A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

Sümer Atasözleri ve Özdeyişler

Kategori Kategori: Özel Dosyalar | Yorumlar 0 Yorum | 29 Ocak 2019 07:39:09

Halklar ve uygarlıklar yalnızca kendi yaşadığı dönemleri değil geleceğin dünyasını da değiştirebiliyor. Uygarlıklar da tıpkı insanoğlu gibi doğar, büyür, ölür fakat bazı uygarlıkların izleri asla silinmez. İnsanlar, geçmişlerini merak edip var olduğu toplumun ayak izlerini bir miktar geriye taşıyabiliyor ama gidebildiğimiz nokta bize çok büyük bir zaman dilimi gibi gelse de yeteri kadar geriye gidebiliyor muyuz? Meraklıları için bu izleri bir miktar daha geriye taşımakta yarar var.



Sümer Uygarlığı, günümüze kadar elde ettiğimiz bilgi birikimimize geriye gidebileceğimiz son nokta gibi görünüyor. Sümerlerin uygarlıklara esin verdiği ve etkilediği hepimizin bildiği bir gerçek. Çağımızda kullandığımız dilin, yalnızca bir araya gelmiş harfler bütününden fazlası olmasını sağlayan, insanlar üstünde doğrudan kullanımından çok daha anlamlı olan hislerimizi daha iyi ifade eden atasözleri ve özlü sözler de Sümerler’in sıkça kullandığı ve günümüzü dolaylı olarak etkilediği alanlardan bir tanesi

Geçmişten günümüze kadar insanoğlu, yaşamış olduğu dönemin getirmiş olduğu farklılıkların haricinde, hala aynı insan. Doğal olarak da olaylara göstermiş olduğu reaksiyonlar benzer oluyor. Bahsetmiş olduğumuzu benzerlikleri biraz daha yakından inceleyelim.
En Eski Metinler

Arkeoloji, durağanlıktan çok uzak, her gün yeni keşiflere ve değişimlere müsait bir bilim. Museviliğin kutsal kitabı olan Tanah’ın yani Tevrat ve Zebur’un, Ketuvim kısmında yer alan “Süleyman Meselleri/Özdeyişleri” günümüze kadar bilinen en eski atasözleri ve özdeyişleri bulunduran derlemeler olarak anılıyordu. Yeni keşifler sayesinde söz konusu derlemeler yerini Mısır hiyerogliflerine kaptırdı. Günümüzde ise 1934 senesinde İtalyan Kazıbilimci Edward Chierra tarafınca yayınlanan ve tarih olarak MÖ. 17 yy.ına ait olduğu düşünülen, Sümerlere ilişik bazı atasözleri bilinen en eski derlemeler olarak literatüre geçti. Bu derlemeler şu an, Pennsylvania Üniversitesi’ne ait olan müzede, Nippur koleksiyonunda ziyaretçilere açık vaziyette.



Tabletlerde yer alanlara bakınca günümüzdeki atasözlerinin ve özdeyişlerin özelliklerine, kendi yaşam biçimimiz ve tecrübelerimize çok benzer olduğunu görüyoruz. Kullandığımız kelimeler farklı olabilir fakat söylemek istediğimiz, yakındığımız mevzular benzerdir. Örneğin çağımızda olduğu gibi Sümerler’de de fakir halk vardı. Yoksulluk şöyle bir dörtlükle ifade ediliyor:

    Yoksul için, ölmek yaşamaya yeğdir;
    Ekmeği var ise tuzu yoktur,
    Tuzu var ise, ekmeği yoktur,
    Eti var ise, kuzusu yoktur,
    Kuzusu var ise, eti yoktur.


O zamanlar borçlular, borçlarından “Borç alan yoksul dert alır” şeklinde bir özdeyişle ifade ediliyordu. Bu özdeyiş çağımızda söylenen “Aç kalmak borçlu olmaktan iyidir” ya da“ Borçsuz çoban yoksul beyden yeğdir” deyişleriyle de oldukça benzerlik gösterir.

Kişilerin dış görünüşleri o çağlarda da bazı konuların çözülmesinde ve saygınlıkta epeyce öneme sahipti. Sümerler bu durumu “İyi giyimli insana tüm kapılar açılır” biçiminde dile getiriyordu. Bu da günümüzde halk arasında daha çok giyim kuşam anlamında kullanılan “Dost başa düşman ayağa bakar” sözüyle karşılık buluyor.

Evlilik mevzusuyla alakalı da Sümerli yazmanlar bazı yazılar kaleme almıştır. Sümerler de “zengin koca avcıları” gibi bir ifade kadınlar için yoktu fakat bunların yerine pratik zekalı hiç evlenmemiş kadınlar vardı. Evlenme çağı gelmiş, koca adayı beklenmekten sıkılmış genç kız artık ince eleyip sık dokumaktan vazgeçer. Duygularını şu şekilde ifade eder:

        Oturaklı biri için mi,uçarı biri için mi,
        Kime saklamalıyım aşkımı?


Görüldüğü üzere o çağda da “evlenilecek/eğlenilecek eş” ayrımı halkın bir kesiminde kendini gösteriyordu.

Kadının ve erkeğin toplumsal rolleriyle alakalı da ipuçları veren deyimler vardır. Tabletlerde görüldüğü kadarıyla erkekler, o çağda da ev işlerine pek sıcak bakmayan taraf:

    Karım tapınakta,
    Anam ırmak kenarında,
    Ben de burada açlıktan ölüyorum.


Gelin ve kaynana arasındaki ilişkinin o dönemlerde de oldukça problemli olduğunu görüyoruz. Bir erkek için neyin iyi neyin kötü olduğunu şu dizelerden kolaylıkla anlayabiliriz:

        Çöl matarası insanın hayatıdır,
        Pabuç insanın gözüdür,
        Karısı insanın geleceğidir,
        Oğul insanın sığınağıdır,
        Kız insanın kurtuluşudur,
        Gelin insanın baş belasıdır.


Dostluk ve arkadaşlık kavramlarının da belirli anlamları vardı ama dostluktan çok akrabalığın mühim olduğunu “kan sudan daha koyudur” sözünden ve aynı zamanda bu dizelerden anlıyoruz:

    Dostluk bir gün sürer,
    Akrabalık her daim devam eder.


Toplumda sürekli acele eden ve yeterli hazırlığı olmadan bir işe teşebbüs eden insanoğlu kişiler için de şu şekilde iki bir söz vardır;

    Daha tilkiyi yakalamadan
    Boynuna takacağı laleyi hazırlıyor.


Bu söz günümüzde kullanılan “Dereyi görmeden paçayı sıvamak” atasözüne oldukça benziyor.

Sümerler belirli medeniyete sahip olduğu gibi bu uygarlığı koruyacak askeri birikime de sahip olmanın mühim olduğuna inanıyorlardı ve şu sözlerle dile getiriyorlardı:

    Donanımca güçsüz devlet,
    Kapılarındaki düşmanı kovamaz.


Toplum da bu durumdan nasibini almıştı. Onlar da her türlü tehlikeye karşı gözü açık olmanın gerekliliğini şu dizelerle dile getiriyorlardı:

    Bir efendin olabilir bir kralın olabilir,
    Fakat asıl korkulacak adam vergi memurudur!


İnsanlık mental olarak ilerlese de bazı şeyler değişmiyor ve her uygarlık, her insan aidiyet duygusuyla birlikte bir takım şeyleri kendi içinde sınırlı tutuyor ve geçmişe uzanan bir zincirin halkası olmaktansa zinciri yapan olmayı tercih ediyor.

Tabletlerin orijinallerinden bazı bölümler:




Cem Arbag


Referanslar:
1-Kramer,Samuel Noah, Tarih Sümer’de Başlar s.150
2-https://oi.uchicago.edu/sites/oi.uchicago.edu/files/uploads/shared/docs/oip16.pdf
3-arkeofili.com


Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: 10 / 1 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







"36 saatten az sürede 50 ila 80 milyon insanın ölümüne yol açabilir"
Yasak ama cezası yok
Cesaret bulaşıcıdır…
Avrupalı Türk kadınlar ayaklandırdı: "Şerefsizini ifşa et"
Amazonlarla ilgili medyatik zehirlenme kampanyası

AB vatandaşları ABD ve Rusya arasında taraf olmayı reddediyor
Dün 1 Eylül Dünya Barış Günüydü!
Türkiye’yi sarsan 7 Haziran - 1 Kasım 2015 arası
Türkiye ikinci kez Halifelikten vazgeçiyor
Avustralya'ya göç etmek mi istiyorsunuz?

Türkiye ekonomisi: Tünelin ucunda ışık var mı?
Ekonomik kaygı bankalar önünde uzun kuyruklar oluşturdu!
Türk Lirası tehlikeli eşikte…
Borç Hazine’nin kamçısı!!!
İşsizlik rakamları açıklandı. %3.4 artış!

Lila, Lenu, Sisifos
Uzun yaşamanın sırrına erdim
Ölüme ve mezarlıklara bakış açınızı değiştirme vakti!
Yavaş seyahat nedir, nasıl yapılır?
Parkinson hastaları için umut

Ay çöreği
Tarih Sizi Bekliyor! Toledo'nun Hayali!
‘Anlatamıyorum’u dünyanın en çok okunan ikinci şiiri
Zamannın ruhuna aykırı bir sergi
Kendini unutup insanı bulmak

İnsan, Kıyısı olmayan derya - Kuşkularımı gider
Tarihsel olan nesnel olmaya kapalı mı?
Algı çok tanık tek
Bir Süreç Olarak İnsan
Ütopya: Ayakları yerde, başı gökte

Eylemsizliğin Maliyeti: 2050’de yılda 200 milyon kişi yardıma muhtaç olacak
Hayvanlar küresel ısınmaya ayak uyduramıyor!
7 ayda bir yıllık doğal kaynak kullanıldı!
Türkiye, Avrupa'nın ve ABD'nin çöplüğü oldu
Çin’in plastik atıklarının yeni adresi Türkiye

Dünyanın ilk 5G hoteli Gold Coast’ta
Uzay yolcusu kalmasın
Yemek sanatından dövüş sanatından dem vuranlara gelsin. İşte size bilim sanatı.
Anı yakalamak
Yapay Zeka psikiyatrik tedavilerde kullanılacak

Beyin implantları: Nöral devrim mi, düşünce kontrolü mü?
Ölü bedenler çiftliği
Laboratuvarda mutant kertenkele üretildi
Troya'da 11. katman keşfedildi ve kentin tarihi 600 yıl geriye gitti
“Dışkı nakli” koalaların hayatını kurtarabilir

Sydney, dünyanın 5. Melbourne 10. güvenli şehri, Tokyo 1. , İstanbul ise 48. sırada
Türkiye'nin "öfke" haritası..
Kadın olarak yanlız seyahat edecek kadar cesur musunuz?
Dünya nüfusunun %11'i aç!
Avustralya 15’nci Türkiye 66’ıncı sırada…

Donald Trump barış getirebilecek mi?
Rumeli Türküleri Avustralya’da
Doğan Özgüden : özgürlük örneği, hakiki vicdanımız
Reuter mi Karşı-Reuter mi?
Güç Beyin Hasarına Yol Açar mı?

Dinleme adabı
Bakış Açısı
Kayyum
İda Dağı
Adil...

Sümer Atasözleri ve Özdeyişler
Museviliği benimsemiş tek Türk devleti : Hazarlar
İpek Yolu'nun kalbi: Özbekistan
Osman Hamdi Bey.
Ahilik


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar









Basa git