A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri Ekitap Radyo

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

Uzmanlar: Türkiye’nin küresel ısınmayla mücadele politikası yok

Kategori Kategori: Çevre | Yorumlar 0 Yorum | 20 Kasım 2016 23:15:48

Dünya İklim Konferansı’nda sunulan bazı raporlar, Türkiye’nin karnesinin kötü olduğunu ortaya koydu. Bir rapora göre, Türkiye dünyaya en çok karbondioksit salan 58 ülke arasında iklim politikası olmayan tek ülke. Fas’ın Marakeş kentinde dün sona eren Birleşmiş Milletler (BM) Dünya İklim Konferansı sırasında yayınlanan bazı raporlar, Türkiye’nin küresel ısınmayla mücadelede yükümlülüklerini ihmal ettiğini ve iklim politikasında en kötü ülkeler arasında yer aldığını ortaya koydu.

DW Türkçe’nin görüşüne başvurduğu uzmanlar, bu durumu Türkiye’nin fosil yakıtlara bağımlı geleneksel enerji politikalarını sürdürmesine ve yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelik politikalar üretmemesine bağlıyor.



Marakeş’teki BM konferansında, ay başında yürürlüğe giren Paris İklim Anlaşması’nın nasıl uygulanacağı ele alındı. Geçen yıl imzalanan anlaşmayı, havayı en çok kirleten ABD ve Çin’le birlikte bugüne kadar toplam 195 ülke imzaladı, 111 ülke onayladı. Türkiye de imzacı ülkeler arasında ancak anlaşma henüz Meclis’te onaylamış değil.

"Kyoto Protokolü'nü de geç onayladık"

İstanbul Teknik Üniversitesi Meteoroloji Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Profesör Mikdat Kadıoğlu, Türkiye'nin anlaşmayı henüz onaylamamasını, “Bu, herhalde Türkiye’nin öncelikleri arasında değil gibi geliyor bana” diye değerlendiriyor. Kadıoğlu, Türkiye’nin gündeminin çok yoğun olması ve olağanüstü hal sürecinin de bunda etkili olabileceğini belirtiyor. Ancak, “Biz, Kyoto Protokolü'nü de çok geç onaylayan bir ülkeydik” diye hatırlatıyor.

Kyoto, küresel ısınma ve iklim değişikliğiyle mücadeleyi öngören BM çerçevesindeki ilk anlaşmaydı. Türkiye, 1997’de imzalanan anlaşmayı, 2009’da Meclis’te onaylamıştı.

Marakeş’teki Dünya İklim Konferansı sırasında yayınlanan İklim Değişikliği Performans Endeksi-2017 raporuna göre, karbon emisyonlarının yüzde 90’ından sorumlu 58 ülke arasında Türkiye, 51. sırada yer aldı.

Dünyadan 300’e yakın uzmanın yardımıyla hazırlanan endeks, emisyon değeri, emisyon gelişimi, yenilenebilir enerji, verimlilik ve iklim politikalarını değerlendiriyor. Rapor, Türkiye’nin karnesini “çok kötü” kategorisinde değerlendiriyor. Rapora göre Türkiye, 58 ülke arasında iklim politikası olmayan tek ülke.

Türkiye Paris hedeflerini tutturabilecek mi?

Konferansa sunulan London School of Economics'in raporuna göre ise, Türkiye, G-20 ülkeleri içinde orta ve uzun vadeli iklimi koruma yükümlülüklerini yerine getirmeyi ihmal eden 6 arasında. Rapor, Türkiye ile birlikte Arjantin, Avustralya, Kanada, Suudi Arabistan ve ABD’nin geçen yıl Paris’te kararlaştırılan Dünya İklim Anlaşması hedeflerini muhtemelen tutturamayacağını ortaya koyuyor.

İklim değişikliğini durdurmak için sera gazı emisyonlarının sınırlandırılmasını öneren Paris Anlaşması, küresel ortalama sıcaklıklardaki artışı 1.5 santigrat derece ile sınırlandırmayı hedefliyor.

10’dan fazla sivil toplum örgütünün 2012’de bir araya gelerek oluşturduğu Türkiye İklim Ağı, Türkiye’nin ulusal katkı belgesinde, emisyonlarını 2030 yılında 1990’daki seviyenin 461 milyon ton üstüne çıkarmayı taahhüt ettiğini belirtiyor.

Enerji analisti ve Birgün gazetesi yazarı Özgür Gürbüz, bu taahhütü şöyle değerlendiriyor: “Türkiye, hiçbir önlem alınmazsa, 2030’a gelindiğinde 1 milyar 175 milyon ton karbondioksit eş değeri sera gazı emisyonu çıkaracağını söylüyor. ‘Ben bunu 929 milyon tonda sınırlarım' diyor. Şu anda Türkiye’nin emisyonlarının 450 milyon ton civarında olduğunu hatırlatalım. Yani Türkiye, 2030’a kadar emisyonlarını iki katına çıkarmayı planlıyor. Azaltmayı bırakın, yerinde durdurmayı bile hedeflemiyor.”

Kadıoğlu: "Kârdan zarar politikası"


Profesör Kadıoğlu, Türkiye'nin bu önerisini "gelecekteki kirlilikten tasarruf eden bir teklif” olarak yorumluyor: "Türkiye'nin, kârdan zarar gibi bir politikası var. Bana göre, aslında Türkiye’nin politikası pek fazla bir şey yapmamak, bekle-gör politikası izliyor. Genç bir nüfus var, çok işsiz var. Dünyayla rekabette yüksek teknoloji ve verimli enerjiye yatırım yapmayı istemiyor gibi geliyor bana” diyor. Kadıoğlu, Türkiye’nin ihracatta daha ucuz maliyet için enerji üretiminde kalitesiz kömür ve diğer fosil yakıtları tercih ettiğini söylüyor.

Enerji analisti Gürbüz, Türkiye’nin süregiden enerji politikaları nedeniyle 2030’da kişi başına 10 tonun üzerinde emisyon üreteceğini belirtiyor. Gürbüz, aynı süreçte Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin kişi başına düşen emisyonu 5-6 tona indirmeyi hedeflediğini anlatıyor. Bu bağlamda, Türkiye AB’den hızla uzaklaşma yolunda.

Uyar: 2023'e kadar yüzde 100 yenilenebilir enerjiye geçilebilir

Marmara Üniversitesi Enerji Anabilim Dalı Başkanı ve hem Türkiye’de, hem de dünyada bio ve yenilenebilir enerji konularındaki çalışmalarıyla tanınan Profesör Tanay Sıtkı Uyar, Türkiye'nin enerji politikalarının hızla bu alanlara ve enerjinin etkin kullanımına kayması gerektiği görüşünde.

Türkiye’nin Avrupa’nın en rüzgarlı ve güneşli ülkesi ve jeotermalde dünya birincisi olduğuna dikkat çeken Profesör Uyar, "2023'e kadar yüzde 100 yenilenebilir enerjiye geçebilme potansiyeli var. Bu çözümleri uyguladığınız zaman zaten sorun kalmıyor” diyor.

“Ama” diye devam ediyor Profesör Uyar, “AB ülkelerinde standart dışı olmuş buzdolabı, televizyon, klima gibi ürünlerin ithalatını hemen durdurmak lazım. Bütün yeni binaları, kentsel dönüşüm dahil, AB standartlarında, kendi enerjisini üreten sıfır enerjili konutlar olarak inşa etmek lazım. Bunu yapmazsak, bütün o binalar sorunun 80 yıl ertelenmesi anlamına gelecek.”

Kaynak : Deutsche Welle Türkçe | Kürşat Akyol


Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







Zamanın Sessiz Çığlığı: Kırımlı Leyla Hanım’ın Ardından
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü
İran’ın Bombaları, Azerbaycan’ın Direnişi
Aile hekimleri sokağa çıkıyor.
Migros Direnişi ve Kar Düzeninin Açığa Çıkan Gerçeği

Hackerlar FBI'ın Epstein dosyalarına sızdı.
İran Savaşı Aslında Çin'le İlgili
Amerika yine bitmek bilmeyen bir savaşın içinde mi?
Avustralya'dan İranlı kadın futbolculara sığınma hakkı
Amerika ödeme yapabilir, ama yeniden yükleme yapabilir mi?

Yeni Sömürgecilik: Enerji, Mineraller ve Kaynak İmparatorluğunun Geri Dönüşü
Altın Örümceğin Karanlık Ağı, Türkiye’de Altın Piyasası, Suç, Siyaset ve Kapitalist Çürüme
Türkiye’de konkordato alarmı: 2025’te başvurular tarihi zirveye gidiyor
Dijital Yuan Etki Aracı Olarak: Güneydoğu Asya'nın Para Egemenliği ve Stratejik Özerkliği
ABD-Avustralya Kritik Mineraller Anlaşması Pasifik Tedarik Zincirlerinin Geleceğini Nasıl Yeniden Şekillendiriyor?

DSÖ’den korkutan uyarı: Cinsel organlara yerleşen 'melez' parazit kıta değiştiriyor!
Zulüm Normalleştiğinde Merhamet Radikaldir…
Avrupa’da en fazla Türk’ün yaşadığı ülkeler hangileri?
"En ciddiyetsiz nesil": Z kuşağı neden kasten gülünç olmayı seçiyor?
Güney Karolina'nın Unutulmuş Osmanlıları: Sumter Türklerinin Şaşırtıcı Gerçeği

İnsan neden yazar? İçimizdeki toplumsal sorumluluğu aramak
Tora, Stranger Things 5, Upside Down ve İnsan Ruhunun Metafiziği
2025'in Türkiye’deki en önemli 10 arkeolojik keşfi
Osmanlı İmparatorluğu'nda Kahvehaneler: Bir Sosyo-Politik Etki
Osman Hamdi Bey’i bilmeyen varsa bile herhalde Kaplumbağa Terbiyecisi’ni bilmeyen yoktur ya “Mihrap” tablosu...

Einstein'ın hayran kaldığı filozof: Spinoza'nın aklınızı başınızdan alacak radikal fikri
Adalet Kavramına Filozofların Gözünden Bir Yolculuk
KE.KE.ME. (KKM)
Yapay Zeka Felsefesi
Tutunarak kalmak mı? Bulanmadan donmadan akmak mı?

Yeryüzünü fırına çeviren atmosfer olayı: Isı kubbesi
Dünyanın hareket halindeki en eski buzdağlarından biri yaban hayatı cenneti ile çarpışabilir
Yarasaların azalmasıyla bebek ölümlerinin ilişkili olduğu ortaya çıktı.
AB İklim İzleme Servisi: 2024 yazı kaydedilen en sıcak yaz oldu.
Akdeniz'deki yaşam yok oluşun eşiğine gelmiş.

Aynı Ürün Türkiye’de Neden Katbekat Daha Pahalı? % 3,279’luk Fark Gündem Oldu…
Otomotiv devi, 2028'den itibaren insansı robotlarla üretim yapacak.
Avustralyalı teorik fizikçiler: 'Paradoks olmadan zaman yolculuğu yapmak mümkün'
Axiom Raporu: Siber Güvenlik ve Çin-ABD İlişkilerine Etkisi
WhoFi: Wi-Fi sinyaliyle kimlik tespiti dönemi başlıyor.

Roma Yıkım Tabakası Altında Bulunan Mikve, Kudüs’te Dini Pratik, Mekansal Hafıza ve Arkeolojik Tanıklık
Bilim insanları beynin beş farklı yaşam evresinden geçtiğini açıkladı: Kritik dönüm noktaları 9, 32, 66 ve 83 yaş…
Amerika kıtasında 'olmaması gereken' yeni bir insan türü keşfedildi: Checua nedir? Türkler ile bağlantıları var mı?
NASA'nın en kuvvetli teleskobu, evrendeki beklenmedik gelişmeyi ortaya koydu.
İncil'de sözü edilen mistik ağaç 1000 yıllık tohumla yeniden yetiştirildi.

Turist sayısını en çok artıran ülkeler açıklandı.
Bugünün dünyasını şekillendiren, Batı tarihinin unutulan isyan yılı: 1911
Türkiye’de üniversite mezunlarının geliri Avrupa’nın en düşük seviyesinde…
Gerçek işsizlik yüzde 29,6!
Türkiye’de tek kişilik

Aldatılmış Gençlik, İşgal Altındaki Topraklar ve Bitmeyen Emperyal Hayal: Rusya’nın Savaş Makinesinin Karanlık Yüzü
Putin’in Askeri Güç Hamlesi Dünya Barışı ve Türkiye’nin Güvenliği Tehdit Altında
Sessiz Ağ Çin İstihbaratının Türkiye’deki Gölge Faaliyetleri
Gölgedeki Dünya: Özel Dedektiflik Şirketleri ve Modern Casusluk Endüstrisi
Kırım İşgali ve Kırım Türkleri Emperyalizme Karşı Direnişin Sesi

OKKALI YALAN
Yağmur Yağar
TARİH
KADI BURHANETTİN
Ne Şam'ın Şekeri

Paranın, Lidya Sikkesinden Dijital Cüzdanlara Uzanan 5000 Yıllık Hikayesi
Mimar Sinan: Bir Dehanın Yükselişi ve Osmanlı Mimarisinin Zirvesi
İskandinav Göçleri ve Vikinglerin Avrupa Üzerindeki Etkisi
Hümanizm Nedir?
Osmanlı’da kahve kültürü, Osmanlı’da kahve isimleri..


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar










Basa git