A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri Ekitap Radyo

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

Açlık Oyunları Düzeni ve Türkiye

Kategori Kategori: Makale | Yorumlar 0 Yorum | Yazar Yazan: Avraham Zafer İşcen | 16 Şubat 2026 10:45:12

The Hunger Games yalnızca gençlik distopyası değildir, merkezileşmiş iktidarın çevreyi nasıl ekonomik ve psikolojik olarak tahakküm altında tuttuğuna dair bir siyasal ekonomi alegorisidir. Capitol’ün ihtişamı ile mıntıkaların (districts) yoksulluğu arasındaki uçurum, kaynak tahsisi ve gelir dağılımının bilinçli tercihlerle nasıl şekillendirildiğini gösterir. Bu evrende açlık, doğal bir felaket değil, düzenin sürdürülmesi için tasarlanmış bir yönetim aracıdır. Korku, gösteri ve eşitsizlik birbirini besler.

Bugünün Türkiye’sine baktığımızda, elbette birebir bir distopya görmeyiz, fakat benzer gerilim hatları dikkat çeker. Ekonomik büyüme verileri ile hane halkının alım gücü arasındaki kopuş, merkezde yoğunlaşan karar alma yetkisi ile yerelde daralan hareket alanı, gençlerin eğitim yatırımı ile istihdam piyasasının sunduğu imkanlar arasındaki uyumsuzluk… Bunlar birer teknik sorun değil, tercihlerin sonucudur. Açlık burada yalnızca kalori meselesi değildir, gelecek beklentisinin erozyonudur. İnsan, yarına dair umut üretmeyi bıraktığında asıl yoksullaşma başlar.



Açlık Oyunları’nda her yıl seçilen çocuklar, düzenin sürekliliği için birer sembolik kurbandır. Sistem, korkuyu kurumsallaştırır, kitleleri edilgenleştirir. Günümüzde ise kurban edilen şey çoğu zaman liyakat ve kamusal akıldır. Eğitim sisteminde nitelik standardının dalgalanması, genç işsizliğinin kronikleşmesi, beyin göçünün artışı… Bunlar tesadüf değildir. Bir ülkenin en dinamik sermayesi olan gençliğin ya göçü düşünmesi ya da vasıfsızlaştırılmış bir iş piyasasında tutunmaya çalışması, sürdürülebilir bir kalkınma stratejisinin eksikliğini gösterir.

Yurtseverlik, sloganik bir bağlılık değil, kamusal kaynakların adil ve rasyonel kullanımını talep etmektir. Gerçek yurtsever, bütçe kalemlerini sorar, ihale süreçlerinin şeffaflığını denetler, kamu bankalarının kredi tahsis kriterlerini inceler, yerel yönetimlerin performansını ölçer. Devrimci bilinç, romantik bir öfke değil, analitik bir ısrardır. Veriye bakar, kurumları güçlendirmeyi hedefler, hukukun üstünlüğünü bir lüks değil zorunluluk sayar.

Türkiye’nin temel meselelerinden biri gelir dağılımındaki bozulmadır. Reel ücretlerin enflasyon karşısında erimesi, sabit gelirlinin satın alma gücünü aşındırır. Bu durum, talep daralmasına ve dolaylı olarak üretim zincirinde kırılmalara yol açar. Tarımda artan girdi maliyetleri çiftçiyi borç sarmalına iterken, sanayide katma değer artışı emek payına eşit yansımaz. Sonuçta, ekonomik büyüme toplumsal refaha otomatik olarak dönüşmez. Bu, piyasa mekanizmasının değil, düzenleyici tercihlerin problemidir.

Distopyaların bize öğrettiği en önemli ders şudur. İktidar, gösteriyi sever. Gündem sürekli kriz estetiğiyle yönetildiğinde, yurttaşın dikkat eşiği düşer. Bir gün döviz kuru, ertesi gün siyasi polemik, sonra başka bir kriz… Sürekli değişen başlıklar, yapısal sorunların görünürlüğünü azaltır. Devrimci tavır ise dikkat disiplinidir. Kısa vadeli dalgalanmalara kapılmadan, uzun vadeli kurumsal reformları talep etmektir.

Kurumsal bağımsızlık burada kilit kavramdır. Merkez bankasının fiyat istikrarı hedefi, yargının tarafsızlığı, düzenleyici kurumların özerkliği… Bunlar soyut prensipler değil, yatırım ortamının ve toplumsal güvenin temelidir. Güvenin zedelendiği bir ekonomide risk primi artar, sermaye maliyeti yükselir, girişimcilik cesareti azalır. Bu zincirleme etki, nihayetinde işsizliğe ve refah kaybına dönüşür.

Ancak devrim yalnızca ekonomik parametrelerle sınırlı değildir. Kültürel iklim de belirleyicidir. Farklı düşüncelerin ifade alanının daralması, toplumsal enerjiyi kısırlaştırır. Oysa tarih gösterir ki, yenilik ve kalkınma, çoğulculuğun olduğu yerde filizlenir. Yurtseverlik, eleştiri hakkını savunmaktır. Çünkü eleştiri, çürümenin panzehiridir.

Türkiye’nin potansiyeli yüksektir, genç nüfus, stratejik coğrafya, üretim kapasitesi ve girişimcilik dinamizmi. Fakat potansiyel, kendiliğinden gerçeğe dönüşmez. Bunun için planlı sanayi politikaları, yüksek katma değerli üretime geçiş, eğitimde nitelik reformu ve sosyal adalet mekanizmalarının güçlendirilmesi gerekir. Aksi takdirde, açlık oyunları bitmez, sadece oyuncular değişir.

Devrim, barikat romantizmi değildir, kurum inşasıdır. Şeffaflık, hesap verebilirlik ve liyakat ilkeleri etrafında yeniden yapılanmadır. Yurtseverlik ise bu ilkelerin ısrarlı savunusudur. Sokakta slogan atmak kadar, sandıkta ve sivil denetimde ısrarcı olmaktır. Bir ülkeyi sevmek, onu eleştirme cesaretine sahip olmaktır.

Sonuç olarak, açlık kader değildir siyasal ekonominin ürünüdür. Eşitsizlik doğa yasası değil; tercihlerin sonucudur. Tercihler değiştirilebilir. Türkiye bir oyun alanı değildir, ortak geleceğimizdir. Bu geleceği kurmak, seyirci kalmayı reddetmekle başlar. Devrim, yarını bugünden inşa etme iradesidir. Ve o irade, korkuya değil umuda yaslanır.

Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







Migros Direnişi ve Kar Düzeninin Açığa Çıkan Gerçeği
Çocuklar Nasıl Suikastçı Olur?
Aynı Karanlık, Farklı İsimler Epstein’dan Savile’a Kapitalizmin İstismar Düzeni
500 Milyon Dolar Geldi… Peki Kime Geldi, Kime Gitmedi?
Epstein belgeleri: Yeni yayımlanan üç milyon sayfada kimler var?

Avustralya'da "İsrail Cumhurbaşkanı tutuklansın" tartışması...
Yıpratma Savaşı, Otoriter Kapitalizm ve Türkiye’de Egemen Blokun Sessizliği
Kolombiya’dan Ukrayna’ya Uzanan Sinif Savaşi Ve Türkiye’nin Ulusal Gerçeği
Trump'a öfke büyüyor : ABD'de yine bir sivil öldürüldü
Suriye'den Irak'a nakil: 9 bin IŞİD'liye ne olacak?

Altın Örümceğin Karanlık Ağı, Türkiye’de Altın Piyasası, Suç, Siyaset ve Kapitalist Çürüme
Türkiye’de konkordato alarmı: 2025’te başvurular tarihi zirveye gidiyor
Dijital Yuan Etki Aracı Olarak: Güneydoğu Asya'nın Para Egemenliği ve Stratejik Özerkliği
ABD-Avustralya Kritik Mineraller Anlaşması Pasifik Tedarik Zincirlerinin Geleceğini Nasıl Yeniden Şekillendiriyor?
Kalkınma Hakkında Yanlış Bildiğiniz Şaşırtıcı Gerçek

DSÖ’den korkutan uyarı: Cinsel organlara yerleşen 'melez' parazit kıta değiştiriyor!
Zulüm Normalleştiğinde Merhamet Radikaldir…
Avrupa’da en fazla Türk’ün yaşadığı ülkeler hangileri?
"En ciddiyetsiz nesil": Z kuşağı neden kasten gülünç olmayı seçiyor?
Güney Karolina'nın Unutulmuş Osmanlıları: Sumter Türklerinin Şaşırtıcı Gerçeği

İnsan neden yazar? İçimizdeki toplumsal sorumluluğu aramak
Tora, Stranger Things 5, Upside Down ve İnsan Ruhunun Metafiziği
2025'in Türkiye’deki en önemli 10 arkeolojik keşfi
Osmanlı İmparatorluğu'nda Kahvehaneler: Bir Sosyo-Politik Etki
Osman Hamdi Bey’i bilmeyen varsa bile herhalde Kaplumbağa Terbiyecisi’ni bilmeyen yoktur ya “Mihrap” tablosu...

Einstein'ın hayran kaldığı filozof: Spinoza'nın aklınızı başınızdan alacak radikal fikri
Adalet Kavramına Filozofların Gözünden Bir Yolculuk
KE.KE.ME. (KKM)
Yapay Zeka Felsefesi
Tutunarak kalmak mı? Bulanmadan donmadan akmak mı?

Yeryüzünü fırına çeviren atmosfer olayı: Isı kubbesi
Dünyanın hareket halindeki en eski buzdağlarından biri yaban hayatı cenneti ile çarpışabilir
Yarasaların azalmasıyla bebek ölümlerinin ilişkili olduğu ortaya çıktı.
AB İklim İzleme Servisi: 2024 yazı kaydedilen en sıcak yaz oldu.
Akdeniz'deki yaşam yok oluşun eşiğine gelmiş.

Aynı Ürün Türkiye’de Neden Katbekat Daha Pahalı? % 3,279’luk Fark Gündem Oldu…
Otomotiv devi, 2028'den itibaren insansı robotlarla üretim yapacak.
Avustralyalı teorik fizikçiler: 'Paradoks olmadan zaman yolculuğu yapmak mümkün'
Axiom Raporu: Siber Güvenlik ve Çin-ABD İlişkilerine Etkisi
WhoFi: Wi-Fi sinyaliyle kimlik tespiti dönemi başlıyor.

Roma Yıkım Tabakası Altında Bulunan Mikve, Kudüs’te Dini Pratik, Mekansal Hafıza ve Arkeolojik Tanıklık
Bilim insanları beynin beş farklı yaşam evresinden geçtiğini açıkladı: Kritik dönüm noktaları 9, 32, 66 ve 83 yaş…
Amerika kıtasında 'olmaması gereken' yeni bir insan türü keşfedildi: Checua nedir? Türkler ile bağlantıları var mı?
NASA'nın en kuvvetli teleskobu, evrendeki beklenmedik gelişmeyi ortaya koydu.
İncil'de sözü edilen mistik ağaç 1000 yıllık tohumla yeniden yetiştirildi.

Bugünün dünyasını şekillendiren, Batı tarihinin unutulan isyan yılı: 1911
Türkiye’de üniversite mezunlarının geliri Avrupa’nın en düşük seviyesinde…
Gerçek işsizlik yüzde 29,6!
Türkiye’de tek kişilik
UNICEF raporunda Türkiye'deki çocuklar son sıralarda

Açlık Oyunları Düzeni ve Türkiye
Amerikada Saklı Karanlık Bir Ailenin Nazi Casusluk Gizemi
Bir Gençlik Çağrısı: Yosef’in Son Akşamı
ABD’deki Korku Duvarını Yıkan Yahudi Kadın, Amerikan Konsantrasyon Kampının İnanılmaz Hikayesi
İnsanın İçindeki Hakikat, Maskelerin Dünyasında Kaybolmayan İman

Hasan Tahsin
SERVET
ŞAKİ...
İCMAL
PALAVRA

Paranın, Lidya Sikkesinden Dijital Cüzdanlara Uzanan 5000 Yıllık Hikayesi
Mimar Sinan: Bir Dehanın Yükselişi ve Osmanlı Mimarisinin Zirvesi
İskandinav Göçleri ve Vikinglerin Avrupa Üzerindeki Etkisi
Hümanizm Nedir?
Osmanlı’da kahve kültürü, Osmanlı’da kahve isimleri..


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar










Basa git