A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

Ya sizin babanız Francis Ford Copolla Olsa?

Kategori Kategori: Kültür/Sanat | Yorumlar 1 Yorum | Yazar Yazan: Akasya Kansu | 08 Mart 2011 03:09:23

Dedenizin ünlü bir besteci, babanızın Oscarlı bir yönetmen, erkek kuzeninizin yakışıklı, Oscarlı bir jön olduğunu düşünün. Erkeklerin başarılarıyla, egolarıyla dolu bir ev. Bazısını bastırır ailesinin başarısı, çıtayı yükseltir kendinden önce gelen. Bazısını da Sofia Copolla gibi kamçılar.

Ne olursa olsun, büyürken ya da ergenlikte o başarılı pırıltılı evin Sofia Copollaya ağır gelebileceğini düşünürdüm. Bunu düşünmeme beni iten sebep genç yaşta sessiz sakin Oscara aday olmasıydı. Ama bu düşüncem Gezici Film Festivalinde Sofia Copolla‘nın 2010 yapımı Somewhere  (Bir Yerde)  filmini izleyince tamamen değişti. O günden sonra ünlü bir aileden gelmenin çoğu zaman bir avantaj olduğunu, aynı imkanların ünlü bir aileden gelmeyen ama gerçekten yetenekli genç bir sinemacının elinde olması halinde neler yaratabileceği fikri düştü aklıma.

Lost In Translation( Çeviride Kaybolmak)

Sofia Copolla ‘nın Lost in Translation filmi sılada çekilen yalnızlığı gerçekten çok iyi yansıtmıştı. Film boyunca ünlü bir adamın aslında her sıradan insan gibi sıkılabileceğini, ruhunun daralabileceğini anlıyorsunuz. Bir yandan da okulunu yeni bitirmiş genç bir kızın arayışını başka bir kültürde kendini nasıl dinlediğini gözlemliyorsunuz.

Sonuç olarak Lost In Translation filmi yavaş temposuyla sizi gözleme ve anlamaya yönelten sahneleriyle gerçekten farklı bir filmdi.  Çoğu yönüyle Sofia Copolla ‘nın bu filmiyle Oscar’ı hak ettiğini düşünenlerdenim.

Somewhere(Bir yerde)
Ünlü bir adamın, anlamsız hayatını yanına gelen kızıyla anlamlandırması. Somewhere  filminde verilmek istenen mesaj bu. Ama film boyunca daha çok bu fikir burnumuza sokulmaya çalışılıyor. Yavaş sahneler, bakışmalar, tekrarlar izleyiciyi yoruyor.

Somewhere filmine çok emek, vakit ve para harcandığı belli. İnsan filmden çıkarken bütün bu harcamaların başka önü açık bir genç yönetmene verilmesini diliyor.

Sofia Copolla‘nın biri zorlamadan uzak ve yalın, diğeri tamamen zorlama ve etkileme çabası olan iki filminin ortak yanı, ünlülerin yaşamlarındaki boşlukları ve mutsuzlukları işlemesi. Belki de bu boşluk ve yalnızlık genç Copolla’nın hiç de yabancı olmadığı bir ortamın ürünüdür. Bu da çoğu yönetmenin ya da senaristin kendi çevresinden beslendiğinin en büyük kanıtı.

Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: 10 / 1 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar

Ozan { 21 Aralık 2011 14:31:56 }
"erkek kuzeninizin yakışıklı, ..... olduğunu düşünün"

Bir kompliman olarak kabul ediyor seni öpüyorum.

En yakisikli erkek kuzenin!
Diğer Sayfalar: 1.

 

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







Ulusal Giz
Erdoğan demokrasiyi kaldırıyor
Söylenecek Her Şey Hakında - Çağımızın Üç Kahramanı
Avustralya Başbakanı: Erdoğan'ın sözleri düşüncesiz ve aşağılayıcı; ilişkiler gözden geçirilebilir
Başın Sağolsun Yeni Zelanda

Avrupa'da yaşayan Müslümanlar kendilerini siyasetten dışlanmış hissediyor
An ve zamanda Avrupa Birliği
Üçüncü Dünya Savaşı’na hazırlık
Papa Fransis inançsız mı?
Onların bütün ümidi gençlikte değil

Yabancı yatırımcının yeni endişesi: Erken seçim
Sri Lanka'da gerçekleştirilen Paskalya Bayramı saldırılarından korkunç ayrıntılar
Trump devrinde petrolün jeopolitiği
Türkiye en sefil 10’uncu ülke oluyor
Soğan fiyatları sonun başlangıcı mı?

Pasaportun yolculuğu
“Dünyanın sonuna” gidiyorlar!!!
Narsisizm nedir ve görülme sıklığı neden artıyor?
2019’da bizi bekleyen ölümcül 10 tehlike
2050'de, 60 yaşın üzerinde 2,1 milyar insan var olacak

Zamannın ruhuna aykırı bir sergi
Kendini unutup insanı bulmak
Kafka hayranlarına sevindirici bir haber
Parayı giyinmek ya da sanatı yaşamak
Sansüre karşı ‘Yollara Düştük’ belgeseli erişime açıldı!

Tarihsel olan nesnel olmaya kapalı mı?
Algı çok tanık tek
Bir Süreç Olarak İnsan
Ütopya: Ayakları yerde, başı gökte
Atatürk ve Hegel : İki aklın buluşma noktaları

Çin’in plastik atıklarının yeni adresi Türkiye
Varlığımız varlığına armağan mı ceza mı?
‘Uyurgezer’ adımlarla felakete doğru
Dünyanın turnusol kâğıdı
2018 İklim Raporu: Dünya'yı kurtarabilecek son nesil biziz

Anı yakalamak
Yapay Zeka psikiyatrik tedavilerde kullanılacak
Wing drone ile kargo servis izni aldı.
Facebook şifrelerinizi yine değiştirmenin zamanı geldi
Pasaport yerine geçecek yüz tanıma yazılımı geliyor

Kibir Hastalığı
Yeni diller ortaya çıkıyor
42000 yıllık at cesedi bulundu
Ayakta Uyumayın Sağlıklı Uyuyun
NASA’dan yapılan duyuru ana hatları ile şöyle.

Dünyanın en yaşanılabilir şehri : İstanbul 130 Sydney 11. sırada
Kadınların hak eşitliği oranı Avusturalya'da %96.8 Türkiye'de %79.38
Hukukun Üstünlüğü Endeksi: Türkiye 126 ülke arasında 109'uncu sırada
Türkiye, Rusya, Brezilya ve Endonezya ile aynı kategoride
Türkiye ekonomik özgürlükte sınıfta kaldık

Güç Beyin Hasarına Yol Açar mı?
Çocuklarını Kurban eden 10 Uygarlık
BEKA MEKA
Hangi inanç bu kanlı elleri temizler?
Umudum yok İnadım var!

Bu pazar iyi dinlenin anneler, sonraki her gün yine yorulacaksınız
GUGUK
İnansak mı?
60 Sene Sonra
Üç resimde felsefe - ÇİN GÜNCESİ

Sümer Atasözleri ve Özdeyişler
Museviliği benimsemiş tek Türk devleti : Hazarlar
İpek Yolu'nun kalbi: Özbekistan
Osman Hamdi Bey.
Ahilik


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar









Basa git