A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

Umutlu Sevme Denemeleri ya da Gözden Kaçanlar - The Devil’s Anvil

Kategori Kategori: Kültür/Sanat | Yorumlar 2 Yorum | Yazar Yazan: Ersin Engin | 26 Haziran 2014 04:07:11

Bir sinema filmi ya da bir kitap, belki bir müzik albümü ya da bambaşka bir sanat eseri; bazen beklenmedik bir anda karşınıza öyle şeyler çıkar ki hem o güne kadar ben bunu nasıl gözden kaçırmışım diye yerinir hem de bir hazine bulmuşçasına sevinirsiniz. Ben böyle apansız karşıma çıkanları hemen başkalarıyla paylaşmak, herkese yaymak ve onlara da aynı duyguyu yaşatmak için hep aceleci bir heyecan duyarım. Ama her zaman öyle olmaz işte, bazen sizin hazineniz başkası için aynı duyguları uyandırmayabilir.

Bu yazının konusu olan The Devil’s Anvil adında pek adı sanı duyulmamış, kısa ömürlü bir grubun albümünü keşfetmem de bende benzer bir heyecan yaratmıştı yıllar önce. Gecenin bir vaktinde Internet başındayken bulduğum ve sabaha kadar tekrar tekrar dinleyip her parçasından keyif almaya çalıştığım bu albümü neredeyse yakınımdaki herkese dinlettim. Doğal olarak kimi sevdi kimi beğenmedi. Demek yılmamışım ki yine birileri dinlesin, belki aynı keyfi alır, neşelenir diye bu yazıyı yazdım.

The Devil’s Anvil / Hard Rock From the Middle East

Yayımlanma Tarihi: 1967
Türü: Rok
Süresi: 34:09
Yapımcı: Dave Rubinson, Andy Marten, Joe Foster
Yapım Şirketi: Columbia

1960’lı yılların ortasında, ortadoğu kökenli Amerikalı müzisyenler tarafından New York’ta kurulan ve dönemin folk müzik kafelerinde ve rok kulüplerinde boy gösteren The Devil’s Anvil grubunun ilk ve tek albümü “Hard Rock From the Middle East”, ne yazık ki Altı Gün Savaşı olarak da adlandırılan Arap-İsrail savaşının hemen öncesinde yayımlanmış olması talihsizliği nedeniyle ve biraz da albüm kapağındaki yanlış seçilen fotoğrafın etkisiyle radyolar tarafından çalınamamış ve ancak bir kaç bin kopya satış yaparak ardından grubun da dağılmasıyla birlikte unutulup gitmiştir. 2001 yılında CD olarak tekrar piyasaya sürülmüş olmasına rağmen yine de pek dikkat çekmemiştir.

Albümde Arapça, Yunanca ve İngilizce şarkıların yanında bir de Türkçe parça yer alır. Bunun dışında bizim için bir diğer önemi, ud, tambur, dümbelek, buzuki, akordiyon, tef ve davul gibi Anadolu’ya ve yakın çevresine ait çalgıların modern popüler müzik enstrümanlarıyla (gitar, basgitar, vurmalı çalgı vs.) harmanlanarak albümün kaydında kullanılmış olmasıdır. Albüm, bir zamanlar Osmanlı toprakları içerisinde yer alan halklara ait anonim türkülerle yine bu kültürün devamı olan müzisyenlerin aynı müzikal havadaki doğu kültürüne ait (oryantalist) bestelerinden oluşur.

Albümün genel alt yapısını dönemin garaj rok (garage rock), hard rok (hard rock) ve psikedelik (psychedelic) müzikal anlayışları oluşturur. Çoğunlukla şarkıların içine serpiştirilen, bazen de şarkıların arka fonuna egemen olan geleneksel müzik aletleri ve vokaller “Hard Rock From the Middle East”i 1960’larda yapılmış herhangi bir müzik eserinden farklı hatta tamamen benzersiz kılan başlıca özelliklerdir.

Dikkate Değer Şarkılar

Bir Kilis türküsü olan “Lingo Lingo Şişeler” The Devil’s Anvil’in albümünde Shisheler adıyla yeniden can bulmuştur. Bana göre The Devil’s Anvil yorumu türkünün ömrünüz boyunca dinleyebileceğiniz en eğlenceli biçimidir. Doğal olarak solistin Türkçe söyleyişinde ciddi sıkıntılar olmakla birlikte (hatta ilk dinleyenler çoğu zaman Türkçe sözleri anlamakta zorlanır) bu söyleyiş biçimi şarkıya ayrı bir hava katar ve kendinizi birden gülümserken bulursunuz. Beni en çok heyecanlandıransa 1960’ların ortasında New York’un göbeğindeki bir kulüpte, birilerinin bu şarkı eşliğinde eğleniyor olması düşüncesidir. (Not: Birbirleriyle bağlantılı mıdır bilmiyorum ama Ermeni asıllı Amerikalı Udi John Berberian’ın Şişeler yorumu da mutlaka dinlenmelidir.)



Albümün İngilizce sözlere sahip tek şarkısı Misirlou’nun Yahudi asıllı bir Osmanlı müzisyen olan Mısırlı Udi İbrahim Efendi’ye (Ahram Levi) ait olduğu iddiasına karşın 1919 yılında kayda giren ilk hali “Bint Misr” olarak Mısırlı bir müzisyene aittir. Aynı şarkı daha sonra Anadolulu Rum müzisyen Tetos Demetriades tarafından Misirlou adıyla 1927 yılında Amerika’da plak olarak yayımlanmıştır. Eserin 1962 yılında Amerikalı gitarist Dick Dale tarafından “Miserlou” olarak kaydedilmiş sözsüz sürümü, 1994 yapımı Quentin Tarantino filmi Ucuz Roman’la (Pulp Fiction) geniş kitlelere ulaşmış ve oldukça popüler hale gelmiştir. Suat Sayın tarafından Türkçe sözler de yazılan şarkı, Zeki Müren tarafından da 1971 yılında “Yaralı Gönül” adıyla seslendirilmiştir. Bunlar dışında pek çok sürümü olan şarkının The Devil’s Anvil’in albümünde yer alan hali 1927 yılındaki Yunanca şarkı temel alınarak kendi döneminin müzikal havasında ve modern çalgı aletleri kaydedilmiş oldukça iyi vokallere sahip en incelikli yorumlardan biri olmasının yanında icra biçimi ve vokal özellikleri nedeniyle albümün diğer parçalarından ayrılır.

Albümde yer alan Wala Dai, Karkadon ve Nahna Ou Diab şarkıları Erkin Koray tarafından İlla Ki, Deli Kadın ve Boşuna adlarıyla sanatçının İlla Ki albümünde yorumlanmıştır. Erkin Koray’ın ikisi anonim biri de bestelenmiş olan ve Arap müziğine ait bu parçalara Türkçe söz yazarak kendi bestesiymiş gibi albümlerinde yer verdiği söylentisi pek çok kişi tarafından kabul görür. Bu söylentinin sahipleri Erkin Koray’ın The Devil’s Anvil’in albümünü bir şekilde edindikten sonra bu şarkıları kullandığını da iddia ederler. Söylentilere itibar etmeyerek MESAM üzerinde kısa bir araştırmayla halen bu şarkıların Erkin Koray’ın bestesi olarak tescillenmiş görünüyor olması açıkçası benim için büyük bir hayal kırıklığı yarattı ve söylentilere hak vermeme neden oldu. Umarım bu yanlış, sanatçı ya da yapımcılar tarafından en kısa sürede düzeltilir.

Eleştirmenlere Göre

“Hard Rock From the Middle East”, barındırdığı kültürel ve etnik özelliklerinin yanında ilk yayımlanmasında yaşanan talihsiz durum nedeniyle ana akım eleştirmenlerin gözünden kaçmış, fakat pek çok müziksever tarafından “kült” olarak nitelendirilmiş nitelikli bir yapımdır. Genel kanı, albümün müzikal olarak döneminin ilerisinde bir eser olduğu yönündedir.

Piyasaya çıktığında çok az satmış olması nedeniyle nadir bulunan albüm, kolleksiyonerlerin en çok ilgi gösterdiği uzun çalar plaklardan biridir.


Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: 9.3 / 3 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar

ersin { 27 Haziran 2014 02:00:34 }
oyle deme, hep derin stratejinin urunu iste bunlar, taa o zamanlardan...
deniz { 26 Haziran 2014 06:56:39 }
yeni türkiye'ye çok uygun buldum bu şarkıları.
Diğer Sayfalar: 1.

 

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







Ulusal Giz
Erdoğan demokrasiyi kaldırıyor
Söylenecek Her Şey Hakında - Çağımızın Üç Kahramanı
Avustralya Başbakanı: Erdoğan'ın sözleri düşüncesiz ve aşağılayıcı; ilişkiler gözden geçirilebilir
Başın Sağolsun Yeni Zelanda

Avrupa'da yaşayan Müslümanlar kendilerini siyasetten dışlanmış hissediyor
An ve zamanda Avrupa Birliği
Üçüncü Dünya Savaşı’na hazırlık
Papa Fransis inançsız mı?
Onların bütün ümidi gençlikte değil

Yabancı yatırımcının yeni endişesi: Erken seçim
Sri Lanka'da gerçekleştirilen Paskalya Bayramı saldırılarından korkunç ayrıntılar
Trump devrinde petrolün jeopolitiği
Türkiye en sefil 10’uncu ülke oluyor
Soğan fiyatları sonun başlangıcı mı?

Pasaportun yolculuğu
“Dünyanın sonuna” gidiyorlar!!!
Narsisizm nedir ve görülme sıklığı neden artıyor?
2019’da bizi bekleyen ölümcül 10 tehlike
2050'de, 60 yaşın üzerinde 2,1 milyar insan var olacak

Zamannın ruhuna aykırı bir sergi
Kendini unutup insanı bulmak
Kafka hayranlarına sevindirici bir haber
Parayı giyinmek ya da sanatı yaşamak
Sansüre karşı ‘Yollara Düştük’ belgeseli erişime açıldı!

Tarihsel olan nesnel olmaya kapalı mı?
Algı çok tanık tek
Bir Süreç Olarak İnsan
Ütopya: Ayakları yerde, başı gökte
Atatürk ve Hegel : İki aklın buluşma noktaları

Çin’in plastik atıklarının yeni adresi Türkiye
Varlığımız varlığına armağan mı ceza mı?
‘Uyurgezer’ adımlarla felakete doğru
Dünyanın turnusol kâğıdı
2018 İklim Raporu: Dünya'yı kurtarabilecek son nesil biziz

Anı yakalamak
Yapay Zeka psikiyatrik tedavilerde kullanılacak
Wing drone ile kargo servis izni aldı.
Facebook şifrelerinizi yine değiştirmenin zamanı geldi
Pasaport yerine geçecek yüz tanıma yazılımı geliyor

Kibir Hastalığı
Yeni diller ortaya çıkıyor
42000 yıllık at cesedi bulundu
Ayakta Uyumayın Sağlıklı Uyuyun
NASA’dan yapılan duyuru ana hatları ile şöyle.

Dünyanın en yaşanılabilir şehri : İstanbul 130 Sydney 11. sırada
Kadınların hak eşitliği oranı Avusturalya'da %96.8 Türkiye'de %79.38
Hukukun Üstünlüğü Endeksi: Türkiye 126 ülke arasında 109'uncu sırada
Türkiye, Rusya, Brezilya ve Endonezya ile aynı kategoride
Türkiye ekonomik özgürlükte sınıfta kaldık

Güç Beyin Hasarına Yol Açar mı?
Çocuklarını Kurban eden 10 Uygarlık
BEKA MEKA
Hangi inanç bu kanlı elleri temizler?
Umudum yok İnadım var!

Geçmişte bir gün
Bu pazar iyi dinlenin anneler, sonraki her gün yine yorulacaksınız
GUGUK
İnansak mı?
60 Sene Sonra

Sümer Atasözleri ve Özdeyişler
Museviliği benimsemiş tek Türk devleti : Hazarlar
İpek Yolu'nun kalbi: Özbekistan
Osman Hamdi Bey.
Ahilik


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar









Basa git