A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

Şair Baba ve Ressam

Kategori Kategori: Makale | Yorumlar 0 Yorum | Yazar Yazan: M. Şehmus Güzel | 23 Ocak 2021 11:24:40

GÜNEŞE DOĞRU setinde : Arif Dino gözlüklü, solda, ayaktaki ilk. Nâzım Hikmet, ortada, yorgun, başını omuzuna dayamış yoldaşının. Abidin nerede ? Fotoğrafı çeken Abidin olmasın ? İstanbul’dayız, İpek Film stüdyosunda. Abidin Dino, Nâzım Hikmet’i 1930’ların hemen başında tanıdı. Abidin o günlerde onyedi onsekiz yaşındaydı. Nâzım otuzlarının ilk yıllarında. Nâzım Güneşe Doğru filmini yönetti. Dekorlar Abidin’den. Başrollerden birinde Arif Dino, Ferdi Tayfur ve Mediha ile. Yunanistan yıllarında Arif sinemayla nişanlanmıştı.



O günlerde “Şair Baba” ile genç ressam, dekoratör, sanatcı arasında sıkı bir dostluk doğdu ve sonuna kadar kesintisiz sürdü. Nâzım’ın özgürlük günlerinde ve hapislik karanlığında. Hiç aksamadan. Abidin Usta’yı hapishanede ziyaret etti. Usta Abidin’e mektuplar yazdı. Hatta bu mektuplarında Abidin’in kendisine resim dersi vermesini bile rica etti. Nâzım çünkü Bursa’da “yatarken” resim de yapıyordu... Yanında genç Orhan Kemal.

Bu dostluk ve yakın arkadaşlık daha sonra da devam etti. Ülkedeyken daha çok mektuplarla. Sonra yılllar geçti aradan. İki dost, iki yoldaş, iki kardeş ancak Paris’te biraraya gelebildiler : 1958’in Mayıs ayında. Yanlarında eşleri de vardı. Abidin mecburen Paris’e yerleşmişti. Nâzım Moskova’ya. Oysa her ikisi de İstanbul’da, Bursa’da, Adana’da, Ankara’da, Çorum’da, Mecitözü’nde, Kayseri’de, Kırşehir’de, Diyarbakır’da, İzmir’de, ülkede her hangi bir yerde olmayı tercih ederlerdi. Tanığıyım. Bana inanmayanlar Nâzım’in şiirlerine bir göz atsınlar. Sadece bir göz bile yeter görmek için. Bakan göz için elbette. Abidin ise 1980’lerin başından aramızdan ayrıldığı 7 Aralık 1993’e kadar bana bizzat anlattıklarıyla sıla hasretini taşıdığını gözler önüne serdi. Evet, Abidin ve eşi Güzin Dino birlikte, 1991, 1992 ve 1993’te, “üç yaz”, ülkeye gidip gelebilmişlerdi, ama Abidin ve Güzin artık gurbette değil sılada yaşamak istiyorlardı. Yaşamak özgürce ve özgürce yaratmak için. Abidin’in Türkiye Aşkı hiç sönmedi. Sönemezdi. Adana’dan Ankara’ya, Yumurtalık’tan İstanbul’a, Kayseri’den Mecitözü’ne bu aşk hem ülkesi için hem canları için bir ateş parçasıydı. Alev alev.
 
Nâzım bir gün tek başına ayrıldı aramızdan. Biliyorsunuz.
 
Abidin bizimle bir süre daha kaldı. Ve o süre içinde de Nâzım’a yakın dostluğunu vurgulamak olanaklarını buldu. Bu olanakları kimi kez bizzat yarattı. Nâzım’ın anılması için burada ve orada ve her yerde elinden gelen her şeyi yaptı. İşte bugün onlardan birini anımsatmak istiyorum :
1964’ÜN 8 ARALIK GÜNÜ. PARİS’İN SOĞUK VE YAĞMURLU BİR AKŞAMINDA. O GÜZEL İNSANLAR O AKŞAM, O SAATTE Salle Pleyel’de Nâzım Hikmet’i anma gecesi İÇİN BİRARAYA GELDİLER. Salon tıklım tıklım : Bütün ülkelerin bütün Nâzım hayranları orada. Hoş geldiniz yoldaşlar. Yol arkadaşları.
    
O gece sahnede dört kişi var: Abidin Dino, CNE (Comité National des Ecrivains. Yazarlar Ulusal Komitesi) başkanı Jacques Manoul, Charles Dobzynski ve Aragon.

O gece, piyanoda kompozitör ve müzisyen Philippe-Gérard vardı. Bu sanatcının ismi zaman zaman ünlü aktör Gérard Philipe’in ismiyle karıştırılıyor. Oysa ünlü aktörün soyadında sadece tek P bulunuyor. Hınzırlık olsun diye yapmıştır bunu. Hayır şaka yapıyorum : Gerçek ismi Gérard Philip olduğundan ve sondaki p’nin de okunmasını arzuladığı için Philip’i Philipe biçiminde yazmıştır. Kimi çok bilmişin fransızcadaki “son harf okunmaz” kuralına kayıtsız şartsız uyup soyadını “Fili” diye telafuz etmesini önlemek umuduyla. Abidin’in Fransızca belge ve metinlerde ismini çocukluğundan beri Abidine yazması gibi.

O gece Nâzım Hikmet’in şiirlerini Alain Cuny, Monique Morelli, Hélène Martin, Sylvia Montfort ve Michel Piccoli gibi Fransa’nın o günlerdeki en ünlü sinema ve tiyatro oyuncuları seslendirdiler. Elbettte Anadolu bütün renkleri ve şirinlikleriyle ve tüm dertleriyle kalkıp Paris’e kadar geliverdi. Nâzım bu : Ülkesinden ve ülkesinin insanlarından bahsetmeyecek te ne yapacak ? Şairdir, “Şair Baba”dır ve aynı zamanda tam anlamıyla da öykücüdür. Her şiirinde bir, bazen birkaç hikaye bulunur. Siirsel.

O gece Sartre’ın ve Konstantin Simonov’un mesajları okundu. Sartre “tanıdığı Nâzım’ı” anlattı. Simonov ise yıllarca dostluğunu ve yaratıcılığını yakından görmek olanağını bulduğu yoldaşını. Sonra Aragon ve diğerleri sıkı birer konuşma yaptılar. Bunların tümü veya tümüne yakını 10 Aralık1964 tarihli Les Lettres Françaises’de yayınlandı. Aragon’un genel yayın yönetmenliğini üstlendiği haftalık dergi bir önceki sayısında Nâzım Hikmet’i anma gecesi öncesi şairimizi tanıtıcı bilgiler ve şiirler yayınlamıştı.

O gece, Abidin Dino bildiği, arkadaşlık ve yoldaşlık etttiği Nâzım Hikmet’i anlattı. Abidin’in Nâzım Üstüne isimli kitabında sanatcımızın usta şairimize ilişkin anılarını ve yorumlarını bulmak mümkün.  (İlk kez 2002’de yayınlanan kitabın daha sonra birkaç baskısı yapıldı.)

O gece tıklım tıklım salonda bizden de birçok insan vardı : Hemen aklıma gelen birkaç ismi sıralamak mümkün : Güzin Dino elbettte, kıpır kıpır bir yürekle. Fahri Petek ve eşi Neriman Petek ve belki kızları Gaye Petek te...

Herkesin o gece yaşadıklarına ve hemen sonrasındakilere ilişkin anıları da bulunuyor. Bunlardan o geceye ilişkin kısa ve sevimli anılarını yazanlar da oldu. İşte Zeynep Oral onlardan biridir, onsekiz belki ondokuz yaşında şevimli şirin öğrenci : O Güzel İnsanlar (Cumhuriyet Kitapları, İstanbul, 2007) isimli ve tanıdığı ünlü yazar, şair ve sanatcılara ilişkin anı ve yorumlarını aktardığı kitabında o geceye götürüyor bizi ve şunları yazıyor :
 
“(Yıl 1964’tü. Paris’in dev bir salonunda, Salle Pleyel’de Nâzım Hikmet’i anma gecesi vardı. O gecenin sonunda kendimi Abidin Dino ve Louis Aragon’la aynı masada bulduğumda bulutlar üzerinde uçabilirdim. Kendimi dünyanın en aptal öğrencisi gibi hissettiğim bir anda Abidin Bey benimle dünyanın en akılllı, en yetenekli, en güzel insanıymışım gibi konuşuyordu. Nasıl unutabilirim !)”

Anılarını parantez içinde sunan bizzat yazardır. Kitapta sayfa 16’da.
 
Doğal olarak yazarın o geceye ilişkin anılarını biraz daha ayrıntılı anlatmasını, örneğin anma gecesi sonrasında lokantaya veya “café”ye gittiklerinde yanında Aragon ve Abidin’den başka kimlerin olduğunu ve neler konuşulduğunu, konuşulanlardan anımsadıklarını aktarmasını çok isterdim. Evet doğru haklısınız aradan onca zaman geçti ama kimbilir belki kimi şeyler zamana meydan okumuştur. Ve yazar hafızası da öyle yabana atılır bir nesne değildir hani. Kimbilir bakarsınız bir gün Zeynep Oral Abidin’i anmak için belki Cumhuriyet’teki sütununda, belki Cumhuriyet Kitap’ta, belki başka bir yerde bunları aktarır. Böylece bütün okuyucuları da yararlanmış olur. Çok ta şirin bir şey olur.

NOT : M. Şehmus Güzel Abidin Dino’ya ilişkin dört kitabın ve iki ekitabın yazarıdır :
Abidin Dino ile Söyleşiler, Yazılar : Hayat ve Sanat. Peri Yayınları, İstanbul, 2006.
Abidin Dino (1913-1993), Üç Cilt, Kitap Yayınevi, İstanbul, 2008.
Abidin Dino’ya Dair, ekitap.ayorum.com sitesinde, ücretsiz, 7 Aralık 2019’dan beri.
Abidin Dino Adana’da, Şubat 1943-Mayıs 1945, ekitap.ayorum.com sitesinde, ücretsiz, 4 Aralık 2020’den beri.

Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







Hangi ülke, ne kadar aşı yaptı?
Türkiye’ye kötü haber: Çin aşısı olana AB vizesi yok
Yurt dışından Türkiye'ye getirilen telefonlarda kayıt süresi uzatıldı
302 sağlık çalışanı Koronavirüs nedeniyle hayatını kaybetti
DSÖ'den yeni tür koronavirüse karşı çağrı

Peki, aşı olduktan sonra ne olacak?
İskoçya bağımsızlık referandumu için 'yol haritasını' açıkladı.
Avustralya ulusal marşı yerli Aborjinleri kapsaması için resmen değiştirildi
Avustralya'nın coronavirüs aşısı: ne zaman aşı olacağız, aşı toplumlara nasıl ulaşacak?
Google ve Facebook kullandığı haberler karşılığında medya kuruluşlarına ücret ödeyecek

Türkiye’de rakının fiyatı 19 yılda yüzde 2 bin arttı.
Türkiye rezerv azalışında dünya birincisi oldu
İstanbul'a gelen turist sayısında % 66,4'lük azalma
Türkiye ekim ayına kadar vergi bilgilerini paylaşmazsa AB’nin ‘kara liste’sine alınacak
Liman yapımı için 3 bin yıllık kent yok edilecek

LOSC’TA FUT-ŞENLİK
Hava yolu şirketlerinde sağlık pasaportu hazırlığı!
The Queen's Gambit dizisiyle satranç seti satışlarında patlama yaşanıyor
Mutluluk Müzesi açıldı
Koronavirüs sonrası dünyada uçaklar nasıl görünecek?

Antillerin Omeros’u: Derek Walcott
Mart ayında, türküden klasiğe, masaldan tiyatroya ücretsiz sanat keyfi…
Stefanos Yerasimos ile
Frida Kahlo Müzesi sanal ziyarete açıldı
Kaçırmamanız gereken bir gösteri : ‘Marx’ın Dönüşü’ ücretsiz erişime açıldı

Akıl Önyargıda Kalırsa
Dünden Yarına Bugünler...
Hayatının Öznesi Olmak
Anemnesis / Anımsama
Hikayemize özdeşleşmeden sahip çıkmak

2020'de küresel ısınmanın bedeli çok ağır oldu
İklim Değişikliği ve Küresel Isınma
Muğla'da doğa katliamı... İktidar talan kapısını açtı!!!
Anadolu’da 60 yılda 70'e yakın göl kurudu.
Elektrikle şarj edilebilen hibrit araçlar “kuzu postuna bürünmüş kurt”

Dijital Seyahat Kartı uygulaması 'birkaç hafta içinde' indirilebilecek
Facebook, Avustralya'daki sosyal medya yasasına karşı kullanıcıların haber içeriklerine erişimini kesti
Whatsapp kullanıcılardan ne istiyor?
Uçağa binmemizle inmemiz bir olacak!
İnsan beynini bilgisayara bağlayan Neuralink tanıtıldı.

Ağır koronavirüs vakalarının nedeni ‘lektin proteini’ olabilir
Covid-19’u hafif atlattıysanız Neandertal atalarınıza teşekkür borçlu olabilirsiniz
Almanya'da Covid-19 ilacı da bulundu
Vampir yarasalar hasta olduklarında 'sosyal mesafeyi koruyor'
7.000 yıllık sualtı keşfi, Avustralya’nın tarihini aydınlatıyor

Özgürlüklerde en çok gerileyen ülkeler.. Birinci Mali İkinci Türkiye
Türkiye hiç bu kadar mutsuz olmadı
Salgın Türkiye'de otoriterleşme için araçsallaştırıldı
Freedom House raporu: Macaristan artık bir demokrasi değil
2020 Türkiye'si

Kadınsız / Erkeksiz
YAŞAR!
Kıssadan Hisse
Şair Baba ve Ressam
1946 ve sonrasında sendika tipleri

MECNUN
Hiç Yakışmıyor
REHİNE
ESNAF
KEŞKE

Amerika’da Ayrımcı Politikalar ve Siyahi Mücadele Tarihi
Dünyanın İlk Destan Kahramanı: Gılgamış
Antik Çağlarda Kendi Memleketlerine Karşı Savaşan Paralı Askerler
Sümer Atasözleri ve Özdeyişler
Museviliği benimsemiş tek Türk devleti : Hazarlar


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar










Basa git