A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

Müzik ile Resmin Dansı

Kategori Kategori: Söyleşi | Yorumlar 0 Yorum | Yazar Yazan: Deniz Günal | 31 Ekim 2017 15:16:47

Geçen hafta Melbourne’da No Vacancy Gallery’de bir resim sergisi açıldı. Hafta içi iş çıkışları ne kadar yorgun olsam, bir an önce eve kapağı atmak istesem de bu sergiye gitmem gerekiyordu. Çünkü sanatçı Türkiye’den Avustralya’ya göçetmiş genç bir kadındı. Beni nelerin beklediğini bilmiyordum ama eğer sergi No Vacancy Gallery’de ise bir özelliği, bir değeri olmalıydı. Ayrıca bir Türk sanatçının yapıtlarını görecek olmanın keyfine değerdi


Daha ilk resimde özgün, özgüvenli, birikimli bir sanatçının yapıtları ile karşı karşıya kaldığımı gördüm. Müthiş bir hazdı. Duvarlara dizili çarpıcı, etkileyici, insanda merak ve güzellik uyandıran yapıtların karşısında olmak.

İçten, candan, enerji ve sevinç saçan bir insan Özlem Yeni. Her hali öyle değildir mutlaka -belki de öyledir :-) - ama müzik skorlarının üzerinde yer alan desenleri ile tam bir uyum içindeydi o gün. Melbourne’da yağmurlu bir günde, kent merkezinde, iş çıkışı kalabalığının teğetinde yapıtlarıyla bütünleşmiş şen bir serüven çağrısıydı.  

Dolayısıyla Özlem Yeni ile bir söyleşi yapmam, bu sergiyi nasıl oluşturduğunu, neden sanat yöneldiğini, neler yapmak istediğini konuşmam gerekiyordu.  Kabul ettiği, yalnızca sanat ürünlerini deği onları yaratan bakışını, yaşamına etkilerini de paylaştığı için kendisine teşekkür ediyorum.


- Özlem, bu sergideki yapıtların ana fikri nasıl çıktı, nasıl oluşturdun? Ana malzemelerini (müzik skorlarının olduğu sayfalar) nasıl ve niye seçtin?

- Sergideki yapıtların ana fikri, her zaman üzerinde durduğum kendimizi ifade etmek için seçtiğimiz yöntemlerimizin her ne kadar farklı olsa da aslında aynı özden beslendiğimiz fikriydi. Bir müzik ya da besteci ile farkım kendimi sanatımı ifade etmek için kullandığım araçlar ama hikaye olarak ya da çıkış noktası olarak aynı duygulardan beslendiğimize inanıyorum bu nedenle de zaman içerisinde antikacılardan topladığım vintage müzik notalarını kullanmaya karar verdim.

- Müzikleri dinleyerek mi yaptın resimleri?

- Tek tek o besteleri, bestecilerini ve bestelerin hikayelerini araştırdım, okudum, müzikleri dinledim. Bende yarattıkları duyguyu ise kendi anlatım aracım olan renklerlerle çizimlerle aktarmaya çalıştım. Müzikleri dinlerken kendimi notaların ellerine bırakıp beni yönetmelerine izin verdim. Elim, kalemim ve fırçam o duygunun kağıda aktarımı için bir araca dönüştü. Hissettiğim ve zihnimde canlanan herşey görsel kodlar aracılığıyla bir bütüne dönüşmüş oldu. Amacım çok katmanlı ve göstergeler arası bir eser yaratarak izleyiciyi bu ilişkiye dahil etmekti. Bu nedenle de eserleri sergi salonunda hem görsel hem de işitsel olarak bir araya getirerek sunduk.

- Çoğu yapıtında  figürlerinde şen, sevecen bir kıvraklık olduğunu düşündüm? Bana mı öyle geldi? :)

- Kesinlikle doğru hissetmiş ve gözlemlemişsin, çünkü eserlerin çoğu gerçektende içsel ritmi yüksek bestelerdi, ben o ritmi figürlerimi kullanarak görselleştirmiş oldum. Bazı besteler ise keskin ve sert tonajlardan oluşuyordu ve bu etki çalışmalarıma da aynen yansıdı. Dediğim gibi ben sadece müziği görselleştirdim.

- Avustralya’da bir sanatçı olmak -sanatla uğraşmak- nasıl, zorlukları kolaylıkları?

- Sanat ile uğraşmak her ülkede kendine has zorlukları ve kolaylıkları barındırıyor. Avustralya’da olmak bu nedenle bana ekstra zorluk getirmedi. Sanat üretmek kendi başına her zaman yaşadığımız bir meydan okuma ve ben bunu farklı bir ülkede yapıyorum hepsi bu!

Sanatın dili evrensel olduğu için, ulaştığınız kitlenin hangi dili konuştuğu da bir engel oluşturmuyor fikrimce! Bir sanatçı olarak kendi figürlerimi genç, yaşlı, kadın, erkek ya da  çocuk olarak ayırmadığım gibi dinsel, ırksal ya da ülkesel de ayırmıyor herkese tüm bu ötekileştirme etiketlerinden  arındırılmış sadece insan olarak yaklaşıyorum, bu nedenle de ürettiğim her yapıt aynı fikirle izleyicisine ulaşsın istiyorum.

Özlem, şimdi biraz  daha sıradan sorularım var ama gerçekten merak ettiğim için soracağım.
Çok teşekkür ederim Deniz’cim ne demek seve seve cevaplayacağım :)

- Sanat senin için nedir?

- Sanat benim için bir değişim aracı.



- Peki  yaşamına ne katıyor? Ne katmasını istiyorsun?

- Ben hayatımızdaki en önemli şeyin sevgi olduğuna inanıyorum. Bu nedenle de sanatımla bir değişim yaratabilmeyi amaçlıyorum. Ulaşabildiğim herkese, bu dünyada barış ve sevgi içinde yaşayabileceğimizi aslında dünya üzerindeki her canlının da zaten bu amaçla güne başladığını ama maalesef aynı günü farklı kaygılar nedeniyle bu amaçtan uzaklaşmış olarak bitirdiğimizi göstermek istiyorum. Bireysel olarak sanatımı tüm insanlığa sevgi aşılayan bir araç olarak ele alıyorum.

- Yani, bunun için mi sanatla uğraşıyorsun?

- Sanatla uğraşıyorum çünkü hayatın güzel yüzünü ve  sevgiyi gösteren ve ölümsüzleştiren başka bir şey gelmiyor aklıma! Hayatımı ve enerjimi bu amaca vakfetmek uğruna ölünecek de en güzel şey sanırım.

- Son olarak da biraz kendinden söz eder misin?

- Ankara’da doğdum. Süleyman Demirel Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümünü kazanınca Isparta’ ya taşındım. Üniversite sürecinde amatör olarak yaptığım sahne tasarımları bana Sahne Sanatları Bölümünde Araştırma Görevlisi kadrosu teklifiyle akademik bir kapı açtı. 1998’te mezun olur olmaz akademik hayatım da başlamış oldu. İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Sahne Sanatları Sahne Tasarımı Anasanat Dalı’nda master ve doktora eğitimimi de tamamladığım 18 yıllık eğitmenlik sürecim ise istifa edip Avustralya’ya taşınma kararımla yerini full time sanatçı olmaya bıraktı. Bu yıllarda sanat yönetmenliği, dans tiyatrosunda sahne tasarımcılığı ve İzmir Mask Müzesinde Sanat Danışmanlığı yapabilme keyfini de yaşadım. Akademide eğitmen olarak çalıştığım süreçte de kişisel sergi açıyor, grup sergilere katılıyordum ama şu an her gün sadece resim yapmanın keyfini ve heyecanını yaşıyorum.

Bir sergim bitmeden diğeri için hazırlanma heyecanını ise kelimelere dökmem zor ama bir sonraki sergimde bunu görsel olarak hissedeceğinize inanıyorum. Bu heyecanla üzerinde çalıştığım “EarthPeople” projesi hayatı ve bizleri sorgulayan seramik heykel ve resimlerden oluşacak bir sergi olacak.  

Melbourne’lu sanatseverlerle birlikte yeni sergini merakla bekleyeceğim Özlem.
Tarih ve yer belli olunca bunu da sizlerle keyifle paylaşacağım. Umarım bu sergide de yollarımız kesişir, sevgiyle.


Özlem’e yeni sergilerinde buluşmak dileği ile başarılar diliyorum.

Sergisi 12 Kasım’a kadar açık. Kendinize bir güzellik yapın. Mutlaka sergiyi ziyaret edin. :-)

https://no-vacancy.com.au/exhibition/3901/

Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: 10 / 1 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







MEB Müsteşarı: Ezberci eğitim geleneklerimize uygun
Merkel’in çatalı ve Polonyalı muslukçu
Bu kafa ile nereye kadar?
“Talan”ın en onur kıranı!!!
“Evrim Bir Gerçektir Ve İnanç Meselesi Değildir”

Bu Trump’a vurulan son darbe mi?
Bütün sağlık bilgilerinize internette bir yerde erişmek mümkün mü?
Sağlık Bakanlığı şehir hastanelerinde kiracı olacak
Avustralya %61 ile eşcinsel evlilikler için 'Evet' dedi
Gerçekten “Yol yapmışlar”

Avrupa Birliği : Türkiye, kara listeye girebilir
Bitcoinin yeni rekoru 8315 Amerikan doları
2018’de dolar 1,97 TL olacak demişlerdi !!!
Dikkat: Emlak balonu patlamak üzere
Cennet'te iki tanıdık daha!!!

Alzheimer : Yüzyılın Belası
Coğrafya
Kütük Siyaseti: Nerelisin?
Atanamayan sol ya da al yazmalının ölümü
İlber Ortaylı: Megalomaninin sonu yok

İnsanlığın Karanlık Yüzü
Tarih ateizm’in insanlar için din kadar doğal olduğunu gösteriyor
Çığlık
Bir tarihi miras daha böyle katledildi
Atatürk kimin çocuğu ?

Atatürk ve Hegel : İki aklın buluşma noktaları
Mutluluk mu dedi biri…
Umut: Canlanan ve Canlandıran Yaşam Enerjisi
Bilmeden İdeolojikleşmeye
Özgürlük Sorumlulukla - Zorunluluk Sınırla

Korkunç rapor: Milyarlarca insan için su felaketi!
Türkiye ‘gıda egemenliğini’ kime karşı, nasıl kaybetti?
Sadece üç senemiz kaldı!
Okyanuslar için verilen 5 tehlike alarmı.
Cinayetin ardından çevreciler buluşuyor

Güneş küresi icat edildi!
Robotlar işinizi elinizden alacak mı?
Dubai'de ilk robot polis göreve başlıyor
Avrupa Parlamentosu robotlu hayata düzenleme
Yeni nesil market!!!

Asurlu tüccarların tabletleriyle Anadolu'da yeni antik kentler bulundu
Körtiktepe'de tarım öncesi yerleşik yaşam tespit edildi
Göbekli Tepe’nin üç taşı, üç rengi
Bir Altın Elbiseli Adam daha bulundu!
Göbekli tepe’de Kafatası Kültü

'İntihar girişimi' patlaması!
“6 Bin ‘AK Troll’ Sosyal Medyayı Manipüle Etti”
İstanbul irtifa kaybedirken Melbourne yerini koruyor
Türk gençleri kaçıyor
Avrupa’nın ilk gelişmiş uygarlıklarının kökenleri Türkiye’den çıktı

Türkler nasıl ve neden müslüman oldu?
Müzik ile Resmin Dansı
UNUTMA-K: BAŞLANGIÇ
Organik aydın, turfanda vekil
Kriz değil, çöküş…

Edebiyat Notları, Eylül - Ekim
Sürdürülebilir
AKIL UZ
İyi kötü
Edebiyat Notları, Temmuz – Ağustos

Ahilik
Nogay Türklerinden Atasözleri
Başkaldırının simgesi Landmesser'in hikayesi
Saha Türkleri
Yeni yıl armağanı hediye e-kitap : Leyla Erbil ile


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar









Basa git