A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...
 


 

yazi dizileri avideo Ulusal Gazeteler

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

Üç İstanbul mu? Uç İstanbul mu?

Kategori Kategori: Yaşam | Yorumlar 1 Yorum | Okunma 1032 Okunma 
Yazar Yazan: A.Ulak | 15 Haziran 2010 02:14:43

Bir yanda Cüppeli, diğer yanda Grup Yorum, öte yanda Eric Clapton... Kimi 'kültürel çatışma' diyor, kimi Türkiye'nin zenginliği... İnönü Stadı, Abdi İpekçi Spor Salonu ve Kuruçeşme Arena. Bu üç mekan son iki günde onbinlerce kişiyi ağırladı. Bu üç mekanda toplananların ortak özelliği birbirleriyle ortak yanlarının minimum oluşuydu. İstanbul son iki günde üç büyük organizasyona ev sahipliği yaptı. Üç organizasyon da içerik bakımından birbirinin muhalifi kitleleri bir araya getirdi.

İnönü Stadı’nda 50 bin kişilik sol grup, Grup Yorum’un şarkılarına 70’li yıllardaki gibi coşkuyla eşlik etti.

Bir gün sonra Abdi İpekçi Salonu’nda toplanan yaklaşık 15 bin kişi ise Osmanlı sultanı edasındaki Cüppeli Ahmet Hoca’nın vaazını dinledi. Kimi kadınlar hoca konuşurken çığlığı bastı.

Aynı gecenin akşamı ise dünyada Batı kimliğinin safkan temsilcisi Eric Clapton’un Boğaz’da büyüleyici bir konseri vardı. Konsere, kimisi özel teknesiyle kimi şoförlü lüks otomobiliyle kimisi de elinde birası ve sevgilisiyle geldi. 7 bin kişi de coşkuyla bu konseri izledi.

İki gün içinde çekilen üç fotoğraf eksen tartışmalarının yaşandığı Türkiye’de eksen sayısının ne kadar çok olduğunu gösterdi.

Vatan gazetesi bazı uzmanlara bu durumu yorumlatmış:

‘Postmodern kültürün resmidir’

Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Ali Yaşar Sarıbay: “Bu üç farklı olay, postmodern kültürün tam resmi ve fotoğrafıdır. Olmayacak şeyleri bir bulamaç gibi bir araya getirme durumudur. Türkiye’nin değil dünyanın durumu da böyle. Mantar gibi türeyen kimlikler görüyoruz. Git gide insanların köklü değerlere tutulması hali kayboldu. İnsanlar için görünmek ve görüntü sayesinde var olmak esas hale geldi. Herkeste ağır basan fikriyat bu; görünmek ve var olmak. Görüntü sayesinde var olmak. Dünyadaki kültürel gidişatın bir tezahürü ve yansıması.”


‘Farklılık egoları büyürse çatışma olur’

İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatrist Doç. Dr. Armağan Yücel Samancı: “Bizim toplumumuz Osmanlı’dan beri çok kültürlülüğü yaşayan bir topluluk oldu. Çok kültürlülük halen devam eden bir özellik ve bu Türkiye’yi zenginleştirici bir şey. Çok kimliklilik çıkar çatışmasına dönmediği sürece sağlıklıdır. Bencillik insanların doğasında zaten var. Eğer insanlar bu gruplaşmalarını bencilliği artırıcı bir şekilde kullanırlarsa ortaya sürtüşme çıkacaktır. Yapısal bencillik dengelendiği sürece böylesi etkinlikler toplumları geliştirici ve zenginleştirici neticeler verir. Çok farklı kesimlerin varlığı büyük bir şans ama bu farklılıkların egoları büyürse toplumumuzda bir birleşme olmaz aksine sürtüşmeler, bölünmeler ve çatışmalar yaşanır. İstanbul’da gördüğümüz bu üç farklı resim sağlıklı bir durumdur. İstanbul Türkiye’nin bir özeti. Türkiye’nin her yerinden birer örnek İstanbul’da mevcut. İstanbul’da bir semtten başlayarak yaptığınız yolculukta çok farklı kültürden çok farklı anlayışta insanlarla karşılaşabilirsiniz. Global bir dünyaya ters düşmeyen popüler bir fotoğraftır.”

‘Demokratik bir görüntü diyemeyiz’

Prof. Dr. Nilüfer Narlı: “Bu üç atmosferin yaşandığı ortam çeşitliliğin göstergesi olarak karşımıza çıkıyor. Burada Batılı ve modern dinamiklerle, geleneksel ve dini dinamiklerin hem bir arada olduğunu, hem de çeliştiğini görüyoruz. Cüppeli Ahmet Hoca’nın verdiği mesajlar ağırlık olarak Batı tarzı modernliğin karşısında duruyor. Dini geleneklerin ve örflerin korunmasına vurgu yapan bir mesajı var. Diğer iki konserin de çok yakın zamanda kendisiyle çelişkili olan bir bir aradalık durumudur. Birbiriyle çelişen ve birbirinden çok farklı trendler aynı anda bir arada var olabilir. Bu dinamik çekişmesinden çok yaratıcı bir Türkiye de doğabilir, kültürel çatışmanın sürdüğü bir Türkiye de. Bu farklı trendlerin demokratik bir görüntü oluşturduğunu söylememiz için, farklı trendlerin birbirini kabul etmesi gerekir. Ama Türkiye’de yapılan araştırmalara baktığımızda birbirinden farklı olana hoşgörü ve tahammül olmadığını ve kabul edilmediğini görüyoruz. Bundan dolayı bu üç grubun ortamı için demokratik bir görüntü oluşturdukları konusunda bir soru işareti koyuyorum. Aynı şekilde kutuplaşma ya da kamplaşma da vardır diyemeyiz. Kamplaşma var ama bunu kültürel dinamiklere uyarlayamayız”


‘Gösteri demokrasisidir zenginlik yaratır’

Koç Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fuat Keyman: “Grup Yorum konseri sol hareketin ve özgürlüğün sözcüsü olmuştur. Eric Clapton konseri ise 68 ruhunun atmosferini yaşattı. Cüppeli Ahmet Hoca’nın vaazı ise popüler kültürün bir ögesi haline geldi. Artık İslami kültür İslamlaşmadan çok popülerleşti. Bu üç ortam da insanlar bir araya gelerek gösteri demokrasisi yapmışlardır. Her iki konser gösteri demokrasisinin nitelikleri olurken, vaaz ise İslamlaşma yerine popüler kültürün içine entegre oluyor. Bir anlamda sekülerleşme. Yani bu gruplar bir taraftan kutuplaşmayı gösterirken, bir taraftan sekülerleşmeyi gösteriyor. Bu dinamikler devam ederse Türkiye için dezavantaj yaratmaz tam aksine zenginlik yaratır. Çünkü kalabalıklaşma bir araya geldiğinde demokrasi kültüründe müzakereyi de beraberinde getirir. Bu tür gruplar ne kadar artarsa şiddette o kadar azalma olur. Her grup bu şekilde sokağa çıktıkça son kertede bir harmoni olacaktır ve birbirlerine karışacaklardır. Cemaatleşme azalıyor olacaktır. Dolayısıyla grup ne kadar dışarıya çıkarsa o kadar laikleşecek ve günlük yaşam da daha renkli hale gelecektir”


Yorum sizin...


Facebook'ta paylaş


 | Puan: 10 / 1 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar

Ferruh Dinckal { 15 Haziran 2010 09:57:54 }
habere ek olacak... son iki günde
galatasayarda emek sinemasının yıkılmasına karşı olanların gösterisi
taksimde eşcinsellerin gösterisi
kadıköyde devlis tin lisedeki eşitsiliği anlatmaya çalıştığı gösteri
anadolu yakasında da tekel işçilerinin gösterişi vardı.

tabi bunlar benim bildiklerim yada gördüklerim

hangi gazetede okudunuz?
Diğer Sayfalar: 1.

 

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    








Yandaş basının yakın tarihi : 2002 - 2010
Hanefi Avcı...?
AKP anayasa'sına "HAYIR"... pekiyi neden hayır ?
433. YAZI
15 Ağustos ve PKK

"Bertaraf olmamak için hayır"
Satıyorum satıyorum!!! Gitti gidiyor...
Rupert Murdoch, Arap medyasına el attı
600 suç dosyaları var ama yargıç seçecekler...
Avustralya'da "SEKS PARTİSİ" iktidara talip...

AKP'nin 8 yıllık özelleştirme bilançosu.
Dünyada kim çalışıyor kim yatıyor?
Maden yağması Meclis'te
Unakıtanlar 5 ayda 7 milyon TL'lık ihale aldı!
Yandaş medyadan sonra candaş ve yoldaş medya

Şehirler yumağı
bir kış günü paylaşımı
Kadın cinayetlerine devlet teşviki.
Allı pullu kabahat
Türkiye'nin eğitimde 2023 vizyonu!!!

... ve Türkiye'de arabesk kazandı!
Sürülen köpekler...
Kaçak kazıdan yüzyılın arkeolojik buluşu çıktı.
Fazıl Say'ı neden yalnız bırakmamalıyız?
Alın size "KÜLTÜR BAŞKENTİ"

inancın ve aklın hayat hamlesi -1-
varlığın gözyaşları
Saygıda Kendin Olmak - Yüceltmede Hiç Kimse
Hayat Yeşil - İnanç Gri
MABET-İNSAN (5)

Orman kanunu!
Nükleer anlaşma Komisyon'dan geçti.
Altın lobisi kazandı, Kaz Dağları madenlere açılıyor.
Memleketine de tecavüz ettiler...
COCHABAMBA

Yüksek teknolojiyi Çin kontrol edecek
Gençler, bilgisayar karşısında bülbül kesiliyor!
Araçınızdaki yakıtın %85'i bakın nereye gidiyor.
"Cep telefonu uygulamalarında patlama olacak"
Bor'dan araç yakıtı üretildi

Akdeniz'de yeni canlı türleri
Ve insan "hayatı" yarattı...
Kayıp kent 'Germenicia'
Yeni fizik yolda!
Büyük çarpışma gerçekleşti.

'Dünyanın en iyi ülkesi' sıralamasında Avustralya 4., Türkiye 52. sırada
Türkiye, Avrupa ikincisi
İşte Türkiye'nin rakamları.
Ülkelerin bilinmeyen gerçekleri
Kader : Zonguldak 783 madenciye mezar oldu

Aristophanes'in "Eşekarıları" Oyunu Üzerine Güncel Bir Yorum
Tayyip Erdoğan ve gerçekler
Keşke Başbakanımız bizim bu toprağin İbiş'i olabilseydi!
Cemaatin kadrolu tarihçisine (CKT) cevaplar
Bilinmeyen Gülen

Aptallığıma verin: "Evet" diyen Somalililer...
Aptallığıma verin: Evet'in tokatı mı, yoksa Tokat'ın Eveeet tokatı mı?
Neden, neden çekip çıkardın denizden beni?
Aptallığıma verin: "Evet ve Bilet"
Güneş bulutlara tutuna tutuna batıyor bir direnişçi gibi.

Biz kumlanmış kot giyiyoruz, Onlar ölüyor!
Soykırım yalanı İngiliz gizli örgütünce nasıl hazırlandı?
79. yılı münasebetiyle...
Sarkis Çerkezyan'ı kaybettik..
Frankeştayn tohumları İSTEMİYORUZ!!!



kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar




Basa git