A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri Ekitap Radyo

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

Konforlu Muhalefetin Sınırları Dünya Değişirken Türkiye’de Etkisiz Tepkiler

Kategori Kategori: Türkiye | Yorumlar 0 Yorum | Yazar Yazan: Avraham Zafer İşcen | 06 Ocak 2026 10:33:57

Dünyada ardı ardına yaşanan siyasi sarsıntılar, küresel jeopolitiğin kırılgan doğasını yeniden görünür kılıyor, ancak bu dalgalanmalar karşısında Türkiye’deki siyasetçilerin, gazetecilerin ve yazarların verdiği tepkiler çoğu zaman yüzeysel, tutarsız ve etkisiz kalıyor. Küresel ölçekte artan otoriterleşme eğilimleri, çatışmalar, göç krizleri, ekonomik kırılmalar ve bilgi savaşları, derin ve analitik bir değerlendirme gerektirirken, Türkiye’deki entelektüel ve siyasal aktörlerin önemli bir bölümü bu süreci yalnızca sloganlarla, refleksif yorumlarla ve dar ideolojik sınırlar içinde okumayı tercih ediyor.

Sonuç ise, gerçek bir siyasal pozisyon üretmekten uzak, yankı odalarında tekrarlanan cümleler, günceli kavramayan analizler ve etkisiz bir kamuoyuna dönüşüyor.



Bu etkisizliğin temelinde, uzun yıllardır yerleşik hale gelen konforlu muhalefet ve konforlu yorumculuk kültürü bulunuyor. Dünya siyaseti derin bir dönüşüm geçirirken, Türkiye’de birçok siyasetçi bu gelişmelere yalnızca iç politik hesaplar üzerinden yaklaşarak, her olayı kendi kısa vadeli politik pozisyonunu tahkim edecek bir araç olarak okuyor. Bu yaklaşım, yapısal sorunları tartışmayı, güç ilişkilerini çözümlemeyi ve alternatif senaryolar üretmeyi imkansızlaştırıyor. Uluslararası krizler karşısında geliştirilen tepkiler, ya temkinli bir suskunlukla ya da sert ama içi boş retoriklerle sınırlı kalıyor. Böylece siyaset, düşünsel üretimden ziyade refleks tekrarı haline geliyor.

Gazeteciler ve yazarlar cephesinde ise durum farklı değil. Haber dilinin büyük bölümü, eleştirel bir sorgulamayı değil, günceli kayıt altına alan ve onu çerçevesiz biçimde aktaran bir anlatıyı tercih ediyor. Oysa dünya siyasetinde yaşanan her kırılma, yalnızca bir olay değil, bir güç mimarisinin yeniden düzenlenişi anlamına geliyor. Bu bağlamı kurmayan yazı ve yorumlar, okuru yalnızca enformasyonla baş başa bırakıyor, analiz üretmeyen enformasyon ise bilinç değil, bulanıklık yaratıyor. Eleştirinin yerine imalar, yapısal sorgulamanın yerine duygusal vurgular ikame ediliyor. Böylece gazetecilik, kamusal hafızayı güçlendiren bir alan olmaktan çıkıp, gündelik dalgalanmaların pasif taşıyıcısı haline geliyor.

Türkiye’deki entelektüel tartışma ortamının zayıflığı, bu tabloyu daha da keskinleştiriyor. Farklı düşünce gelenekleri arasında üretken bir çatışma yerine, dar ideolojik çevrimlerde dönüp duran tekrarlar hakim. Otoriterleşmeye, ekonomik eşitsizliklere, küresel güç mücadelelerine yönelik eleştiriler bile çoğu zaman kavramsal derinlikten yoksun, slogan temelli ve kişiselleştirilmiş biçimde kuruluyor. Bu durum, eleştirinin dönüştürücü işlevini ortadan kaldırıyor, eleştiri bir direniş değil, ritüel haline geliyor. Sürekli “tepki veren” ancak hiçbir şeyi dönüştüremeyen bir siyasal ve düşünsel iklim oluşuyor.

Bu etkisizlik halinin diğer önemli boyutu ise, risk almaktan kaçınan bir söylem kültürü. Çok sayıda yazar ve yorumcu, toplumsal ya da siyasal sonuç üretme ihtimali olan analizler yapmak yerine, güvenli ve kabul sınırları içinde kalan genellemelerle yetiniyor. Oysa düşünsel üretim, belirsizlikleri tartışmayı, rahatsızlık yaratmayı ve yerleşik kabulleri sorgulamayı gerektirir. Bu cesaret yoksa, düşünce de siyaset de yalnızca mevcut olanın tekrarından ibaret kalır.

Gelinen noktada, dünyadaki siyasi gelişmeler karşısında Türkiye’deki politik ve entelektüel aktörlerin en temel sorunu, kavramsal açıklık ve tarihsel perspektif eksikliğidir. Olaylar birbirinden kopuk ele alınmakta, büyük resimle bağ kurulmamaktadır. Güç dengeleri, ekonomik çıkarlar, diplomatik yönelimler ve ideolojik hatlar arasındaki ilişki çözümlemediğinde, üretilen her yorum eksik ve etkisiz kalır. Bu nedenle, tepki vermekle düşünmek arasındaki fark yeniden hatırlanmalıdır.

Etkili bir siyasal ve entelektüel duruş, yalnızca olana tepki vermekle değil, alternatif bir tahayyül kurmakla mümkündür. Bunun için analitik derinliği önceleyen, kavramsal çerçeveler inşa eden, küresel eğilimleri yerel bağlamla birlikte okuyabilen ve risk almaktan kaçınmayan bir yaklaşım gereklidir. Aksi halde, Türkiye’deki siyasetçiler, gazeteciler ve yazarlar, dünya siyasetinin hızla değişen gerçekliği karşısında kenarda kalan, çok konuşan ama az şey söyleyen aktörler olarak kalmaya devam edecektir.

Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







“Sen Kimsin Mamdani?” Hukuku Eğip Büken Belediyecilikten Küresel Faşizme
Stranger Things ve Montauk’taki Gizli Deneyler İddiası Zihin Kontrolü, Çocuk Deneyleri ve Soğuk Savaşın Karanlık Mirası
Hoş geldin zam!!!
Bir Tez Doğrulandı: Epstein, Dershowitz ve İsrail Lobisi
Rusya, Kuzey Kore ve Ukrayna’nın Çalınan Nesli

Konforlu Muhalefetin Sınırları Dünya Değişirken Türkiye’de Etkisiz Tepkiler
Sömürünün Yeni Yüzleri, Eski Karanlıklar: Venezuela’da Otoriterliğin ve Çok Kutuplu Tahakkümün Anatomisi
Uluslararası barış: Bir dönemin sonunun habercileri
Trump 'Venezuela bizim bölgemiz' dedi, Kolombiya ve Küba'yı hedef aldı
Don-Roe Doktrini Uygulamada: Trump'ın Venezuela'ya Gangstervari Müdahalesi.

Türkiye’de konkordato alarmı: 2025’te başvurular tarihi zirveye gidiyor
Dijital Yuan Etki Aracı Olarak: Güneydoğu Asya'nın Para Egemenliği ve Stratejik Özerkliği
ABD-Avustralya Kritik Mineraller Anlaşması Pasifik Tedarik Zincirlerinin Geleceğini Nasıl Yeniden Şekillendiriyor?
Kalkınma Hakkında Yanlış Bildiğiniz Şaşırtıcı Gerçek
Avustralya - Çin İlişkileri: Avustralya'da Kavga

Zulüm Normalleştiğinde Merhamet Radikaldir…
Avrupa’da en fazla Türk’ün yaşadığı ülkeler hangileri?
"En ciddiyetsiz nesil": Z kuşağı neden kasten gülünç olmayı seçiyor?
Güney Karolina'nın Unutulmuş Osmanlıları: Sumter Türklerinin Şaşırtıcı Gerçeği
Köpek ve insanların bazı duyguları aynı genetik kökene sahip

İnsan neden yazar? İçimizdeki toplumsal sorumluluğu aramak
Tora, Stranger Things 5, Upside Down ve İnsan Ruhunun Metafiziği
2025'in Türkiye’deki en önemli 10 arkeolojik keşfi
Osmanlı İmparatorluğu'nda Kahvehaneler: Bir Sosyo-Politik Etki
Osman Hamdi Bey’i bilmeyen varsa bile herhalde Kaplumbağa Terbiyecisi’ni bilmeyen yoktur ya “Mihrap” tablosu...

Einstein'ın hayran kaldığı filozof: Spinoza'nın aklınızı başınızdan alacak radikal fikri
Adalet Kavramına Filozofların Gözünden Bir Yolculuk
KE.KE.ME. (KKM)
Yapay Zeka Felsefesi
Tutunarak kalmak mı? Bulanmadan donmadan akmak mı?

Yeryüzünü fırına çeviren atmosfer olayı: Isı kubbesi
Dünyanın hareket halindeki en eski buzdağlarından biri yaban hayatı cenneti ile çarpışabilir
Yarasaların azalmasıyla bebek ölümlerinin ilişkili olduğu ortaya çıktı.
AB İklim İzleme Servisi: 2024 yazı kaydedilen en sıcak yaz oldu.
Akdeniz'deki yaşam yok oluşun eşiğine gelmiş.

Otomotiv devi, 2028'den itibaren insansı robotlarla üretim yapacak.
Avustralyalı teorik fizikçiler: 'Paradoks olmadan zaman yolculuğu yapmak mümkün'
Axiom Raporu: Siber Güvenlik ve Çin-ABD İlişkilerine Etkisi
WhoFi: Wi-Fi sinyaliyle kimlik tespiti dönemi başlıyor.
500 yıllık Da Vinci çizimi sessiz drone teknolojisine ilham verdi.

Roma Yıkım Tabakası Altında Bulunan Mikve, Kudüs’te Dini Pratik, Mekansal Hafıza ve Arkeolojik Tanıklık
Bilim insanları beynin beş farklı yaşam evresinden geçtiğini açıkladı: Kritik dönüm noktaları 9, 32, 66 ve 83 yaş…
Amerika kıtasında 'olmaması gereken' yeni bir insan türü keşfedildi: Checua nedir? Türkler ile bağlantıları var mı?
NASA'nın en kuvvetli teleskobu, evrendeki beklenmedik gelişmeyi ortaya koydu.
İncil'de sözü edilen mistik ağaç 1000 yıllık tohumla yeniden yetiştirildi.

Türkiye’de üniversite mezunlarının geliri Avrupa’nın en düşük seviyesinde…
Gerçek işsizlik yüzde 29,6!
Türkiye’de tek kişilik
UNICEF raporunda Türkiye'deki çocuklar son sıralarda
AP'den Türkiye'ye sert mesaj: Kriterler müzakere edilemez

İşaretleme, Damgalama, Düşmanlaştırma, Barcelona’daki Irkçılık “Nefret Haritası” ve Olası Tehlikeler
Balın Ruhu, Üst Galile’de Bir Distilatörün Eski Yahudi Geleneğini Koruma ve Balı Cine Dönüştürme Serüveni
Mercedes-Benz Places by Binghatti Gökdelen Kapitalizmi ve Küresel Hegemonya
Masumiyet Pazarlanıyor mu Baby Dove’un Türkiye’ye Girişi, Bebek Bakımında Güven Söylemi ve Kapitalizmin En Hassas Alanı
Düşünmektan uyuyamayanlar ve uyumaktan düşünmeyenler : Türkiye çelişkisi

ŞAKİ...
İCMAL
PALAVRA
YARGI ÜLKESİ
BÜTÇE

Paranın, Lidya Sikkesinden Dijital Cüzdanlara Uzanan 5000 Yıllık Hikayesi
Mimar Sinan: Bir Dehanın Yükselişi ve Osmanlı Mimarisinin Zirvesi
İskandinav Göçleri ve Vikinglerin Avrupa Üzerindeki Etkisi
Hümanizm Nedir?
Osmanlı’da kahve kültürü, Osmanlı’da kahve isimleri..


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar










Basa git