A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

İlber Ortaylı: Megalomaninin sonu yok

Kategori Kategori: Yaşam | Yorumlar 0 Yorum | 25 Haziran 2017 09:03:50

Prof. Dr. İlber Ortaylı, önündeki deniz doldurularak yaya yolu yapma projesi nedeniyle çatlayan Şemsi Ahmet Paşa (Kuşkonmaz) Camii ile ilgili olarak "Şemsipaşa Camii’nin önüne kazık çaktılar. Duvarlarını çatlamışlar bile. Fox TV muhabirinin sorusuna oradaki mühendis 'Ne olmuş' diyor. 'Her yerde okul açıp herkesi diplomayla donatacağız' dersen, verdiğin eğitimin niteliğine ve muhtevasına dikkat etmezsen beklenecek sonuçlar bunlar" dedi.



Ortaylı, sözlerinin devamında "Mimarbaşı övünüyor, 'Bu Haliç’e köprüyü Mimar Sinan bile yapamadı' diye. Megalomaninin sonu yok. Aradan 500 sene geçmiş; birikimin bu kadarsa diyeceğim yok" ifadesini kullandı.

İlber Ortaylı'nın "Neden Mimar Sinan’ın eserlerinin canına okunuyor" başlığıyla yayımlanan (25 Haziran 2017) yazısı şöyle:

Bugün Şemsipaşa Camii de Molla Çelebi Camii gibi belediyelerin acayip deniz dolduruculuğundan payını alıyor. Siz böyle bir küstahlığın herhangi bir Avrupa şehrinde, İsrail’de veya İran’da söz konusu olabileceğini düşünür müsünüz?

Gazetemize röportaj veren bir adam “İlber Hoca tarihle uğraşsın, anlamadığı işe karışmasın” diyor. Anlamadığımız iş dediği, gelip geçtiğimiz, her gün gördüğümüz, yaşadığımız şehrin köşelerinden biri. Birazdan bahsedeceğimiz Üsküdar’daki Şemsipaşa Camii de öyle.

İstanbul’u Roma İmparatorluğu kurmuş sayılır. Bizim ecdadımız süslemiş, geliştirmiş. Hani birilerinin bize saçma gelen teorisi var ya; “Osmanlı ayrı millet, Türk ayrı millet” diye. Neredeyse bu saçmalığa inanasım geliyor, Osmanlı kurmuş, biz iğrenç bir hale getiriyoruz. Bugünün mimarının nesi üstün bilmiyorum; resmen statik derslerini okumadıklarını, müfredattan kaldırıldığını herkes biliyor. Dünyayı gezip gördükleri yok. Sırf parasızlıktan değil, niyetleri de yok. Anasının babasının yanında gezip görenler de bavul misali geziyor.

Adam kazıkları çakmış; pandantif gibi Molla Çelebi Camii’nin ne olacağı belli. Dolmabahçe’den baktığın zaman Topkapı Sarayı’nı göremiyorsun. Karşıda da Şemsipaşa Camii’nin önüne kazık çaktılar. Duvarlarını çatlamışlar bile. Fox TV muhabirinin sorusuna oradaki mühendis “Ne olmuş” diyor.

“Her yerde okul açıp herkesi diplomayla donatacağız” dersen, verdiğin eğitimin niteliğine ve muhtevasına dikkat etmezsen beklenecek sonuçlar bunlar. Mimarbaşı övünüyor, “Bu Haliç’e köprüyü Mimar Sinan bile yapamadı” diye. Megalomaninin sonu yok. Aradan 500 sene geçmiş; birikimin bu kadarsa diyeceğim yok. Denecek yok, maşallah.
Atatürk'ün emriyle restore edilmişti

Önündeki inşaat şimdilik durdurulan Şemsipaşa Camii’nin başına gelenlerden söz edelim biraz da. Üsküdar kıyısında rüzgâr her zaman kuvvetli estiğinden bu caminin kubbesine ve minaresine kuşlar konmaz. Bu yüzden halk ‘Kuşkonmaz Camii’ adını vermiş. Caminin banisi Kastamonu Candaroğulları hanedanından gelen Kızıl Ahmed Bey’in torunu Şemsi Ahmet Paşa’dır. III. Murad devri vezirlerindendir.

Şemsi Ahmet Paşa, 1580 yılında ölmüştür ve tarihin de gösterdiği gibi bu sempatik camiyi aynı tarihte büyük mimarımıza yaptırmıştır. Koca Mimar Sinan’ın küçük bir camisidir. Ancak bu küçük minyatür caminin, mimarın keskin gözüne uygun bir yapısı vardır. Minaresiyle kubbesi, o kubbenin yanındaki çeyrek kubbeler, o çeyrek kubbelerin hemen altında uzanan duvarlar, revak, girişteki son cemaat mahalli ve etrafında yer alan ‘L’ şeklindeki medrese ve caminin hemen bitişiğinde yer alan Şemsi Ahmet Paşa’nın türbesi dikkatimizi çeker. Paşa, caminin tamamlandığını göremeden vefat etmiştir ve buraya gömülmüştür.

Kuşkonmaz Camii’nin 20’nci yüzyılda önemli yıkımlar daha doğrusu tahribat gördüğü açıktır. Bunu zaman yapmıştır. Bu nedenle ilk önce Atatürk’ün emriyle ancak 1940’larda gerçekleştirilen bir tamirat ve ardından 20’nci yüzyılın sonuna kadar uzanan restorasyonlarla cami bugüne kadar gelebilmiştir.

Böyle bir küstahlık Avrupa'da, İran'da olmaz

Bugün Şemsipaşa Camii de Molla Çelebi Camii gibi belediyelerin acayip deniz dolduruculuğundan payını alıyor. Eski belediye başkanlarından biri Swissotel’i, o zamanın başbakanı Hotel Ritz’i, günümüzdeki futbol takımlarından biri de stadyumu Dolmabahçe’nin başına dert ettiler. Şimdiki projeler ise iki Sinan eserinin birden canına okuyacak. Siz böyle bir küstahlığın herhangi bir Avrupa şehrinde, İsrail’de veya İran’da söz konusu olabileceğini düşünür müsünüz? Burada işler böyle yürüdüğüne göre epey bir noksanlığımız var.
Minyatür modeller yapmayı da severdi

- Mimar Sinan, büyük ebatlı düşünülebilecek şeylerin minyatürünü yapmayı seven biriydi. Mesela Tophane’de Kılıç Ali Paşa Camii, Ayasofya’nın minyatürü gibidir. Sinan, Ayasofya’nın restorasyonu ile övünürdü. Şemsi Ahmet Paşa Camii de diğer bir örnek. Sırası gelmişken, Üsküdar’da Şemsi Paşa Camii’yle bütünlük teşkil eden iki cami daha var. Biri, 15’nci asırdan kalma ve geç Paleologlar devrini andıran mimarisiyle Rum Mehmet Paşa Camii ki Fatih’in vezirlerinden olan Rum Mehmet Paşa da aslında bir Paleolog prensidir. Biraz ötede İstanbul’a ve bütün Üsküdar’a hâkim yapısıyla, halen yükselen binalara meydan okuyan III. Mustafa’nın eseri Ayazma Camii bir bütünlük teşkil ederler. Şemsi Ahmet Paşa külliyesinde o vakitler bir ‘Dârülhadis’ vardı. Bugün bu medrese bu nedenle bir çocuk kitaplığı olarak kullanılmaktadır.

Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







MEB Müsteşarı: Ezberci eğitim geleneklerimize uygun
Merkel’in çatalı ve Polonyalı muslukçu
Bu kafa ile nereye kadar?
“Talan”ın en onur kıranı!!!
“Evrim Bir Gerçektir Ve İnanç Meselesi Değildir”

Bu Trump’a vurulan son darbe mi?
Bütün sağlık bilgilerinize internette bir yerde erişmek mümkün mü?
Sağlık Bakanlığı şehir hastanelerinde kiracı olacak
Avustralya %61 ile eşcinsel evlilikler için 'Evet' dedi
Gerçekten “Yol yapmışlar”

Avrupa Birliği : Türkiye, kara listeye girebilir
Bitcoinin yeni rekoru 8315 Amerikan doları
2018’de dolar 1,97 TL olacak demişlerdi !!!
Dikkat: Emlak balonu patlamak üzere
Cennet'te iki tanıdık daha!!!

15 yılda 6 bin 375 kadın öldürüldü…
Alzheimer : Yüzyılın Belası
Coğrafya
Kütük Siyaseti: Nerelisin?
Atanamayan sol ya da al yazmalının ölümü

Robert kolej’de
İnsanlığın Karanlık Yüzü
Tarih ateizm’in insanlar için din kadar doğal olduğunu gösteriyor
Çığlık
Bir tarihi miras daha böyle katledildi

Atatürk ve Hegel : İki aklın buluşma noktaları
Mutluluk mu dedi biri…
Umut: Canlanan ve Canlandıran Yaşam Enerjisi
Bilmeden İdeolojikleşmeye
Özgürlük Sorumlulukla - Zorunluluk Sınırla

Korkunç rapor: Milyarlarca insan için su felaketi!
Türkiye ‘gıda egemenliğini’ kime karşı, nasıl kaybetti?
Sadece üç senemiz kaldı!
Okyanuslar için verilen 5 tehlike alarmı.
Cinayetin ardından çevreciler buluşuyor

Güneş küresi icat edildi!
Robotlar işinizi elinizden alacak mı?
Dubai'de ilk robot polis göreve başlıyor
Avrupa Parlamentosu robotlu hayata düzenleme
Yeni nesil market!!!

Asurlu tüccarların tabletleriyle Anadolu'da yeni antik kentler bulundu
Körtiktepe'de tarım öncesi yerleşik yaşam tespit edildi
Göbekli Tepe’nin üç taşı, üç rengi
Bir Altın Elbiseli Adam daha bulundu!
Göbekli tepe’de Kafatası Kültü

Türkiye de her 100 bin kişiden 251'i cezaevinde
Erdoğan Ailesinin Gizli Offshore Anlaşması
Türkiye medyasında nefret söylemi
'İntihar girişimi' patlaması!
“6 Bin ‘AK Troll’ Sosyal Medyayı Manipüle Etti”

Türkler nasıl ve neden müslüman oldu?
Müzik ile Resmin Dansı
UNUTMA-K: BAŞLANGIÇ
Organik aydın, turfanda vekil
Kriz değil, çöküş…

Korkunun ecele
Edebiyat Notları, Eylül - Ekim
Sürdürülebilir
AKIL UZ
İyi kötü

Ahilik
Nogay Türklerinden Atasözleri
Başkaldırının simgesi Landmesser'in hikayesi
Saha Türkleri
Yeni yıl armağanı hediye e-kitap : Leyla Erbil ile


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar









Basa git