A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

"SON AKŞAM YEMEĞİ" tablosu üzerine düşünceler.

Kategori Kategori: Unutulmayan Yapıtlar | Yorumlar 10 Yorum | Yazar Yazan: Onur Ayangil | 09 Ocak 2012 15:06:24

Sizlere bu gün, Rönesans'ın en büyük ressamlarından biri sayılan Leonardo da Vinci'nin Son Akşam Yemeği adlı tablosundan ve bu tablonun içerdiği söylenen gizlerden söz etmek istiyorum. Ancak bu tabloyu iyice anlayabilmek, ressamının yorumlamasına doğru bir biçimde yaklaşabilmek için da Vinci'nin yaşamını kısaca incelememiz gerek.

Leonardo da Vinci 14 Nisan 1452 yılında, Floransa’nın Vinci kasabasında doğdu.

Babası kasabanın noteri Piero, annesi de noterin ev hizmetlerini gören köle Caterina idi.

Leonardo gayrı meşru bir çocuk olarak dünyaya geldi. Piero hiçbir zaman Caterina’ya nikah kıymadı ve babasız kalan Leonardo’ya annesi sahip çıkıp, bakımını tek başına üstlendi. Annesi birkaç yıl sonra da başka bir adamla evlenince Leonardo büyük babasının yanına yerleşti. Büyük babası ve büyük annesinin 1466 yılında artarda ölmesinden sonra, Leonardo Floransa’ya göçtü ve Verrocchio ustanın yanına çırak girdi. Küçük yaşlardan beri resme olan merakı, Verrocchio ustanın onu kabulüne yol açtı.1482 yılına kadar da bu ustanın yanında çalıştı.

Günümüzde bile gayrı meşru çocukların tutucu çevrelerde kabul görmediklerine tanık oluyoruz. O günün koyu Katolik İtalya’sında Leonardo’nun ne denli dışlandığını düşünmek zor olmasa gerek. Bu durum küçük Leonardo’da annesine karşı bir başkaldırıyla başlayıp, tüm kadınlardan nefret etmesine kadar gitmişti. Öyle ki hayatının hiçbir evresinde hiçbir kadına yaklaşmadı. Cinsel tercihi de hep erkeklerden yana oldu. Diğer yandan tüm insanların kendisini dışladığını, uzaklaştığını düşünen Leonardo onlara kendini kanıtlama sevdasına kapıldı. Sıtf bu sevda uğruna kanat takıp uçmaktan, köprü yapmaya, yeni bir topun projesini çizmeye, köprü tasarımlarına kadar değişik bir çok dalda yapıt vermeye çalıştı. Bunların bir bölümünde başarıya ulaşsa da, çoğunluğu hüsranla bitti. Kendini kanıtlama arzusu o kadar ileri safhadaydı ki, İtalyancayı bile soldan sağa yazmak yerine. Özgün olmak uğruna ve kolayca okunamamak, anlaşılamamak pahasına sağdan sola yazmayı adet edindi.

Tabii bu arada, kadavra üzerinde yaptığı çalışmalar sonucu insan anatomisinin doğrularını resim sanatına kazandırmasını, geometrik perspektive katkısının ötesinde aerial perspektivi bulmasıyla ünlü olan da Vinci’nin insan havsalasını zorlayan sanatını yadsımak nankörlük olur.

Sanatçının resimleri her zaman, karakterinin önde gelen özelliği kabul edilen kendine özgülüğü ve üstün zekasının sanatsal oyunlarını içermiştir.

Gelelim şimdi onun “Son Akşam Yemeği” adlı devasa boyutlardaki freskine.

Yapıt, Milano’daki Santa Maria dele Grazie kilisesinin yemekhanesinin duvarındadır. 1495-1498 yılları arasında yapılan fresk için Leonardo, gene özgünlük sevdasının kurbanı olmuş, yeni bulduğu, kuru sıva üzerine uygulanabilir türden ve dayanıklı olduğunu ileri sürdüğü bir boyayı kullanmıştır. Oysa bulduğu bu yeni boya uzun süreli olmak bir yana, daha yapıt tamamlanmadan çatlamaya başlamıştır. Yılların etkisiyle pul pul dökülen boyanın ihaneti yetmezmiş gibi, resmin alt tarafına gelen kısımda bir kapı açılmış; bu kapıyı açmak için yapılan yıkım sırasında ise boya iyice dökülmüştür. Yakın dönemde yapılan restorasyon çalışmalarının  başarılı olduğu da söylenemez. Örnek olarak sunduğumuz resimde restorasyon kalitesini görmektesiniz.

Tablo İsa’nın 12 havarisini topladığı bir akşam yemeğinde, aldığı bir kese altın karşılığında kendisine ihanet edecek olan havari Yehuda’yı ele verdiği anı gösterir. Hıristiyan dünyasında kalıplaşmış olan bu kompozisyon bir çok ünlü ressam tarafından da ele alınmıştır. Bir örnek olmak üzere Duccio’nun

Ghirlandaio’nun

ve Tintoretto’nun

yapıtlarını veriyorum. Duccio’nun resminde, havarilerin masa çevresinde Leonardo’nunkine benzer şekilde betimlenmesine karşın, Ghirlandaio’nun resminde havariler masanın bir kenarında yer almış, karşı kenara ihaneti yapan Yehuda tek başına yerleştirilmiştir. Tintoretto’nun resminde ise kompozisyonda, havariler dışında melekler de yer almaktadır.

Da Vinci’nin yapıtında havarilerin sıralanışını de veriyoruz.

Bu resim anlaşılabilir olması için yapıtın günümüz sanatçıları tarafından yapılmış bir kopyesidir.

İsa’nın hemen sağında oturan feminen tipin, “Da Vinci Şifresi” adlı romanın yazarı Dan Brown tarafından Mecdelli Meryem (Maria Magdalena) olduğu iddia edilmektedir. Bu durumda havari Yuhanna kompozisyonda yer almamaktadır. Ancak sadece tipinin feminen olmasına atfen Mecdelli Meryem olduğunu söylemek ne derece doğru olur ? Zira gerek Duccio’nun, gerekse Ghirlandaio’nun yapıtlarına baktığımızda, İsa’nın bize göre solunda oturan Yuhanna’nın feminen bir tip olarak betimlendiğini  görmekteyiz. Her iki ressamın da Yuhanna’yı feminen tip olarak betimlemelerinin nedeni onun en genç havari olmasından kaynaklanıyor olabilir.

Ancak da Vinci’nin karakterini, benliğini tutsak eden piç olma kompleksini göz önüne alırsak, Yuhanna’nın yerine Mecdelli Meryem’i koyarak, İsa bile bir fahişeyle gönül ilişkisine girdiğine, ona yanında yer verdiğine göre, benim annemin  fahişe olarak küçümsenmesi yersizdir mesajı vermek istiyor olabilir. Zira 1969 yılına kadar Mecdelli Meryem Hıristiyan inanışına göre bir fahişe kabul ediliyordu. Luka 8:2 ve Markos 16:9 a göre İsa ondan yedi cin çıkarmıştı. Yani ona fahişelik yaptıran cinlerden onu arındırmıştı. Daha sonrada Mecdelli Meryem İsa’nın yanından ayırmadığı yoldaşı olmuştu. Çarmıh’a gerildikten sonra, yeniden dirilişini ilk saptayan da Mecdelli meryem’di, Markos 16:9-10 ve Yuhanna 20:14-17.Fahişelik isnadı Hıristiyan alemine ağır gelmiş olmalı ki, 1969 yılında Vatikan fahişe olanın Mecdelli Meryem değil, Beytanyalı Meryem olduğunu ileri sürer. Bir başka olgu da şudur: İsa’nın göğe çıkışından sonraki yıllarda Mecdelli Meryem havari Yuhanna ile birlikte Efes’e gelmiş ve orada ölmüştür. Ortaçağ efsanelerinde Mecdelli Meryem’in Yuhanna ile evlendiği de söylenir. Bu durumda da Vinci’nin Yuhanna yerine resmine Mecdelli Meryem’i koyması, esas hain olarak gördüğü Yuhanna’yı ise kompozisyona hiç dahil etmemesi oldukça olası görünüyor. Sanatçı kompozisyonunda resmin İsa’ya göre sağda kalan kısmını loş, solda kalan kısmını ise ışıklı çizmiştir. Sağdaki loş kısım kötülerin tarafı, soldaki aydınlık kısımsa iyilerin tarafıdır. Hain Yehuda gibi Mecdelli Meryem de, diğer sanatçıların hep İsa’nın solunda betimlemelerine karşın, da Vinci’nin kompozisyonunda İsa’nın sağında yer almaktadır. O da bir haindir, zira ileriki yıllarda İsa’yı hiç sevmemiş gibi, ileriki Yuhanna’yla birlikte olacaktır.

Resimdeki bir terslik de Yehuda’nın arkasına denk gelen yerde, bir elin tuttuğu hançerdir. Orijinal resimden bu hançeri kimin tuttuğu anlaşılamamaktadır. Bazı sanat tarihçiler bu elin Petrus’a ait olduğunu ileri sürmektedir. Bu savı öne sürerken de, Petrus’un, Romalı Başkahin’in hizmetçisine kılıç çekip kulağını kesmesini öne sürüyorlar (Yuhanna 18:10). Petrus’a ait olması halinde elin aldığı şekilde görülmektedir.

Bir elin normal bir insan anatomisine tamamen ters böylesi bir pozisyon alması sizse doğru görünüyor mu ? Da Vinci gibi usta bir ressamın böylesi bir el çizeceği düşünülemez. Benim aklıma, Petrus’un hançer tutan bir eli yakalayıp tuttuğu geliyor. Hançer tutan el kimin eliyse, aynı kişinin sol eli de, dokunmak istercesine Mecdelli Meryem’in çenesine yönelmiş. O zaman insan her iki elin sahibinin gizlice sürünüp gelen ve havarilerin arkasında eğilmiş olarak duran Yuhanna’ya  olduğu sanısına varıyor. Büyük bir olasılık da Vinci, Yuhanna’yı Mecdelli Meryem’e kur yapmak suretiyle İsa’ya ihanet eden bir hain olarak görüyor.

Ama işin en önemli yanı, Yuhanna’nın adi bir gönül işi uğruna ihaneti göze alacak bir kişilikte, Mecdelli’ninse henüz İsa hayattayken ona ihanet eden, cinlerden arınmamış bir sefil gösterilmesine Vatikan izin verir mi ? Nitekim büyük bir olasılıkla papalığın buna karşı çıktığını tahmin edebiliyoruz. Zira resmin yapımı 3 yıl sürmüş, buna geç kalındığı için müdahale eden papalığa Yehuda’ya bir baş modeli bulunamadığı, işin bunun için geciktiği gibi bir bahane uydurulmuştur. Ola ki bu dönemde, Leonardo’dan resmin düzeltilmesi istenmiş, o da inatla buna direnmiş; sonunda resim başka bir ressama kilisenin önerileri doğrultusunda ellerin durumu değiştirtilerek, bugün gördüğümüz anatomik kurallara aykırı son haline getirilmiş olsun.

Daha bu yapıt üzerine söyleyecek çok şey var, ancak kısıtlı köşe yazısı satırlarıyla daha fazlasına girmek olanaksız. Hepinize esenlikler dilerim. Yaşamınızın renkleri bol ve uyumlu olsun.

Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: 10 / 13 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar

Razıel { 25 Şubat 2016 16:01:17 }
Bu resim orjinal degil sebeb Hz Jesus ( İsa ) Yahudi bir paygamberidir ve Yahudîler asla ama asla masada yemek yemez . Yahudiler yerde ve sagtarfına hafiften yatarak yer ve gümüş büyük temsillerde yemeklerini yer Yahudilikte masada yemek yenmesi çok büyük günahtır .
HknDmr { 25 Şubat 2016 11:57:52 }
Havarilerin isimleri ters. Bartelemous resmin en sağında simon en solunda olacak.
Bunyamin { 01 Ağustos 2015 04:32:57 }
Acaba by son aksam yemegi tablosuna dair farkli bir tarihi kalinti var midir heykel falan gibi yada by son aksam yemegini resmeden bit aksesuar var midir arkadaslar masanin ustunde sus gibi misal
altay { 28 Ekim 2014 18:52:00 }
Merhaba öncelikle teşekkür ederim paylaşımını için Üniversitede ilk yıkım ve bu tabloyu form biçim konu ve malzeme yönünden yorumlamak gerekiyor daha tecrübeli birinden bilgi almak isterim yardımcı olursanız sevinirim
ceylan çelik { 09 Nisan 2014 10:56:26 }
Doğrusu iyi yazmissiniz fakat yanlis bilgi var leonardo nun annsesi evin kolesi degil bir çiftçinin kizi orayi duzeltirseniz sevinirrim onun haricinde gayet güzel bir yazı olmuş
çağdaş { 09 Mart 2014 19:40:32 }
dogrusu ----   da vincinin resminde isada , isaya ihanet edeninde yüzü aynıdır. da vinci ikisininde yüz ifadesini aynı adamdan esenlenerek cizmiştir. merak edenler araştııp bulabilirler
ezgi göçer { 11 Şubat 2014 15:23:44 }
Son akşam yemeği resmindeki Davinci ve Mecdelleli Meryem arasındaki ,Da vicnci şifresi adlı romandada bahsedilen kutsal kasaeden de bahsetseydiniz güzel olurdu ama yinede Mükmemel bir yazı .
teşekürler
Lami Yağcılarlıoğlu { 05 Ekim 2013 10:25:17 }
Leonardo'nun kişiliği hakkındaki görüşleriniz, Benim okuduğum kaynaklardaki Leonardo ile örtüşmüyor. Hem öz, hem üvey annesinin sevgisine sahip olduğu için çok insancıl, iyi bilinen, kimse hakkında kötü söz söylemeyen biri.
nurgül { 11 Haziran 2013 14:19:38 }
resimde bir M harfi olduğunu okumuştum ama burda göremiyorum ve yazıdada bahsedilmemiş. yanlış bi bilgiye mi sahibim?
GULSUN { 10 Ocak 2012 12:17:31 }
cok basarili bir yazi...detaylariyla yapiti tekrar inceleyecegim keske yapiti gormeden evvel bu bilgilere vakif olsaydim...yillar var yapiti goreli tekrar gidip gormek istiyorum bu yaziyi okuduktan sonra tesekkurler..gulsun erbil
Diğer Sayfalar: 1.

 

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







Merkel’in çatalı ve Polonyalı muslukçu
Bu kafa ile nereye kadar?
“Talan”ın en onur kıranı!!!
“Evrim Bir Gerçektir Ve İnanç Meselesi Değildir”
Türkiye, Twitter'a 7 gün süre verdi!!!

Bölünme ve paylaşma
CHP’li kız kardeşime açık mektup
“CHP, ‘Sıra Kimde?’ diyerek varlığını sürdüremez!
Biri çağdaş eğitim mi dedi? Afetler ‘Allah’ın imtihanı’
Biri çağdaş eğitim mi dedi? İlkokulda 'sistem' propagandası...

Rantın geldiği nokta… Topkapı Sarayı
15 yılda 60 milyarlık satış…
Avustralyalı altyapı fonu IFM Investors Mersin limanında
Türkiye’den kaçan kaçana…
"Yapay zeka"dan küresel ekonomiye 16 trilyon dolarlık katkı

Coğrafya
Kütük Siyaseti: Nerelisin?
Atanamayan sol ya da al yazmalının ölümü
İlber Ortaylı: Megalomaninin sonu yok
Dünyaca ünlü Türk modacı Avustralya’yı kızdırdı

Tarih ateizm’in insanlar için din kadar doğal olduğunu gösteriyor
Çığlık
Bir tarihi miras daha böyle katledildi
Atatürk kimin çocuğu ?
Bizans Anıtları Fotoğraf Arşivi, internet erişimine açıldı

Atatürk ve Hegel : İki aklın buluşma noktaları
Mutluluk mu dedi biri…
Umut: Canlanan ve Canlandıran Yaşam Enerjisi
Bilmeden İdeolojikleşmeye
Özgürlük Sorumlulukla - Zorunluluk Sınırla

Türkiye ‘gıda egemenliğini’ kime karşı, nasıl kaybetti?
Sadece üç senemiz kaldı!
Okyanuslar için verilen 5 tehlike alarmı.
Cinayetin ardından çevreciler buluşuyor
Yerli tohumun sonu!

Güneş küresi icat edildi!
Robotlar işinizi elinizden alacak mı?
Dubai'de ilk robot polis göreve başlıyor
Avrupa Parlamentosu robotlu hayata düzenleme
Yeni nesil market!!!

Körtiktepe'de tarım öncesi yerleşik yaşam tespit edildi
Göbekli Tepe’nin üç taşı, üç rengi
Bir Altın Elbiseli Adam daha bulundu!
Göbekli tepe’de Kafatası Kültü
Evrim sil baştan!!!

İstanbul irtifa kaybedirken Melbourne yerini koruyor
Türk gençleri kaçıyor
Avrupa’nın ilk gelişmiş uygarlıklarının kökenleri Türkiye’den çıktı
İnsan dedikoduya nasıl başladı?
Türkiye’nin yüzde 60’ı anaakımda yer alan haberlere güvenmiyor

Kriz değil, çöküş…
Türkiye sessizce İslami rejime geçiş süreci yaşıyor
İlah Edinilen Nefs
Barışmak / Barış-bak
Yanarak Ölenlerin Yok Ülkesi

Edebiyat Notları, Temmuz – Ağustos
Mutlak Eğitim
Bütçe
İKLİM
Edebiyat Takviminden Notlar; Mayıs – Haziran *

Ahilik
Nogay Türklerinden Atasözleri
Başkaldırının simgesi Landmesser'in hikayesi
Saha Türkleri
Yeni yıl armağanı hediye e-kitap : Leyla Erbil ile


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar









Basa git