<?xml version="1.0" encoding="windows-1254" ?>

<rss version="2.0">
<channel>
<title>A Yorum</title>
<link>http://www.ayorum.com/</link>
<description>Son Eklenen Haberler</description>
<language>tr</language>
<item><title>Lübnan, Netanyahu'nun kaçış yolu değil.</title><link>http://www.ayorum.com//haber_oku.asp?haber=6960</link><description>İsrail bölgesel diyaloğu değiştirmek istediğinde Lübnan'a uygulanan muamelede tanıdık bir acımasızlık var. Bir köy mesaj haline geliyor. Bir banliyö sinyal haline geliyor. Bir sınır kasabası başkasının müzakeresinde bir kaldıraç haline geliyor. Dün geceki tırmanış izole bir askeri olay değildi; neredeyse gözden kaçırmanın imkansız olduğu bir kalıbın parçasıydı. Amerika Birleşik Devletleri ve İran arasındaki diplomasi nefes almaya başladığında, Benjamin Netanyahu Lübnan'a uzanıyor.</description></item><item><title>Azerbaycan Yeşil Kalkınmayı Nasıl Planlıyor?</title><link>http://www.ayorum.com//haber_oku.asp?haber=6959</link><description>Mayıs ayı sonlarında Bakü, 13. Dünya Şehir Forumu'na ev sahipliği yaparak, günümüz şehirlerinin karşı karşıya olduğu en acil sorunlardan bazılarını incelemek üzere politika yapıcıları, araştırmacıları, şehir planlamacılarını ve kalkınma uzmanlarını bir araya getirdi. Döngüsel ve yeşil ekonomiye geçiş ve bunun sürdürülebilir kentsel kalkınmayla ilişkisi üzerine yapılan önemli bir tartışmaya katılma ayrıcalığına sahip oldum.</description></item><item><title>SİYASİ AHLAK</title><link>http://www.ayorum.com//haber_oku.asp?haber=6958</link><description>Atatürk’ün 1937 yılında söylediği bir söz vardır: “Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda iyi ahlaklısını severim.” Buradaki en önemli vurgu iyi ahlaklı olmaktır. Ahlak ya da dürüstlük kavramlarının günümüz insanları tarafından nasıl anlaşılıp nasıl ifade edildiğini düşünmekteyim. Ahlak veya etik, parayla satın alınacak bir eşya olmamalıdır. Herkes için doğru olan sizin için de doğru olmalıdır; aksini düşünmek bile istemem. Her alanda etik değerler vardır; ahlak bir ölçüttür, bizzat utanma duygusu taşıyanlarda oluşan bir karakter yapısıdır da diyebiliriz. Bu konunun bilhassa siyasetçiler tarafından gereği gibi anlaşılmadığı bir gerçektir. Bu nedenle “Siyasi Ahlak Yasası” meselesi bir süredir mecliste rahatsızlık yaratmaktadır.</description></item><item><title>SEFİLLER</title><link>http://www.ayorum.com//haber_oku.asp?haber=6957</link><description>Kütüphane kültürüyle yatılı ortaokula başladığımda Talas’ta tanışmıştım. Önce hikâye kitaplarına, ardından romanlara dadanmış; hatta “The Glorious Quran” adıyla çevrilmiş mukaddes kitabımız Kuran’ın İngilizcesini de bu kütüphanede okumuştum. 26 Şubat 1802’de dünyaya gelen Victor Marie Hugo, Fransa’da edebiyat akımının değerli isimlerinden biridir. Şiirleri, romanları ve hikâyeleriyle döneminin önde gelen edebiyatçıları arasında anılır; yalnızca Fransa’da değil, dünya edebiyat tarihinin de önemli bir ismidir Victor Hugo. Yazdığı pek çok kitap arasında “Sefiller” ve “Notre Dame’ın Kamburu” olarak bildiğimiz “Les Misérables” ile “The Hunchback of Notre-Dame” dünya klasikleri arasında başyapıt olarak yerini korumaktadır. Bu kitaplardan ilk okuduğum “Sefiller” olmuştu ve çok etkilenmiştim.</description></item><item><title>SATICININ ÖLÜMÜ</title><link>http://www.ayorum.com//haber_oku.asp?haber=6956</link><description>Çocukken okuduğumuz kitapların kelimesi kelimesine insanın aklında nasıl kaldığını hep düşünmüşümdür. Amerikan edebiyatında yazarların pek çok konuyu hiç çekinmeden toplumun önüne serdiğini biliriz. Gazetelerde yayımlanan makalelerde yazarların yönetimi ağır biçimde eleştirmesine bugün hâlâ tanık olmaktayız. Pek çok konuda hukuk önünde herkes eşittir; hatta Amerika’nın başkanları bile halkın temsilcileri huzurunda hesap vermektedir.</description></item><item><title>EPİSTEME – LOGOS – SİSTEMA  | 2 (*)</title><link>http://www.ayorum.com//haber_oku.asp?haber=6955</link><description>Zôon yani canlı ve Empsikhon, empsikhon da nefs, nefs diye çevirebiliriz, Empsikhon tam da nefs. Zôon canlı, Empsikhon nefs. canlıyı ve nefsi genesis yoluyla açıklayabiliriz. Bu ayırım doğarak hareket etmede ortaya çıkar. Varlığın devimsiz olmasına Parmenides, ‘’hakikatin atmayan kalbi’’ demişti. Varlık-Ontos On hakikatin atmayan kalbi’dir diyor; çünkü düşüncedir, düşünsel bir ilkedir. Dolayısıyla düşünsel bir ilkenin kalbi atmaz. Platon bir şey devimsizken, devinimli ve tersi olduğunda buradaki devim ile devimsizlik birbirine karışmaz diyor. Devim zaman içinde olmaz, diyor.</description></item><item><title>BAKIŞ AÇISI</title><link>http://www.ayorum.com//haber_oku.asp?haber=6954</link><description>Geçtiğimiz cumartesi öğrencim Şevval Su Kuvvet, TEDx Bodrum College Youth ’26 sahnesinde bu senenin teması olan “Bakış Açısı” üzerine bir konuşma yaptı. Şevval, konuşmasına şu sarsıcı cümleyle başladı: “Bir çocuk 'sen yetersizsin' ile hiç kan akıtılmadan infaz edilirse, büyüdüğünde hayatının sonuna kadar onu esir alacak bir kontrata imza atacaktır. Kontratta bir cümle geriye kalmıştır: 'Ben yetersizim.'”</description></item><item><title>Dışarıda Güçlü, İçeride Kırılgan: Pedro Sánchez 2027’de İktidarda Kalabilecek mi?</title><link>http://www.ayorum.com//haber_oku.asp?haber=6953</link><description>Dış politikadaki sert çıkışlarıyla Avrupa solunun en görünür liderlerinden biri hâline gelen Pedro Sánchez, ülke içinde giderek daha kırılgan bir siyasi zeminde ilerliyor. Partisini kuşatan yolsuzluk soruşturmaları, Endülüs’teki ağır seçim yenilgisi ve aşırı sağcı Vox’un yükselişi, Sánchez’i 2027 genel seçimleri öncesinde zorlu bir denklemin içine sokuyor.  İspanya Başbakanı Pedro Sánchez, Avrupa siyasetinde son yılların en görünür sol liderlerinden biri olarak öne çıkıyor. Gazze konusunda İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’ya yönelttiği sert eleştiriler, İran’a yönelik savaş tartışmalarında Donald Trump’a karşı aldığı pozisyon ve göçün ekonomik-sosyal işlevine dair yaptığı savunular, Sánchez’i Avrupa solunun uluslararası alandaki en dikkat çekici figürlerinden biri hâline getirdi.</description></item><item><title>Mısır - Çin İlişkilerinin 70. Yıldönümü: El-Sisi ve Xi, Küresel Güney'i ve Çin'in Dört Küresel Girişimini Destekliyor.</title><link>http://www.ayorum.com//haber_oku.asp?haber=6952</link><description>Xi Jinping ve Abdülfettah El-Sisi arasında iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin kurulmasının 70. yıldönümü vesilesiyle yapılan tebrik mesajı alışverişi önemliydi.  Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping ile Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah El-Sisi arasında, iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin kurulmasının 70. yıldönümü vesilesiyle yapılan tebrik mesajları alışverişi önemliydi. Tebrik mesajları, cumhurbaşkanlığı düzeyinin ötesine geçerek Mısır Başbakanlığı ve Çin Devlet Konseyi gibi diğer üst düzey diplomatik kanalları da kapsadı.</description></item><item><title>Küreselleşmenin Sonu mu? Savaşlar ve Ticaret Çatışmaları Tedarik Zincirlerini Nasıl Yeniden Şekillendiriyor?</title><link>http://www.ayorum.com//haber_oku.asp?haber=6951</link><description>Son otuz yılda, çok temel bir kavrama dayanan küreselleşme olgusu yaşandı: maliyetlerin en düşük olduğu yerde üretim yapmak ve talebin olduğu her yerde pazarlamak. Bunun sonucu olarak, dünya çapında son derece verimli küresel üretim zincirleri oluştu . 1995'ten 2024'e kadar uluslararası ticaret muazzam bir büyüme göstererek, 1990'ların başındaki dünya GSYİH'sının %16'sından bugün yaklaşık %45'ine ulaştı . Ancak küresel ekonomi şu anda Soğuk Savaş'ın sona ermesinden bu yana en büyük yapısal değişimi yaşıyor . Bunun nedeni Rusya-Ukrayna çatışması , Amerika Birleşik Devletleri ve Çin arasındaki stratejik rekabet , ekonomik yaptırımlar, ihracat kontrolleri, Kızıldeniz bölgesindeki aksamalar ve teknoloji bağımlılığına ilişkin endişelerdir.</description></item><item><title>EPİSTEME – LOGOS – SİSTEMA  | 1  (*)</title><link>http://www.ayorum.com//haber_oku.asp?haber=6950</link><description>Platon, felsefeyi bütün içeriğiyle birlikte ve biçimleriyle birlikte dizgesel olarak bize sunan kişi. Ondan sonra ister yanında ister karşısında ister eleştirel nasıl bakarsanız bakın hepimiz Platon’un öğrencileriyiz.  İnsan doğarak doksanın içine düşer, diyor. Bu düşme ile me on ile karşılaşır, amnesia bağlamında olur bu. Yani me on ile karşılaştığımız zaman, bir amnesia içindeyiz ve anamnesis yoluyla tekrar kaynağımıza bağlanarak psykhenin kendi yeteneklerini yaşama geçirebiliriz.</description></item><item><title>Gelecek 5 yılda sıcaklıklar rekor kıracak!</title><link>http://www.ayorum.com//haber_oku.asp?haber=6949</link><description>Yeni iklim projeksiyonuna göre önümüzdeki 5 yılda sıcaklık rekorları kırılacak, sel, fırtına, kuraklık ve orman yangını gibi iklim felaketlerinin sayısı da artacak. Birleşmiş Milletler'e (BM) bağlı Dünya Meteoroloji Örgütü'nün (WMO) yayımladığı yıllık iklim projeksiyonu, önümüzdeki 5 yıl için karamsar bir tablo ortaya koyuyor. WMO için İngiltere Meteoroloji Servisi tarafından hazırlanan ve bugün Cenevre'de açıklanan rapora göre insanlık, rekor kıran sıcaklar ve iklim değişikliğine bağlı olarak artış kaydedecek iklim felaketleri ile mücadele etmek zorunda kalacak.</description></item><item><title>BİR HİCÂZKÂR HİKÂYE</title><link>http://www.ayorum.com//haber_oku.asp?haber=6948</link><description>Türk sanat müziğinde günümüzde 100’e yakın makam vardır. Ancak temel olarak 13 basit makam ve bunlardan türeyen bileşik makamlar bulunur. Basit makam olarak adlandırılan Çargâh, Buselik, Kürdî, Rast, Uşşak, Hüseynî ve Hicaz makamları en bilinen makamlar arasında sayılır. Bunlardan Hicaz ve Uşşak makamlarını çok severim. Hicaz makamının bir uzantısı olan Hicâzkâr makamı, en çok eser barındıran makamlardan biridir. Bazı bestekârlar bu makamı çok sık kullanmıştır. Bu eserlerin bir kısmı, bilhassa 1800’lü yıllarda bestelenmiştir.</description></item><item><title>ADİL...</title><link>http://www.ayorum.com//haber_oku.asp?haber=6947</link><description>Aylardır Hz. Ömer’i hatırlamadığım bir gün geçmemektedir. Üzerine pek çok hikâye yazılmış bir şahsiyettir. Derler ki Hz. Ömer adaleti anlayışını Kur’an-ı Kerim’in ayetlerinden almıştır. İlahi emirleri mutlak üstün tutması, devlet malını korumadaki titizliği, sorumluluk duygusu ve bilhassa adaletli davranışıyla nam salmış olan Hz. Ömer’in İslam hukukunun temel taşlarından biri olduğuna inanırım. Hak ile batılı birbirinden ayırt etmesi nedeniyle kendisine “Faruk” lakabının verildiği söylenir.</description></item><item><title>SUÇLU KİM</title><link>http://www.ayorum.com//haber_oku.asp?haber=6946</link><description>Dikkat ediyor musunuz; ülkemizde her gün haberlerde, ekrana taşınan adli olaylarda tutuklanan onlarca insanın haberini dinlemekteyiz. Bu konu ilgimi çekti, araştırmak istedim. Bir zamanlar Sincan’da tutuklu insanları ziyaret etmiştim. Yaşam koşullarını gördükten sonra eve dönerken insanlığımdan utandım; yol boyunca ağlamaktan kendimi alamadım. Bu nedenle insan, suç işleyip mahkûm olsa da tutuklu olarak yaşam koşullarının bir insana yakışır biçimde olması gerektiğini düşünmekteyim. İnsanlık hâli, bir şeytana uyup suç işlemeye sürükleyebilir; ancak tutukevinde bile bir insana yaraşır koşullarda cezasını çekmesi gerekir.</description></item><item><title>Rekor sayıda ABD'li ülkeyi terk edip vatandaşlıktan çıkıyor</title><link>http://www.ayorum.com//haber_oku.asp?haber=6945</link><description>Bir araştırmaya göre, 2025'te ABD'ye göç edenlerden toplamda 295 bin daha fazla kişinin ülkeyi terk etmiş olabileceği tahmin ediliyor. Amerikalılar, kutuplaştırıcı siyaset ve hayat pahalılığı krizinden kaçarak, 100 yıldır karşılaşılmamış seviyelerde ABD'yi terk ediyor gibi görünüyor. 2025’te ABD’den kalıcı olarak ayrılan Amerikalıların çıkışı, ülke nüfusunda onlarca yıldır ilk kez net dış göç yaşanmasına yol açtı; bu durum muhtemelen 1929 Büyük Buhranı'ndan beri yaşanmamıştı.</description></item><item><title>Zincirleri Parçalayan Anaların Kalplerinin İsyanı Özgürlük Ateşi</title><link>http://www.ayorum.com//haber_oku.asp?haber=6944</link><description>Yaşasın özgürlük! Yaşasın, hiçbir boyunduruğu kabul etmeyen Anaların Kalpleri! Duyuyor musunuz? Sokakları delen çığlıklarını, taşların kalbine işleyen adımların ritmini… İşte devrim burada başlar: Sadece ellerin kaldırıldığı, pankartların sallandığı anlarda değil; ruhların özgürlüğe susadığı, gözlerin ateşle dolduğu o sessiz ama öfkeyle yanıp tutuşan anlarda! Anaların Kalpleri, sessizliğin derinliğinde filizlenen birer fırtınadır; uyanınca kasırgaları peşi sıra getirir, umutları ve isyanı tek gövdeye toplar.</description></item><item><title>Yeni Soğuk Savaşı Yönetmek: Trump ve Xi Pekin Zirvesinden Gerçekten Ne İstiyor?</title><link>http://www.ayorum.com//haber_oku.asp?haber=6943</link><description>Donald Trump'ın 14 Mayıs'ta Pekin'e inişinde, bunun sonuçları kadar görünümü de önemli olacak. Trump, neredeyse on yıldır Çin'i ziyaret eden ilk Amerikan başkanı olacak; son ziyaret 2017'de yine Trump'ın kendisi tarafından gerçekleştirilmişti. Bu gerçek bile, ilişkinin ne kadar dar ve kırılgan hale geldiğini çok iyi gösteriyor. Ancak bu zirve, diplomatik bir gösteriden çok daha fazlası. Yapısal bir ekonomik dönüşümün arka planında gerçekleşiyor: uluslararası ekonomik sistemin, kısmen uyumsuz iki düzene kademeli olarak ayrılması. Biri Amerika Birleşik Devletleri ve müttefikleri, diğeri ise Çin ve ortakları merkezli.</description></item><item><title>Avustralya'da IŞİD bağlantılı aileler için bundan sonra ne olacak? Ülkenin radikalleşmeyi önleme programlarının iç yüzü.</title><link>http://www.ayorum.com//haber_oku.asp?haber=6942</link><description>Avustralya, Suriye'deki gözaltı kamplarından IŞİD ile bağlantılı dört kadın ve dokuz çocuğu geri getirdi. Bu durum, ulusal güvenlik, rehabilitasyon ve aşırı örgütlerle bağlantılı kişilerin uzun vadeli yeniden entegrasyonu konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi. Kadınlardan üçü Melbourne ve Sydney'e varışlarında tutuklandı ve şu anda terörle bağlantılı ve insanlığa karşı suçlarla suçlanıyorlar. Yasal sürecin ötesinde, yetkililer bazı geri dönenlerin, gelecekteki radikalleşme riskini azaltmak için tasarlanmış toplumsal entegrasyon ve şiddet içeren aşırıcılıkla mücadele programlarına katılabileceklerini belirtti.</description></item><item><title>İran Savaşı Sona Erebilir, Ancak Trump'ın Müttefikleriyle Arasındaki Anlaşmazlıklar Kalıcı Olacak</title><link>http://www.ayorum.com//haber_oku.asp?haber=6941</link><description>Başkan Donald Trump'ın bazı ABD birliklerini Almanya'dan çekme kararı ve İran'la yaşanan son çatışmaya verdiği tepki, Amerika'nın müttefikleriyle ilişkileri konusunda endişeleri artırdı. ABD ve İran, çatışmalarının olası bir çözümüne doğru ilerlerken, Avrupa, Orta Doğu ve Hint-Pasifik genelindeki geleneksel müttefikler arasında ABD'nin kriz anında güvenilir olmayabileceğine dair korkular artıyor. Bu endişeler, bazı ortakların Amerika'ya olan bağımlılıklarını yeniden gözden geçirmelerine yol açarken, Çin ve Rusya gibi rakipler de bundan faydalanmaya çalışıyor.</description></item><item><title>TEDRİSAT İÇİN STK</title><link>http://www.ayorum.com//haber_oku.asp?haber=6940</link><description>Cumhuriyetimizin kazanımlarını burada sıralamaya hiç niyetim yok bugün. Çünkü öyle kazanımlar elde ettik ki genç Cumhuriyetimizin en büyük hazinesi bu kazanımlardır. Mustafa Kemal harp okulundan mezun olup teğmen çıktıktan sonra, muhtemelen bazı devletlerin Osmanlı Devleti’ne tavsiyesiyle, İstanbul’un dışında tutulmaya çalışılmıştır. Önce Şam’a Askeri Ataşe olarak gönderilir.</description></item><item><title>AKLİ MELEKE</title><link>http://www.ayorum.com//haber_oku.asp?haber=6939</link><description>Şuna kesinlikle inanırım ki bu yazıyı okuyan her yurdum insanı en az bir kitap okumuştur. Eğitim sürecinde yalnızca bir kitap değil, pek çok kitap okuduğumuz bir gerçektir. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu değerli insan Mustafa Kemal Atatürk kadar okumayı seven başka birine çok az rastladım desem yalan söylememiş olurum. Düşünebiliyor musunuz; dört binden fazla kitabı, üstelik önemli yerlerinin altlarını çizerek okumuş başka bir insan olabileceğini sanmıyorum. Bir de bu kitapların hangi koşullarda okunduğunun önemi vardır. Hayatı cephelerde geçmiş bir insan, zaman bulup “oh” diyeceği yerde oturmuş kitap okumuş.</description></item><item><title>İran savaşı küresel ticareti nasıl yeniden şekillendirecek?</title><link>http://www.ayorum.com//haber_oku.asp?haber=6938</link><description>İran savaşı ve Hürmüz Boğazı'nın kapatılması, küresel ticaret ve tedarik zincirleri üzerindeki baskıyı artırıyor. Uzmanlar pandemi dönemindeki kırılmaların savaş nedeniyle derinleşebileceğine dikkat çekiyor. İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatması, Covid-19 pandemisindeki tedarik kesintileri ve ABD Başkanı Donald Trump'ın yeni gümrük vergisi düzenlemeleriyle karşılaştırılmalara yol açıyor. Pandemi, elektronik ürünlerden tıbbi ekipmanlara kadar her şeyin üretiminde dünyanın Çin'e olan bağımlılığını ortaya çıkardı. Geçen yıl uygulamaya konulan Trump'ın gümrük vergileri ise bu bağımlılığı azaltma çabalarını hızlandırdı.</description></item><item><title>ÜST GEÇİŞ</title><link>http://www.ayorum.com//haber_oku.asp?haber=6937</link><description>Bu hafta sonu Karadeniz sahil yolunun tamamı olmasa da büyük bir bölümünü araçla geçtik. Yeşilin bitip mavinin başladığı, seyredilmeye doyulmayan bir güzellikti. Yaşadığımız dünyada birçok sahil yöresi var, ama ille de yeşil bitip mavi başlamaz. Mutlaka bir kumsal uzantısını görürsünüz ve daha sonrasında gelir mavi güzellik. Kimi sahillerde kayalıklar doludur, yeşil bile kimi yerde yoktur, ancak denizin mavisi insana huzur verir. Denizin sakin olması veya delice dalgalı olması insanı pek etkilemez. Yeter ki  iyot kokusunu duyabilsin.</description></item><item><title>40 HARAMİLER</title><link>http://www.ayorum.com//haber_oku.asp?haber=6936</link><description>Bilmem hatırlar mısınız, Binbir Gece Masalları adında, Antoine Galland'ın kaleme aldığı &quot;Les Mille et Une Nuits&quot; adlı bir kitapta anlatılırdı bu hikayeler. Esası, Recep Baba ve 40 Haramiler miydi, yoksa Ali Baba ve 40 Haramiler mi? Tam olarak çıkaramadım. Hikaye bu ya, Ali ile Kasım tüccar bir babanın çocuklarıdır. Baba ölünce ağabey Kasım zengin bir kadınla evlenir. Babasının işini devam ettirmeye çalışırken kardeşi Ali fakir bir kadınla evlenir ve odunculuk yapmaya başlar. Ali ormanda odun kesmek için ağaç ararken 40 Haramiler'in hazine ambarı olan mağaranın yanına gelir. Bu arada 40 Haramiler de ganimetleri mağaraya koymak için mağaranın girişine gelirler.</description></item>
</channel>
</rss>