A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

Hüsnü Arkan ile müzik ve edebiyata dair

Kategori Kategori: Söyleşi | Yorumlar 0 Yorum | Yazar Yazan: Hatice Deniz | 10 Ocak 2012 02:54:24

Ezginin Günlüğü'nün uzun yıllar solistliğini yapan besteci ve yorumcu Hüsnü Arkan, Kırmızı Kedi Yayınevi'nden çıkan dördüncü kitabı Mino'nun Siyah Gülü'yle, adından yazarlığıyla da söz ettirdi. Hüsnü Arkan, toplum, müziğe ve edebiyata dair söyleştik

Kitap, darbelerin atmosferinde yaşanmış bir dönem romanı. (Mino’nun Siyah Gülü) Darbelere, özellikle 12 Eylül’e neden kadınların gözünden baktınız?

12 Eylül hakkında özellikle araştırma, anı tarzında çok şey yazıldı. Ama edebiyatın bakışı farklıdır, daha bireyseldir. Toplumdan daha da fazla bireylerin etkilenmeleriyle ilgilenir. Bu etkilerin erkeklere özgü bir algı yarattığı ne yazık ki doğru… Tarihin algılanmasında kadınlara yer yok. Bir anlamda buna itiraz etmek istedim. Kadınlar tarihin misafiri değildir. Onlar da erkekler gibi yaparlar ve yıkarlar.

Kitapta kendi besteniz olan 5 Mayıs adlı şarkı, kitabın içinde yer alıyor. Bu romanın ve bu şarkının ortaya çıkmasındaki dışavurum aynı mı?

Roman bir idamla başlıyor. Buna devletin nefret ve intikam duygularıyla adam öldürmesi denir. Adnan Menderes’i de, Deniz Gezmiş’i de, diğerlerini de aynı duygularla astılar. Bu durum, devletin tabiatına aykırı değil ama insanın tabiatına aykırı ilan edilmeli. “Nefret etmeyen bir devlet” ise, hayal edilmeyecek bir şey değil.

Müzik ve Edebiyatla ilgilendiniz. Hem roman yazdınız, hem şarkı bestelediniz hem de yorumladınız. Hangisine daha yakın oldunuz, müziğe mi, edebiyata mı?

Yakınlıkla ya da uzaklıkla ifade edilemeyecek bir şey. Karşı karşıya da konamazlar… Hasbelkader ikisiyle de uğraşıyorum.

"Müzik ve edebiyat, ikisi de bende bir ifadeye dönüşüyor"

Edebiyat ve müzik arasında çok ortak noktalar bulmuş olmalısınız, ( ya da bulacak olsanız ) bunlar nelerdi?

Ben sadece icraatçıyım. Müzik yapıyorum ve roman yazıyorum. Nasıl ki bir roman okuyucusu müzik dinleyicisi de olabiliyorsa, bu da olabiliyor. Bir okuyucu ve dinleyici olarak, edebiyatla müzik arasında nasıl bir kardeşlik buluyorsanız, ben de aynısını buluyorum. Sadece, farklı olarak, ikisi de bende bir ifadeye dönüşüyor.

Şairlerin şiirlerini bestelediniz. Şiire yakın durma çabanız, şarkılarınızı; hayata bakışınızı nasıl etkiledi. Romanlarınızda da şiire yakınlığınızın etkisini gördünüz mü?

Şiirin etkisi kendiliğinden bir etkidir. Herkes çocuk yaşta şiir okumaya başlamaz. Ama şiir, çocuk yaşta okumaya başlayanların ve sonra da okumaya devam edenlerin hayatını temelden değiştirir. Şiirden etkilenmeyenlerin hayatları hakkında bir fikrim yok. Felsefi düşünceye ulaşmak için oradan geçmek gerekiyor. Çünkü şiir bir bilinç biçimidir.

Darbeler (12 Mart, 12 Eylül) hayatınızı nasıl etkiledi, nelere sebep oldu, neleri değiştirdi ya da değiştirmedi?

12 Eylül’ün beni nasıl etkilediğinin önemli olduğunu sanmıyorum ama Türkiye’yi her anlamda yeniden biçimlendirdiğini söyleyebilirim. Hak arama bilincini yok ettiler. Grevleri yasakladılar, sendikaları kapattılar, çalışanların elinden toplu sözleşme hakkını aldılar ve bir daha da geri vermediler. Bütün bunları yapanlar daha sonra liberal ilan edildi ve o sahte liberalizm hâlâ sürüyor…

"Önemli olan sisteme itirazlarınızı dile getirme özgürlüğünüzü koruyabilmenizdir."

Romanınızda siyasal dönemlerin izleri görülüyor. Yıllarca üyesi olduğunuz Ezginin Günlüğü grubu da 90’larda kopuş yaşadı. Bunda da siyasal dönemlerin, ya da dönemlerin getirdiği popülizm ve apolitizm gibi yaptırımların izleri var mıydı? Değişen sistem, dayatılanlar sizin müzik ve çalışma anlayışınızı değiştirdi mi?

Ezginin Günlüğü’nden zamanım yetmediği için ayrıldım. Başka bir nedeni yok. Ezginin Günlüğü, grup olarak, popüler kültürün zaten çok içinde değil. Ama öte yandan, hepimiz zaten bu sisteme bağlıyız. Önemli olan sisteme itirazlarınızı dile getirme özgürlüğünüzü koruyabilmenizdir. Bunu her durumda yapabilirsiniz.

Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: 10 / 2 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







Tuna Nehri’nin kıyısındaki demir ayakkabıların hikayesi
“Ya Hıristiyan veya ateistler haklıysa?"
'Deizmin yaygınlaşmasının sorumlusu siyasetçiler'
500 TL'ye 'noter onaylı' üniversite diploması!
Türkiye’de bir işçinin hayatının bedeli 6 bin lira!!!

Türkiye'de son seçim anketi açıklandı.
Gel de bu başkanın sözüne inan!
Başbakan seçilemeyen Paşinyan'dan genel grev çağrısı
Kaynak sorunundan bahseden hükümetten seçim atağı!
'Türkiye iş kazaları ve meslek hastalıklarında dünya 3'üncüsü, Avrupa 1'incisi'

Seçim ekonomisinin 2018 ve 2019 yıllarına etkisi ne olacak?
Türkiye'de Merkez Bankası, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a kulak asmadı
Türkiye'den 1.1 milyar dolar yerli sermaye kaçtı
6 sıfırlı lira daha güçlüymüş!
Büyük başarı : Dolarda hedef 1.97'ydi 3.92 oldu

ÇOCUK
Tek kullanımlık naylon poşetleri tüm mağazalarından kaldırıyor
Kadınlık hallerı, yaşanmışlıklar : Oğlum ölüyor galiba
Dünyanın en eski şişe mesajı Avustralya'daki kumsalda bulundu
Çocuk gelin sayısında utandıran birincilik

Türk Mitolojisinde Erlik Hanın Yeri Tasviri ve Kökeni
Nebil Özgentürk’ün gözünden: 11 dakikalik Aydin Boysan belgeseli
Robert kolej’de
İnsanlığın Karanlık Yüzü
Tarih ateizm’in insanlar için din kadar doğal olduğunu gösteriyor

Atatürk ve Hegel : İki aklın buluşma noktaları
Mutluluk mu dedi biri…
Umut: Canlanan ve Canlandıran Yaşam Enerjisi
Bilmeden İdeolojikleşmeye
Özgürlük Sorumlulukla - Zorunluluk Sınırla

Yağma ve talanın süresi 49 yıla çıktı
Mercan kayalıkları için 400 milyon dolar
Dünya’nın 6.kitlesel yokoluş olayının eşiğinde
Bu banklar havadaki kiri küçük bir ormandan daha fazla çekiyor
20 yıl sonra Türkiye …!

Kripto para üretiyor olabilirsiniz!
Milyonlarca kişi cep telefonu ile tehlikede!
'Milyonlarca insanın kişisel verileri, ticari ve siyasi amaçla kullanıldı'
Güneş küresi icat edildi!
Robotlar işinizi elinizden alacak mı?

50.000 yıl önce Avustralya’ya ulaşan ilk insanlar gemilerle geldi
Yaratıcı olmak şizofreni riskinizi yüzde 90 arttırıyor
İnsanlar niçin et yemeye başladılar?
DNA’mızın ne ırkı var, ne de milliyeti
Avustralyalı Aborijinler, bilinmeyen bir “insan” türünün DNA'sını taşıyorlar.

15 yılda 20.447 işçi “iş kazalarında” can verdi
Türkiye basın özgürlüğünde 180 ülke arasında 157. sıraya geriledi
AB Komisyonu'ndan tüm zamanların en olumsuz Türkiye raporu...
İslam’da hile: Yeter ki kitaba uydur!
Türkiye'yi kanser eden ürünleri devlet gizledi!

Firavunlar ölür firavunluk kalır
2018’de Mayıs 68
Kürt sorununu cesaretle biz çözeriz!
Her tasavvuf üstadı biraz Freudyendir
Gözaltındaki köle işçiler: Göçmenler

İşletme
Tırnak İçinde
Çatıda Çatlak
Edebiyat Notları, Mart - Nisan
HAD...

İpek Yolu'nun kalbi: Özbekistan
Osman Hamdi Bey.
Ahilik
Nogay Türklerinden Atasözleri
Başkaldırının simgesi Landmesser'in hikayesi


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar









Basa git