A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri Ekitap Radyo

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

ŞAKİ...

Kategori Kategori: Nalına Mıhına | Yorumlar 0 Yorum | Yazar Yazan: Metin Atamer | 07 Ocak 2026 10:38:34

Osmanlı döneminde de İPEK Yolu’nun Çin’den başlayarak Anadolu’yu boydan boya geçip İstanbul’a kadar uzandığını bilmekteyiz. Aslında İPEK Yolu’nun, tarihin derinliklerinde antik EFES kentinden başlayarak Çin’deki Xian kentine kadar uzandığı da bilinmektedir. Hatta bu yolun başlangıcının, kimilerine göre EFES harabeleri olduğu ve KRAL YOLU olarak adlandırıldığı da söylenir. Aslında bu yolun çeşitli güzergâhları bulunmaktadır; yalnızca “İpek Yolu” demek de tam olarak doğru olmayabilir.


İpek ve BAHARAT Yolu da diyebiliriz. Çünkü bu yolda kervanlar yürür; katırlara ya da kimi yerlerde develere yüklenen ipek ve baharat batıya taşınırdı. Yol boyunca şehirlerde durulup ticaret yapıldığı anlatılır. Anadolu’da ise bu yolun Erzurum, Malatya, Kayseri, Ankara, Konya, Bilecik, Bursa, İzmit ve İstanbul’dan geçerek Avrupa’ya ulaştığını bilmekteyiz. Bu yolun yaklaşık uzunluğunun 8.000 kilometre olduğu tahmin edilmektedir.

Hatta 1500’lü yıllarda Portekizli denizci ve seyyah Ferdinand Magellan, İpek ve Baharat Yolu’na denizden ulaşmayı hedeflemiş; daima batıya giderek bu yolu bulabileceğini savunmuştur.

Çin’den gelen kervanların yükü bellidir: ipek ve baharat. Ancak geri dönüşte bu hayvanlara ne yüklendiği pek bilinmez.

8.000 kilometrelik bu yol boyunca, uğranılan kentlerde yerel tüccarlarla yalnızca satış değil, alışveriş de yapıldığını düşünürüm. Bu kervanlar İran’dan geçerken ticaret kentleri olan İsfahan ve Tebriz’e de uğradıkları için, bu şehirlerde hem baharat hem de ipek kumaş ticaretini yaptıkları bir gerçektir. Kervanların kalabalık topluluklardan oluştuğunu tahmin ediyorum; çünkü geçilen güzergâhlar yalnızca düzlükler değil, aynı zamanda yüksek dağların vadileri ve tehlikeli yollarla doludur.

Kanımca kervanlar yalnızca ticaret yapan ve hayvanlara bakan insanlardan oluşmuyordu. Bu güzergâhların tehlikeli dönemeçlerle dolu olduğu muhakkaktır. Hayvan bakıcılarının yanı sıra, kervanı koruyacak insanlara da ihtiyaç vardı. Çocukluğumda radyolarda, doğu bölgelerimizde araçların önünün kesildiği, yolcuların eşkıyalar tarafından soyulduğu haberlerini hatırlarım. Bu haberleri gazetelerin sütunlarında da okuduğumu anımsıyorum.

Bu kervanları soyanların bazen köyleri bastığı, köylerden kendi işlerine yarayan gençleri insan gücü olarak dağa kaldırdıkları da söylenirdi. PKK eşkıya çetesi türü yapıların da insan gücü takviyesine ihtiyaç duyduklarına inanırım.

EŞKIYA meselesi daha sonra filmlere de konu olmuş, ancak eşkıyalık olgusu tam anlamıyla izah edilememiştir.

Selçukluların parçalanma sürecinde ortaya çıkan ve Dulkadir, Karesi, Aydın, Saruhan gibi beylikler olarak bildiğimiz toplulukların, bazı tarihçilere göre aslında birer kervan soygun çetesi gibi hareket ettikleri de dile getirilir. Bu toplulukların içine Osman Bey dâhil midir, bilemiyorum. Osman Bey, Kayı aşiretinin başıdır. İznik yöresindeki Bizans tekfurlarını haraca bağlamaları ve kervanlardan bir tür haraç almaları, eşkıyalık olarak nitelenir mi? Bu konuda kesin bir fikrim olmasa da, bu tür eylemlerin soygun tanımı kapsamına girmesinin doğal olduğuna inanırım.

Yakın tarihimizde de eşkıyalığın yaşandığına şahit olmaktayız.

Mart 1995’te başlayan ve yıllar boyunca İstanbul’da Galatasaray Lisesi önünde her cumartesi günü toplanan bir grup anne, kaybolan evlatları için oturma eylemi yapmaya devam etti. Toplum bu grubu Cumartesi Anneleri olarak anmaya başladı. Tıpkı Arjantin’de, cunta döneminde kaybolan çocuklarını bulmak için 1999 yılında PLAZA DEL MAYO Meydanı’nda toplanan Arjantinli anneler gibi. Ancak bu annelerin direnişi, 2018 yılında İçişleri Bakanı olan Süleyman Soylu tarafından yasaklandı.

Bugünlerde eşkıyalığın boyut değiştirdiğine şahit olmaktayız. Hepimizin bildiği bu küçük dünyada, petrol rezervi en büyük ülkelerden biri VENEZUELA’dır; başkenti CARACAS’tır. Bir tarihte Ekvador’un başkenti QUITO’ya giderken uçağın, Caracas’taki uluslararası havaalanı olan SIMON BOLIVAR’da yakıt ikmali için durduğunu hatırlarım. Venezuela ve yine ciddi petrol rezervlerine sahip olan İRAN’ın ham petrol satışlarında en büyük alıcının ÇİN olduğu bilinmektedir. Amerika’nın, Çin’in başka ülkelerden petrol almasına engel olmaya çalıştığı da herkesçe bilinir. Çin’in her alanda gösterdiği inanılmaz gelişmeyi durdurmak mümkün görünmemektedir.

Teknolojide ve özellikle güneş enerjisinde kaydettiği büyük ilerlemeyi durdurmanın imkânsız olduğunu fark eden AMERİKA’nın, bizim bildiğimiz anlamda eşkıyalığa soyunduğuna şahit olduk. 3 Ocak 2026 tarihinde, önceden planlandığı ve hatta Venezuela Başkanlık Sarayı’nın birebir aynısı inşa edilerek defalarca tatbikat yapıldığı söylenen bir gece baskınıyla, Venezuela Başkanı Nicolas Maduro ve eşi yakalanarak ülke dışına kaçırıldı. Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump’ın adamlarının, Maduro’yu New York’ta bilinmeyen bir yerde tuttuğu iddia edilmektedir.

21.    yüzyılda geldiğimiz bu noktada, eşkıya artık kervan soymamakta; ülkelerin siyasi liderleri, başka ülkelerin eşkıya başkanları tarafından kaçırılmakta diye bir sözüm geldi söyledim hem nalına hem mıhına.

Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: 10 / 1 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







“Sen Kimsin Mamdani?” Hukuku Eğip Büken Belediyecilikten Küresel Faşizme
Stranger Things ve Montauk’taki Gizli Deneyler İddiası Zihin Kontrolü, Çocuk Deneyleri ve Soğuk Savaşın Karanlık Mirası
Hoş geldin zam!!!
Bir Tez Doğrulandı: Epstein, Dershowitz ve İsrail Lobisi
Rusya, Kuzey Kore ve Ukrayna’nın Çalınan Nesli

Konforlu Muhalefetin Sınırları Dünya Değişirken Türkiye’de Etkisiz Tepkiler
Sömürünün Yeni Yüzleri, Eski Karanlıklar: Venezuela’da Otoriterliğin ve Çok Kutuplu Tahakkümün Anatomisi
Uluslararası barış: Bir dönemin sonunun habercileri
Trump 'Venezuela bizim bölgemiz' dedi, Kolombiya ve Küba'yı hedef aldı
Don-Roe Doktrini Uygulamada: Trump'ın Venezuela'ya Gangstervari Müdahalesi.

Türkiye’de konkordato alarmı: 2025’te başvurular tarihi zirveye gidiyor
Dijital Yuan Etki Aracı Olarak: Güneydoğu Asya'nın Para Egemenliği ve Stratejik Özerkliği
ABD-Avustralya Kritik Mineraller Anlaşması Pasifik Tedarik Zincirlerinin Geleceğini Nasıl Yeniden Şekillendiriyor?
Kalkınma Hakkında Yanlış Bildiğiniz Şaşırtıcı Gerçek
Avustralya - Çin İlişkileri: Avustralya'da Kavga

Zulüm Normalleştiğinde Merhamet Radikaldir…
Avrupa’da en fazla Türk’ün yaşadığı ülkeler hangileri?
"En ciddiyetsiz nesil": Z kuşağı neden kasten gülünç olmayı seçiyor?
Güney Karolina'nın Unutulmuş Osmanlıları: Sumter Türklerinin Şaşırtıcı Gerçeği
Köpek ve insanların bazı duyguları aynı genetik kökene sahip

İnsan neden yazar? İçimizdeki toplumsal sorumluluğu aramak
Tora, Stranger Things 5, Upside Down ve İnsan Ruhunun Metafiziği
2025'in Türkiye’deki en önemli 10 arkeolojik keşfi
Osmanlı İmparatorluğu'nda Kahvehaneler: Bir Sosyo-Politik Etki
Osman Hamdi Bey’i bilmeyen varsa bile herhalde Kaplumbağa Terbiyecisi’ni bilmeyen yoktur ya “Mihrap” tablosu...

Einstein'ın hayran kaldığı filozof: Spinoza'nın aklınızı başınızdan alacak radikal fikri
Adalet Kavramına Filozofların Gözünden Bir Yolculuk
KE.KE.ME. (KKM)
Yapay Zeka Felsefesi
Tutunarak kalmak mı? Bulanmadan donmadan akmak mı?

Yeryüzünü fırına çeviren atmosfer olayı: Isı kubbesi
Dünyanın hareket halindeki en eski buzdağlarından biri yaban hayatı cenneti ile çarpışabilir
Yarasaların azalmasıyla bebek ölümlerinin ilişkili olduğu ortaya çıktı.
AB İklim İzleme Servisi: 2024 yazı kaydedilen en sıcak yaz oldu.
Akdeniz'deki yaşam yok oluşun eşiğine gelmiş.

Otomotiv devi, 2028'den itibaren insansı robotlarla üretim yapacak.
Avustralyalı teorik fizikçiler: 'Paradoks olmadan zaman yolculuğu yapmak mümkün'
Axiom Raporu: Siber Güvenlik ve Çin-ABD İlişkilerine Etkisi
WhoFi: Wi-Fi sinyaliyle kimlik tespiti dönemi başlıyor.
500 yıllık Da Vinci çizimi sessiz drone teknolojisine ilham verdi.

Roma Yıkım Tabakası Altında Bulunan Mikve, Kudüs’te Dini Pratik, Mekansal Hafıza ve Arkeolojik Tanıklık
Bilim insanları beynin beş farklı yaşam evresinden geçtiğini açıkladı: Kritik dönüm noktaları 9, 32, 66 ve 83 yaş…
Amerika kıtasında 'olmaması gereken' yeni bir insan türü keşfedildi: Checua nedir? Türkler ile bağlantıları var mı?
NASA'nın en kuvvetli teleskobu, evrendeki beklenmedik gelişmeyi ortaya koydu.
İncil'de sözü edilen mistik ağaç 1000 yıllık tohumla yeniden yetiştirildi.

Türkiye’de üniversite mezunlarının geliri Avrupa’nın en düşük seviyesinde…
Gerçek işsizlik yüzde 29,6!
Türkiye’de tek kişilik
UNICEF raporunda Türkiye'deki çocuklar son sıralarda
AP'den Türkiye'ye sert mesaj: Kriterler müzakere edilemez

İşaretleme, Damgalama, Düşmanlaştırma, Barcelona’daki Irkçılık “Nefret Haritası” ve Olası Tehlikeler
Balın Ruhu, Üst Galile’de Bir Distilatörün Eski Yahudi Geleneğini Koruma ve Balı Cine Dönüştürme Serüveni
Mercedes-Benz Places by Binghatti Gökdelen Kapitalizmi ve Küresel Hegemonya
Masumiyet Pazarlanıyor mu Baby Dove’un Türkiye’ye Girişi, Bebek Bakımında Güven Söylemi ve Kapitalizmin En Hassas Alanı
Düşünmektan uyuyamayanlar ve uyumaktan düşünmeyenler : Türkiye çelişkisi

ŞAKİ...
İCMAL
PALAVRA
YARGI ÜLKESİ
BÜTÇE

Paranın, Lidya Sikkesinden Dijital Cüzdanlara Uzanan 5000 Yıllık Hikayesi
Mimar Sinan: Bir Dehanın Yükselişi ve Osmanlı Mimarisinin Zirvesi
İskandinav Göçleri ve Vikinglerin Avrupa Üzerindeki Etkisi
Hümanizm Nedir?
Osmanlı’da kahve kültürü, Osmanlı’da kahve isimleri..


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar










Basa git