A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri Ekitap Radyo

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

Avrupa'da "uzun barış"ın sonu, savaş hazırlıklarının başlangıcı

Kategori Kategori: Dünya | Yorumlar 0 Yorum | 15 Temmuz 2026 21:57:38

Rusya-Ukrayna Savaşı ve değişen küresel dengeler, Avrupa'nın "uzun barış" dönemini sona erdirirken kıta yeniden silahlanıyor. Bu durum, kıtanın parçalı siyasi yapısı, her devletin sınırlarına ve egemenliğine sıkı sıkıya bağlı kalması, etnik ve dini farklılıklar, yayılmacı hedefler, kaynak rekabeti ve sık değişen ittifaklardan kaynaklandı. Ancak bu döngü, II. Dünya Savaşı'nın ardından modern ittifakların kurulması ve özellikle Avrupa Birliği'nin (AB) oluşturulmasıyla birlikte Avrupa ülkeleri arasındaki ekonomik entegrasyonun derinleşmesi sayesinde kırıldı.

Avrupa ülkeleri, onlarca yıl boyunca büyük ölçüde rahat ve güvenli bir dönem yaşadı. Kıtada büyük savaşların artık geçmişte kaldığına inanan Avrupalılar, "uzun barış" olarak adlandırılan bu dönemi 1945'te II. Dünya Savaşı'nın sona ermesiyle başlattı. Süreç, 1991'de Berlin Duvarı'nın yıkılması ve Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla daha da pekişti.



Bu rahatlık ortamı, Avrupa'nın askeri doktrinini de doğrudan etkiledi.

Savunma bütçeleri tarihi düşük seviyelere çekilerek gayrisafi yurt içi hasılanın (GSYİH) yüzde 2'sinin altına indirildi, zorunlu askerlik uygulamaları kaldırıldı ve ordular, ağırlıklı olarak yurt dışındaki barışı koruma operasyonlarına yönelik küçük, profesyonel birliklere dönüştürüldü. Avrupa'da ‘barış dönemine' indirilen ilk darbe, Yugoslavya'nın dağılmasının ardından patlak veren 1992-1995 Bosna Savaşı oldu. Ancak savaşı sona erdirmekte başarısız olan ve barışın tesis edilmesi görevini ABD'ye bırakan Avrupalılar, bu çatışmayı zamanla geride kalan bölgesel bir kriz olarak değerlendirdi.

İkinci darbe ise Rusya'nın Mart 2014'te Kırım'ı ilhak etmesiyle geldi. Bu adımı, Ukrayna'nın doğusunda Rusça konuşan ayrılıkçılar ile Ukrayna ordusu arasında yaşanan çatışmalar izledi. Söz konusu kriz, Rusya'nın 24 Şubat 2022'de Ukrayna'ya kapsamlı askerî harekât başlatmasıyla tam ölçekli bir savaşa dönüştü ve böylece Avrupa'da uzun yıllardır hâkim olan ‘kalıcı barış' algısı çöktü.

Gerileme göstergeleri

Avrupa, özellikle ekonomik büyüme, demokratik istikrar ve güvenlik alanlarında belirgin bir gerileme döneminden geçiyor. Yaşam standartları dünyanın birçok bölgesine kıyasla hâlâ yüksek seviyelerde olsa da eş zamanlı yaşanan krizlerin birikimli etkisi, onlarca yılda elde edilen kazanımları kademeli olarak aşındırmaya başladı. Bu süreçte, jeopolitik krizlerin yol açtığı enerji şokları ve enflasyon öne çıkan sorunlar arasında yer alıyor.

Özellikle Ortadoğu'daki çatışmalar ve küresel ticaret açısından kritik öneme sahip deniz taşımacılığı güzergâhlarında yaşanan aksaklıklar, ekonomik baskıları artırdı. Bunun sonucunda Avrupa Komisyonu, 2026 yılı ekonomik büyüme tahminini yaklaşık yüzde 1,1'e düşürürken, enflasyon oranı da AB'nin 27 üye ülkesi genelinde yeniden yükselerek yaklaşık yüzde 3,1 seviyesine çıktı.

Uzman raporlarına göre, yüksek enflasyon ve enerji maliyetlerindeki kalıcı artış, Avrupa'daki hanelerin yaklaşık üçte ikisini temel ihtiyaç harcamaları da dahil olmak üzere tüketimlerini sürekli kısmaya yöneltti. Buna ek olarak, Avrupa ekonomisi ile küresel rakipleri arasındaki fark giderek açılıyor.

Verimlilik artışındaki zayıflık, iş gücünün yaşlanması, kamu borçlarının yükselmesi ve stratejik özerkliğin gerilemesi, kıtayı tarihsel ortalamalarının oldukça altında seyreden uzun süreli bir düşük büyüme dönemine doğru sürüklüyor. Siyasi alanda ise İsveç merkezli saygın V-Dem (Varieties of Democracy) Enstitüsü'nün Demokrasi Raporu'na göre, siyaset bilimcilerin 2010 yılında başladığını belirttiği "üçüncü otoriterleşme dalgası" Avrupa'da da derin etkiler yaratıyor.

Kurumsal aşınma, seçim yasalarının zayıflaması ve ifade özgürlüğüne yönelik kısıtlamalar gibi gelişmelerin öne çıktığı raporda, İtalya, Hırvatistan, Slovakya, Slovenya ve Birleşik Krallık, demokratik gerilemenin belirgin biçimde yaşandığı ülkeler arasında gösterildi.

Öte yandan, Avrupa'nın açıklık ve bütünleşme esasına dayanan modeli de artan baskılarla karşı karşıya bulunuyor. Düzensiz göç dalgaları, iç kültürel gerilimlerin artması ve siyasi kutuplaşmanın derinleşmesi, birçok Avrupa hükümetini sınır kontrollerini sıkılaştırmaya ve daha önce gevşetilen bazı kısıtlamaları yeniden yürürlüğe koymaya yöneltti.



Savunma yükünün artması

Bölgesel çatışmalardan kaynaklanan güvenlik risklerinin artması, özellikle de Rusya-Ukrayna Savaşı'nın yarattığı tehdit algısı, Avrupa hükümetlerini savunma bütçelerini güçlendirmek ve ortak askerî kapasiteyi geliştirmek amacıyla milyarlarca euroluk ek harcamalar yapmaya yöneltti. Ancak bu yatırımlar güvenliğin artırılması açısından önem taşırken, aynı zamanda sivil altyapı projeleri, sosyal hizmetler ve refah programlarına aktarılabilecek kamu kaynaklarının önemli bir bölümünü de tüketiyor.

Ayrıntılara bakıldığında, Avrupa'nın savunma harcamalarında son yıllarda dikkat çekici bir artış yaşandığı görülüyor. AB ülkeleri ile NATO üyesi Avrupa ülkeleri, 2020'den bu yana askerî harcamalarını yüzde 98'in üzerinde artırdı. Avrupa'nın temel savunma harcamaları, 2025 yılında bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 20 yükselerek 418 milyar euroya ulaştı. Tarihi ölçekteki bu yeniden silahlanma süreci, kıtanın askerî mali görünümünü şu şekilde yeniden şekillendiriyor:
- Toplam harcama: AB ülkelerinin temel savunma harcamalarının 2026 yılında yaklaşık 454 milyar euroya ulaşması bekleniyor. Bu rakam, AB'nin GSYİH'sinin yaklaşık yüzde 2,4'üne karşılık geliyor.

- Yatırımlar: Askerî teçhizat ve savunma altyapısına yönelik yatırımlar benzeri görülmemiş ölçüde artıyor. Avrupa'daki NATO üyeleri ile Kanada'nın savunma harcamaları, yalnızca 2025 yılında 90 milyar doların üzerinde (yaklaşık yüzde 20) artış gösterdi.

- Ulusal artışlar: Bu eğilime Avrupa'nın büyük ekonomileri öncülük ediyor. Almanya, yıllık savunma harcamalarını 118 milyar euroya çıkarmayı planlarken, İspanya ve İtalya gibi ülkeler de yeni güvenlik hedefleri doğrultusunda savunma bütçelerinde tarihî düzeyde yıllık artışlara imza attı.
Trump'ın müttefiklere karşı tutumu

ABD Başkanı Donald Trump'ın Avrupalı ticaret ortakları ile NATO müttefiklerine yönelik tutumu, Avrupa liderlerini güvenlik politikalarında uzun süredir benimsedikleri temkinli yaklaşımı terk ederek stratejik güvenlik konusunda farklı bir anlayış geliştirmeye yönelten dönüm noktası oldu. Onlarca yıl boyunca Batı Avrupa'yı koruyan Amerikan güvenlik şemsiyesinin fiilen ortadan kalktığı değerlendirilirken, Trump Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi'nin önemli bir bölümünde müttefiklerine açık eleştiriler yöneltti. Trump, savunma harcamalarına ilişkin taahhütlerin yerine getirilmesindeki yavaş ilerleme ve İran'a karşı yürütülen savaşa yeterli düzeyde katılım sağlanmaması gibi başlıklarda bir dizi şikâyetini dile getirdi.

Trump ayrıca Madrid yönetiminin NATO'nun savunma harcamaları hedefine uyma konusundaki isteksizliğine tepki olarak görülen bir adımla, İspanya ile ‘tüm ticari ilişkilerin durdurulması' talimatını verdi. İspanya'yı "kaybedilmiş bir dava" ve "NATO'da çok kötü bir ortak" olarak nitelendirdi. Trump, zirveyi ABD'nin Grönland'ı kontrol altına alma arzusunu yinelemek için de kullandı. Trump, "Grönland ABD için çok önemli ancak Danimarka için önemli değil. Ona yalnızca ABD'yi değil, dünyayı korumak için ihtiyacımız var" ifadelerini kullandı.


Güvenliği sağlamak için silah yeterli mi?

Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi öncesinde, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik savaşının devam ettiği bir dönemde, Avrupa'nın savunma harcamalarını artırması talebi gündemin başlıca maddesi oldu. Avrupalılar askerî kapasitenin güçlendirilmesinin gerekliliği konusunda hemfikir olsa da kıtanın güvenliğini yalnızca daha fazla silah alımına indirgemek, karşı karşıya bulunulan tehditlerin niteliğini eksik anlamak anlamına geliyor. Askerî gücün, özellikle Ukrayna Savaşı'nın Avrupa'nın savunma hazırlıklarındaki zayıflıkları ortaya çıkarmasının ardından caydırıcılığın temel unsurlarından biri olmaya devam ettiği doğru. Ancak güvenlik yalnızca silaha dayanmıyor; aynı zamanda siyasi bütünlüğe, demokratik kurumların meşruiyetine ve müttefik ülkeleri bir araya getirmesi beklenen ortak değerlere de bağlı bulunuyor.

Bu nedenle bazı gözlemciler, NATO'nun bir tür pazarlık mantığına dayanan bir ittifaka dönüşmesi konusunda uyarıda bulunuyor. Buna göre ABD'nin sağladığı koruma, yalnızca Avrupa'nın savunma harcamalarının büyüklüğüyle ilişkilendirilebilir ve bu durum kaçınılmaz olarak askerî sanayi şirketleri aracılığıyla ABD ekonomisine katkı sağlayabilir.

Ancak bu yaklaşım, 1949'da kurulan ittifakın yalnızca askerî bir yapı olmadığı gerçeğini göz ardı ediyor. NATO, kuruluşundan bu yana kendisini demokrasi, hukukun üstünlüğü ve bireysel özgürlüklere dayanan siyasi bir oluşum olarak tanımladı. Bu unsurlar, müttefikler arasındaki güveni güçlendirerek askerî ve istihbarat alanındaki iş birliğini kolaylaştırıyor. Avrupalı analistlere göre ABD de mevcut ve gelecekteki jeopolitik tehditlerle mücadele edebilmek için güçlü ve güvenilir müttefiklere ihtiyaç duyuyor.

Avrupa'nın katkısı yalnızca askerî boyutla sınırlı kalmıyor; kıtanın ekonomik, diplomatik ve teknolojik kapasitesi de NATO'nun konumunu ve karşı karşıya olduğu zorluklarla mücadele kabiliyetini güçlendiriyor. Sonuç olarak, savunma harcamalarının artırılması caydırıcılığı güçlendirmek için gerekli bir adım olsa da sürdürülebilir bir Avrupa güvenliği inşa etmek için tek başına yeterli değil. Askerî güç ne kadar büyük olursa olsun, demokrasinin zayıflığını, kurumların kırılganlığını veya siyasi bütünlüğün aşınmasını telafi edemez.

Bu nedenle önümüzdeki yıllarda Avrupa'nın güvenliği yalnızca sahip olduğu tank ve uçakların sayısıyla değil, aynı zamanda demokratik modelini koruma ve dış tehditler karşısında iç birlikteliğini güçlendirme kapasitesiyle de ölçülecek.

Kaynak : Independent | Antoine el-Hac


Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







BAKIŞ AÇISI
Borsa Değil Soygun Sahası Bu Vurgunun Asıl Ortağı Kim
Baltık Hava Sahasında Alarm Rusya’dan Gelen Dronlar NATO Sınırlarını Test Ediyor
Teğmen Ebru Eroğlu’nun İadesi Reddedildi Hukuk, Vicdan ve Milletin Yitirdiği Adalet
Anarad Hiğutyun Okulu: Kadıköy’den Nazim Hikmet Kültür Merkezi’ne, Kapanan Bir Kökün Hikâyesi ve Bugüne Yansıması

Avrupa'da "uzun barış"ın sonu, savaş hazırlıklarının başlangıcı
Stratejik Niyet, Yapısal Boşluk: Donald Trump'ın Yıkıcı Dış Politika Doktrinini Anlamak
Düşmanların Amerika'yı zayıflatmak için savaş kazanmasına gerek yok
NATO genel sekreterinden Türkiye yorumu: 'Demokrasi seçimlerden daha fazlasıdır'
ABD - İran anlaşması 14 maddeden oluşuyor.

Kritik Mineraller Afrika'nın İkinci Paylaşımını Tetikliyor
Küreselleşmenin Sonu mu? Savaşlar ve Ticaret Çatışmaları Tedarik Zincirlerini Nasıl Yeniden Şekillendiriyor?
İran savaşı küresel ticareti nasıl yeniden şekillendirecek?
Türkiye 2025'te kira artışlarında AB ülkelerini geride bıraktı.
Küresel Ticaretin Görünmez Altyapısı

DSÖ’den korkutan uyarı: Cinsel organlara yerleşen 'melez' parazit kıta değiştiriyor!
Zulüm Normalleştiğinde Merhamet Radikaldir…
Avrupa’da en fazla Türk’ün yaşadığı ülkeler hangileri?
"En ciddiyetsiz nesil": Z kuşağı neden kasten gülünç olmayı seçiyor?
Güney Karolina'nın Unutulmuş Osmanlıları: Sumter Türklerinin Şaşırtıcı Gerçeği

İnsan neden yazar? İçimizdeki toplumsal sorumluluğu aramak
Tora, Stranger Things 5, Upside Down ve İnsan Ruhunun Metafiziği
2025'in Türkiye’deki en önemli 10 arkeolojik keşfi
Osmanlı İmparatorluğu'nda Kahvehaneler: Bir Sosyo-Politik Etki
Osman Hamdi Bey’i bilmeyen varsa bile herhalde Kaplumbağa Terbiyecisi’ni bilmeyen yoktur ya “Mihrap” tablosu...

Einstein'ın hayran kaldığı filozof: Spinoza'nın aklınızı başınızdan alacak radikal fikri
Adalet Kavramına Filozofların Gözünden Bir Yolculuk
KE.KE.ME. (KKM)
Yapay Zeka Felsefesi
Tutunarak kalmak mı? Bulanmadan donmadan akmak mı?

Yeryüzünü fırına çeviren atmosfer olayı: Isı kubbesi
Dünyanın hareket halindeki en eski buzdağlarından biri yaban hayatı cenneti ile çarpışabilir
Yarasaların azalmasıyla bebek ölümlerinin ilişkili olduğu ortaya çıktı.
AB İklim İzleme Servisi: 2024 yazı kaydedilen en sıcak yaz oldu.
Akdeniz'deki yaşam yok oluşun eşiğine gelmiş.

Dünyada ilk: İnsansı robot ameliyat yaptı.
Otomobil Teknolojisinin Geleceği
Aynı Ürün Türkiye’de Neden Katbekat Daha Pahalı? % 3,279’luk Fark Gündem Oldu…
Otomotiv devi, 2028'den itibaren insansı robotlarla üretim yapacak.
Avustralyalı teorik fizikçiler: 'Paradoks olmadan zaman yolculuğu yapmak mümkün'

En eski evcil köpekler Anadolu'dan çıktı: Tüm bitki ve hayvanlardan önce evcilleştiler
Roma Yıkım Tabakası Altında Bulunan Mikve, Kudüs’te Dini Pratik, Mekansal Hafıza ve Arkeolojik Tanıklık
Bilim insanları beynin beş farklı yaşam evresinden geçtiğini açıkladı: Kritik dönüm noktaları 9, 32, 66 ve 83 yaş…
Amerika kıtasında 'olmaması gereken' yeni bir insan türü keşfedildi: Checua nedir? Türkler ile bağlantıları var mı?
NASA'nın en kuvvetli teleskobu, evrendeki beklenmedik gelişmeyi ortaya koydu.

BM Gıda Programı'ndan 13 bölgede açlık uyarısı…
Gelecek 5 yılda sıcaklıklar rekor kıracak!
Rekor sayıda ABD'li ülkeyi terk edip vatandaşlıktan çıkıyor
Türkiye otokratik rejimler arasında
Turist sayısını en çok artıran ülkeler açıklandı.

Zincirleri Parçalayan Anaların Kalplerinin İsyanı Özgürlük Ateşi
Korkunun Muhalefeti Halkın Öfkesini Bastıranlar, İktidarın Gölgesinde Yaşayanlar
İnkârın Duvarı Devlet Susuyor, Çerkeslerin Tarihi Haykırıyor
Büyük güçlerin açtığı savaşların etkileri en çok yoksul ülkeleri etkiler.
Barış İddiası, Savaş Açmak: Yeni Küresel Çatışma Çağında ABD Politikası

ASKIDA EKMEK GİBİ DEMOKRASİ
SİYASİ AHLAK
SEFİLLER
SATICININ ÖLÜMÜ
BİR HİCÂZKÂR HİKÂYE

Paranın, Lidya Sikkesinden Dijital Cüzdanlara Uzanan 5000 Yıllık Hikayesi
Mimar Sinan: Bir Dehanın Yükselişi ve Osmanlı Mimarisinin Zirvesi
İskandinav Göçleri ve Vikinglerin Avrupa Üzerindeki Etkisi
Hümanizm Nedir?
Osmanlı’da kahve kültürü, Osmanlı’da kahve isimleri..


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar










Basa git