A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

Referandumun önemi (3) “EVET” Kazanmazsa / Kazanamazsa

Kategori Kategori: Makale | Yorumlar 0 Yorum | Yazar Yazan: M. Şehmus Güzel | 01 Nisan 2017 07:12:13

Her halk oylaması referandum sayılmaz, sayılmayabilir. Bir halk oylamasının referandum, hakiki ve gerçek (özel olarak iki kelimeyi de yazıyorum) referandum sayılması için gerekli ve zaruri şartlar vardır. Çünkü temsili demokrasiler için “uyarı” ve “kendine gel” aşısı gibi bir rol de oynayabilecek, rayından çıkmış veya çıkmak üzere olana demokrasilerde halkı, seçmenleri temsilden uzaklaşmış olanları uyandırıcı bir rol de oynayabilecek referandum, bu anlamda ve bu bağlamda asil ve asli bir özellik taşıyor.

Hele anayasa değişikliği veya yeni bir anayasanın kabülü için düzenlenen bir referandumda.

Bunun için bu tür referandumlarda nitelikli bir oylama, “ikili çoğunluk” (“double majorité" / duble çoğunluk) tercih edilir : Her devletin kendi idari yapılanmasına göre, belli sayıdaki kantonların (İsviçre’de), illerin, bölgelerin, federal yapılı bir devlette belli sayıdaki federe devletin yarısından çoğunda çoğunluk ile seçim kütüklerine kayıtlı seçmenlerin yüzde elli artı bir çoğunluğu. İkili çoğunlukla referandumun kazanılmasıyla meşruiyetin hakkıyla elde edildiği kabul edilir. Basit çoğunluk değil, nitelikli, ikili çoğunluk. Evet ancak ikili çoğunlukla referandumun sonucuna hakiki meşruiyet kazandırdığı kabul edilir. Geçmiş dönemlerde kimi devlette referandumda yüzde elli artı bir yerine yüzde 60 arandığı bile oldu …

Anayasa değişiklikleri, yeni bir anayasanın kabulü, rejim değişikliği gibi konularda düzenlenen referandumun geçerli olması için asla ama asla basit çoğunukla yetinilemez. Yetinilmemelidir. Evet halk oylamasına katılanların, sadece oy kullananların oylarının çoğunluğu ile yetinilemez. Nitelikli çoğunluk gereklidir. Ve bu da, enazından, iki şartlıdır : Coğrafi alanda çoğunluk, seçim kütüklerine kayıtlı seçmenlerin çoğunluğu … Bir örnek olarak Macaristan’da birkaç ay önce düzenlenen referandumu anımsayabiliriz : Basit çoğunluk sağlanmasına rağmen referandum geçerli sayılmadı. Bu konuda birçok örnek bulunuyor.  

Referandum halkın doğrudan doğruya sözü olması açısından, halktan gelmesi niteliği sayesinde ve kapsadığı konuya üst meşruiyet kazandırdığından, kabulünün de diğer hukuki düzenlemelere göre daha üst düzeyde, daha nitelikli olmasının aranması, tercih edilmesi doğaldır. Bunun içindir ki demokrasilerin daha iyi yürütülmesi, yürümesi, halk(lar)ın yönetimde etkisini somutlaştırma olanağıyla ve değişik türleriyle referandum doğrudan doğruya demokrasinin binbir ve değişik nedenlerle mümkün olmadığı coğrafyalarda ve zaman dilimlerinde ihmal edilemeyecek ciddi, önemli, vazgeçilemez bir teknik, bir araçtır.  En iyi biçimde kullanılması mümkündür. Tersi de. Örneğin referandum cumhuriyetci yapısal dengeyi bozucu nitelik taşımamalıdır, bilhassa kuvvetler arasındaki ayrılığa dokunmamalıdır. Referandumda oy kullananlar figüran konumuna getirilmemelidir. Referandum ciddi bir meseledir, referanduma katılanlar birer aktör, evet hakiki birer aktör olarak görevlerini yerine getirdiklerinde referandum sonucuna da gereken önem verilmelidir.

Referandumda oy sandığına gitmek kadar gitmemek te önem kazanıyor. Bu nedenle referandum sonucunun geçerli olması için seçmen kütüklerine kayıtlı olanların çoğunluğu şartı aranıyor. Oy sandığına kadar gitmek ve beyaz o vermek te önemli. Bunların tümünün dikkate alınması gerekiyor. Sadece basit çoğunluğa sahip bir referandum sonucunun kabul edilmesi doğru olmaz. Böyle bir sonuç geçersizdir.

Türkiye’de referandumun mutlaka olumlu biçimde oylanacağı sanılıyor.  Hesaplar bunun üzerine kuruluyor. Başka bir sonuç beklenmediği için referandum olumsuz sonuçlanınca ne yapılacağı da bilinmiyor. Böylesi bir durumda ne tür kararlar alınacağı da. Oysa oylamanın olumlu biçimde biteceğinin garantisi yok.

Seçmenlerin önemli bir bölümü artık Recep Tayyip Erdoğan’a ve yakın çevresine de bir “ders vermeli !” diyerek hayır oyunu tercih edebilir. O zaman referandumun yaratıcısı, başlatıcısı, birinci oyuncusu ne yapacak ? Bu son derece önemli bir soru? Değişik örneklerinde ve tarihi deneyimlerle öteden beri saptandığı gibi, referandumun özendiricisi, birinci derecedeki savunucusu, “ortadireği”, referandumun olumsuz bir biçimde bitmesiyle artık görevini sürdüremez. Çünkü seçmenler “Hayır” diyerek sadece anayasayı, anayasa değişikliklerini, rejim değişikliğini değil, bunların baş sorumlusunu, referandumla özdeşleşmiş yöneticisini de red ediyor. Bunun başka türlü anlaşılması, yorumlanması da mümkün değildir. Su testisi su yolunda kırılır örneği. Bilinen örnekleriyle referandum yöntemini sık kullanan Charles de Gaulle’ü burada anmanın tam sırasıdır.

Evet Charles de Gaulle başını çektiği her referandum öncesinde, “Önerdiğim konuda ‘evet’ çoğunluğu elde etmezse cumhurbaşkanlığından istifa ederim” dedi. Çekirge gibi bir sıçradı, iki sıçradı, üçüncü de Fransa seçmenleri De Gaulle’ü sobelediler : Nisan 1969’da Fransa’da “Bölgeler yaratılması ve Senato’ya çeki düzen verilmesi” konusundaki referandumda hayır oyları çoğunluğu kazanınca De Gaulle sözünü tuttu ve iktidarı terketti. 1958’den 1969’a onbir yıl iktidarda kaldı : 1958’de kendine uygun yarı başkanlık rejimini kuran Anayasa referandumunun olumlu sonuçlanmasıyla cumhurbaşkanı seçildi, onbir yıl sonra olumsuz sonuçlanan bir referandumla bir daha geri dönmemek üzere siyasetten ayrıldı. Bir referandumla geldi bir diğeriyle gitti. Fransa derin bir nefes aldı.

Bu konuda başka örnekler de var : En son örnek olarak, daha birkaç ay önce, AB’den ayrıl(ma)mak konusundaki referandumun düzenlenmesine öncülük eden, AB’den ayrılmamak için çabalayan ama referandumda ayrılmak sonucunun/Brexit (“British Exit”) çıkması üzerine istifa eden İngiltere Başbakanı David Cameron’u analım.

İşte bu bağlamda sorumuzu yineleyebiliriz :

“Hayır” oylarının çoğunluğu halinde Türkiye’de ne olacak ? Bugünkü cumhurbaşkanı özendiği, oluşumu için yıllardır ugraştığı ve referanduma gidilmesine yol açtığı başkanlık rejimini getirecek anayasa değişiklikleri kabul edilmezse istifa edecek mi ? İstifa ederse sonrasında neler olacak ? Ve benzeri ve yanıtlanmayı bekleyen birçok soru daha var.



Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







Tuna Nehri’nin kıyısındaki demir ayakkabıların hikayesi
“Ya Hıristiyan veya ateistler haklıysa?"
'Deizmin yaygınlaşmasının sorumlusu siyasetçiler'
500 TL'ye 'noter onaylı' üniversite diploması!
Türkiye’de bir işçinin hayatının bedeli 6 bin lira!!!

Türkiye'de son seçim anketi açıklandı.
Gel de bu başkanın sözüne inan!
Başbakan seçilemeyen Paşinyan'dan genel grev çağrısı
Kaynak sorunundan bahseden hükümetten seçim atağı!
'Türkiye iş kazaları ve meslek hastalıklarında dünya 3'üncüsü, Avrupa 1'incisi'

Türkiye kapıya kilit vuruyor
Seçim ekonomisinin 2018 ve 2019 yıllarına etkisi ne olacak?
Türkiye'de Merkez Bankası, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a kulak asmadı
Türkiye'den 1.1 milyar dolar yerli sermaye kaçtı
6 sıfırlı lira daha güçlüymüş!

ÇOCUK
Tek kullanımlık naylon poşetleri tüm mağazalarından kaldırıyor
Kadınlık hallerı, yaşanmışlıklar : Oğlum ölüyor galiba
Dünyanın en eski şişe mesajı Avustralya'daki kumsalda bulundu
Çocuk gelin sayısında utandıran birincilik

Türk Mitolojisinde Erlik Hanın Yeri Tasviri ve Kökeni
Nebil Özgentürk’ün gözünden: 11 dakikalik Aydin Boysan belgeseli
Robert kolej’de
İnsanlığın Karanlık Yüzü
Tarih ateizm’in insanlar için din kadar doğal olduğunu gösteriyor

Atatürk ve Hegel : İki aklın buluşma noktaları
Mutluluk mu dedi biri…
Umut: Canlanan ve Canlandıran Yaşam Enerjisi
Bilmeden İdeolojikleşmeye
Özgürlük Sorumlulukla - Zorunluluk Sınırla

Yağma ve talanın süresi 49 yıla çıktı
Mercan kayalıkları için 400 milyon dolar
Dünya’nın 6.kitlesel yokoluş olayının eşiğinde
Bu banklar havadaki kiri küçük bir ormandan daha fazla çekiyor
20 yıl sonra Türkiye …!

Kripto para üretiyor olabilirsiniz!
Milyonlarca kişi cep telefonu ile tehlikede!
'Milyonlarca insanın kişisel verileri, ticari ve siyasi amaçla kullanıldı'
Güneş küresi icat edildi!
Robotlar işinizi elinizden alacak mı?

50.000 yıl önce Avustralya’ya ulaşan ilk insanlar gemilerle geldi
Yaratıcı olmak şizofreni riskinizi yüzde 90 arttırıyor
İnsanlar niçin et yemeye başladılar?
DNA’mızın ne ırkı var, ne de milliyeti
Avustralyalı Aborijinler, bilinmeyen bir “insan” türünün DNA'sını taşıyorlar.

15 yılda 20.447 işçi “iş kazalarında” can verdi
Türkiye basın özgürlüğünde 180 ülke arasında 157. sıraya geriledi
AB Komisyonu'ndan tüm zamanların en olumsuz Türkiye raporu...
İslam’da hile: Yeter ki kitaba uydur!
Türkiye'yi kanser eden ürünleri devlet gizledi!

Firavunlar ölür firavunluk kalır
2018’de Mayıs 68
Kürt sorununu cesaretle biz çözeriz!
Her tasavvuf üstadı biraz Freudyendir
Gözaltındaki köle işçiler: Göçmenler

İşletme
Tırnak İçinde
Çatıda Çatlak
Edebiyat Notları, Mart - Nisan
HAD...

Museviliği benimsemiş tek Türk devleti : Hazarlar
İpek Yolu'nun kalbi: Özbekistan
Osman Hamdi Bey.
Ahilik
Nogay Türklerinden Atasözleri


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar









Basa git