
Televizyonu açıyorsun, haber parlak. “Türkiye İş Bankası 500 milyon dolarlık Eurotahvil ihraç etti.” Alt yazı daha da parlak, “Yabancı yatırımcı güveni”, “Başarılı işlem”, “Düşük faiz”. Peki bir durup soralım: Bu para kimin hayatını değiştirecek? Bu 500 milyon dolar, bir sabah pazara giden emeklinin torbasını mı dolduracak? Asgari ücretlinin ay sonunu mu rahatlatacak? Çiftçinin mazotunu mu ucuzlatacak? Hayır.
Bu para, bankanın bilançosuna yazılan bir rakam.
Yani paranın parayla konuştuğu, halkın ise sadece dinlediği bir düzenin yeni bir satırı.
Eurotahvil Ne Demek, Düz Anlatırsak?
Basitçe söyleyelim:
İş Bankası, yurt dışındaki büyük yatırımcılardan borç aldı.
Ama bu borç öyle sıradan bir borç değil.
Bu borcun faizi var.
Faizi kim ödeyecek?
Banka.
Banka bu faizi nereden çıkaracak?
Kredilerden, komisyonlardan, faizlerden.
Yani dolaylı olarak halktan.
“Güven Var” Diyorlar… Kime Güven Var?
Haberlerde şöyle deniyor.
“Yabancı yatırımcı Türkiye’ye güveniyor.”
Doğru.
Ama Türkiye halkına değil,
Türkiye’deki faiz getiren düzene güveniyor.
İngiltere, Orta Doğu, ABD…
Hiçbiri bu parayı iyilik olsun diye vermiyor.
Verdikleri her doların karşılığında, daha fazlasını geri alacaklarını biliyorlar.
Bu bir yardım değil.
Bu bir hesap.
“Katkı sermaye nitelikli” diyorlar. Yani banka zor duruma düşerse, bu para bankayı ayakta tutacak.
Güzel. Peki halk zor duruma düştüğünde onu ayakta tutan ne var?
Cevaplar net, şu şekilde sıralanıyor.
Eurotahvil yok
Düşük faiz yok
Uluslararası güven yok
Sadece “sabredin” var.
Bu Düzenin Gerçek Kazananı Kim?
Kazananlar, Küresel fonlar, Büyük yatırımcılar, Finans çevreleri
Kaybedenler, Maaşı enflasyon karşısında eriyenler, Borçla yaşayanlar, Gençliğini krediyle tüketenler
Bu yüzden bu haber bir “başarı hikayesi” değil.
Bu haber, kapitalizmin sessiz zaferlerinden biri.
500 milyon dolar geldi.
Ama halkın cebine değil.
Bu düzen şöyle çalışıyor. Para yukarıdan aşağı değil, aşağıdan yukarı akıyor.
Ve bizden alkışlamamız bekleniyor.
Oysa sorulması gereken tek soru şudur.
Bu sistem gerçekten bizim için mi çalışıyor, yoksa biz bu sistem için mi çalışıyoruz?
Kaynakça
Karl Marx – Kapital
David Harvey – A Brief History of Neoliberalism
Thomas Piketty – Capital in the Twenty-First Century
Ha-Joon Chang – Bad Samaritans
Türkiye İş Bankası resmi basın bülteni (Eurotahvil ihracı)
IMF & Dünya Bankası borçlanma ve sermaye yapıları raporları