A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

İki Muhalif Amerikalı

Kategori Kategori: Ayorum Güncel | Yorumlar 0 Yorum | Yazar Yazan: Prof.Dr. Korkut Boratav | 26 Ağustos 2012 07:44:44

Temmuz sonlarında Amerikan fikir dünyası iki muhalif düşünürünü kaybetti: Romancı, senaryocu, edebiyat eleştirmeni, denemeci Gore Vidal ile araştırmacı - gazeteci ve yazar Alexander Cockburn... 1925 doğumlu Gore Vidal, seçkin bir çevrenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Dedelerinden biri ünlü bir senatördür; annesi Jacqueline Kennedy ile hısımdır; Başkan Roosevelt'in eşi Eleanor Roosevelt ile komşuluk, dostluk ilişkileri vardır. John Kennedy döneminde Beyaz Saray'a sık davet edilen bir kişidir.

Vidal’in sıkıntılı yılları da olmuştur. İlk romanını yirmibir yaşında yayımlar. Eşcinseldir. 1948’de çıkan üçüncü romanı (Türkçesi Kent ve Tuz) “müstehcen ve ahlâksız” suçlamalarıyla karalanır. Bir süre roman yazmaktan vazgeçmek zorunda kalır. Film ve TV dünyasına yönelir. Kısa zamanda başarılı bir senarist olarak ün yapar; Hollywood dünyasına girer; iyi para kazanır.

Gore Vidal, sonraki yıllarda yeniden romancılığa başlayacaktır. ABD tarihini konu alan bir dizi roman, ona edebiyatçı olarak ün getirecektir. Bazıları Amerikan Başkanları’nın ve siyaset ünlülerinin hayatları, kimlikleri çerçevesinde geliştirilen bu romanlar, ABD’nin yerleşik (resmî) tarih anlayışının dışına çıkmaktadır. Roma İmparatoru Julien’i (M.S. 4. yüzyılı) konu alan (Türkçesi İmparator Jülien) ve M.Ö. 5. yüzyılda geçen ve hayalî bir Pers diplomatının ağzından anlatılan Yaratılış (2000’de Türkçeye çevrilmiş) da önemli iki romandır. Doğu/Batı değer¬er sistemlerinin karşıtlıklarını Pers ve Grek kahramanlar aracılığıyla romanlaştıran Yaratılış, kanımca, çok özgün, ilginç bir yapıttır.

Vidal ününü, edebî kişiliği kadar, siyasî yazılarına ve polemiklerine borçludur. Çeşitli yazılarını, denemelerini ABD: Seçilmiş Denemeler, 1952-1959 ve Son İmparatorluk başlıklı iki derlemede topladı ve anılarını iki ciltte yayımladı.

***

1941 doğumlu Alexander Cockburn, Gore Vidal kadar ünlü değildir. Esas olarak köşe yazılarıyla tanınmış bir gazetecidir. İspanya İç Savaşı’na Cumhuriyetçiler safında katılmış İrlandalı bir komünistin oğludur. Amerika’ya göçmüş; kırk yıl boyunca sosyalist kimliğini koruyarak büyük medyada, Village Voice, The Nation gibi sol dergilerde köşe yazıları yazmış; 1994’te Counter Punch adlı internet dergisini kurmuş; bunu sol medyanın en saygın yayın organlarından biri haline getirmiştir.

Cockburn’ün çok sayıdaki kitapları, (biri satranç ağırlıklı, diğeri anılardan oluşan ikisi dışında) dergi-gazete yazılarının derlemeleridir. Birini, Corruptions of Empire’ı, Ahmet Tonak salık vermişti; keyifle okumuş, çok şey öğrenmiştim. Galiba iki kitabının Türkçe çevirisi var: CIA odaklı Kirli Beyaz ve küreselleşme karşıtı Seattle kalkışmasını inceleyen Dünyayı Sarsan Beş Gün.

Güncel siyaseti kapsayan dergi/gazete yazıları, zaman içinde eskir. Bu nedenle, Gore Vidal’in pek çok yapıtının aksine, Cockburn’ün kitapları, zamanında okunup kenara konacak özellikler taşır. Önemi, etkili bir gazeteci ve köşe yazarı olarak tutarlı bir sol/sosyalist çizgiyi yalpalamadan izlemesidir. Kanser hastasıydı; ölümcül hastalığını gizledi; sonuna kadar yazmayı sürdürdü. Ölümünden bir hafta sonra The Nation’da yayımlanan son yazısı, “Barclays Bankası ve Finansal Reformun Sınırları” başlığını taşıyordu ve “Libor skandali” olarak bilinen finansal rezalete yol açan yozlaşmış bankacılığı, açık, berrak bir çözümlemeyle okurlarına anlatıyordu.

***

Kökenleri, yönelişleri, uğraş alanları bu kadar farklı olan Gore Vidal ile Alexander Cockburn’un ortaklıkları nedir? İki yazar da, ısrarla, ABD’nin dış politikalarının ülke içinde giderek baskıcı bir rejim oluşturmakta olduğunu vurguladılar.

Vidal, 2002’de “İkiz Kuleler” saldırısından sonra Ebedî Barış için Ebedî Savaş başlıklı bir kitap yayımladı. Kitabın alt-başlığı, “Niçin Bu Kadar Nefret Ediliyoruz?” sorusunu içeriyor. Yanıtını, ABD’nin soğuk savaş yıllarından itibaren giriştiği askerî operasyonların sayfalar tutan ayrıntılı tablolarına dayandırdı. Bu politikalar, Vidal’a göre, özellikle Reagan’dan bu yana dinci fanatizmle içiçe girmiş; 11 Eylül sonrasında İslâm paranoyasına savrulmuş ve Amerika’nın adım adım bir polis devletine dönüşmesine katkı yapmıştır. Ölümünden iki yıl önce New Statesman dergisine verdiği bir demeçte şunları söylüyordu: “Savaşları kaybede kaybede Amerika yolun sonuna geliyor; bir tür diktatörlüğe yaklaşıyor.”

Alexander Cockburn, adını da koyarak, Amerikan emperyalizmini sayısız örnekle çözümlüyor. Emperyalist politikaların iç siyasete yansımaları söz konusu olduğunda Vidal’le anlaşıyor: “Avrupa faşizmi, bugün sahte bir hedeftir. Dünyada ‘faşist’ niteliğine uyan bir yer varsa, o ABD’dir.”

İki yazar da, İsrail’in Filistinlilere karşı politikalarını şiddetle eleştirmişlerdir. Vidal, kıdemli aşırı sağcı William Buckley ile mahkemelik olmuş; Yahudi Lobisi’nin başkanını “İsrail’in beşinci kolu” olarak yaftalamış; karşılığında “Yahudi aleyhtarı” olarak damgalanmıştır. Amerika’nın “sol, demokrat” çevrelerinde çok etkili olan bu suçlamayı umursamamıştır: “İsrail’in politikalarını eleştiren herkese eski bir numara uygulanır: Yahudi aleyhtarı damgası...”

Cockburn ise, İsrail Lobisi’nin baskısıyla Village Voice dergisinden uzaklaştırılmış; benzer suçlamalara karşı, Yahudi Aleyhtarlığının Siyaseti başlıklı bir derlemenin editörlüğünü üstlenmiştir.

Bu iki muhalif Amerikalı’nın siyasete bakışlarında farklılıklar da vardır. Vidal, ABD’nin kuruluş dönemine ait “Cumhuriyet değerleri”nin yitirilmesine hayıflanmakta; onların özlemini ifade etmektedir. Bugünkü Cumhuriyetçi Parti’nin temsil ettiği yobaz, gerici, saldırgan çizgi, ona göre tüm ülke siyasetini teslim almaktadır. Buna karşılık, Demokrat Parti’ye karşı “zafiyeti” kesintilerle de olsa, süregelmiş; Kennedy’ye, hatta Obama’ya karşı hoşgörülü kalmıştır. Clinton’u ise, Avrupa, Libya, Irak operasyonlar nedeniyle ve 1993’te federal birlikleri Waco, Texas’ta Davidian tarikatı mensuplarına saldırttığı için lânetlemiş; “defterden silmiş”tir. (Bu katliamda, elli beşi kadın ve çocuk olmak üzere seksen iki kişi öldürülmüştü.) Cockburn ise, Demokrat Parti’nin düzen-içi siyasetinin ödünsüz eleştirmeni olarak kaldı. ABD’de “liberal” olarak adlandırılan sosyal-demokrat akımla kesintisiz polemik sürdürdü. Seçimlerde liberallerin solunda yer alan radikal, sosyalist adayları, örneğin Başkanlık seçimlerine katıldığında Ralph Nader’i destekledi.

Muhalif Amerika, yerleri kolay doldurulmayacak iki temsilcisini yitirdi. Bizlere saygıyla anmak düşüyor.

Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: 10 / 2 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







Tuna Nehri’nin kıyısındaki demir ayakkabıların hikayesi
“Ya Hıristiyan veya ateistler haklıysa?"
'Deizmin yaygınlaşmasının sorumlusu siyasetçiler'
500 TL'ye 'noter onaylı' üniversite diploması!
Türkiye’de bir işçinin hayatının bedeli 6 bin lira!!!

Türkiye'de son seçim anketi açıklandı.
Gel de bu başkanın sözüne inan!
Başbakan seçilemeyen Paşinyan'dan genel grev çağrısı
Kaynak sorunundan bahseden hükümetten seçim atağı!
'Türkiye iş kazaları ve meslek hastalıklarında dünya 3'üncüsü, Avrupa 1'incisi'

Seçim ekonomisinin 2018 ve 2019 yıllarına etkisi ne olacak?
Türkiye'de Merkez Bankası, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a kulak asmadı
Türkiye'den 1.1 milyar dolar yerli sermaye kaçtı
6 sıfırlı lira daha güçlüymüş!
Büyük başarı : Dolarda hedef 1.97'ydi 3.92 oldu

ÇOCUK
Tek kullanımlık naylon poşetleri tüm mağazalarından kaldırıyor
Kadınlık hallerı, yaşanmışlıklar : Oğlum ölüyor galiba
Dünyanın en eski şişe mesajı Avustralya'daki kumsalda bulundu
Çocuk gelin sayısında utandıran birincilik

Türk Mitolojisinde Erlik Hanın Yeri Tasviri ve Kökeni
Nebil Özgentürk’ün gözünden: 11 dakikalik Aydin Boysan belgeseli
Robert kolej’de
İnsanlığın Karanlık Yüzü
Tarih ateizm’in insanlar için din kadar doğal olduğunu gösteriyor

Atatürk ve Hegel : İki aklın buluşma noktaları
Mutluluk mu dedi biri…
Umut: Canlanan ve Canlandıran Yaşam Enerjisi
Bilmeden İdeolojikleşmeye
Özgürlük Sorumlulukla - Zorunluluk Sınırla

Yağma ve talanın süresi 49 yıla çıktı
Mercan kayalıkları için 400 milyon dolar
Dünya’nın 6.kitlesel yokoluş olayının eşiğinde
Bu banklar havadaki kiri küçük bir ormandan daha fazla çekiyor
20 yıl sonra Türkiye …!

Kripto para üretiyor olabilirsiniz!
Milyonlarca kişi cep telefonu ile tehlikede!
'Milyonlarca insanın kişisel verileri, ticari ve siyasi amaçla kullanıldı'
Güneş küresi icat edildi!
Robotlar işinizi elinizden alacak mı?

50.000 yıl önce Avustralya’ya ulaşan ilk insanlar gemilerle geldi
Yaratıcı olmak şizofreni riskinizi yüzde 90 arttırıyor
İnsanlar niçin et yemeye başladılar?
DNA’mızın ne ırkı var, ne de milliyeti
Avustralyalı Aborijinler, bilinmeyen bir “insan” türünün DNA'sını taşıyorlar.

15 yılda 20.447 işçi “iş kazalarında” can verdi
Türkiye basın özgürlüğünde 180 ülke arasında 157. sıraya geriledi
AB Komisyonu'ndan tüm zamanların en olumsuz Türkiye raporu...
İslam’da hile: Yeter ki kitaba uydur!
Türkiye'yi kanser eden ürünleri devlet gizledi!

Firavunlar ölür firavunluk kalır
2018’de Mayıs 68
Kürt sorununu cesaretle biz çözeriz!
Her tasavvuf üstadı biraz Freudyendir
Gözaltındaki köle işçiler: Göçmenler

İşletme
Tırnak İçinde
Çatıda Çatlak
Edebiyat Notları, Mart - Nisan
HAD...

İpek Yolu'nun kalbi: Özbekistan
Osman Hamdi Bey.
Ahilik
Nogay Türklerinden Atasözleri
Başkaldırının simgesi Landmesser'in hikayesi


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar









Basa git