A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

Göçmen kaçakçılığı sektör oldu: "Yüzde yüz garantili, risk yok"

Kategori Kategori: Türkiye | Yorumlar 0 Yorum | 16 Ocak 2020 02:28:49

DW Türkçe, sosyal medya aracılığıyla müşteri bularak Türkiye ve Avrupa’ya göçmen kaçakçılığı yapanlarla konuştu. Kaçakçılar, "Polisler cebimizde, stressiz geçiş garanti ediyorum" diyor... ürkiye, Avrupa’ya gitmek isteyen düzensiz göçmenlerin en sık uğradığı ülkelerden biri… Çatışma veya yoksulluk nedeniyle ülkelerini terk edenler, kara ya da deniz yoluyla Türkiye’ye geliyor ve buradan da çoğunlukla Avrupa’ya geçiyor.

Göçmen kaçakçılığı özellikle son yıllarda bir sektöre dönüşmüş durumda. Öyle ki kaçakçılar sosyal medyada her türlü bilgiyi açıkça paylaşıyor. DW Türkçe, sosyal medya üzerinden tanıtım yapan İran ve Afganistan’daki kaçakçılarla konuştu.



Instagram'da göçmen kaçakçıların onlarca hesabı var. Bu hesaplarda sahte pasaportun yanı sıra Türkiye için sahte ikamet de düzenlenebildiği belirtiliyor. İran’da yaşayan H.R.’nin hesabı, bunlardan biri… 2019 Temmuz’da yaptığı bir paylaşımda, dağlık alanda bekleyen bir grup insanın fotoğrafı var. Bin 500 takipçili H.R.’nin profilindeki telefon numarasını arayarak, İran’da askerliğini yapmamış ve pasaportu bulunmayan 20 yaşındaki erkek kardeşinin Türkiye’ye gelmek istediğini belirten bir “müşteri” olarak ulaşıyoruz. Başımızın belaya girip girmeyeceğini sorunca gayet sakin, "Her iki tarafta polisler cebimizde, sorun yok" diyor.

"Daha çok para, daha güvenli ve daha çabuk yolculuk demek"

H.R. kaçak geçiş için üç farklı yol sunuyor: Beş kişiyle bineceğimiz arabayla sınırı geçmek istersek 4 bin TL, 1,5 saat yürüyüşü göze alırsak 3 bin TL, 4 saatlik yürüyüş sonucu sınırı geçmek istersek 2 bin 500 TL…

"Dün Tahran’dan sınırı geçmek isteyen birine yardım ettik, sekiz saat sonra Van’daydı. Daha çok para, daha güvenli ve daha çabuk yolculuk demek…"

H.R., sınırı geçtikten sonra Van merkezde ve Doğubayazıt’ta kalacak yer de ayarladıklarını, yaklaşık 50 kişinin İstanbul’a geçmeden önce 80 metrekarelik koğuşa benzer yerlerde yattığını söyleyerek, "Ama isterseniz ev de ayarlarız" deyip paraya bağlı olduğunu ima ediyor.

Babasının da kaçakçı olduğunu anlatan H.R., bu işi 14 yıldır yapıyor. İran’ın Tahran, İsfahan ve Meşhed şehirlerinden yaşayanları sorunsuz bir şekilde Van üzerinden İstanbul’a getirdiğini iddia ediyor. "İran’dan Van’a vardıktan sonra Türkiye kimliği veriyoruz, İstanbul’a varınca ise kimlikleri geri alıyoruz. Avrupa’ya gitmek isterlerse onu da ayarlıyoruz" diyor.

H.R.’ye göre, sınırı geçmekte herhangi bir risk yok… Tek risk, geri gönderilme olabilir. "Bakkaldan ekmek almak gibi bir şey benim için sınırı geçirtmek" derken kendine güvenli… Kardeşimizi istediği zaman geçirebileceğini söyleyerek, "Mesela iki saat sonra bir Afganla buluşacağım, isterse o da gelsin" diyor.

Peki, ödeme nasıl oluyor?

"Kardeş Türkiye’ye varınca ona vereceğim telefondan seni arayacak. Ödemeyi yaparsın, kardeşin yoluna devam eder."

"Garanti veriyoruz, yüzde 100 güvenli"

Göç İdaresi verileri, 2013’ten bu yana Türkiye’de yakalanan düzensiz göçmen sayısında artış olduğunu gösteriyor. 2013’te 39 bin 890 olan sayı, 2019’da 454 bin 662’ye çıktı. Diğer yandan, göçmen sayısı arttıkça göçmen kaçakçısı sayısı da artıyor. Resmi verilere göre, 2016’da 3 bin 314 olan sayı, 2019’da 8 bin 996 oldu.

Instagram’da denk geldiğimiz bir diğer kaçakçı hesabına yine telefonla ulaşıyoruz. Türkiye-İran sınırındaki bir kentin ismini taşıyan hesabın profilinde, "Garanti veriyoruz, yüzde 100 güvenli" yazısının altında numaralar var. Bir başka paylaşımda görülen haritada, Tebriz’den İstanbul’a ve Tahran’dan İstanbul’a giderken geçilen yollar gösterilmiş. Botta görülen bir grup Afganın yer aldığı videoda ise bir kişinin "Sınırda asker çayla bekliyor" dediği duyuluyor. Üç bin 500 takipçili hesapta, "Bir günde İran’dan Türkiye’ye: Ödeme Türkiye’ye vardıktan sonra", "Her yere en düşük fiyat ve en çabuk şekilde götürüyoruz", "Avrupa’ya geçiş garanti" gibi paylaşımlar var.

"Bak bu pasaporta, polis sahte olduğunu anlamıyor"

WhatsApp üzerinden aradığımız H.A., Tahran’dan İstanbul’a 4 bin lira karşılığında sınırı geçirebileceğini söylüyor. "Sınırdakileri tanıyanları tanıyoruz. Tahran’dan İstanbul’a iki gün, garanti veriyorum" diyor. H.A. da Türkiye’ye vardıktan sonra ödeme alıyor. Orijinalinden ayırt etmesi zor sahte pasaport hazırladıklarını anlatıyor. Telefonu kapattıktan sonra sahte İran pasaportunun gerçeği gibi durduğunu kanıtlamak için video gönderiyor. "Bak bu pasaporta, polis sahte olduğunu anlamıyor" diyor. "Türkiye'den Yunanistan'a geçmek istersen de 15 bin TL" diyor ancak Avrupa ayağıyla A.A. adlı bir arkadaşının ilgilendiğini söylüyor. A.’yı arıyoruz.

"Paranın çoğu sınırdaki memurlara gidiyor"

Kendisi de düzensiz yollarla Sırbistan’a göçen 24 yaşındaki A.A., Afgan bir kaçakçı… Türkiye’den deniz yoluyla Avrupa’ya geçmenin riskli olduğunu, bu yolu hiçbir müşterisine önermediğini söylüyor:

"Şansın yüzde 50. Batma ve geri gönderilme riski var. Yunanistan’a botla gitmek istersen 2 bin 500 euro. Türkiye’den Almanya ise arabayla 8 bin euro… Bulgaristan ve Sırbistan sınırındakileri tanıyoruz. Paranın çoğu sınırdaki memurlara gidiyor."

A.’ya göre göçmen kaçakçılığında artan fiyatların sebebi, memurların daha fazla rüşvet istemesi… Kaçakçılar arasında "rekabet" yaşandığını, Türkiye’den Avrupa’ya geçmek isteyenlerin kaçakçılar tarafından "paylaşılamadığını" söylüyor.

Afgan kaçakçı, işinin çok zor olduğunu, iki senedir kaçakçılık yaptığını, borçlarını ödemesi gerektiğini, başka iş bulamadığını anlatıyor. İddiasına göre, ayda eline geçen para 200 euro…

"Uyuşturucu kaçakçılığından daha az riskli"

Van Barosu'ndan avukat Mahmut Kaçan'a göre, göçmen kaçakçılığının sosyal medyadan bu kadar aleni şekilde yapılması bu alanın bir "endüstriye dönüştüğünü" gösteriyor. Kaçan’a göre, göçmen kaçakçılığının, uyuşturucu kaçakçılığına kıyasla daha az riskli olması daha "popüler" olmasının nedenlerinden biri…

"Göçmen kaçakçılığında sınırı geçmelerine yardım ediyor, paranı alıp gidiyorsun. Ceza alırsan, ki bu pek fazla olmuyor, genelde en fazla altı ay yatıyorsun. Uyuşturucu kaçakçılığında ise yıllarca yatabilirsin” diyor. Ayrıca, yakalanan bazı Türkiye’deki kaçakçıların Farsça konuşarak kendilerini İranlı ya da Afgan göçmen olarak tanıtarak işin içinden sıyrılabildiklerini de aktarıyor. “Böyle bir durumda en fazla sınır dışı ediliyorlar" diyor.

"Teknenin batma riski yüzde 2…"

Bir başka kaçakçının Instagram profilinde Farsça, “Türkiye, Almanya, Yunanistan, Avusturya, İtalya, Fransa’ya kaçak” yazıyor. Instagram hikayesinde, "Bir gün içinde İstanbul için kimlik kartı, oturma izni" ifadelerine rastlıyoruz. Paylaşımlarda ise, "Avrupa'ya kaçak, uçakla yüzde 100 garantili", "Almanya, Fransa’ya göç, Türkiye’den direkt uçuş", "Yunanistan’a giden işte bu deniz yolu", "Değerli yolcularımız Türkiye’de bir yatakhanede", "Göçmenler için Türkiye’ye özel bir yol, yarım saatten az yürüyüş ile yüzde yüz garantili, stressiz", "Yolcular için pasaport ve Türkiye kimlik kartı sağlıyoruz" ifadeleri var.

WhatsApp üzerinden aradığımız N.’ye, pasaportu olmayan Afgan bir arkadaşımızın Avrupa’ya geçmek istediğini söylüyoruz. "Pasaport olsaydı 5 bin dolara alacağımız vizeyle uçağa binip Türkiye'ye geçerdi" diyor.

Fiyatlar şöyle: Afganistan’dan Türkiye’ye arabayla bin dolar, uçakla 5 bin dolar; Türkiye’den Yunanistan ise 2 bin euro… Türkiye’den Yunanistan’dan her hafta yolculuk düzenlediklerini, Kaş’tan Meis adasına geçildiğini, burada göçmenlerle Türkiye’den bir kaçakçının ilgileneceğini, üç gün kampta kaldıktan sonra Yunan polisinin Atina’ya göndereceğini iddia ediyor. DW Türkçe’nin aldığı bilgiye göre, şu anda Atina’ya gönderilen göçmen yok.

"İtalya’ya gemiyle geçiriyoruz ama şu an soğuk, baharda olur. Gemi ile İtalya 7 bin 500 euro, yük gemisi olursa 6 bin euro."

Kaçakçı N., pasaport ayarlayabileceğini, orijinali gibi hazırladıklarını söyledikten sonra, "Türkiye’de nüfus müdürlüğünde tanıdık var. Bir senelik oturma izni alabiliriz. Onun da fiyatı 3 bin lira" diyor. Arkadaşımız yüzme bilmiyor, denizde risk var mı?

"Risk her zaman var. Araba kazasında da ölebilirsiniz. Geçenlerde sınırdan arabayla geçenler kaza yapıp öldü. Teknenin batma riski için yüzde 2 diyebilirim. Bir şeyin olacağı varsa olur."


Kaynak: DW | Burcu Karakaş

Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







Yalnızlık meselesi üzerine
Avrupa'da Covid-19dan ölümler aslında 200 bini aşıyor
Yeni virüs G4 EA H1N1: Nefes borusuna saldırıyor
History Life dergisinde Atatürklü "En Büyük Devrimciler" kapağı
İşçi Sınıfı

Fransa, 28 Haziran 2020 : Belediye seçimleri: Yeşilim Yeşil Yemyeşil
Yeni Zelanda sömürgeciliği hatırlatan heykelleri yıkmaya başladı
Hep bahsettiğimiz sınıf savaşı şu anda oluyor
25 kentte sokağa çıkmak yasak
Yeni Zelanda Başbakanı Ardern'den işverenlere: Haftada 4 gün mesaiye geçmeyi değerlendirin

Salgın küresel ekonomiyi nasıl etkiledi?
Türkiye’de gerçek işsizlik %21.8
10 yıl sürecek buhrana hazır olun
Avustralya da JobKeeper’dan Koronavirüs Desteği'ne kadar, kimler nelerden yararlanabiliyor?
Koronavirüs salgınının 25 milyon işsiz yaratması bekleniyor

Koronavirüs sonrası dünyada uçaklar nasıl görünecek?
Bir hikayem olmasın - 2019’a veda ederken
Avustralya’nın ilk sualtı oteli Büyük Set Resifi’nde açıldı
Lila, Lenu, Sisifos
Uzun yaşamanın sırrına erdim

Frida Kahlo Müzesi sanal ziyarete açıldı
Kaçırmamanız gereken bir gösteri : ‘Marx’ın Dönüşü’ ücretsiz erişime açıldı
Leonardo da Vinci Hazar Türkü olabilir
Ay çöreği
Tarih Sizi Bekliyor! Toledo'nun Hayali!

Değerler Rabbi
“KAOTİKA”
İnsan, Kıyısı olmayan derya - Kuşkularımı gider
Tarihsel olan nesnel olmaya kapalı mı?
Algı çok tanık tek

Anadolu Talan Ediliyor
Yaşam alanları yok olan 100'den fazla türün "acil yardıma" ihtiyacı var!!!
Avrupa kentleri, sıcak hava dalgalarına uyum sağlamanın yollarını arıyor
Eylemsizliğin Maliyeti: 2050’de yılda 200 milyon kişi yardıma muhtaç olacak
Hayvanlar küresel ısınmaya ayak uyduramıyor!

İnternet hızı rekoru kırıldı
Uçan elektrikli otomobil yarışları yakında başlıyor.
5G teknolojisi, radyasyon ve güvenlik açığı
Akıllı Kontakt Lensler Bakış Açınızı Değiştirecek
Google dünyayı değiştirecek keşfi duyurdu: “Kuantum üstünlüğüne ulaştık”

Dünyanın ilk kendini temizleyen, şeffaf, akıllı maskesi, FDA onayı aldı
İsrail bir dakikalık koronavirüs nefes testine başladı
Avustralyalı bilim insanları Covid 19'u 48 saatte yok ediyor
Avustralyalı bilim insanları Koronavirüs aşısı denemelerine başladı
Muhtemelen zaten hayatta!!!

Z kuşağı kimlerden oluşuyor?
BM, dünyada çocuklara karşı işlenen binlerce ihlali belgeledi.
İmparatorlukların başkenti İstanbul’un yoksulluk tablosu içler acısı
Türkiye’de işsizlik rakamı 16 milyonu buldu
Demokrasiden Otokrasiye

İşçilerin Tarihi | Elli yıl önce elli yıl sonra 15-16 Haziran 1970
Görsel ve İşitselin Önemi | Sözlü Tarih Dersleri : Üç
Söz-ün gösterilmesi | Sözlü tarih dersleri : iki
Söz / Sözün Özü
Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın çocuk kısmını kutladık

HİPNOZ
Sarı Kart
BORNOZ
Kuşlar, arılar, kuşkucular ve kuyruklu yalanlar
HİLAFET

Dünyanın İlk Destan Kahramanı: Gılgamış
Antik Çağlarda Kendi Memleketlerine Karşı Savaşan Paralı Askerler
Sümer Atasözleri ve Özdeyişler
Museviliği benimsemiş tek Türk devleti : Hazarlar
İpek Yolu'nun kalbi: Özbekistan


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar










Basa git