A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

Ah Amelie sen bizi mahvettin!

Kategori Kategori: Sinema | Yorumlar 1 Yorum | Yazar Yazan: Akasya Kansu | 31 Ekim 2010 09:35:51

Filmlerdeki tren istasyonlarını görünce aklınıza ne gelir? Benim aklıma hep kavuşmak ve mutlu olmak gelir, sonsuza dek.. Çünkü ironidir kullanılmak istenen; tam giderken vazgeçmek, geri dönmek kavuşmak...

1963 yılı yapımı Ayşecik Canımın İçi filmini hatırlar mısınız? En son sahnede Ayşecik, trene binip tam gidecekken babası rolündeki Ayhan Işık‘ın dolandırıcı olmadığını anlar geri döner babasına sarılır.
 
Love In the Afternoon ‘da tam masum genç kız çapkın sevgilisini sonsuza dek uğurlarken , çapkın adam çark edip genç kıza döner, Spielberg ‘in Terminal filminde ülkesiz kalan mülteci Navorski aşkı havaalanında bulur.
 
Herhalde yukarda saydığım filmler yüzünden ya da 2. dünya savaşı temalı bütün filmlerde en az bir defa gözüken -ki bu filmlerde dumanların arasında asker çocuk iki basamaklı tren merdiveninden iner ve sevgilisine sarılır- sahneler nedeniyle istasyonlar bende hep kavuşmayı simgeler.
 
Şimdi fark ediyorum ki aslında tersine istasyonlar belki de ayrılıkların terk edilmelerin başlangıcı demekmiş. Sofie ‘nin Seçimini yapmak zorunda bırakıldığı istasyon sahnesi , Casablanca ‘da Rick ‘in beklediği ama Ilsa ‘nın gelmediği sahne ve daha niceleri.
 
Gerçek şu ki vedaların, terk edilişlerin, ayrılıkların sonu her zaman kötü bitmez. Geri dönüşler, yeni keşifler yeni yerler de olabilir bunların ucunda. Yine aynı diziyle her gelişin sonu iyi bitmeyebilir. Belki de bazen veda etmek için gelinir. Veda eden bazen söylemez size son gelişi olduğunu, içten içe veda ettiğini, bir daha dönmeyeceğini … İstasyonlarda son kez  el sallarsınız bütün içtenliğinizle. Herkes yoluna gider.
 
İstasyonlar konusundaki iyimserliğimi ne yazık ki biraz da Jean Pierre Jeunet ‘in Amelie filmine  borçluyum. Amelie seksenlerin sonunda, doksanların başında doğan bütün iyi kalpli, romantik kızların öykündüğü bir karakter haline geldi. Benim çoğu arkadaşımın telefonu hala Amelie’nin  valsiyle çalıyor.
 
Peki bu şirin kızların telefonları neden Amelie çalıyor diye sorarsanız , hemen yanıtlayım: Amelie o masalsı kırılgan kişiliğine inat hep beklediği, hayalini kurduğu aşkını, ayrılıkların simgesi tren istasyonları sayesinde buldu.          
 
Şimdilerde internette, sosyal paylaşım sitelerinde anketler türedi . Hangi sinema artistisiniz? Hangi roman karakterisiniz? Hangi film sizi en iyi yansıtıyor? Kadın olmanın ön şartı bu tür oltalara takılmak. Haliyle ben de takılıyorum. Düşünüyorum da  “Hangi Jean Pierre Jeunet filmi olurdunuz?” diye bir anket olsa ben yüzde yüz Kayıp Nişanlı filmi çıkacağıma inanırdım. Çünkü sanki Kayıp Nişanlı filmindeki kararlılığı, Amelie’deki masallar  dünyasına yeğlerdim.
 
Kararlılık, güçlü kadınları ayakta tutar zannederdim.Yanılmışım. Meğersem istasyonlara, istasyon aşklarına inanışım, kararlılığımı hüzünlü bir biçimde; istasyonların birinde, trene bindirip veda etmiş, haberim yok.
 
Umarım Amelie ‘ye güvenen her genç kızı sonunda, Becoming Jane‘deki gibi kararlı bir yalnızlık beklemez.

Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: 10 / 1 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar

ipek hatipoğlu { 31 Ekim 2010 13:07:00 }
hayatım çok güzel bir yazı olmuş yine ,eline sağlık
Diğer Sayfalar: 1.

 

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







İNSAN; Kıyısı olmayan derya - Evrenin merkezi nerede?
İhtimaller Hesabı
Çocuklarınız arabada güvende mi?
Ulusal Giz
Erdoğan demokrasiyi kaldırıyor

Avrupa Birliği maskaralığı!!!
Avrupa'da yaşayan Müslümanlar kendilerini siyasetten dışlanmış hissediyor
An ve zamanda Avrupa Birliği
Üçüncü Dünya Savaşı’na hazırlık
Papa Fransis inançsız mı?

İşsizlik rakamları açıklandı. %3.4 artış!
Borçistan'da sosyal patlamalar kaçınılmaz görünüyor!
En iyi 10 kripto para birimi
Yabancı yatırımcının yeni endişesi: Erken seçim
Sri Lanka'da gerçekleştirilen Paskalya Bayramı saldırılarından korkunç ayrıntılar

Yavaş seyahat nedir, nasıl yapılır?
Parkinson hastaları için umut
Pasaportun yolculuğu
“Dünyanın sonuna” gidiyorlar!!!
Narsisizm nedir ve görülme sıklığı neden artıyor?

‘Anlatamıyorum’u dünyanın en çok okunan ikinci şiiri
Zamannın ruhuna aykırı bir sergi
Kendini unutup insanı bulmak
Kafka hayranlarına sevindirici bir haber
Parayı giyinmek ya da sanatı yaşamak

İnsan, Kıyısı olmayan derya - Kuşkularımı gider
Tarihsel olan nesnel olmaya kapalı mı?
Algı çok tanık tek
Bir Süreç Olarak İnsan
Ütopya: Ayakları yerde, başı gökte

Türkiye, Avrupa'nın ve ABD'nin çöplüğü oldu
Çin’in plastik atıklarının yeni adresi Türkiye
Varlığımız varlığına armağan mı ceza mı?
‘Uyurgezer’ adımlarla felakete doğru
Dünyanın turnusol kâğıdı

Uzay yolcusu kalmasın
Yemek sanatından dövüş sanatından dem vuranlara gelsin. İşte size bilim sanatı.
Anı yakalamak
Yapay Zeka psikiyatrik tedavilerde kullanılacak
Wing drone ile kargo servis izni aldı.

Japonlar uzak bir göktaşından örnekler topladı
Rengarenk bir Ay
İyi ki doğdun Proton!
Kibir Hastalığı
Yeni diller ortaya çıkıyor

Dünya nüfusunun %11'i aç!
Avustralya 15’nci Türkiye 66’ıncı sırada…
Dünyanın en yaşanılabilir şehri : İstanbul 130 Sydney 11. sırada
Kadınların hak eşitliği oranı Avusturalya'da %96.8 Türkiye'de %79.38
Hukukun Üstünlüğü Endeksi: Türkiye 126 ülke arasında 109'uncu sırada

Müslüman Kardeşler’in ilk yenilgisi
Doğan Özgüden : özgürlük örneği, hakiki vicdanımız
Beyaz Saray’ın Ulusal Güvenlik Konseyi üyesi olarak Müslüman Kardeşler
Pentagon’un yedek gücü olarak Müslüman Kardeşler
MI6 ve CIA’nın destek gücü olarak Müslüman Kardeşler

SARAY
Saltanat
Kıtanın ortasında - Kata Tjuta Yolcuları
Teksir
Amerika Projesi

Sümer Atasözleri ve Özdeyişler
Museviliği benimsemiş tek Türk devleti : Hazarlar
İpek Yolu'nun kalbi: Özbekistan
Osman Hamdi Bey.
Ahilik


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar









Basa git