A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

Min Gayri Haddim

Kategori Kategori: Nalına Mıhına | Yorumlar 0 Yorum | Yazar Yazan: Metin Atamer | 15 Mayıs 2017 04:09:26

Her insanın hayatı boyunca bazı yanlışlar yapması doğaldır. Bir düşünün hayatınızdaki çeşitli devrelerde yaptığınız yanlışları. Bazı insanlar kendilerinden ödün vermemek adına hayatlarında hiç yanlış yapmadıklarını iddia etseler bile, kimi yanlışlar hayatın akışı içersinde bazen istemeyerek oluşur kimi yanlışlar ise bilerek.

Maddi zararın bile oluşabileceği yanlışlar vardır ki bunu bazen önlemek mümkün olmayabilir.

Yanlışların yalnızca kendimizden kaynaklananları öz eleştiri hanesine girer. Bunu genelde görmezliğe geliriz. Aslında en dürüst insanlar kendilerini eleştirebilen insanlardır. Kendilerini eleştiren insanlar kendine güvenen insanlardır. Bu eleştirileri toplumun önünde kimi zaman yapamaz, çünkü toplumun ona olan inancını zayıflattığına inanırlar. Bu nedenle toplumu iki ayrı sınıfta mütalaa edersek daha doğruyu bulabiliriz.

İdare edilenler ve idare edenler.  İdare edilenler çok nadiren sınıf değiştirirler. Sınıf değiştiren idare edilenler yerlerine kolay alışamazlar. Genlerine işlemiş olan idare edilmeyi yenmesi oldukça güçtür. İdare edenler ise yanlışını ortaya dökmez. Çünkü otorite zayıflar, ırgatlar onu dinlemez diye düşünür. Bir de sık sık yanlış yapan idare edenlerin durumu oldukça kritiktir. Bu tür insanlarda yanlış bir defa başladı mı onu kapatmak için ikinci yanlışı yaparlar, bunu da diğerleri takip eder.

Yanlışları idare edilenler görür ve seslerini çıkarmasalar da yanlışların artması durumunda homurdanmalar başlar. Devamı halinde idare edilenlerin muhakeme yetenekleri de artmaya başlar. Bu nedenle yanlışlar oluştuğu anda görüp itiraz etme itkisi tetiklenir. İdare edenlerin uyarı ve tepkilere duarlı olması, yanıt vermesi, yanlışlara meydan vermeyecek bir idare tarzına geçmeleri güzel olur.  Bu yönde alınan kararlar isabetli olur ve idare edilenler de mutlu olur.

Kimi toplumlarda ise idare edenler, bilmediğiniz bir dilden dem vurarak, inançlarını sergiler, cahil halk kitlelerine ve bilhassa onların bilinç altlarından manevi değerlerine hitap ederek doğruyu bulandırır, yanlışın da doğru olduğuna inandırır. Zihinleri bulanmış idare edilenler at gözlüğü ile baktıkları her konuda liderin doğru yaptığına inanırlar. Çünkü lider kişinin yanlış yapmasının mümkün olmadığına olan inançları tamdır ve değişmez.

Liderin biri ekranlara çıkıp ‘’bizi de kandırmışlar’’  ‘ bizi de aldatmışlar”  “ne istediler de vermedik’’ de dese,  ne kadar büyük yanlışları ne kadar sık yaptığını ifade de etse, ırgatlar, idare edenlerin yanlış yaptıklarına inanmazlar. Tabiidir ki böyle güdülen toplumlar çamura da batsa, güllük gülistanlık olarak gösterilen göstergelerin aslını görmeleri mümkün olamaz.

Bu günlerde yeni anayasa konusunda uyum sağlamaya çalışsalar da, konunun özünü anlayıp kavrayabileceklerine inanmamaktayım. OHAL  ortamında bir halk oylamasının yapılmasının ne kadar doğru olabileceği bile tartışılırken, a halin vaziyeti, ortamı hala meşgul etmekte iken; bir de seçmen sayısı, verilen oy sayısı, aradaki fark nasıl oluşmakta diye katman katman soru yükü altındayız.

Maç başladıktan sonra penaltı kaidesini hakemler değiştirdiği zaman, golün hangi kaleye gittiğini anlayamazsınız. Bu durum nereden baksanız  abesle iştigaldir.

Bir de OHALin ohalinden yüz bulan adamın biri çıkmış kendi konusu edebiyat, Atatürk ve yaşamı hakkında  ahkam kesmeye başlamış. Bunu dinleyen saygın bir tarihçi de ağzına gelen herşeyi çekinmeden sıralamış. Benim hayatım konusunda hiç kimsenin söz söyleme hakkı yoktur. Hiç kimsenin Mustafa Kemal Atatürk hakkında da söz söylemeye, hakarete, hayatına çamur atmaya hakkı olmasa gerek diye bir sözüm geldi söyledim hem nalına hem mıhına.


Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: 10 / 1 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







Tuna Nehri’nin kıyısındaki demir ayakkabıların hikayesi
“Ya Hıristiyan veya ateistler haklıysa?"
'Deizmin yaygınlaşmasının sorumlusu siyasetçiler'
500 TL'ye 'noter onaylı' üniversite diploması!
Türkiye’de bir işçinin hayatının bedeli 6 bin lira!!!

Türkiye'de son seçim anketi açıklandı.
Gel de bu başkanın sözüne inan!
Başbakan seçilemeyen Paşinyan'dan genel grev çağrısı
Kaynak sorunundan bahseden hükümetten seçim atağı!
'Türkiye iş kazaları ve meslek hastalıklarında dünya 3'üncüsü, Avrupa 1'incisi'

Seçim ekonomisinin 2018 ve 2019 yıllarına etkisi ne olacak?
Türkiye'de Merkez Bankası, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a kulak asmadı
Türkiye'den 1.1 milyar dolar yerli sermaye kaçtı
6 sıfırlı lira daha güçlüymüş!
Büyük başarı : Dolarda hedef 1.97'ydi 3.92 oldu

ÇOCUK
Tek kullanımlık naylon poşetleri tüm mağazalarından kaldırıyor
Kadınlık hallerı, yaşanmışlıklar : Oğlum ölüyor galiba
Dünyanın en eski şişe mesajı Avustralya'daki kumsalda bulundu
Çocuk gelin sayısında utandıran birincilik

Türk Mitolojisinde Erlik Hanın Yeri Tasviri ve Kökeni
Nebil Özgentürk’ün gözünden: 11 dakikalik Aydin Boysan belgeseli
Robert kolej’de
İnsanlığın Karanlık Yüzü
Tarih ateizm’in insanlar için din kadar doğal olduğunu gösteriyor

Atatürk ve Hegel : İki aklın buluşma noktaları
Mutluluk mu dedi biri…
Umut: Canlanan ve Canlandıran Yaşam Enerjisi
Bilmeden İdeolojikleşmeye
Özgürlük Sorumlulukla - Zorunluluk Sınırla

Yağma ve talanın süresi 49 yıla çıktı
Mercan kayalıkları için 400 milyon dolar
Dünya’nın 6.kitlesel yokoluş olayının eşiğinde
Bu banklar havadaki kiri küçük bir ormandan daha fazla çekiyor
20 yıl sonra Türkiye …!

Kripto para üretiyor olabilirsiniz!
Milyonlarca kişi cep telefonu ile tehlikede!
'Milyonlarca insanın kişisel verileri, ticari ve siyasi amaçla kullanıldı'
Güneş küresi icat edildi!
Robotlar işinizi elinizden alacak mı?

50.000 yıl önce Avustralya’ya ulaşan ilk insanlar gemilerle geldi
Yaratıcı olmak şizofreni riskinizi yüzde 90 arttırıyor
İnsanlar niçin et yemeye başladılar?
DNA’mızın ne ırkı var, ne de milliyeti
Avustralyalı Aborijinler, bilinmeyen bir “insan” türünün DNA'sını taşıyorlar.

15 yılda 20.447 işçi “iş kazalarında” can verdi
Türkiye basın özgürlüğünde 180 ülke arasında 157. sıraya geriledi
AB Komisyonu'ndan tüm zamanların en olumsuz Türkiye raporu...
İslam’da hile: Yeter ki kitaba uydur!
Türkiye'yi kanser eden ürünleri devlet gizledi!

2018’de Mayıs 68
Kürt sorununu cesaretle biz çözeriz!
Her tasavvuf üstadı biraz Freudyendir
Gözaltındaki köle işçiler: Göçmenler
Küresel savunma harcamaları artıyor

HAD...
Film Perdesi
Edebiyat Notları, Ocak- Şubat
TAMAM
Onur...

İpek Yolu'nun kalbi: Özbekistan
Osman Hamdi Bey.
Ahilik
Nogay Türklerinden Atasözleri
Başkaldırının simgesi Landmesser'in hikayesi


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar









Basa git