yıllık tohumla yeniden yetiştirildi.
Karıncaların 66 milyon yıldır tarım yaptığı ortaya çıktı.

Türkiye’de üniversite mezunlarının geliri Avrupa’nın en düşük seviyesinde…
Gerçek işsizlik yüzde 29,6!
Türkiye’de tek kişilik
UNICEF raporunda Türkiye'deki çocuklar son sıralarda
AP'den Türkiye'ye sert mesaj: Kriterler müzakere edilemez

İŞGALİN KARANLIĞINDA BİR IŞIK: Veciye Kaşka’yı Unutmayalım
2025 Hazar Türk-Musevi Hakanlığı: Tarih Yeniden Yazılsaydı Dünya Nasıl Görünürdü?
Sürgün Devrim girdabında Isaac Deutscher ve Avraham İşcen
Eriyen Şövalyenin Gölgesinde Devrimci Moses Hess
Kalamış ve Fenerbahçe Kıyıları Tarihiyle, Belleğiyle, Halkıyla Var Olan Bir Yerin Suskunluğa Kurban Edilmesine İzin Vermeyeceği…

Büyük Konuşmak
HUKUK KARGAŞASI
HAİN Mİ ARARSINIZ
KANAS
Kayyum

Mimar Sinan: Bir Dehanın Yükselişi ve Osmanlı Mimarisinin Zirvesi
İskandinav Göçleri ve Vikinglerin Avrupa Üzerindeki Etkisi
Hümanizm Nedir?
Osmanlı’da kahve kültürü, Osmanlı’da kahve isimleri..
Amerika’da Ayrımcı Politikalar ve Siyahi Mücadele Tarihi


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar










Basa git