A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri Ekitap Radyo

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

Çocuk ve Allah..............

Kategori Kategori: Berlin Günceleri | Yorumlar 0 Yorum | Yazar Yazan: Gültekin Emre | 03 Mayıs 2010 04:51:04

On bir dil bilen bir hanımla Nâzım Hikmet'i konuşmak ilginçti. Babası yakından tanıyormuş şairimizi. Başımı döndürdü bu çokdilli hanım. Babasının yirmi altı dil bildiğini söylemesi ise, benim için hiç de sürpriz olmadı. Bu kadar çok dil bilen biri, bu kadar çok insan mı yani şimdi? Öyle olmalı.

5 – 11 Nisan
5 Nisan, Pazartesi
 
Son hızla Kadın Öykülerinde Avrupa’nın giriş yazısını yazmaya başlayacaktım, olmadı.
 
Attilâ İlhan’ın şiirine eğildim. Cumartesi günü yapacağım konuşmanın metinini hazırlamaya giriştim son sürat.
 
Onun serüvenci yanını bir kez daha teslim ettim. Şiirini dünyanın çeşitli ülkelerine, devrim mücadelelerine yollayan Attilâ İlhan, ritme, vurucu dizelere ağırlık vermeyi seviyor. Ayrıca sinemanın olanaklarını da sonuna kadar şiirlerinde kullanıyor, görsel imgeler ağırlıkta yer alıyor dizelerinde bu nedenle.
 
1946’da CHP’nin düzenlediği şiir yarışmasında ikincilik ödülünü alıyor “Cebbaroğlu Mehemmed” şiiriyle. Aynı yarışmada Cahit Sıtkı Tarancı “35 Yaş” şiiriyle birinci olurken, Çocuk ve Allah gibi dev bir kitabı yayımlayan Dağlarca üçüncü oluyor.
 
Aynı Dağlarca ilk kitabı Havaya Çizilen Dünya (1935), Daha (1943), Çakırın Destanı (1945), Taş Devri (1945) gibi önemli kitaplarını da yayımlamıştı Çocuk ve Allah’tan (1940) başka.
 
Attilâ İlhan’ı anlatması hiç de kolay değil: Onca romanından, tematik denemelerinden, senaryolarından, tek öykü kitabından da söz etmek gerekecek.
 
 
6 Nisan, Salı
 
Dün çalışamadım ya Kadın Öykülerinde Avrupa’ya, bugün de yalnızca bu dosyaya çalıştım.
 
Sel Yayınlarıyla telefonlaşma, yazışmanın yanında giriş yazımı hale yola koyduğumu sanıyorum. Şimdi dinleniyor. Bu arada arka kapak yazısını da çıkartacağım, artık yarın.
 
Kitap, adım adım basıma doğru gidiyor. Kapak düzenlemesi bakalım nasıl olacak, çok merak ediyorum. Taze, yenilikler içeren gönlüme sinen bir kitap olacak Kadın Öykülerinde Avrupa. Dönem öykülerinin yanında günümüzün bakışı da iç içe geçiyor.
 
Bitse de kurtulsam diyemeyeceğim bir çalışma bu. Zevkli ve besleyici üstelik.
 
 
7 Nisan, Çarşamba
 
Roman Kahramanları’nın 2. sayısı geldi. Dergi dopdolu. Vedat Türkali’nin Bir Gün Tek Başına’sının Kenan’ı, Latife Tekin’in Sevgisiz Arsız Ölüm’ünün Dirmit’i, Falubert’in Madam Bovary’sinin Emma’sı, Michael Ende’nin Momo’sunun Momo’su... bu sayının roman kahramanları.
 
Romanlar, kahramanlar arasında gezinme, onlarla birlikte olma...
 
Dergi günümü farklı kılmaya yetti. Bir çırpıda yarısını okuyuverdim. Benim de Ferit Edgü’nün Yaralı Zaman romanı üzerine yazdığım yazı yer aldı bu sayıda. Yeni sayı için Sabahattin Ali’nin Kürk Mantolu Madonna’sının kahramanı Raif Efendi’yi yazmak istiyorum. Büyük bölümü Berlin’de geçen romanın kahramanı ilginç biri bana göre.
 
 
8 Nisan, Perşembe
 
Adil İzci’nin Çınlama kitabım üzerine benimle yapmak istediği söyleşinin sorularıyla boğuştum bütün gün. Sözü fazla uzatmadan Çınlama’nın kulak çınlamam nedeniyle gittiğim kür kliniklerinde doğduğundan başlayıp şiirlerde fazlaca yer alan benzetmelere kadar uzandım yanıtlarımda. Her gün iki şiir yazmış ve bir de günlük tutmuştum.
 
İlk kez bir şiir kitabı günlüklerle birlikte yayımlanıyor. Günlükler şiirlerin arka avlusunu oluşturuyor. Şiirleri açıklama derdinde değil günlükler. Şiirlerin geçtiği mekânı, ortamı gösteriyor yalnızca.
 
Şiirlerle mekânların ruhunun kopmaz bir bağı var çünkü. Zorlanmadığım bir söyleşi oldu bu.  Kitap, biçimsel ve içeriksel bütünlüğe sahip. Onun için de farklı, dağınık şiirleri bir araya getirmiyor.
 
 
9 Nisan, Cuma
 
Bütün gün Kadın Öyküleri’nde Avrupa’nın giriş ve arka kapak yazılarının taslağıyla uğraştım. İşin, benim açımdan en zor yanına geldi sıra. Öykülerin izinleri de geldi sayılır.
 
Tomris Uyar ve Tezer Özlü’ için YKY izin gelecek ama Leylâ Erbil için kimden izin alınacak bilmiyorum.
 
Leylâ Erbil’in telefonunu yollayacak bana yayınevi, kendisiyle telefonlaştıktan sonra zaman belli olacak durum. 
 
Kapak için aklıma hiçbir şey gelmiyor değil. Tren, uçak, sokaklar, insanlar, kilise binası gibi bir şeyler olabilir arka planda. Heyecan verici bir çalışma oldu bu.
 
Bu tür tematik seçkileri seviyorum ben. Aklımda henüz bir başka çalışma yok diyecektim ama, var. Türk Edebiyatında Viyana. Biraz işi hızlandırmam gerekiyor yalnızca. Çok yavaştan aldığım için fazla bir yol alamadım.
 
 
10 Nisan, Cumartesi
 
Başımı alıp gitme duygusu yine depreşti. Ah, bu berbat havalar, ah! Sabahattin Ali, Kürk Mantolu Madonna’da “Berlin’de senenin ancak yüz gününde hava açık ve güneşli, iki yüz altmış beş gününde kapalıdır.” cümlesi aklımdan çıkmıyor bir türlü.
 
İçim çok sıkıldı hep havadan konuşmaktan, sızlanmaktan. Kalbimin yarısı Ayvalık’ta ama bu da kurtarmıyor beni.
 
Sabahattin Ali’nin bu romanını okuyorum yeniden. Unuttuğum ne çok ayrıntı varmış meğer. Berlin’in merkezi de anlatılıyor romanda. Roman ilk 1943’te yayımlanmış. Sabahattin Ali, 1928-1930 yıllarında Berlin’de, Potsdam’daydı. Bu kentte kaldığı günlerin Berlin’ini yazıyor. Yani 80 yıl öncesini. Çok şey değişti kentte elbette. Onun kentte olduğu günleri yaşıyorum sanki.
 
 
11 Nisan, Pazar
 
Hint lokantasındaki öğle yemekli 75. yaş kutlaması pek parlak değildi. Lokanta soğuktu. Sonra ısındı ama Rahime’nin omuzu da tutulmuş oldu bu arada.
 
Saat on birde gittik, o saatte buluşulacaktı çünkü ve kahvaltı diye yazıyordu davetiyede. Bir buçukta ilkin acılı bir çorba geldi, yarım saat sonra da yemekler. Şarap da yemekten sonra. Tatlı yerine isteyene dondurma ve kahve vardı. İlginç Türkologlarla tanıştım, ona seviniyorum.
 
On bir dil bilen bir hanımla Nâzım Hikmet’i konuşmak ilginçti. Babası yakından tanıyormuş şairimizi. Başımı döndürdü bu çokdilli hanım. Babasının yirmi altı dil bildiğini söylemesi ise, benim için hiç de sürpriz olmadı. Bu kadar çok dil bilen biri, bu kadar çok insan mı yani şimdi? Öyle olmalı.
 
 

Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







Atlas’tan Tüm Türkiye’ye Çağrı Çocukları Korumak Devletin Görevidir, Gelecek Nesiller İçin Mücadele Şart!
Saraçhane: Gençliğin Ayağa Kalktığı Gece ve Sessizliği Yırtan İrade
Zamanın Sessiz Çığlığı: Kırımlı Leyla Hanım’ın Ardından
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü
İran’ın Bombaları, Azerbaycan’ın Direnişi

Ülkelerin birbirini 'eğlence olsun diye' vurabildiği yeni dünya düzeni
Hackerlar FBI'ın Epstein dosyalarına sızdı.
İran Savaşı Aslında Çin'le İlgili
Amerika yine bitmek bilmeyen bir savaşın içinde mi?
Avustralya'dan İranlı kadın futbolculara sığınma hakkı

Von der Leyen, AB'nin ticaret anlaşmasında sona yaklaştığı Avustralya’yı ziyaret edecek.
Yeni Sömürgecilik: Enerji, Mineraller ve Kaynak İmparatorluğunun Geri Dönüşü
Altın Örümceğin Karanlık Ağı, Türkiye’de Altın Piyasası, Suç, Siyaset ve Kapitalist Çürüme
Türkiye’de konkordato alarmı: 2025’te başvurular tarihi zirveye gidiyor
Dijital Yuan Etki Aracı Olarak: Güneydoğu Asya'nın Para Egemenliği ve Stratejik Özerkliği

DSÖ’den korkutan uyarı: Cinsel organlara yerleşen 'melez' parazit kıta değiştiriyor!
Zulüm Normalleştiğinde Merhamet Radikaldir…
Avrupa’da en fazla Türk’ün yaşadığı ülkeler hangileri?
"En ciddiyetsiz nesil": Z kuşağı neden kasten gülünç olmayı seçiyor?
Güney Karolina'nın Unutulmuş Osmanlıları: Sumter Türklerinin Şaşırtıcı Gerçeği

İnsan neden yazar? İçimizdeki toplumsal sorumluluğu aramak
Tora, Stranger Things 5, Upside Down ve İnsan Ruhunun Metafiziği
2025'in Türkiye’deki en önemli 10 arkeolojik keşfi
Osmanlı İmparatorluğu'nda Kahvehaneler: Bir Sosyo-Politik Etki
Osman Hamdi Bey’i bilmeyen varsa bile herhalde Kaplumbağa Terbiyecisi’ni bilmeyen yoktur ya “Mihrap” tablosu...

Einstein'ın hayran kaldığı filozof: Spinoza'nın aklınızı başınızdan alacak radikal fikri
Adalet Kavramına Filozofların Gözünden Bir Yolculuk
KE.KE.ME. (KKM)
Yapay Zeka Felsefesi
Tutunarak kalmak mı? Bulanmadan donmadan akmak mı?

Yeryüzünü fırına çeviren atmosfer olayı: Isı kubbesi
Dünyanın hareket halindeki en eski buzdağlarından biri yaban hayatı cenneti ile çarpışabilir
Yarasaların azalmasıyla bebek ölümlerinin ilişkili olduğu ortaya çıktı.
AB İklim İzleme Servisi: 2024 yazı kaydedilen en sıcak yaz oldu.
Akdeniz'deki yaşam yok oluşun eşiğine gelmiş.

Aynı Ürün Türkiye’de Neden Katbekat Daha Pahalı? % 3,279’luk Fark Gündem Oldu…
Otomotiv devi, 2028'den itibaren insansı robotlarla üretim yapacak.
Avustralyalı teorik fizikçiler: 'Paradoks olmadan zaman yolculuğu yapmak mümkün'
Axiom Raporu: Siber Güvenlik ve Çin-ABD İlişkilerine Etkisi
WhoFi: Wi-Fi sinyaliyle kimlik tespiti dönemi başlıyor.

Roma Yıkım Tabakası Altında Bulunan Mikve, Kudüs’te Dini Pratik, Mekansal Hafıza ve Arkeolojik Tanıklık
Bilim insanları beynin beş farklı yaşam evresinden geçtiğini açıkladı: Kritik dönüm noktaları 9, 32, 66 ve 83 yaş…
Amerika kıtasında 'olmaması gereken' yeni bir insan türü keşfedildi: Checua nedir? Türkler ile bağlantıları var mı?
NASA'nın en kuvvetli teleskobu, evrendeki beklenmedik gelişmeyi ortaya koydu.
İncil'de sözü edilen mistik ağaç 1000 yıllık tohumla yeniden yetiştirildi.

Turist sayısını en çok artıran ülkeler açıklandı.
Bugünün dünyasını şekillendiren, Batı tarihinin unutulan isyan yılı: 1911
Türkiye’de üniversite mezunlarının geliri Avrupa’nın en düşük seviyesinde…
Gerçek işsizlik yüzde 29,6!
Türkiye’de tek kişilik

Başkomiserin Skandalı Polis Teşkilatında Şok Eden Uyuşturucu Olayı
Aldatılmış Gençlik, İşgal Altındaki Topraklar ve Bitmeyen Emperyal Hayal: Rusya’nın Savaş Makinesinin Karanlık Yüzü
Putin’in Askeri Güç Hamlesi Dünya Barışı ve Türkiye’nin Güvenliği Tehdit Altında
Sessiz Ağ Çin İstihbaratının Türkiye’deki Gölge Faaliyetleri
Gölgedeki Dünya: Özel Dedektiflik Şirketleri ve Modern Casusluk Endüstrisi

OKKALI YALAN
Yağmur Yağar
TARİH
KADI BURHANETTİN
Ne Şam'ın Şekeri

Paranın, Lidya Sikkesinden Dijital Cüzdanlara Uzanan 5000 Yıllık Hikayesi
Mimar Sinan: Bir Dehanın Yükselişi ve Osmanlı Mimarisinin Zirvesi
İskandinav Göçleri ve Vikinglerin Avrupa Üzerindeki Etkisi
Hümanizm Nedir?
Osmanlı’da kahve kültürü, Osmanlı’da kahve isimleri..


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar










Basa git