A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

Vatandaş Ahmet Efendi

Kategori Kategori: Nalına Mıhına | Yorumlar 0 Yorum | Yazar Yazan: Metin Atamer | 07 Aralık 2021 11:08:16

‘Ahmet efendi sabahın erken saati denilecek bir zamanda kahveye gelip her zamanki masadaki sandalyesine oturdu. Elinde her sabah okuduğu gazete vardı. Erken olduğu için kahveci Bekir daha çayı demlememişti. Eczacı Muammer bey, Konsolos Korkut bey, Bakkal Hamdi daha ortalarda yoktu. Kahveci Bekir Ahmet beyin yanına geldi ‘ Çay mı kahve mi?’ diye sordu. Ahmet bey elini cebine götürdü, cebindeki bozuk paraları çıkardı. Saydı. ‘Bana bir sade kahve yap Bekir,’ dedi. Cebindeki para kahveye yetmekteydi. Ay sonu olduğu için cebine dikkat etmesi gerekmekteydi



Eczacı Muammer bey kahveye daha geç bir saatte gelirdi. Onunla tavla oynamayı çok severdi Vatandaş Ahmet efendi. Tavla çayına oynanırdı ve Ahmet bey, Eczacı beyi yenmekten çok haz duyardı. Bu gün pazardı ve Eczacı beyin kahveye gelmesi gecikirdi. Pazarları aile efradı ile kahvaltı uzun sürer, bu nedenle kahveye öğleye yakın gelirdi. Konsolos Korkut beyin evi yukarı mahallede olduğu için genelde kahveye en geç o inerdi. Korkut bey görevi icabı bulunduğu yabancı ülkelerde başından geçen hikayeleri anlatırken ballandırarak süsler, kahvede bulunan başka insanlar da masanın etrafında halka olup, onu dinlerlerdi. Sohbetine doyum olmazdı Konsolos beyin.

Bugün herkes radyonun başında, hükümetin emeklilere yapacağı zam miktarını açıklamasına odaklanmıştı. Aralık ayının başındaydılar. Bu nedenle hükümetin yeni yılda ne kadar zam yapacağı, hem emekli memurlar için, hem de esnaf için çok önemliydi. Esnafın çok sayfalı veresiye defteri olduğundan, onlar da bu açıklamaya odaklanırlardı. Bütün dengeler bu değerler üzerine kurulu idi. Vatandaş Ahmet efendi kışlık hazırlığını yapmış, odun ve kömürünü almıştı. Eşi Sadberk hanımsa kışlık turşu ve diğer erzakını tedarik edip, hatta köyden gelen tarhanayı, kilerdeki serin bir köşede saklamıştı.’
 
Bu gibi cümlelerle başlardı, rahmetle andığım Şeyh-ül Muharririn Burhan Felek’in pazar günleri sohbet içeren Vatandaş Ahmet Efendi makalesi. Kendisini tanıma fırsatını yakalamış mutlu bir insandım. Bab-ı Ali’de Cumhuriyet gazetesine ziyaretimde, Burhan Felek Usta bir gün İlhan Selçuk’la tanıştırmıştı beni. Daha sonraları 1968 yılında ODTÜ mimarlık fakültesindeki amfide, rahmetle andığım İlhan Selçuk’tan Cumhuriyet ve Kazanımlar konulu bir konferans istemiştik. Kırmadı bizi, çok güzel bir konferans dinlemiştik kendisinden. Bu konferanslar dizisinde birçok değerli insanı zaman zaman davet etmiştik.

Bunların arasında bir de Prof. Dr. Rasim ADASAL’dan ergen yaşın ruhsal yapı değişikliği konulu bir konferans rica etmiştik. Rasim hocanın verdiği konferansı bu gün gibi hatırlarım. Girit lehçesi ile verdiği bu muhteşem söyleşiyi nefesimizi tutarcasına dinlemiştik. Bir insanın dünyaya gelmesini hikaye ederek, yaşamı boyunca geçireceği muhtemel yaşam zorluklarını hikaye ederek, nasıl davranılmasının daha doğru olacağını vurgulamıştı. Erkek ve kadın davranışlarının müşterek zorluklarını anlatmıştı. Kadın ve erkeğin müşterek kurdukları aile içinde hayat mücadelesinde nelere dikkat edilmesini, o tatlı dili ile bize anlatmıştı. Biz de ağzımız açık, kaç saat dinledik bilmiyorum, ancak salonda ayakta duracak boş bir yer bile kalmadığını hatırlarım.

Yine aynı sene  çok sevdiğim İsmet İnönü’den 10 Kasım günü üçlü amfide Atatürk’ün bilmediğimiz yönleri konulu söyleşi yapmak istediğimizi, Ayten Sokaktaki evine giderek rica etmiştik. Bizi kırmadı, siyah Opel marka aracı ile 10 kasım günü üniversiteye geldi. Ayrıca o tarihlerde halk arasında Atatürk’ün İsmet Paşa ile dargın vefat ettiği söylemi vardı. Bu konuya da bir açıklık getirmesini rica etmiştik. ‘Yok böyle bir şey, kim uyduruyor,’ diye bize verdiği cevap sonrasında, konferansta bu konudan hiç bahsetmemesine hayran kalmıştım.
 
Bizim üniversitede okurken bilgi haznemizi nelerle geliştirdiğimizi, bir de yaşadığımız 2000li senelerin içinde yetişen genç nesillerin nelerle uğraşmakta olduğunu hep düşünmekteyim.

Türk lirasının süratle değer kaybetmesini, bu değer kaybı karşısında halkın çaresizlik içinde elinde ve avucundaki birikimini değerlendirmek için çırpınmasını seyretmekteyiz. Bu durum bizim nesli derinden yaralamakta. Yabancı para değer kazanmamakta, bizim paramız değer kaybetmekte. Mevcut yeni nesil geleceğinden endişeli, işsizlik 13 milyona dayanmış durumda.
 
Halkla alay edercesine biri çıkıp ekranlardan ihracatta rekor kırıldığını ifade etmekte. Doğru 215.7 milyar dolar son 12 ayın toplam ihracatı. Ancak son 12 ayda ithalatta da bir rekor kırmaktayız; 269. 2 milyar dolara dayanmış ithalatımız. Ayrıca paramızın değer kaybetmesi sonucunda ülkemizin toplam borç yükü katlanarak artmakta. Yani toptan fakirleşmekteyiz.

Artık kimseye inanmamaktayım. Herkes yalan söylemekte. Hatta devletin resmi kurumları bile bu yalan fırtınası içinde dolaşmakta. TUİK diye bildiğimiz kurumun ülkenin nabzını temsil etmesi gerekirken, ilan ettiği verilerin nerelerden temin edildiğine şüphe ile bakmaktayız. Muhalefet, TUİK verileri konusunda iktidar baskısı ile memurların halkı aldatmak adına verdikleri yanlış bilgilerin, daha sonra hesabının sorulacağını ifade etti. Bu gerçeğe isyan eden Cumhurbaşı ‘Memurumu nasıl tehdit edersiniz’ deme cüretinde bulundu. Halkı aldatmak adına, devlet eliyle yalan verileri halka yaymak ne zamandan beri memurun asli görevidir, diye bir sözüm geldi söyledim hem nalına hem mıhına.

Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: 10 / 1 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







YUSUF DA GİTTİ...
Bir ülke çocuklarının üstünü açık bırakırsa...
Türkiye çocuk asker kullanan ülkeler listesinde
Truva Kalkanı: Suç örgütlerine yönelik küresel operasyonda 800'den fazla kişi gözaltına alındı
Sedat Peker'in açıklamalarında kim kimdir?

Avustralya ve Japonya'dan 'tarihi' savunma anlaşması
Kazakistan'da halk neden sokağa çıktı, göstericiler ne istiyor?
“ADİOS DİCTADURA!”
Avustralya'dan Çin'e Olimpiyat Oyunları'nda 'diplomatik boykot'
Pandora Papers 'offshore'un sır kutusunu açıyor…

Anne Krueger: “Erdonomistler” Türk ekonomisini batırdı!
Çin'den imalat sanayinde robot devrimi
AB'den Çin'in
Dijital TL 2022’de uygulamaya geçecek
Türkiye 'Gri Liste'de.

Ötenazi makinesi “Sarco” İsviçre’de yasal oldu
Yananlar
Zorbalık Nedir? Zorba Kimlere Denir?
Kendisini ahşap kutuda Avustralya’dan Britanya’ya postalayan arkadaşlarını arıyor.
LOSC’TA FUT-ŞENLİK

Sevdakeş – Şiire Dönüşen Şair
Abidin Dino’yu anmak
HAYDİ KALKIN TİYATROYA GİDİYORUZ.
Goya: Ya Sanat Ya Ölüm (Akıl Uyuyunca)
Artvee isimli arama motoru, müzelerde sergilenen eserleri ücretsiz indirme imkânı sunuyor

Kaygıda hüzün, hüzünde kaygı.
“DELİ-LİK”
Kalbi Selim Olalım
Uykuda Sevmek
Akıl Önyargıda Kalırsa

Dünya 2,4 derecelik bir sıcaklık artışına doğru gidiyor
Türkiye iki yıl içinde susuz kalacak.
2020'de küresel ısınmanın bedeli çok ağır oldu
İklim Değişikliği ve Küresel Isınma
Muğla'da doğa katliamı... İktidar talan kapısını açtı!!!

Su ve deterjan olmadan çalışan bir çamaşır makinesi
Akıl okuyabilen robot tasarladılar
Sanal Gerçeklik, Artırılmış Gerçeklik , Metaverse, Sanal Uzay Nedir?
Apple'dan iPhone Uygulamalarına Dev Zam: 1 Dolarlık Uygulama 17 TL Oldu
Yapay Et Şirketi Üretime Hazırlanıyor

Gelecek nesiller için dünyanın kara kutusunu yapıyorlar
Avustralyalı matematikçi, dünyanın en eski uygulamalı geometri örneğini ortaya çıkardı.
Avustralya'da, ejderha tasvirlerine çok benzeyen uçan sürüngen keşfedildi.
İklim şartları, insanın beden ve beyin büyüklüğü üzerinde etkili
İlk ve ikinci dozda farklı Covid aşıları olmak 'iyi bir koruma sağlıyor'

Pandora Belgelerinden çıkan yeni isimler!!!
En çok erişim engeli yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarını konu edinen haberlere getirildi.
Türkiye gülmeyi unutmuş!!!
Dünyada 193 ülke varken, 2020 Tokyo Olimpiyatları'na neden 205 delegasyon katılıyor?
Ülkeler Vatandaşlarını Aşıya Nasıl Teşvik Ediyor?

Paris’te habercilikte 45 yıl
"Ölüm, sınavın sonu: Dirimsiz hayata diriliş"
Tuncer Bulutay’ı unutma
PARİS GÜVERCİNLERİ
Leyla Erbil’in bir mektubu : “Eve Dönüş”

Benden sonra
GÖRMEK İÇİN BAKIN
Layık ve Laik
Paranın Ederi
QUO VADİS DOMİNE

Amerika’da Ayrımcı Politikalar ve Siyahi Mücadele Tarihi
Dünyanın İlk Destan Kahramanı: Gılgamış
Antik Çağlarda Kendi Memleketlerine Karşı Savaşan Paralı Askerler
Sümer Atasözleri ve Özdeyişler
Museviliği benimsemiş tek Türk devleti : Hazarlar


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar










Basa git