A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

HAD...

Kategori Kategori: Nalına Mıhına | Yorumlar 0 Yorum | Yazar Yazan: Metin Atamer | 01 Haziran 2018 05:23:04

‘HAD’ Bu kelimeyi her zaman duyar, işitir, yorumlar, hatta söyleriz. Ancak bunun neyi ifade ettiğini veya hangi durumlarda kullanılması gerektiği üzerinde fazla durmayız. Bazen HAT kelimesi ile HAD karıştırılabilir. Kimileri eski Türkçe`den alıntı yapma adına, kendilerini ifade ederken bazı kelimeleri manalarını bilmeden kullanabilirler. Bazen de bilgili görünme adına eski Türkçe`ye atıfta bulunarak kelimeler kullananlar, vaziyete göre komik duruma da düşebilirler.

Eski Türkçe`de kullanılan bir çok kelime ya Arapça`dan ya da Farsça`dan uyarlanmış kelimelerdir. Böyle bizim yozlaştırdığımız kelimeler Türkçe`de kullanım sahaları bulsa da Arapça veya Farsça`da başka anlamları olabilir.

Ağzı kalabalık olan ve konuşmayı seven insanların, ağızlarından çıkan kelimeleri kimi zaman manalarını tartmadan kullandığında, ifade etmek istediği ile, kullandığı kelimelerin doğru olmadığına şahit oluruz. Biz neyi kast etmiş olduğunu biliriz, ancak kullandığı kelimenin konuyu nereye götürdüğüne de şahit oluruz. Bazen ekranlarda gösterilen önemli kişilerin görüntülerinde, kendilerini ifade ederken yaptıkları hataları düzeltmeleri istenildiği zaman  ‘konuşmamda ifade ederken kullandığım kelimelerin maksadını aştığını kabul ediyorum, ancak verdiğim örneklerde yanılmadığım bir hakikattir’ gibi söylemlerle düzeltmeler yapabilirler. Böyle ifadelerde hata yapan kişi hatasını, kelimelerin yalnış seçildiğinden meydana geldiğini ifade ederek, geçiştirir.

Kimleri yazılı bir metin üzerinden konuşur, kimisi de irticalen konuşur. Yazılı bir metinden konuşanlar mutlaka kağıtta düzeltmeleri önceden yaptığı için, kullandığı kelimeler konusunda şansları vardır. İrticalen konuşan insanlar ağızlarından çıkan kelimelere sahip çıkamaz ve hissiyatlarını da bu kelimelere dökünce geri dönüşü olamaz. Aslında kuruluşunda Büyük Millet Meclisi’nde, Millet Vekillerine verilen teşrii masuniyetin, meclisteki kürsü ile sınırlı verildiğini düşünmekteyim. Bu kürsüden yaptıkları konuşmalarda söyledikleri sözlerle halkı temsil ettiği için, halkın ifadesini dile getirmesinde hukuksal bir mesuliyetlerinin olmaması kabul görülebilir. Aslında bu hukuku biz İtalyan Ceza kanununun 85. maddesinden esinlenerek tatbik etmişiz. Ancak orada ifade edilen ‘anlama ve isteme’  yeteneği devreye girmektedir. Anlama ve istemeden yoksun insanlar olarak küçük çocuklar veya akıl hastaları bu kapsam içindedir. Hukukta Millet Vekillerini bu katagoriye almak doğru olmasa gerek. Bu nedenle teşrii masuniyetin gerçek bir tarifi gerekmektedir.

Şu bir gerçektir ki  Millet Vekillerinin toplumda örnek insan olmaları gerekir. Örnek olan insanların öncelikle mutlak olarak kanunlara, kişi hak ve özgürlüklerine saygı göstermelerinin doğru bir davranış olduğuna yürekten inanırım. Bu nedenle Teşrii Masuniyet kalkanının hiçbir vekile, kürsüdeki konuşmaları haricinde uygulanmamasnın ideal bir yönetim anlayışı kapsamında olduğu doğrudur.

Seçim maratonunda bir kaç haftalık süreç içinde yarışmaya girenler, halka kendi inandıkları konularda bazı vaadlerde bulunabilirler. Bu herkesin en doğal hakkıdır. Bu vaatlerin gerçekliliği üzerinde ayrı tartışılabilir. Yapılabilir veya yapılamaz, bu başka bir konudur. Cumhurbaşkanı adaylarının birbirlerinin verdiği sözleri eleştirme adına ekranlardan ‘’Bu senin ne HADDİNE‘’ deme hakkı omasa gerek diye bir sözüm geldi söyledim hem nalına hem mıhına.  

Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: 10 / 1 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







Avustralya Başbakanı: Erdoğan'ın sözleri düşüncesiz ve aşağılayıcı; ilişkiler gözden geçirilebilir
Başın Sağolsun Yeni Zelanda
Yeni Zelanda tarihinin en karanlık günlerinden biri : İki camiye silahlı saldırı; 40 kişi öldü, 20'si ağır 48 kişi yaralı
OECD’den Türkiye’ye ‘rüşvet’ uyarısı
Almanların %80’i Türkiye’ye seyahat etmek istemiyor

Jacinda Ardern kimdir?
Hollanda'da sağ oylar patladı.
Avustralyalı Bağımsız Senatör Fraser Anning için Change.org'da rekor
Cumhurbaşkanı Buteflika rehin, Cezayir halkı tutsak
Avustralya Kardinali George Pell’e, 6 yıl hapis cezası verildi.

Erdoğan'ın Harcamaları 25 Kat Arttı!
Kripto para kartı çıktı.
Bile bile lades : Üçüncü havalimanı battı
Türkiye’de son 5 yılda 516 bin esnaf iflas etti
Açlık sınırı 2 bin lirayı geçti!

2019’da bizi bekleyen ölümcül 10 tehlike
2050'de, 60 yaşın üzerinde 2,1 milyar insan var olacak
Neden bazı ülkelerde 'çay' bazı ülkelerde 'tea'?
Kız kıza muhabbet, haftada en az iki kez!
Avrupa'da neden sokak hayvanı yok?

Sansüre karşı ‘Yollara Düştük’ belgeseli erişime açıldı!
Türkiye’de 2018’in en çok okunan kitaplar
'3'üncü Boyutta Turhan Selçuk Çizgi Kahramanları'
Dede Korkut UNESCO listesine girdi
Umutsuz ve kitapsız olmayın

Algı çok tanık tek
Bir Süreç Olarak İnsan
Ütopya: Ayakları yerde, başı gökte
Atatürk ve Hegel : İki aklın buluşma noktaları
Mutluluk mu dedi biri…

‘Uyurgezer’ adımlarla felakete doğru
Dünyanın turnusol kâğıdı
2018 İklim Raporu: Dünya'yı kurtarabilecek son nesil biziz
Avustralya’da öğrencile gelecekleri için sokaktaydı…
Küresel ısınma için belirlenen hedeften uzaklaşılıyor

Pasaport yerine geçecek yüz tanıma yazılımı geliyor
En yüksek radyasyon seviyesine sahip akıllı telefonlar açıklandı
Dışkıdan Tuğlaya
Dünya futbol tarihinde bir ilk!
Facebook #10YearsChallenge masum olmayabilir.

Güle güle Alzaymır
3.6 Milyon yıllık ayak izleri bulundu.
“Karbon keşfi” ile, karbondioksiti, kömüre dönüştürdüler…
Düşünceleri okuyan teknoloji bulundu
İlk defa genetiği değiştirilmiş bir primat klonladı

Dünyanın en yaşanılabilir şehri : İstanbul 130 Sydney 11. sırada
Kadınların hak eşitliği oranı Avusturalya'da %96.8 Türkiye'de %79.38
Hukukun Üstünlüğü Endeksi: Türkiye 126 ülke arasında 109'uncu sırada
Türkiye, Rusya, Brezilya ve Endonezya ile aynı kategoride
Türkiye ekonomik özgürlükte sınıfta kaldık

BEKA MEKA
Hangi inanç bu kanlı elleri temizler?
Umudum yok İnadım var!
Göbeklitepe’yi Yapanlar Kimdi?
Hızlı moda ,ucuz giysi, ağır bedel

Seviye
Anahtar
ENSAR
ALGI...
Eko...

Sümer Atasözleri ve Özdeyişler
Museviliği benimsemiş tek Türk devleti : Hazarlar
İpek Yolu'nun kalbi: Özbekistan
Osman Hamdi Bey.
Ahilik


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar









Basa git