![]() |
|
![]() |
![]() |
![]() |
|
Güney Karolina'nın Unutulmuş Osmanlıları: Sumter Türklerinin Şaşırtıcı Gerçeği
Savaşı'na uzanan kökleriyle iki yüz yılı aşkın bir süredir kendilerini "Türk" olarak tanımlayan, dış dünyadan kopuk bir topluluğun varlığını hayal edin. Bu topluluğun hikayesi, geleneksel Amerikan tarih anlatılarına meydan okuyan, nesiller boyu süren bir fısıltı gibiydi. Yıllarca tarihçiler tarafından şüpheyle yaklaşılan ve gizemini koruyan bu grubun varlığı, kimliğin ve mirasın gücünü sorgulayan büyüleyici bir bilmece sunuyor.Akademisyenler, onların köken hikayesini uzun süre bir "masal" olarak nitelendirip görmezden geldi. Ancak modern bilim ve titiz araştırmalar, bu olağanüstü insanların gerçeğini su yüzüne çıkardı. Bu yazıda, Sumter Türk halkının tarihine dair en şaşırtıcı beş gerçeği açıklayacak ve bu unutulmuş Osmanlı fısıltısının, kimliklerini korumak için verdikleri inanılmaz mücadeleyi ve nihai zaferlerini gözler önüne sereceğiz. Bir Osmanlı Mültecisi Tarafından Kurulan Bir Topluluk Sumter Türk halkının sözlü tarihi, tek bir ata etrafında şekillenir: Joseph Benenhaley veya Osmanlıca adıyla muhtemelen Yusef ben Ali. Ancak onun hikayesi basit bir göç hikayesi değildir. Anlatıya göre Benenhaley, Akdeniz'den başlayıp Karayipler'de köleliğe, oradan da Amerikan Devrimi'nde hizmete uzanan çileli bir yolculuktan sağ çıkmıştır. General Thomas Sumter'ın emrinde savaşarak, torunlarının daha sonra dışlanacağı bu ulusun kuruluşuna katkıda bulunmuştur. S Efsaneden Gerçeğe: Modern Bilim Tarafından Onaylanan Sözlü Tarih Onlarca yıl boyunca akademisyenler, topluluğun köken hikayesini reddederek onları "üç ırklı izole topluluk" olarak etiketledi. Bu terim, onların özgün Osmanlı kökenini silerek onları Beyaz, Yerli Amerikalı ve Afrikalı kanı taşıyan genel bir kategoriye indirgeyen akademik bir girişimdi. Hikayeleri bir "masal" olarak küçümsendi. Ancak araştırmacılar Terri Ann Ognibene ve Glen Browder'ın modern çalışmaları, bu tarihsel şüpheciliği yerle bir etti. Yapılan DNA analizleri, topluluk üyelerinin Akdeniz, Orta Doğu ve Kuzey Afrika kökenli olduğunu bilimsel olarak kanıtladı. Daha da önemlisi, DNA sonuçları "belirgin bir Sahra altı Afrika bağlantısı olmadığını" ortaya koydu. Bu bulgu, "üç ırklı izole" teorisine ve Güney'deki koyu tenli her grubun Afrikalı kökenlerini gizlediği yönündeki ırkçı varsayımlara güçlü bir bilimsel yanıt oldu. Genealojik analizler ise topluluğun ezici çoğunluğunun Benenhaley soyundan geldiğini kesin olarak doğruladı. Bu sonuçlar, sözlü tarihin gücünü ve nesiller boyu aktarılan kimliğin sarsılmazlığını kanıtladı. Kimlik Mücadelesi: "Kültürel Sahiplenme" Üzerine Modern Bir Anlaşmazlık Sumter Türk halkının en çetin modern mücadelesi, kimliklerinin başka bir grup tarafından sahiplenilmesiyle ortaya çıktı. Sumter Cheraw Kızılderili Kabilesi, 2013 yılında eyalet tarafından tanınma başvurularını, kısmen Türk halkının tarihini ve kurumlarını yanlış bir şekilde kendilerine mal ederek inşa etti. Cherawlar, "Türklerin" aslında Kızılderili Çıkarma Yasası gibi baskılardan kaçınmak için "Türk" lakabını benimseyen Yerli Amerikalılar olduğunu iddia etti. Ne Siyah Ne Beyaz: "Türk Okulları" ve Benzersiz Bir Ayrımcılık Jim Crow döneminin hüküm sürdüğü Güney'de, toplumsal düzen katı bir Siyah/Beyaz ırksal ikiliği üzerine kuruluydu. Sumter Türk halkı, bu ikiliğe uymayı reddettiği için benzersiz ve acımasız bir üçüncü tür ayrımcılıkla karşılaştı. Onların varlığı, sistemin temel mantığına bir meydan okumaydı ve sistem, onları ayrı ve izole bir kategoriye hapsederek yanıt verdi. Bu ayrımcılığın en somut örneği, sadece onlar için kurulan ayrı okullardı. "Türkler için Dalzell Okulu" gibi kurumlar, ne ana akım beyaz topluma ne de Afro-Amerikan topluluğuna ait olmamanın getirdiği sosyal dışlanmanın simgesiydi. Topluluğun yaşlılarından "Tonie" adıyla anılan bir kişi, bu tecritin travmatik etkisini şu dokunaklı sözlerle dile getirmiştir: Tarihsel anlaşmazlığın çözümü, kapsamlı araştırmaların yayınlanması ve topluluğun ısrarlı mücadelesiyle geldi. Daha önce Cheraw Kızılderili Kabilesi'ni tanıyan kurum olan Güney Karolina Azınlık İşleri Komisyonu (SCCMA), kayıtlarda resmi bir düzeltme yaparak tarihi bir adaletsizliği giderdi. Bu, sadece resmi bir düzeltme değil, aynı zamanda yıllarca süren acı bir mücadelenin ve kişisel saldırıların ardından gelen, topluluğun kimliğinin nihai olarak onaylandığı dokunaklı bir zaferdi. SCCMA'nın 2019 tarihli ek açıklaması, Sumter Türk topluluğunun ayrı ve özgün tarihini ve mirasını resmi olarak tanıdı. Bu açıklama, onların kimlik mücadelesinin doruk noktasını ve kazanılmış zaferini temsil ediyordu: Sonuç: Mirasın Gücü Sumter Türk halkının hikayesi, dışlanmış ve "masalsı" bir tarihe sahip olduğu düşünülen bir topluluğun, mirasının modern bilim tarafından doğrulanması ve eyalet yetkilileri tarafından tanınmasıyla sonuçlanan inanılmaz bir yolculuktur. Bir zamanlar fısıltıdan ibaret olan köken hikayeleri, artık Amerikan tarihinin karmaşık dokusunun inkar edilemez bir parçası olarak yankılanıyor. Onların dayanıklılığı, sözlü tarihin gücünün ve kimliği koruma mücadelesinin ne kadar önemli olduğunun canlı bir kanıtıdır. Kaynak : radyo.ayorum.com " Güney Karolina Türkleri ve Cheraw Kimlik Çatışması " Programını dinle
YorumlarHenüz Yorum Yazılmamış Yorum Yazın
|
| Tüm Yazarlar |
|
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
![]() |
![]() |
![]() |