A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

TAMAM

Kategori Kategori: Nalına Mıhına | Yorumlar 0 Yorum | Yazar Yazan: Metin Atamer | 12 Mayıs 2018 08:44:35

Hüsamettin Bey, mahallemizde sessiz sakin yaşayan bir aile babası idi. Kendisi Devlet Demir Yolları’nda çalışırdı. Sabahları Hüsamettin Bey evden 08:20’de çıkar, iki alt sokağın karşısında ki Kurtuluş Tren İstasyonu’ndan kalkan 08:35 trenine biner, çalışma yeri olan Ankara Garı’na giderdi. İnce zayıf yapısı, koyu gri fötr şapkası vardı. Yaz ve kış bu şapka onun başından eksik olmazdı. Köşe başındaki iki katlı müstakil kırmızı bir evde otururlardı.

Merdivenle çıkılan evin girişinde balkon gibi bir yer vardı, eve oradan girilirdi. Burası aynı zamanda mutfak girişi idi. Hüsamettin beyin evden çıktığını gördüğünüzde, saatlerinizi ayar yapabilirdiniz. Dakik bir hayatı vardı. Akşam 17:25 treni ile istasyona gelir, oradan evine yürürken bazen Kasap Rıza ile konuşur, bazen de Bakkal Mustafa ile kısa sohbet ederdi. Ayakkabı tamircisi Mehmet Ustaya selam vermeden geçmezdi.

Mahallede yaşayan diğer insanlarla fazla bir muhabbeti yoktu. Akşam gelir, mutfak balkonunda küçük çilingir masasını kurar, aheste bir akşam demi yaşardı. Bahçelerinde dut, kiraz ve erik ağaçları vardı. Her sene bu ağaçlar çok verimli olurdu. Mahalledeki çocukların bu ağaçlara musallat olmasına ses çıkarmazdı. Zaten kendi evlerindeki çocuk sayısı dokuz idi.

Biz Hüsamettin Bey’in kızdığını hiç görmezdik. Bunu evdeki çocuk sayısına yorardık. Hüsamettin Bey’in evi iki sokağın kesiştiği yerde ve iki katlı idi. Alt kata girmek için önce üst kattan girmeniz gerekmekteydi. Hüsamettin Bey’in eşi Ayşe Hanım, ufak tefek bir kadındı. Biraz tombul olduğundan, her iki yana yalpa yaparak yürürdü. Her perşembe günü Siyasal Bilgiler Fakültesi’nin karşısında, ana caddenin arkasında kurulan pazara giderdi. Yazları kimi zaman benim validemi de alır, beraber giderlerdi. File taşımak konusunda yetenekli bir kadındı.

Kimi zaman Pazar yerinde hamallar dolaşır ‘taşıyalım’ derlerdi. Ancak ne annem ne de Ayşe hanım bu konuya yanaşmazlardı. Ne de olsa bir hamala verilecek 50 kuruşla birkaç kilo domates alınırdı. Ayşe Hanım’ın dokuz çocuğunun sadece biri erkek, diğerleri kızdı. Her birinin ismi kafiye ile bir birini tamamlayan isimlerdi. Aralarında bir erkek çocuğun ismi Oktay olarak konulmuştu.  Hüsamettin bey akşamları yemeğini yalnız başına balkonda yerdi. Bunun nedenini hiç bir zaman öğrenemedik.

Sekizinci çocuğu Yeter adındaydı ve bizim sınıfta idi. İlkokulda daha birinci sınıfta idik, Yeter, bir kardeşi daha olacağını söyledi bizlere . Yeter’in  hesabına çok sevinmiştik. Yeter ailede 8. çocuk idi ve bunların yedisi kız kardeşti. Ben bu kalabalık aileyi dışardan seyrederken hem gıpta eder, hem de bir evde bu kadar kalabalık aile içinde nasıl yaşanır diye düşünürdüm. Ailede hepsi tahsilleri için çeşitli okullara gidiyorlardı.   

Mahallede yaz kış terlikle dolaşan bir kadın vardı, adına Terlikçi Emine derlerdi. Kendisi alaylı ebelik yapardı. Bir evden diğerine koşardı. Aynı zamanda iğne de yapardı. O gün bir telaşla Terlikçi Emine’nin,  Hüsamettin Bey’in evine koşarak geldiğini gördük. Bir zaman sonra evden çıkarak gittiğini izledik . Evde mutlaka bir olay vardı diye düşündük.  Kısa bir süre sonra sokağa Yeter çıktı. Babası Hüsamettin Bey de eve gelmişti. Evdeki telaşın ne olduğunu hemen sorduk. ‘Bir kızkardeşim daha oldu, Babam onun adını TAMAM koydu‘ diye konuştu.  Yeter’in Tamam isimli bir kız kardeşi olmuştu. Daha sonra Yeter’in hiç kardeşi olmadı, diye hayattan bir kesit aktardım, hem nalına hem mıhına.

Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: 10 / 1 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







Tuna Nehri’nin kıyısındaki demir ayakkabıların hikayesi
“Ya Hıristiyan veya ateistler haklıysa?"
'Deizmin yaygınlaşmasının sorumlusu siyasetçiler'
500 TL'ye 'noter onaylı' üniversite diploması!
Türkiye’de bir işçinin hayatının bedeli 6 bin lira!!!

Türkiye'de son seçim anketi açıklandı.
Gel de bu başkanın sözüne inan!
Başbakan seçilemeyen Paşinyan'dan genel grev çağrısı
Kaynak sorunundan bahseden hükümetten seçim atağı!
'Türkiye iş kazaları ve meslek hastalıklarında dünya 3'üncüsü, Avrupa 1'incisi'

Türkiye kapıya kilit vuruyor
Seçim ekonomisinin 2018 ve 2019 yıllarına etkisi ne olacak?
Türkiye'de Merkez Bankası, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a kulak asmadı
Türkiye'den 1.1 milyar dolar yerli sermaye kaçtı
6 sıfırlı lira daha güçlüymüş!

ÇOCUK
Tek kullanımlık naylon poşetleri tüm mağazalarından kaldırıyor
Kadınlık hallerı, yaşanmışlıklar : Oğlum ölüyor galiba
Dünyanın en eski şişe mesajı Avustralya'daki kumsalda bulundu
Çocuk gelin sayısında utandıran birincilik

Türk Mitolojisinde Erlik Hanın Yeri Tasviri ve Kökeni
Nebil Özgentürk’ün gözünden: 11 dakikalik Aydin Boysan belgeseli
Robert kolej’de
İnsanlığın Karanlık Yüzü
Tarih ateizm’in insanlar için din kadar doğal olduğunu gösteriyor

Atatürk ve Hegel : İki aklın buluşma noktaları
Mutluluk mu dedi biri…
Umut: Canlanan ve Canlandıran Yaşam Enerjisi
Bilmeden İdeolojikleşmeye
Özgürlük Sorumlulukla - Zorunluluk Sınırla

Yağma ve talanın süresi 49 yıla çıktı
Mercan kayalıkları için 400 milyon dolar
Dünya’nın 6.kitlesel yokoluş olayının eşiğinde
Bu banklar havadaki kiri küçük bir ormandan daha fazla çekiyor
20 yıl sonra Türkiye …!

Kripto para üretiyor olabilirsiniz!
Milyonlarca kişi cep telefonu ile tehlikede!
'Milyonlarca insanın kişisel verileri, ticari ve siyasi amaçla kullanıldı'
Güneş küresi icat edildi!
Robotlar işinizi elinizden alacak mı?

50.000 yıl önce Avustralya’ya ulaşan ilk insanlar gemilerle geldi
Yaratıcı olmak şizofreni riskinizi yüzde 90 arttırıyor
İnsanlar niçin et yemeye başladılar?
DNA’mızın ne ırkı var, ne de milliyeti
Avustralyalı Aborijinler, bilinmeyen bir “insan” türünün DNA'sını taşıyorlar.

15 yılda 20.447 işçi “iş kazalarında” can verdi
Türkiye basın özgürlüğünde 180 ülke arasında 157. sıraya geriledi
AB Komisyonu'ndan tüm zamanların en olumsuz Türkiye raporu...
İslam’da hile: Yeter ki kitaba uydur!
Türkiye'yi kanser eden ürünleri devlet gizledi!

Firavunlar ölür firavunluk kalır
2018’de Mayıs 68
Kürt sorununu cesaretle biz çözeriz!
Her tasavvuf üstadı biraz Freudyendir
Gözaltındaki köle işçiler: Göçmenler

İşletme
Tırnak İçinde
Çatıda Çatlak
Edebiyat Notları, Mart - Nisan
HAD...

Museviliği benimsemiş tek Türk devleti : Hazarlar
İpek Yolu'nun kalbi: Özbekistan
Osman Hamdi Bey.
Ahilik
Nogay Türklerinden Atasözleri


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar









Basa git