A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri Ekitap Radyo

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

Teğmen Ebru Eroğlu’nun İadesi Reddedildi Hukuk, Vicdan ve Milletin Yitirdiği Adalet

Kategori Kategori: Ayorum Güncel | Yorumlar 0 Yorum | Yazar Yazan: Avraham Zafer İşcen | 24 Mart 2026 04:22:47

23 Mart 2026 tarihinde Ankara 4. İdare Mahkemesi, Kara Harp Okulu mezuniyet töreninde “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” diyerek milli değerlerini yüksek sesle dile getiren ve dönem birinciliği dahil üstün disiplin siciline sahip Teğmen Ebru Eroğlu’nun Türk Silahlı Kuvvetleri’ne iade talebini reddetti. Mahkemenin gerekçesinde, eylemin “TSK’nın itibarına zarar verdiği ve toplumda güveni sarsıcı etki yarattığı” yönündeki değerlendirme yer aldı. Bu karar, sadece hukuki bir dosyanın sonucu olmaktan öte, milletin vicdanında derin bir yara açan, milli değerlere ve bireysel emeğe karşı yapılan bir adaletsizlik olarak okunmalıdır.



Bir hukuk devletinde askeri disiplin ile bireysel ifade özgürlüğü arasında bir denge vardır, ancak burada kritik olan nokta şudur: Bir subayın göreve iade talebinde bulunması, yalnızca soyut bir “itibar zedelenmesi” iddiası ile reddedilebilir mi?

Ebru Eroğlu’nun gerçekleştirdiği eylem, doğrudan devletin güvenliğini ihlal eden bir suç fiili değil, tarihsel ve milli bir söyleme işaret eden gönüllü bir davranıştır.

Yasalarda “kamu düzenini bozma” tanımları çok nettir; ancak “devletin itibarının zedelenmesi” gibi soyut bir kavram üzerinden bir subayın hayatına müdahale edilmesi hukukun ruhuna aykırıdır. 

Hukukun güvenilirliği sadece kanunların harflerine değil ruhuna da bağlıdır. Soyut gerekçelerle verilen bir karar, yurttaşların devlete olan güvenini zedeler ve adalet duygusunu köreltir. 

TSK, bir ulusun bekasını sağlamak için vardır ve devletin ordusu milletin onuruna, egemenliğe ve bayrağa hizmet eder. 

Milli bakış açısından sorulması gereken soru açıktır: Bir subayın Atatürk’ün mirasını ve Cumhuriyet’in ilkelerini yüksek sesle dile getirmesi devlete zarar verir mi? Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün çağdaş, laik ve güçlü Türkiye anlayışı sadece devletin değil, milletin de ortak tarihidir.

Bir askerin bu ilkeleri yüksek sesle ifade etmesi, Türkiye’nin milli tarihine ve kuruluş değerlerine sadakatini gösterir. Hiçbir devlet makamı milli değerlerle barışık bir subayı “güven sarsıcı” olarak nitelendiremez; aksine, bu yaklaşım milli değerleri yanlış okumak anlamına gelir. Ebru Eroğlu’nun işinden edilmesi sadece mesleki bir kayıp değil, aynı zamanda bir insanın onuruna, emeğine ve geleceğine el konulmasıdır. Yıllarca emek vererek yetiştirilen, toplum için kendini adayan bir insanın, birkaç soyut kavram üzerinden cezalandırılması vicdani olarak güçlü bir sorgulama gerektirir. Vicdanı sağlıklı insanlar bilir ki, bir bireyin mesleğinden edilmemesi gereken en temel değer onun onurudur. Bir toplum, askerlerinin değerini yalnızca disiplin siciline göre değil, toplumun saygısını yansıtan vicdani ölçülerle de belirler. Ebru Eroğlu’nun disiplin sicili, başarıları ve eğitim geçmişi boşlukta yazılmamıştır; bunlar gerçek emek ve gerçek değeri temsil eder.

Mahkeme kararları bir insanın onuruyla oynadığında toplumun vicdanı yara alır ve bu yara kolay kapanmaz. Her milli toplumda var olan duygular vardır: gurur, aidiyet, tarihsel bağlılık. 

Bir genç subayın doğduğu ülkenin kuruluş değerlerini fedakârca yüksek sesle dile getirmesi sadece bireysel bir eylem değil, milletin kitlesel duygusudur. Millet, devletine sadakatle bağlıdır; millet, subayını vatan için yetiştirmiştir; millet, onun “ilkeler” adı altında verilebilecek cezalar yerine yürekten bağlılığını görmek ister.

Teğmen Ebru Eroğlu’nun davasının reddi yalnızca hukuki bir sonuç değildir; duygularımızı sarsan, milli vicdanı derinden etkileyen bir kırılmadır. Bu karar, vatandaşların devlete olan güvenini sarsar ve hukukun tarafsızlığına dair şüpheler yaratır. Bugün sadece Ebru Eroğlu’nun iade talebini değerlendirmek yetmez; devlet ile milletin ortak değerlerinin nasıl korunacağı, adaletin ve vicdanın nasıl güçlendirileceği sorusunu da gündeme getirmelidir. Hukuk, sırf soyut bir “itibar” gerekçesiyle bireysel hakları yok sayamaz. Milli değerler sadakatle ifade edilene düşman olamaz. Vicdan, emekle kurulmuş hayatlara karşı kör olamaz. Devlet, kendi insanının değerini yok sayan bir karara sığınamaz. Devleti güçlü kılan, duyarlı hukuk, toplumla uyumlu adalet ve milletin vicdanıyla barışık kararlardır. Bugün yaşananlar, yalnızca bir subayın davası değil, milli vicdanın adaletle buluşma çağrısıdır. Tarih, Teğmen Ebru Eroğlu ve onun gibi fedakâr subayları hatırlayacak; hukukun ve adaletin, vicdanın ve milletin ortak aklının er geç gereğini yerine getireceğini gösterecek. Bu dava, sadece bir bireyin meselesi değil, milletin adalet ve onur duygusunu koruma sorumluluğudur. Devlet, kendi insanının emeğine, onuruna ve vicdanına sahip çıkmadığı sürece milletin gözündeki itibarını kaybeder. Bu karar, hem hukuki hem vicdani hem de milli açıdan sorgulanması gereken bir kırılmadır ve adaletin yeniden tesis edilmesi için güçlü bir uyarıdır. Teğmen Ebru Eroğlu’nun davasının reddi, milletin ve devletin ortak vicdanında silinmeyecek bir iz bırakacaktır; çünkü hak, hukuk ve milli değerler ancak savunulduğunda yaşar. Bu nedenle, bugün yaşanan sadece hukuki bir mesele değil, milli vicdanın, adaletin ve özgürlüğün yeniden hatırlanması gereken bir çağrıdır.

Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







Teğmen Ebru Eroğlu’nun İadesi Reddedildi Hukuk, Vicdan ve Milletin Yitirdiği Adalet
Anarad Hiğutyun Okulu: Kadıköy’den Nazim Hikmet Kültür Merkezi’ne, Kapanan Bir Kökün Hikâyesi ve Bugüne Yansıması
Rus Ordusunda Ölümün Sonrası Kafalar Kesiliyor, İnsanlık Tükendi
Laleli’den Libya’ya 47,5 Milyar TL’lik Kara Para Ağı: POS Cihazlarıyla Kapitalizmin Çürüyen Kalbi
Atlas’tan Tüm Türkiye’ye Çağrı Çocukları Korumak Devletin Görevidir, Gelecek Nesiller İçin Mücadele Şart!

Trump'ın İran kumarı, yıkmayı hedeflediği rejimi daha da güçlendirdi.
Ülkelerin birbirini 'eğlence olsun diye' vurabildiği yeni dünya düzeni
Hackerlar FBI'ın Epstein dosyalarına sızdı.
İran Savaşı Aslında Çin'le İlgili
Amerika yine bitmek bilmeyen bir savaşın içinde mi?

Von der Leyen, AB'nin ticaret anlaşmasında sona yaklaştığı Avustralya’yı ziyaret edecek.
Yeni Sömürgecilik: Enerji, Mineraller ve Kaynak İmparatorluğunun Geri Dönüşü
Altın Örümceğin Karanlık Ağı, Türkiye’de Altın Piyasası, Suç, Siyaset ve Kapitalist Çürüme
Türkiye’de konkordato alarmı: 2025’te başvurular tarihi zirveye gidiyor
Dijital Yuan Etki Aracı Olarak: Güneydoğu Asya'nın Para Egemenliği ve Stratejik Özerkliği

DSÖ’den korkutan uyarı: Cinsel organlara yerleşen 'melez' parazit kıta değiştiriyor!
Zulüm Normalleştiğinde Merhamet Radikaldir…
Avrupa’da en fazla Türk’ün yaşadığı ülkeler hangileri?
"En ciddiyetsiz nesil": Z kuşağı neden kasten gülünç olmayı seçiyor?
Güney Karolina'nın Unutulmuş Osmanlıları: Sumter Türklerinin Şaşırtıcı Gerçeği

İnsan neden yazar? İçimizdeki toplumsal sorumluluğu aramak
Tora, Stranger Things 5, Upside Down ve İnsan Ruhunun Metafiziği
2025'in Türkiye’deki en önemli 10 arkeolojik keşfi
Osmanlı İmparatorluğu'nda Kahvehaneler: Bir Sosyo-Politik Etki
Osman Hamdi Bey’i bilmeyen varsa bile herhalde Kaplumbağa Terbiyecisi’ni bilmeyen yoktur ya “Mihrap” tablosu...

Einstein'ın hayran kaldığı filozof: Spinoza'nın aklınızı başınızdan alacak radikal fikri
Adalet Kavramına Filozofların Gözünden Bir Yolculuk
KE.KE.ME. (KKM)
Yapay Zeka Felsefesi
Tutunarak kalmak mı? Bulanmadan donmadan akmak mı?

Yeryüzünü fırına çeviren atmosfer olayı: Isı kubbesi
Dünyanın hareket halindeki en eski buzdağlarından biri yaban hayatı cenneti ile çarpışabilir
Yarasaların azalmasıyla bebek ölümlerinin ilişkili olduğu ortaya çıktı.
AB İklim İzleme Servisi: 2024 yazı kaydedilen en sıcak yaz oldu.
Akdeniz'deki yaşam yok oluşun eşiğine gelmiş.

Aynı Ürün Türkiye’de Neden Katbekat Daha Pahalı? % 3,279’luk Fark Gündem Oldu…
Otomotiv devi, 2028'den itibaren insansı robotlarla üretim yapacak.
Avustralyalı teorik fizikçiler: 'Paradoks olmadan zaman yolculuğu yapmak mümkün'
Axiom Raporu: Siber Güvenlik ve Çin-ABD İlişkilerine Etkisi
WhoFi: Wi-Fi sinyaliyle kimlik tespiti dönemi başlıyor.

Roma Yıkım Tabakası Altında Bulunan Mikve, Kudüs’te Dini Pratik, Mekansal Hafıza ve Arkeolojik Tanıklık
Bilim insanları beynin beş farklı yaşam evresinden geçtiğini açıkladı: Kritik dönüm noktaları 9, 32, 66 ve 83 yaş…
Amerika kıtasında 'olmaması gereken' yeni bir insan türü keşfedildi: Checua nedir? Türkler ile bağlantıları var mı?
NASA'nın en kuvvetli teleskobu, evrendeki beklenmedik gelişmeyi ortaya koydu.
İncil'de sözü edilen mistik ağaç 1000 yıllık tohumla yeniden yetiştirildi.

Turist sayısını en çok artıran ülkeler açıklandı.
Bugünün dünyasını şekillendiren, Batı tarihinin unutulan isyan yılı: 1911
Türkiye’de üniversite mezunlarının geliri Avrupa’nın en düşük seviyesinde…
Gerçek işsizlik yüzde 29,6!
Türkiye’de tek kişilik

Başkomiserin Skandalı Polis Teşkilatında Şok Eden Uyuşturucu Olayı
Aldatılmış Gençlik, İşgal Altındaki Topraklar ve Bitmeyen Emperyal Hayal: Rusya’nın Savaş Makinesinin Karanlık Yüzü
Putin’in Askeri Güç Hamlesi Dünya Barışı ve Türkiye’nin Güvenliği Tehdit Altında
Sessiz Ağ Çin İstihbaratının Türkiye’deki Gölge Faaliyetleri
Gölgedeki Dünya: Özel Dedektiflik Şirketleri ve Modern Casusluk Endüstrisi

OKKALI YALAN
Yağmur Yağar
TARİH
KADI BURHANETTİN
Ne Şam'ın Şekeri

Paranın, Lidya Sikkesinden Dijital Cüzdanlara Uzanan 5000 Yıllık Hikayesi
Mimar Sinan: Bir Dehanın Yükselişi ve Osmanlı Mimarisinin Zirvesi
İskandinav Göçleri ve Vikinglerin Avrupa Üzerindeki Etkisi
Hümanizm Nedir?
Osmanlı’da kahve kültürü, Osmanlı’da kahve isimleri..


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar










Basa git