A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...
 


 

yazi dizileri avideo Ulusal Gazeteler

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

Pablo Neruda'ya Mektup Var.

Kategori Kategori: Kültür/Sanat | Yorumlar 0 Yorum | Okunma 793 Okunma 
Yazar Yazan: Akasya Kansu | 08 Haziran 2010 07:30:03

Rol model olmak. Örnek almak. Özenmek. Bunlar sadece küçük yaştakiler için mi geçerli? Eğer önceden bir balıkçıysanız, ama içinizde metaforlarla dolu bir dünyanız varken onu çıkaracak cevheri bulamıyorsanız, özenmek , örnek almak, rol modelini otuz ya da kırk yaşında kendinden büyük birinde bulmak kötü bir şey değil.

IL POSTINO

Peki tersi nasıl? Pırıltılı bir metafor ustasıysanız, özenilecek bir komünistseniz, tutkulu bir aşıksanız başka birinin rol modeli olma fikri  güzeldir.  Örnek alanı incitmedikçe…
           
Il Postino’nun konusu kısaca şöyle; toplumcu şair Pablo Neruda ülkesindeki baskı nedeniyle İtalya’da küçük bir adaya sürgüne gönderilir. Bu sürgün sırasında, ülkesi Şili’yle arasındaki iletişimi,  postacı Mario Ruoppolo’nun ona her gün getirdiği mektuplarla sağlar. Mektuplar gelip gittikçe Neruda, Mario‘ya yaşamı, kadınları, doğanın fısıldadığı ama bizim duymadığımız tinsel anlamlarını anlatır. Postacı Mario’nun bunları fark etmesi yaşama bakışını aydınlatır. Hatta bu yolla, aşık olduğu Beatrice Russo ‘yu tavlar, evlenir. Pablo Neruda ülkesine geri döner. Ancak Mario, Pablo’dan görüp çizdiği yolda yalnız, rehbersiz kalmıştır.
 
Usta,yol gösteren olmak güçtür. Çünkü her ne kadar; bir işi doğru yaparsak yapalım alışkanlıklar dışında deneyimlemediğimiz, yaşamadığımız bir sürü konu vardır. Çırağın kafasındaysa bizim göremediğimiz, ustadan gördükleriyle hayal ettiği bir çok imge dolaşır. Aslında ustanın cesaret bile edemeyeceği şeyler, çırağın hayalinde usta tarafından çoktan deneyimlenmiş şeylerdir.
 
Film, göz alıcı oyunculuklarla süslenmiş. Her bir metafor, her bir karşıklı konuşma ya da karakterlerin anımsadığı küçük anı insanın içini sızlatıyor.Bir de şunun altını çiziyor: Yaşam acemisi olmak her yaşta olası, ama bazen insan bile bile acemi kalmak ister.
 
Il Postino yumuşacık bir film.  En iyi müzik oscarıyla taçlanan şarkıların her biri bir birinden harika. Sonu hakkında yorum yapmak istemiyorum. Ancak Pablo Neruda ‘dan size küçük  bir kopya veriyorum. Belki sonunu bulursunuz.
 
Ağır Ölüm
 
Ağır ağır ölür alışkanlığının kölesi olanlar, her gün aynı yoldan yürüyenler, yürüyüş biçimini hiç değiştirmeyenler, giysilerinin rengini değiştirmeye yeltenmeyenler, tanımadıklarıyla konuşmayanlar.

Ağır ağır ölür tutkudan ve duygulanımdan kaçanlar, beyaz üzerinde siyahı tercih edenler, gözleri ışıldatan ve esnemeyi gülümseyişe çeviren ve yanlışlıklarla duygulanımların karşısında onarılmış yüreği küt küt attıran bir demet duygu yerine “i” harflerinin üzerine nokta koymayı yeğleyenler.

Ağır ağır ölür işlerinde ve sevdalarında mutsuz olup da bu durumu tersine çevirmeyenler, bir düşü gerçekleştirmek adına kesinlik yerine belirsizliğe kalkışmayanlar, hayatlarında bir kez bile mantıklı bir öğüde aldırış etmeyenler.

Ağır ağır ölür yolculuğa çıkmayanlar, okumayanlar, müzik dinlemeyenler, gönlünde incelik barındırmayanlar.

Ağır ağır ölür özsaygılarını ağır ağır yok edenler, kendilerine yardım edilmesine izin vermeyenler, ne kadar şanssız oldukları ve sürekli yağan yağmur hakkında bütün hayatlarınca yakınanlar, daha bir işe koyulmadan o işten el çekenler, bilmedikleri şeyler hakkında soru sormayanlar, bildikleri şeyler hakkındaki soruları yanıtlamayanlar.

Deneyelim ve kaçınalım küçük dozdaki ölümlerden, anımsayalım her zaman: yaşıyor olmak yalnızca nefes alıp vermekten çok daha büyük bir çabayı gerektirir.

Yalnızca ateşli bir sabır ulaştırır bizi muhteşem bir mutluluğun kapısına.


Pablo Neruda
Çeviren: İsmail Aksoy
 
 
 

Facebook'ta paylaş


 | Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    








Yandaş basının yakın tarihi : 2002 - 2010
Hanefi Avcı...?
AKP anayasa'sına "HAYIR"... pekiyi neden hayır ?
433. YAZI
15 Ağustos ve PKK

"Bertaraf olmamak için hayır"
Satıyorum satıyorum!!! Gitti gidiyor...
Rupert Murdoch, Arap medyasına el attı
600 suç dosyaları var ama yargıç seçecekler...
Avustralya'da "SEKS PARTİSİ" iktidara talip...

AKP'nin 8 yıllık özelleştirme bilançosu.
Dünyada kim çalışıyor kim yatıyor?
Maden yağması Meclis'te
Unakıtanlar 5 ayda 7 milyon TL'lık ihale aldı!
Yandaş medyadan sonra candaş ve yoldaş medya

Şehirler yumağı
bir kış günü paylaşımı
Kadın cinayetlerine devlet teşviki.
Allı pullu kabahat
Türkiye'nin eğitimde 2023 vizyonu!!!

... ve Türkiye'de arabesk kazandı!
Sürülen köpekler...
Kaçak kazıdan yüzyılın arkeolojik buluşu çıktı.
Fazıl Say'ı neden yalnız bırakmamalıyız?
Alın size "KÜLTÜR BAŞKENTİ"

inancın ve aklın hayat hamlesi -1-
varlığın gözyaşları
Saygıda Kendin Olmak - Yüceltmede Hiç Kimse
Hayat Yeşil - İnanç Gri
MABET-İNSAN (5)

Orman kanunu!
Nükleer anlaşma Komisyon'dan geçti.
Altın lobisi kazandı, Kaz Dağları madenlere açılıyor.
Memleketine de tecavüz ettiler...
COCHABAMBA

Yüksek teknolojiyi Çin kontrol edecek
Gençler, bilgisayar karşısında bülbül kesiliyor!
Araçınızdaki yakıtın %85'i bakın nereye gidiyor.
"Cep telefonu uygulamalarında patlama olacak"
Bor'dan araç yakıtı üretildi

Akdeniz'de yeni canlı türleri
Ve insan "hayatı" yarattı...
Kayıp kent 'Germenicia'
Yeni fizik yolda!
Büyük çarpışma gerçekleşti.

'Dünyanın en iyi ülkesi' sıralamasında Avustralya 4., Türkiye 52. sırada
Türkiye, Avrupa ikincisi
İşte Türkiye'nin rakamları.
Ülkelerin bilinmeyen gerçekleri
Kader : Zonguldak 783 madenciye mezar oldu

Aristophanes'in "Eşekarıları" Oyunu Üzerine Güncel Bir Yorum
Tayyip Erdoğan ve gerçekler
Keşke Başbakanımız bizim bu toprağin İbiş'i olabilseydi!
Cemaatin kadrolu tarihçisine (CKT) cevaplar
Bilinmeyen Gülen

Aptallığıma verin: "Evet" diyen Somalililer...
Aptallığıma verin: Evet'in tokatı mı, yoksa Tokat'ın Eveeet tokatı mı?
Neden, neden çekip çıkardın denizden beni?
Aptallığıma verin: "Evet ve Bilet"
Güneş bulutlara tutuna tutuna batıyor bir direnişçi gibi.

Biz kumlanmış kot giyiyoruz, Onlar ölüyor!
Soykırım yalanı İngiliz gizli örgütünce nasıl hazırlandı?
79. yılı münasebetiyle...
Sarkis Çerkezyan'ı kaybettik..
Frankeştayn tohumları İSTEMİYORUZ!!!



kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar




Basa git