A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

SÜRTÜK

Kategori Kategori: Nalına Mıhına | Yorumlar 1 Yorum | Yazar Yazan: Metin Atamer | 09 Haziran 2022 12:12:17

Çocuktuk, ilkokuldan sonra dağın başında bir yatılı okula kaydımız yapıldı. Elimizde bavul, bir hurç içinde yatak ve yorganımızla bu okula bırakıldık. Yaş 11 veya 12, yani çocuğuz daha. Ergen bile değiliz. Sıkı bir disiplin içinde yaşadığımız yüksek bir tepede, 1889 yılında yapılmış olan şato gibi bir okulda bir eylül haftası eğitimimiz başlamıştı. Bu eğitim programında bir ders vardı ki, ilk etapta, anlamakta zorluk çekmiştik ama zevkli bir dersti. ‘ATÖLYE’ adlı altında atölyede çalıştığımız bir dersti.



Atölyede her birimize ilk verdikleri 2 santim kare blok, 8 santim uzunluğunda bir demir parçası idi. Blok demir yanında  bir de demir testeresi verdiler. Atölyede bu demir bloka çekiç görünümü verecek üçgen burun kesmeye başladık. Demir blok kısmını testere ile kesmek kolay olmadı. Bir ders süresinde aldığımız mesafe çok azdı. Düşünün bir kere çocuk gücü ile ders sürecinde birkaç milim kalınlığı kesebilmekteydik.  Üçgeni bitirdiğimizde nerdeyse bayram edecektik. Çünkü testereden sonra elimize bir demir törpü  verdiler.  Biz buna EĞE derdik. Üçgen olarak kestiğimiz yeri eğe ile düzeltmeye başladık. Eğeleme sürecinde atölye dersini veren atölye şefi Garabet Topakbaş, arada gelip demir törpüyü nasıl tutmamız gerektiği üzerinde bize ders verirdi. Törpüyü demir yüzeyine SÜRTEREK sathı düzeltmeye çalışırdık.

Öyle pürüzsüz bir satıh elde etmeye çalışmak, o yaşta, sabır gerektirir. Garabet usta gelip elini demirin üzerinde gezdirip sathın düzgün olup olmadığını kontrol eder, memnun olmazsa biz sürtmeye devam ederdik. Törpü sonrası önce kalın zımpara daha sonra ince zımpara ile yüzeye sürtmeye devam ettik. Üretmeye çalıştığımız çekicin dış yüzeyinin tamamlanması birkaç hafta sürmüştü. Her ders çıkışı, demir yüzeyini düzeltmek için sürttüğümüz zımpara çalışması sonrası, parmaklarımız sızlardı.

Şimdilerde pilli aletlerle yüzey taşlamasını beş on dakikada tamamlamak mümkün olabilir düşüncesindeyim. Daha sonra demir blok ortasına matkapla birbirine yakın üç delik açmak bile birkaç derste tamamlandı. Çünkü demiri delmek işinde ağır hızda kullanılan matkap ve uç kısmına akan sabunlu su ile metalin ısınmamasını sağlardık.  Delme işlemi bittiğinde deliğin içini eğelemeye başladık. Demir eğe ile pürüzlere sürtüp, düz bir satıh elde etmek de zaman aldı. Çünkü bu delikten tahta çekiç sapı geçecekti. Kaba pürüzler aldıktan sonra ise yine elimizdeki zımpara ile iç bölümün yüzeyine sürterek düzeltmeye başladık. Yine Garabet usta gelip çekici eline alarak içine doğru bakardı. Göz kararı sathın düzgün olup olmadığını kontrol ederdi. Düzgün olmazsa SÜRTMEYE devam ederdik.

Yanlış hatırlamıyorsam tahta sap için hazır ettiğimiz çekiç iki ayda bitmişti. Göz nuru, el emeği anlamında söylenen söz bu olsa gerek. Göz nuru - el emeği genelde demir eğesi ve zımpara ile sürtme işlemi olsa gerek.  Sürte sürte bir hal olmuştuk haftalarca.

Hatta çekicin yüzeyine yağ ile birlikte demir tozu dökerek tahta matkap ucu ile çekiç üzerine desenler vermeyi de başarmıştık. O yaşta, tahta kavelayı matkap ucuna bağlayıp demir tozlu yağı metalin sathına sürterek yarattığımız desenlere  hayranlıkla bakardık.

Çekiç bittiğinde bir demir çubuk vermişti Garabet usta hepimize . Bu demir çubuğu bu sefer bir tornavida haline getirmek için aynı işlemlerden geçirip tornavida haline dönüştürmüştük. Tornavida yapmak, çekiçten daha zor bir işlemdi. Yuvarlak demiri ateşte ısıtıp döverek yassı hale getirmek bugün için basit görünse de, 12 yaşında bir çocuk için zor bir işlemdi. Daha sonrası ise eğe ile sürtmek, zımpara ile yüzeyi sürterek düzeltmek işlemleri vardı.

Sonucunda kendi el emeğimizle göz nurumuz, Garabet ustanın sabrı ile iki eser meydana getirmiştik. Çekicin üzerine demir rakamla okul numaramı işlemiştim 843. Bu gün hala bu çekiç bende, 1953 yılındaki el emeği ve göz nurumu hatırlar, sürte sürte neler meydana getirdiğimin anısı olarak saklarım.

Geçtiğimiz haftalarda meclis kürsüsünden bir parti başkanının, gezi olaylarına karışan kadınlar hakkında söylediği ‘SÜRTÜK’ tabirini duyunca ağzım açık kaldı. Ülkemin en önemli koltuğunu işgal eden bir kimsenin böyle bir kelimeyi kullanmasından, yurdum insanı olarak utanmaktayım.

Gezi olaylarında Dolmabahçe Bezm-i alem Camii temizlik görevlisi ve imamı Halil Necipoğlu’nun ‘ Cami içerisinde alkol alan kimse görmedim, bira falan içilmedi ‘ diye beyanat vermesinin neticesinde, Karadeniz Ereğli’sine tayinleri çıktığını izledik. Hatta imamın çok dürüst bir ifadesini bugün gibi hatırlarım: ‘Ben Müslümanım, yalan söyleyemem’. Aynı camii Müezzini Fuat Yıldırım’ın da Kayabaşı köyüne sürüldüğünü biliyoruz.

Ancak topluma her an yalan söyleyerek aldatan insanların hala oturdukları koltuklarda kendilerini Müslüman olarak tanıtmaları, hatta kendini Türkiye ile eş değerde görmesi ne kadar geçerlidir diye bir sözüm geldi söyledim hem nalına hem mıhına.

Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar

Ahmet Cagın { 10 Haziran 2022 11:45:55 }
Yazınızı okuyunca Yapı Meslek ve İnşaat Teknik Liselrini Ateleyeleri gözümde canlandı. Haftadada 10 saat ve genelikle 5 ders block olurdu.
Reşat Şekercioglu ilk Atelye hocamızdı.
Her tezgahın iki çarpraz köşesine sag ve sol ellerini kullanmalarını göz önünde bulundurarak iki ögrenci yerleştirdi.
Benide benim gibi solak olan başka bir Ahmetle aynı tezgaha koydu.Geçeken baktı sen sag elinle çalışıyorsun hani solaktın? Evet hocam solagım ama sol elim yoruldu sag ile devam ediyorum.
İbrahim Çelik okulun kütüphanesini hafızasında taşıyordu sanki. İsmini andıgım bu iki ögretmen bizim dönemin en bilgelerindendi.Yıl sonunda herhangi iki teknik ögretmeninin sorumlugunda staj yapan ögrenciler çevre okulların tamir onarım işlerini yaz tatili sırasında yaparlardı. Ben bir yaz tatilinde böyle bir ekibin içinde bende buludum. Kim bilir yıllar içinde kaç binayı kaç kez yeniledi. Ancak Türkiyeye son gidişimde okulun kapatıldıgını ögrendim....
Diğer Sayfalar: 1.

 

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







İkisi de Hataylı
YUSUF DA GİTTİ...
Bir ülke çocuklarının üstünü açık bırakırsa...
Türkiye çocuk asker kullanan ülkeler listesinde
Truva Kalkanı: Suç örgütlerine yönelik küresel operasyonda 800'den fazla kişi gözaltına alındı

'Erdoğan haber merkezlerini nasıl etkiledi?'
Eski Başbakan Morrison'a soruşturma
HAKİKİ SOL MECLİS’TE
MAKRONİSTAN’IN DÜŞÜŞÜ
OUİ C’EST POSSİBLE

“ Eat. Play. Cash back”
ŞİRİNKFLASYON
Konya kart batağında, Hakkari bankaların takibinde
88 bin milyonerin göç etmesi bekleniyor
İngiltere'de 70 şirkette pilot uygulama: Binlerce işçi haftada 4 gün çalışacak

Avrupa’nın ardından ABD’de maymun çiçeği virüsü alarmı
Ötenazi makinesi “Sarco” İsviçre’de yasal oldu
Yananlar
Zorbalık Nedir? Zorba Kimlere Denir?
Kendisini ahşap kutuda Avustralya’dan Britanya’ya postalayan arkadaşlarını arıyor.

NECO’YU NASIL BİLİRSİNİZ?
Sevdakeş – Şiire Dönüşen Şair
Abidin Dino’yu anmak
HAYDİ KALKIN TİYATROYA GİDİYORUZ.
Goya: Ya Sanat Ya Ölüm (Akıl Uyuyunca)

O kadar da şey etmeyin yani
Sandık Lekesi
Seni Kaldır Beni Kaldır…
Yenilenmek
Injured

Akdeniz’e Türkiye’den günde 144 ton plastik atılıyor
Avustralya’nın doğası hiç olmadığı kadar tehlike altında
Dünya 2,4 derecelik bir sıcaklık artışına doğru gidiyor
Türkiye iki yıl içinde susuz kalacak.
2020'de küresel ısınmanın bedeli çok ağır oldu

Su ve deterjan olmadan çalışan bir çamaşır makinesi
Akıl okuyabilen robot tasarladılar
Sanal Gerçeklik, Artırılmış Gerçeklik , Metaverse, Sanal Uzay Nedir?
Apple'dan iPhone Uygulamalarına Dev Zam: 1 Dolarlık Uygulama 17 TL Oldu
Yapay Et Şirketi Üretime Hazırlanıyor

Kanser hücrelerini öldüren virüs hastalar üzerinde olumlu sonuç verdi
Çin'de havadaki Covid-19'u tespit eden maske geliştirildi
Orta Çağ'da Bir Mühendislik Dehası Cezeri
Tarihi değiştirecek yazıt… İlk kez geçiyor
Bilim insanları, soyu tükenmiş Tazmanya Kaplanı’nı gen düzenleme yoluyla geri getirmeyi planlıyor

Dünya genelinde 771 milyon kişi okuma yazma bilmiyor
Türkiye’de en mutlu insanlar Ege’de yaşıyor
Yoğun zihinsel faaliyet neden yorgunluğu tetikliyor?
Dünyanın en mutlu ülkesi Finlandiya
Dünyanın en mutlu ülkeleri belli oldu: Avustralya 12 Türkiye 112 inci sırada

Bir film, bir kitap, bir anı
“FIRIN”DAN ÇIKTIK
UMUMİ VAZİYET: YANGIN VAR!
BİR AKŞAM ÜSTÜYDÜ
Rusya, “uluslararası hukuku” ihlal mi ediyor yoksa inşa mı ediyor?

DARB-I MESEL
ISIDAM
Dünyanın 8 Harikası
RUH...
30 Ağustos’a Doğru

Amerika’da Ayrımcı Politikalar ve Siyahi Mücadele Tarihi
Dünyanın İlk Destan Kahramanı: Gılgamış
Antik Çağlarda Kendi Memleketlerine Karşı Savaşan Paralı Askerler
Sümer Atasözleri ve Özdeyişler
Museviliği benimsemiş tek Türk devleti : Hazarlar


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar










Basa git