A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...
 


 

yazi dizileri avideo Ulusal Gazeteler

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

İlhan Selçuk'u nasıl bilirsiniz?

Kategori Kategori: Söyleşiler | Makaleler | Yorumlar 1 Yorum | Okunma 1273 Okunma 
Yazar Yazan: A Yorum | 22 Haziran 2010 03:09:45

İlhan Selçuk'u yitirdik, hepimizin başı sağolsun. Kendisiyle bireysel iletişimimin çok yoğun olduğunu söyleyemem. 1991-2000 yılları arasında Adam Sanat'ta yayınlanan yazılarım nedeniyle, gazetede çalışan öğrencimle, İlkay Kılınç aracılığıyla haber göndermiş Cumhuriyet'te de yazabileceğim iletisini yollamıştı.

Ben bu konuda çok daha coşkulu ve istekliydim,hatta Cevat Çapan Hoca ile bu dileğimi kendisine iletmiştim. Önce 2000-2003 yılları arasında, daha sonra kısa bir dönem 2007’de aperiyodik olarak siyasal yazılarım gazetede yayımlanmıştı. Bu süre içinde zaman zaman telefon iletişiminde bulunmuş, düşünce alışverişi gerçekleştirmiştik..

Ancak İlhan Selçuk’un, biz –yitik kuşak- olarak tanımlanan 78’liler için çok özel bir anlamı vardır. 68’lilerin tekne kazıntısı olan bizlerin yetişme yılları olan 1970’ler bilginin alabildiğine yüceltildiği, bilgili insanın saygın bir konumda olduğu yıllardı Okuma alışkanlığı, özellikle sistemli-düzenli okuma alışkanlığı son derece önemliydi. Sağlam bir bilgi birikiminin temelinde ekonomik-politik eğitimi bulunuyordu. Aydın adayının bu konuda kendini eksiksiz yetiştirmesi gerekiyordu. Hayatı nesnel gerçekliliğiyle kavrayan insanın kendisini düşünsel düzeyde geliştirebilmesi için felsefenin temel kavramlarını özümsemesi son derece önemliydi. Bunların dışında dış gerçeği bilgiyle kucaklayan, felsefeyle yorumlayan kişinin, onu sezgileri ve duygularıyla da algılayabilmesi için sanat gerçeğiyle buluşması zorunluydu. Aydın olma çabası içindeki insanın işi bayağı zordu anlayacağınız… Ayrıca bu özelliklere sahip insanların aynı zamanda toplumsal sorumluluk sahibi olmaları; insandan, emekten, toplumdan yana tavır koymaları gerekiyordu. Bu da yeri geldiğinde bedel ödemeyi göze alabilmek demekti. Yani aydın olabilmek yalnız bir birikim, donanım sorunu değil aynı zamanda tavır sorunuydu.

KUTUP YILDIZIYDI

İşte İlhan Selçuk, bizim ergenlik ve olgunluk yıllarımızın gerçek bir kutup yıldızıydı.Hem donanımı ve üslubu hem de hayat karşısındaki sapasağlam duruşuyla rol-modelimizdi.Yeni yetmeliğimizi doyasıya yaşadığımız 1960’ların ikinci yarısında Cumhuriyet’te İlhan Selçuk ve Ali Sirmen’i, Akşam’da Çetin Altan (o zamanlar öyleydi)ve İlhami Soysal’ı okuyup anlayabilmek ve tartışabilmek bayağı bir prestij kaynağıydı bizler için.Sol rüzgârlar da ülkede efil efil esmekteydi.

İşte o yıllarda Cumhuriyet gazetesi aracılığıyla tanıştığımız İlhan Selçuk her şeyden önce yılmaz bir Aydınlanmacıydı, Cumhuriyetçiydi, Atatürk devrimlerinin sarsılmaz bir bekçisiydi. Böyle olduğu için laikliği benimsemişti, evrensel hukuka saygılıydı ve hukukun üstünlüğünden yanaydı.Aklın, bilginin yandaşı-bağnazlığın karşıtıydı, kadın haklarının savunucusuydu. İşte bu Cumhuriyet değerleri üzerinde oluşacak bir demokrasiyi benimsemişti. Demokrasi soyut bir kavram değil, eşitlik-özgürlük, kardeşlik ülkülerin hayata aktardığı ölçüde anlam kazanan bir kavramdı. Bunun ayırtına da tam anlamıyla varmıştı.

Bağımsızlığın her şeyin temeli olduğunun bilincindeydi ve bütün benliğiyle bağlandığı Atatürkçülük,-onun için- Atatürk’ün yolunda ondan da ileri gitmekti. Bu bağlamda milli demokratik devrim ve sosyalist devrim kavramlarının da düşünce dağarcığında ayrı bir önemi vardı.

Yönünü çağdaş uygarlığa çevirmişti. Bilim, felsefe, sanat, teknoloji üreten, Cumhuriyet ve demokrasi değerleri geliştiren Batı’yı kabullenmiş; emperyalist, kıyıcı, acımasız Batı’yı bütünüyle reddetmişti.

Bireysel yaşamında beni etkileyin anılarından biri Devlet Tiyatrolarının değerli sanatçılarından Işık Yenersu’ya aittir. Bu anektodu Cumhuriyet Pazar eklerinden birinde okumuştum yıllar önce. Işık Yenersu gençlik yıllarında, sosyalizmi iyi öğrenebilmek için İlhan Selçuk’tan kendisine bir okuma programı yapmasını istemiş. O da Batı klasiklerinden oluşan bir liste ile işe başlamasını önermiş. Bu, aslında İlhan Selçuk’un hayatı ne kadar sağlam temellere dayalı olarak algıladığının bir kanıtıdır. Burjuva kültürünü özümsemeden, Batı sanatını, felsefesini ve estetiğini öğrenmeden sosyalist kültüre geçmenin yetersizliğini, sığlığını ortaya koyması açısından son derece çarpıcı bir yaşam deneyimidir.

Bu donanıma sahip olan İlhan Selçuk’un 12 Mart faşizmi sırasında Ziverbey Köşkü’nde işkencelerden geçerken verdiği mücadele ve akrostiş yöntemiyle dışarı mesaj yollaması, çağının tanıklığını yapması; aydın birikimini tavrıyla da bütünleyen bir insan davranışıydı. Zaten hayatının hiçbir döneminde ilkelerinden zerre kadar ödün vermeyen kişiliğiyle,-bu satırların sahibine- ve birçok çağdaş insana gerçek anlamda kılavuzluk etmiştir.

Cumhuriyet’teki Pencere sütunu on yıllarca bütün sosyalistlerin, Cumhuriyetçilerin ve yurtseverlerin dünyaya açılan pencerelerini geliştiren, aydınlatan bir köşe olmuştur.
Işık içince yatsın, fazlasıyla hak ettiği bütün güzellikler onunla olsun.

Dr. Vakur Kayador | Odatv.com
 

Facebook'ta paylaş


 | Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar

Mehmet Gündoğdu { 22 Haziran 2010 08:02:44 }
Devri Asan Olsun. Gençlik yıllarımda onun yazılarından çok şey öğrendim. Emeği boşa gitmedi sağolsun. Hizmeti Hakk ve halk katında kabul görsün. Cumhuriyet Ailesinin başı sağ olsun.

Unutulmayacak...
Diğer Sayfalar: 1.

 

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    








Yandaş basının yakın tarihi : 2002 - 2010
Hanefi Avcı...?
AKP anayasa'sına "HAYIR"... pekiyi neden hayır ?
433. YAZI
15 Ağustos ve PKK

"Bertaraf olmamak için hayır"
Satıyorum satıyorum!!! Gitti gidiyor...
Rupert Murdoch, Arap medyasına el attı
600 suç dosyaları var ama yargıç seçecekler...
Avustralya'da "SEKS PARTİSİ" iktidara talip...

AKP'nin 8 yıllık özelleştirme bilançosu.
Dünyada kim çalışıyor kim yatıyor?
Maden yağması Meclis'te
Unakıtanlar 5 ayda 7 milyon TL'lık ihale aldı!
Yandaş medyadan sonra candaş ve yoldaş medya

Şehirler yumağı
bir kış günü paylaşımı
Kadın cinayetlerine devlet teşviki.
Allı pullu kabahat
Türkiye'nin eğitimde 2023 vizyonu!!!

... ve Türkiye'de arabesk kazandı!
Sürülen köpekler...
Kaçak kazıdan yüzyılın arkeolojik buluşu çıktı.
Fazıl Say'ı neden yalnız bırakmamalıyız?
Alın size "KÜLTÜR BAŞKENTİ"

inancın ve aklın hayat hamlesi -1-
varlığın gözyaşları
Saygıda Kendin Olmak - Yüceltmede Hiç Kimse
Hayat Yeşil - İnanç Gri
MABET-İNSAN (5)

Orman kanunu!
Nükleer anlaşma Komisyon'dan geçti.
Altın lobisi kazandı, Kaz Dağları madenlere açılıyor.
Memleketine de tecavüz ettiler...
COCHABAMBA

Yüksek teknolojiyi Çin kontrol edecek
Gençler, bilgisayar karşısında bülbül kesiliyor!
Araçınızdaki yakıtın %85'i bakın nereye gidiyor.
"Cep telefonu uygulamalarında patlama olacak"
Bor'dan araç yakıtı üretildi

Akdeniz'de yeni canlı türleri
Ve insan "hayatı" yarattı...
Kayıp kent 'Germenicia'
Yeni fizik yolda!
Büyük çarpışma gerçekleşti.

'Dünyanın en iyi ülkesi' sıralamasında Avustralya 4., Türkiye 52. sırada
Türkiye, Avrupa ikincisi
İşte Türkiye'nin rakamları.
Ülkelerin bilinmeyen gerçekleri
Kader : Zonguldak 783 madenciye mezar oldu

Aristophanes'in "Eşekarıları" Oyunu Üzerine Güncel Bir Yorum
Tayyip Erdoğan ve gerçekler
Keşke Başbakanımız bizim bu toprağin İbiş'i olabilseydi!
Cemaatin kadrolu tarihçisine (CKT) cevaplar
Bilinmeyen Gülen

Aptallığıma verin: "Evet" diyen Somalililer...
Aptallığıma verin: Evet'in tokatı mı, yoksa Tokat'ın Eveeet tokatı mı?
Neden, neden çekip çıkardın denizden beni?
Aptallığıma verin: "Evet ve Bilet"
Güneş bulutlara tutuna tutuna batıyor bir direnişçi gibi.

Biz kumlanmış kot giyiyoruz, Onlar ölüyor!
Soykırım yalanı İngiliz gizli örgütünce nasıl hazırlandı?
79. yılı münasebetiyle...
Sarkis Çerkezyan'ı kaybettik..
Frankeştayn tohumları İSTEMİYORUZ!!!



kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar




Basa git