A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

2018’de Mayıs 68

Kategori Kategori: Makale | Yorumlar 0 Yorum | Yazar Yazan: M. Şehmus Güzel | 12 Mayıs 2018 21:09:08

Aradan elli yıl geçti. Yarım yüzyıl. Sadece Fransa’da değil ondan önce ve ondan sonra değiştirmek eylemine katılan otuz kadar devlette yüzbinlerçe emekçi, öğrenci, genç ve yaşlı, kadın ve erkek ve çocuk sayılabilir. O günlerde amaç değiştirmekti. Varolanı red : Yeniyi getirmek için. Hatta alt-üst etmek, yeni bir şey yaratmaktı amaç.

Aradan geçen zaman diliminden sonra bugün miras olarak ne kaldı ? Her ülkede her kesim kendi deneyiminden kendine göre sonuçlar çıkarabilir. Eylemciler, düzenleyenler, liderler, eyleme katılanlar, seyirci olarak kalmayı tercih edenler, yönetenler, eylemleri engellemeye çalışanlar, güvenlik güçleri, devlet yöneticileri ve ilgi kim varsa tümü.

2010’da yayınlanan FRANSA MAYIS ‘68 (Kibele Yayınları, İstanbul, 399 sayfa,)  isimli kitabımda Fransa bağlamında bu konuya ilişkin düşüncelerimi yaşanmışlıklarla birlikte aktarmaya çalıştım. (1) Birkaç haftadan bu yana Fransa’da yeni hükümetin üniversiteye girişte yeni kurallar getirmeye yönelik seçmeci ve elemeci yasa tasarısına karşı öğrencilerin kitlesel eylemleri, bu eylemlerin SNCF (Demiryolu Ulusal Şirketi/İşletmesi, 140 bine yakın emekçisi var) emekçileri başta pilotların ve diğer işçilerin grevleri ve eylemleriyle yeni boyutlar kazanması ve Mayı 68’in ellinci yılı kutlarımı vesilesiyle o günlerden kalan kısa öykülerden özel bir seçme yaptım. Bugünlere belki katkısı olur ve tarih unut(ul)maz umuduyla :
 
7 Mayıs 1968 : Öğrenciler Champs-Elysées’ye yürüdüler. Zafer Takı’ndaki «Meçhul Asker» anıtı önünde saygı duruşu yapanlar oldu... Tam o sırada bir kadın kalabalığa seslendi : «İl y a plus inconnu que le soldat inconnu, sa mère !» : « Meçhul askerden daha meçhulu var, annesi ! » Evet Mayıs 68, Fransa’da kadınların yeni haklar elde etmesine yol açan kapılardan biri oldu ama eylemler sırasında lider konumunda hemen hemen hiçbir kadına rastlanmadı, eylemlerde kadınlar da ön saflardaydı ama lider, yönetici konumunda asla ! Garip. Özgün, ihtilalci, yenilikçi afişlerinde bile kadın neredeyse hiç yok. « La beauté est dans la rue” afişini saymazsak! Montpellier’de Atelier Populaire’de yaratılan afişte kaldırım taşı atan bir kadın yansıtılıyor. Anımsatak için ekliyorum : O günlerde evli kadının banka hesabı açabilmesi için eşinin izni gerekiyordu ( !)

13 Mayıs : İşçiler ve öğrenciler birlikte dev bir gösteri ve yürüyüş  düzenlediler. Gare de L’Est’ten itibaren yürüyen 600 bin, belki 800 bin kadar göstericiyi filme çeken iki kişi vardı : Jean-Luc Godard, elinde Super 8’lik kamerayla. Claude Lelouch Coutant-Eclair kamerasıyla...
 
Sinema ustalarının desteği eksik olmadı : Her yıl Mayıs ayında düzenlenen Cannes Film Festivali’ne, Godard, Louis Malle ve François Truffaut’nun önderliğinde ara vermek zorunda kalındı. 24 Mayısta Lyon Garı önünde başlayan dev gösteride yürüyenlerin arasındaki şu isimler de anılabilir : Alain Resnais, Louis Malle, Robert Enrico, Michel Piccoli, Jacques Brell, Danielle Darieux, Jean-Pierre Mocky...
 
Yine 13 Mayıs : Göstericiler Saint-Michel Köprüsü’nü geçerken Abidin Dino tam karşıda Bulvar’ın ortasında durmuş resimlerini çiziyordu. O anda fotograf ustası Gökşih Sipahioğlu bu anı ölümsüzleştiriyordu. Fotograf kitabımın arka kapağında. O sırada Güzin Dino, Tiraje Dikmen ve bir süreliğine Paris’e ugramış olan Niyazi Berkes birkaç adım ötede geçenleri izliyor ve zaman zaman alkışlıyorlardı... Abidin çizdiklerini gösteriler sürerken Sorbonne koridorlarında sergiledi. «Sanat sokağa !» sloganı atan öğrenciler bu işi çok beğendiler. Öğrencilerden birkaçı övgülerini resimlerin üstüne yazmaya filan başlayınca bu « işi bilenler » Abidin’e « Eserlerinin tümü graffitilerle donatılmadan sergini toplasan iyi olur » dediler Abidin de öyle yaptı. Mayıs 68 sonrasında bu resimlerin tümüne yakını satıldı. Abidin’in bu konuda güzel bir şakası var : «Mayıs 68’in sonunda iki kişi kazandı : Biri De Gaule, öbürü ben. » ( !!!) Bu resimlerden birkaçı kitabımın değişik sayfalarında yer alıyor. Evet o günlerde Paris’te yaşayan, Paris’i Paris yapanlar arasında « yabancılar » da vardı.
 
23 Mayıs : Gece çatışmalarda polis göz yaşartıcı bombaları yaralamak niyetiyle  öğrencilerin üstüne ve yüzüne doğru atıyor. O sırada fotograf çekmekte olan Gökşin Sipahioğlu yüzüne rastlayan bir göz yaşartıcı bombayla yaralandı. Yıllar sonra Gökşin, bir sohbetimiz sırasında, şunları anlatttı : « Ne iyi ki bomba yüzümde patlamadı, patlasaydı yüz diye bir şeyim kalmazdı. Ama yine de dişlerim paramparça oldu ve basbayağı yaralandım... » Buna karşın Sipahioğlu mesleğini icra etmekten geri kalmadı. O günlerin ve gecelerin en iyi fotoğraflarını çekenlerden biri olan Gökşin bunlardan bir seçmeyi bir kitapta yayınladı : Mai 1968, L’Histoire en Photo, France-İnter ve Scalli, Paris, 2008.
 
O günlerdeki Paris EMNİYET MÜDÜRÜ Maurice Grimaud Mayıs 68 vesilesiyle mutlaka anılmalı : Onun sayesinde çatışmalarda silah kullanılmadı. Çatışmalar kan gölüne dönmedi, dramatik olaylar yaşanmadı. Yine de ölenler oldu, ama Grimaud’nun gençliğindeki solculuğu, 1930’larda faşizme karşı gösterilere katılmışlığı ve yeni dönemin öğrencilerini anlayışla karşılaması ve bilhassa polislerin ateşli silah kullanmasını yasaklaması belirleyici oldu. Adı aşırı sağcıya çıkmış kimi polis birimlerinin müdahalelerden önce mermilerinin alınmasının sıkı sıkıya denetlenmesini ihmal etmedi. Öğrenci temsilcileriyle görüşmekten kaçınmadı. Sıradan bir vatandaş gibi bizzat öğrencilerin arasına karışıp tartıştı. Anılarını aktardığı ve çalışmamda başvurduğum kitabında, Grimaud o günleri ve polis teşkilatının durumunu, yaptıklarını, olayların iktidar açısından değerlendirilmesini anlatıyor. 16 Temmuz 2009’da 96 yaşında vefat ettiğinde ona en büyük övgülerden birinin Daniel Cohn-Bendit’ten gelmesi bu bakımdan şaşırtmadı. « Yere düşmüş bir göstericiyi dövmek kendi kendini dövmektir. » (« Frapper un manifestant tombé à terre, c’est frapper soi-même. ») gibi veciz deyişleriyle bilinen Grimaud için «Mayısın gerçek zaferi Tolérance’dır (toleranstır, hoşgörüdür).»
 
MAYIS 68’İN ÖNEMLİ AKTÖRLERİNDEN BİRİ DE O YILIN MODASI VE OLAYLAR vesilesiyle satışında rekor kırılan TRANSİSTORLU RADYO OLDU. Öğrenci liderlerini gösteriler sırasında düzenli olarak izleyen ve yapılanları anında radyolarıyla aktaran gazeteciler ve onların yardımıyla sadece yapılanları değil yapılacakları da aktaran ve böylece kendi aralarında haberleşmeyi sağlayan öğrenci liderleri bu araçtan epey yararlandılar. Eh o zaman neredeyse herkes te bu araçtan birer tane edindi. En sağlam ve en güvenilir kaynak o günlerde özel radyolardı çünkü. Televizyon hükümetin emrindeydi.  Basının büyük çoğunluğu da. Le Monde en tarafsız yayını yapan gazete oldu ama radyolar tam anlamıyla özgür medya  rolünü oynadılar. Bunun farkına (biraz geç) varan hükümet radyo yayınlarını gösteriler süresince  yasakladı…

(1)Burada Kibele Yayınları’nın değerli yöneticileri, Eşber Yağmurdereli ve Ugur Yağmurdereli’ye, bir merhaba demek ve ellinci yılını kutlama eylemleri içinde bu çalışmanın yeni bir kapak fotoğrafıyla ikinci baskısının yapılmasını önermek istiorum. Eylülde okuyucuya sunulabilirse ne kadar iyi olur. 

 
 

Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







Söylenecek Her Şey Hakında - Çağımızın Üç Kahramanı
Avustralya Başbakanı: Erdoğan'ın sözleri düşüncesiz ve aşağılayıcı; ilişkiler gözden geçirilebilir
Başın Sağolsun Yeni Zelanda
Yeni Zelanda tarihinin en karanlık günlerinden biri : İki camiye silahlı saldırı; 40 kişi öldü, 20'si ağır 48 kişi yaralı
OECD’den Türkiye’ye ‘rüşvet’ uyarısı

Yunanistan Almanya'dan 290 milyar euro savaş tazminatı istiyor
Ömer el-Beşir’in devrilmesi!!!
5 ada Yunanistan’a bırakıldı!
Ne olmuşlar?
Belediye Seçimlerinde tarih yazdı

Trump devrinde petrolün jeopolitiği
Türkiye en sefil 10’uncu ülke oluyor
Soğan fiyatları sonun başlangıcı mı?
Londra swap piyasasında TL’nin gecelik faizi yüzde 700'ün üzerine çıktı.
Erdoğan'ın Harcamaları 25 Kat Arttı!

Pasaportun yolculuğu
“Dünyanın sonuna” gidiyorlar!!!
Narsisizm nedir ve görülme sıklığı neden artıyor?
2019’da bizi bekleyen ölümcül 10 tehlike
2050'de, 60 yaşın üzerinde 2,1 milyar insan var olacak

Parayı giyinmek ya da sanatı yaşamak
Sansüre karşı ‘Yollara Düştük’ belgeseli erişime açıldı!
Türkiye’de 2018’in en çok okunan kitaplar
'3'üncü Boyutta Turhan Selçuk Çizgi Kahramanları'
Dede Korkut UNESCO listesine girdi

Tarihsel olan nesnel olmaya kapalı mı?
Algı çok tanık tek
Bir Süreç Olarak İnsan
Ütopya: Ayakları yerde, başı gökte
Atatürk ve Hegel : İki aklın buluşma noktaları

‘Uyurgezer’ adımlarla felakete doğru
Dünyanın turnusol kâğıdı
2018 İklim Raporu: Dünya'yı kurtarabilecek son nesil biziz
Avustralya’da öğrencile gelecekleri için sokaktaydı…
Küresel ısınma için belirlenen hedeften uzaklaşılıyor

Yapay Zeka psikiyatrik tedavilerde kullanılacak
Wing drone ile kargo servis izni aldı.
Facebook şifrelerinizi yine değiştirmenin zamanı geldi
Pasaport yerine geçecek yüz tanıma yazılımı geliyor
En yüksek radyasyon seviyesine sahip akıllı telefonlar açıklandı

NASA’dan yapılan duyuru ana hatları ile şöyle.
Bulunan fosiller yeni bir insan türüne ait
Tanrılar mı güçlü toplumlardan yoksa güçlü toplumlar mı tanrılardan çıkar
Güle güle Alzaymır
3.6 Milyon yıllık ayak izleri bulundu.

Dünyanın en yaşanılabilir şehri : İstanbul 130 Sydney 11. sırada
Kadınların hak eşitliği oranı Avusturalya'da %96.8 Türkiye'de %79.38
Hukukun Üstünlüğü Endeksi: Türkiye 126 ülke arasında 109'uncu sırada
Türkiye, Rusya, Brezilya ve Endonezya ile aynı kategoride
Türkiye ekonomik özgürlükte sınıfta kaldık

BEKA MEKA
Hangi inanç bu kanlı elleri temizler?
Umudum yok İnadım var!
Göbeklitepe’yi Yapanlar Kimdi?
Hızlı moda ,ucuz giysi, ağır bedel

Kelin Merhemi
Gülliver’in Macerası
Birbirimizi anlamak - ÇİN GÜNCESİ
Yoksul sokağın dükkânları - Çin güncesi
Topal Ördek

Sümer Atasözleri ve Özdeyişler
Museviliği benimsemiş tek Türk devleti : Hazarlar
İpek Yolu'nun kalbi: Özbekistan
Osman Hamdi Bey.
Ahilik


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar









Basa git