A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

Sıkıntılı aylar devam ediyor; biraz hafifleyerek...

Kategori Kategori: Türkiye | Yorumlar 0 Yorum | Yazar Yazan: Prof.Dr. Korkut Boratav | 19 Ağustos 2012 10:36:52

Geçen yılın sonlarında bu köşede yazmıştık: "Dış kaynak girişleri düşmeye başladı; AKP'nin İkinci Lâle Devri de son buluyor". "İkinci Lâle Devri" ABD krizine karşı FED'in astronomik boyutlarda pompaladığı likiditenin 2010 sonrasında kısmen dışarıya, bu arada Türkiye'ye de taşmasıyla başlamıştı. Bu ivme, 2011'in ilk yarısını da kapsadı.

Türkiye’de büyük ölçüde dış kaynak hareketlerine bağımlı olan iç talep böylece genişledi ve bu iki yılın büyüme hızlarını yüzde 9 civarlarına çekti.

Gelelim günümüze: Avrupa’daki borç krizinin finansal piyasalara yansıması Türkiye’yi Ağustos 2011’de etkilemeye başladı. Nisan 2012’ye kadar yabancı sermaye girişleri (bir yıl öncesine göre) düştü. “AKP iktidarının sıkıntılı ayları” böylece başladı. Avrupa Merkez Bankası’nın kısa vadeli kredilerini iki taksitte genişletmesi bu etkiyi kısmen frenledi; hatta Mayıs/Haziran’da yabancı sermaye girişleri tekrar artmaya başladı. Sıkıntılar hafifledi; ama ortadan kalkmadı. Zira, yerli yatırımcılar ile rantiyeler ülke dışına kaynak aktarmaya; kayıt dışı sermaye girişleri ise aşınmaya başlamıştı.

Aşağıdaki tablo, bu süreçlerin altı aylık (Ocak-Haziran 2012) bilançosunu veriyor ve bir önceki yılla karşılaştırıyor.



“Dış kaynak hareketleri”ni belirleyip ölçmeye kalktığımızda en anlamlı tanım, yabancı, yerli ve kayıt dışı sermaye hareketlerini birleştiren toplam sermaye olmalıdır (Tabloda satır 6). Ocak-Haziran 2012’de bu kalem yüzde 31.3 oranında gerilemiştir. Bu toplama, Türkiye ile dış dünya arasındaki net kâr, faiz vb. transferlerini ekleyerek net dış kaynak hareketlerine de ulaşabilirsiniz (satır 7). Bu öğenin de aynı dönemde yüzde 32.4 oranında aşındığını belirleyeceksiniz.

***

Özetle, son iki ayda yabancı sermaye girişlerinin canlanmasına rağmen, Türkiye’ye toplam/net dış kaynak akımı hâlâ gerilemektedir... Daima vurguladığımız gibi, bu gerileme iç talebe yansımakta; büyüme hızı da aşağıya çekilmektedir.

Tablomuzun kapsadığı altı aylık dönemdeki bulgular milli gelire hangi ölçüde yansıyacaktır? Geçen yılın, yani 2011’in ilk altı ayında yüksek tempolu dış kaynak girişleri, milli gelirin yüzde 10.4 oranında genişlemesine katkı yapmıştı. Ocak-Haziran 2012’de ise, büyüme ile doğrudan bağlantılı tek istatistik altı aylık sanayi üretim endeksleridir: Bu sektörün büyüme hızı yüzde 3.2 olarak belirleniyor. Sanayi ve milli gelir hareketleri kabaca paralel seyreder ve ekonominin de altı ay içinde bu tempoda büyümüş olması beklenebilir. Kısacası, dış kaynak hareketlerindeki daralma, 2012’de Türkiye ekonomisini durgunlaştırmaktadır. Resmî çevreler bu olguyu “yumuşak iniş” diye geçiştiriyorlar.

Bu vesileyle, bir süredir tartışılmakta olan “İran’a hayalî altın ihracatı” öğesinin ödemeler dengesi tablolarında ortaya çıkan boyutuna ve bu olgunun milli gelir tahminlerine yansıma derecesine de değinelim. Ocak-Haziran 2012’de, altın ihracatı, altın ithalatını 1692 milyon dolar aşmaktadır. Bu, ülkedeki altın stoklarının İran’dan yapılan ithalatın finansmanında kullanılması anlamına gelir; “hayalî” ihracattır ve milli gelir hesaplarında dikkate alınmaması gerekir. Bir önceki yılın altın ihracat/ithalat rakamlarını “normal” kabul edersek, TÜİK’in bu yıla ait milli gelir hesaplarını belki de dörtte bir oranında “traşlamamız” gerekecektir.

***

2012’nin ortalarındaki durumu gözden geçirdik. Peki, gelecek için neler söyleyebiliriz? Her şey, önceki dönemlerde olduğu gibi, Batılı hükümetlerle uluslararası finans kapital arasındaki ilişkilere, pazarlıklara bağlıdır. Finans kapitalin doyum bilmeyen iştahı nasıl karşılanacak; batık bankalar nasıl kurtarılacaktır?

Geleneksel söylem, ABD ve AB Merkez Bankaları’nın tavırlarına ve rantiyelerin “risk iştahları”ndaki dalgalanmalara önem veriyor.

Bu çerçevede, dev uluslararası bankaların bir üst kuruluşu olan Institute of International Finance’in (IIF’nin) Haziran 2012 tarihli Yükselen Piyasa Ekonomilerine Sermaye Akımları başlıklı raporu önem taşıyor. Rapor (Türkiye dahil) otuz büyük çevre ekonomisine dönük sermaye hareketlerinin 2012’de istikrarsız seyredeceğini; öncelikle de Avrupa gelişmelerine bağımlı olacağını ileri sürüyor. Ülkelerin tümüne dönük sermaye hareketlerinin 134 milyar dolar (yüzde 12 oranında) düşeceği öngörülüyor. En fazla Türkiye’yi de içeren Doğu/Orta Avrupa bölgesi etkilenecektir. Burada ise yabancı sermaye girişlerinin 52 milyar dolar (yüzde 26 oranında) gerileyeceği düşünülüyor.

IIF Raporu’nun somut olarak Türkiye için söylediklerini aktarmakla yetinelim: “Türkiye’nin dış yükümlülüklerindeki tırmanmayı sürdürebilmesi kuşkuludur... Yüksek cari açığı ve dış borçlanma gereksinimleri ile Türkiye, risk iştahındaki zayıflamaya... ve piyasa duyarlılıklarındaki bozulmalara karşı kırılgan konumdadır.” (s.21, 29, 31)

Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







Araç plakalarında emoji kullanma dönemi başlıyor
Avustralya’ya bir Ödül Daha!
Almanya'ya iltica başvurularında Türkler Kürtleri geçti
Victoria Edebiyat Ödülününü Manus Adası’ndan bir mülteci kazandı!
UNICEF çocuklar için yardım çağrısında bulundu

Yolsuzluk, baskı, hak ihlalleri: Türkiye- AB üyelik müzakereleri askıya alınsın raporu
Beşşar el Esad "Erdoğan ABD’nin Uşağıdır".
ABD'nin kalbinde sosyalistlerin zaferi
Trump’in yapay zeka atağı
Avustralya’da hükümet seçimlerden galip çıkarsa 1.25 milyon iş sözü verdi

Erdoğan'ın Harcamaları 25 Kat Arttı!
Kripto para kartı çıktı.
Bile bile lades : Üçüncü havalimanı battı
Türkiye’de son 5 yılda 516 bin esnaf iflas etti
Açlık sınırı 2 bin lirayı geçti!

2050'de, 60 yaşın üzerinde 2,1 milyar insan var olacak
Neden bazı ülkelerde 'çay' bazı ülkelerde 'tea'?
Kız kıza muhabbet, haftada en az iki kez!
Avrupa'da neden sokak hayvanı yok?
ÇOCUK

Sansüre karşı ‘Yollara Düştük’ belgeseli erişime açıldı!
Türkiye’de 2018’in en çok okunan kitaplar
'3'üncü Boyutta Turhan Selçuk Çizgi Kahramanları'
Dede Korkut UNESCO listesine girdi
Umutsuz ve kitapsız olmayın

Algı çok tanık tek
Bir Süreç Olarak İnsan
Ütopya: Ayakları yerde, başı gökte
Atatürk ve Hegel : İki aklın buluşma noktaları
Mutluluk mu dedi biri…

‘Uyurgezer’ adımlarla felakete doğru
Dünyanın turnusol kâğıdı
2018 İklim Raporu: Dünya'yı kurtarabilecek son nesil biziz
Avustralya’da öğrencile gelecekleri için sokaktaydı…
Küresel ısınma için belirlenen hedeften uzaklaşılıyor

Pasaport yerine geçecek yüz tanıma yazılımı geliyor
En yüksek radyasyon seviyesine sahip akıllı telefonlar açıklandı
Dışkıdan Tuğlaya
Dünya futbol tarihinde bir ilk!
Facebook #10YearsChallenge masum olmayabilir.

Düşünceleri okuyan teknoloji bulundu
İlk defa genetiği değiştirilmiş bir primat klonladı
İnsan organizmasında bilinmeyen bir kan damarı tipi bulundu
Kemikte bir yol var
Sivrisineklere ‘doğum kontrol’!

Türkiye, Rusya, Brezilya ve Endonezya ile aynı kategoride
Türkiye ekonomik özgürlükte sınıfta kaldık
Yeni döneme ABD, Rusya ve Çin'in silahlanma yarışı mı damga vuracak?
Dünyanın en güçlü dili İngilizce
Türkiye'nin "Bağımlılık Risk Profili Haritası" açıklandı

Umudum yok İnadım var!
Göbeklitepe’yi Yapanlar Kimdi?
Hızlı moda ,ucuz giysi, ağır bedel
'Sarı yelekliler herkesi şaşırttı ama sol örgütleri daha çok şaşırttı'
“Sarı Yelekliler” / Rüzgar Dolu Sarı Yeleklerinde

ALGI...
Eko...
Teminat
2019 RAKAMLAR
Mihriban

Sümer Atasözleri ve Özdeyişler
Museviliği benimsemiş tek Türk devleti : Hazarlar
İpek Yolu'nun kalbi: Özbekistan
Osman Hamdi Bey.
Ahilik


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar









Basa git