A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

ALGI...

Kategori Kategori: Nalına Mıhına | Yorumlar 0 Yorum | Yazar Yazan: Metin Atamer | 14 Şubat 2019 10:27:21

Ne acıdır ki soğan, patates, domates gibi sebzeler, Türkiye’nin siyasi gündemine oturdu. Yıllardır Bay Kemal’e partisinin iktidar döneminde ekmeğin karneye bağlanmış olduğunu haykıran bir Parti başkanını, bütün mevcudiyetimle kınamaktayım. İkinci Dünya Savaşı döneminde Türkiye’de, yani yeni kurulmuş genç Cumhuriyetimizde, tek parti dönemi bulunmakta. Üretim nüfusa oranla az olduğundan, toprağı işleyecek insan gücünün eksikliğinden ve bütün olumsuzluklar Anadolu`nun etrafında dolanırken, gıda tüketiminin daha akıllıca kullanımı açısından ülke yönetiminin, bazı ana maddeleri karneye bağladığını bilmekteyiz.

Benim nüfus cüzdanımda bulunan bir damgada ‘EKMEK KARNESİ’ bulunmakta. Ekmeğin topluma karne ile dağıtılmış olduğu doğrudur. Bunu kimse inkar etmemekte.

O tarihte algı oluşturma konusundan ziyade gerçekler toplumla paylaşılır, zor günlerin izahı yapılırdı yurdum insanlarına. Geçtiğimiz son 15 senedir toplum hiçbir konudan haberdar olmamakta, Devletin sahip olduğu değerlerin, neden ve kime satıldığından habersiz, bir belirsizliğe sürüklenmekte olduğunu anlamakta fakat kimden neyi soracağını bilememekte.

Vatandaş,  yok olmuş bir hesap sorma kurumu ile Cumhurun elinde oyuncak olmuş, özelleştirme adı altında satılan değerlerden elde edilen gelirin hangi harcamalarda kullanıldığı meçhul, bir karanlığa doğru gidişi seyretmekte.  Ne kadar acıdır ki kötü gidişin hukuken eleştirilemediği bir süreci yaşamaktayız.



Bu gün yaşadığımız algı operasyonu tıpkı Adolph Hittler’in Propaganda Bakanı Paul Joseph Geobbels prensiplerini içermekte. Bunları hatırlatmak isterim:
- Başta Basın iktidarın kullanacağı Dev bir klavyedir.
- Yalan söyleyin mutlaka inanan çıkacaktır.
- Olmazsa yalana devam edin, bir şeyi ne kadar uzun süre tekrarlarsanız, insanlar ona o kadar fazla inanırlar.  
- Bir insana yalan olsa bile söylemi sürekli tekrarlarsanız, o söylemin nereden geldiğini unutur ve kendi fikri gibi benimser ve savunur.  
- Söylediğiniz yalan ne kadar büyük olursa o kadar etkili olur ve insanların o yalana inanması da o kadar kolaylaşır.   
- Halkı her zaman ateşleyin asla soğumasına ve düşünmesine izin vermeyin.
-Halk büyük yalanlara küçük yalanlardan daha çabuk inanır.  
-Hatalı olduğunuzu yada yalnış yaptığınızı asla kabul etmeyin.
-Asla rakibinizin üstün bir tek yanı  bile olduğunu kabul etmeyin.
-Asla kendinizden başka birine hareket alanı bırakmayın.
-Asla kabahat ve suçu kabul etmeyin. Sadece rakibinize odaklanın ve kötü giden her konuyu onların üstlerine atın.  
-Yargı devlet hayatının efendisi değil, devlet politikasının hizmetkarı olmalıdır.
-Bana vicdanı olmayan bir medya verin, size kısa zamanda bilinçsiz bir halk sunayım.
-Her zaman etrafınızda bir yalaka ordusu bulundurun.
Geçtiğimiz 15 senedir yaşadığımız bütün olayları, peşpeşe koyun, toplumda yaratılmaya çalışılan algı operasyonu içinde kullanılan ana prensiplerin Jozeph Geobbels in kullandığı operasyondan bir farkı var mıdır diye bir sözüm geldi söyledim hem nalına hem mıhına.


Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: 10 / 1 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







Ulusal Giz
Erdoğan demokrasiyi kaldırıyor
Söylenecek Her Şey Hakında - Çağımızın Üç Kahramanı
Avustralya Başbakanı: Erdoğan'ın sözleri düşüncesiz ve aşağılayıcı; ilişkiler gözden geçirilebilir
Başın Sağolsun Yeni Zelanda

Avrupa'da yaşayan Müslümanlar kendilerini siyasetten dışlanmış hissediyor
An ve zamanda Avrupa Birliği
Üçüncü Dünya Savaşı’na hazırlık
Papa Fransis inançsız mı?
Onların bütün ümidi gençlikte değil

Yabancı yatırımcının yeni endişesi: Erken seçim
Sri Lanka'da gerçekleştirilen Paskalya Bayramı saldırılarından korkunç ayrıntılar
Trump devrinde petrolün jeopolitiği
Türkiye en sefil 10’uncu ülke oluyor
Soğan fiyatları sonun başlangıcı mı?

Pasaportun yolculuğu
“Dünyanın sonuna” gidiyorlar!!!
Narsisizm nedir ve görülme sıklığı neden artıyor?
2019’da bizi bekleyen ölümcül 10 tehlike
2050'de, 60 yaşın üzerinde 2,1 milyar insan var olacak

Zamannın ruhuna aykırı bir sergi
Kendini unutup insanı bulmak
Kafka hayranlarına sevindirici bir haber
Parayı giyinmek ya da sanatı yaşamak
Sansüre karşı ‘Yollara Düştük’ belgeseli erişime açıldı!

Tarihsel olan nesnel olmaya kapalı mı?
Algı çok tanık tek
Bir Süreç Olarak İnsan
Ütopya: Ayakları yerde, başı gökte
Atatürk ve Hegel : İki aklın buluşma noktaları

Çin’in plastik atıklarının yeni adresi Türkiye
Varlığımız varlığına armağan mı ceza mı?
‘Uyurgezer’ adımlarla felakete doğru
Dünyanın turnusol kâğıdı
2018 İklim Raporu: Dünya'yı kurtarabilecek son nesil biziz

Anı yakalamak
Yapay Zeka psikiyatrik tedavilerde kullanılacak
Wing drone ile kargo servis izni aldı.
Facebook şifrelerinizi yine değiştirmenin zamanı geldi
Pasaport yerine geçecek yüz tanıma yazılımı geliyor

Kibir Hastalığı
Yeni diller ortaya çıkıyor
42000 yıllık at cesedi bulundu
Ayakta Uyumayın Sağlıklı Uyuyun
NASA’dan yapılan duyuru ana hatları ile şöyle.

Dünyanın en yaşanılabilir şehri : İstanbul 130 Sydney 11. sırada
Kadınların hak eşitliği oranı Avusturalya'da %96.8 Türkiye'de %79.38
Hukukun Üstünlüğü Endeksi: Türkiye 126 ülke arasında 109'uncu sırada
Türkiye, Rusya, Brezilya ve Endonezya ile aynı kategoride
Türkiye ekonomik özgürlükte sınıfta kaldık

Güç Beyin Hasarına Yol Açar mı?
Çocuklarını Kurban eden 10 Uygarlık
BEKA MEKA
Hangi inanç bu kanlı elleri temizler?
Umudum yok İnadım var!

Geçmişte bir gün
Bu pazar iyi dinlenin anneler, sonraki her gün yine yorulacaksınız
GUGUK
İnansak mı?
60 Sene Sonra

Sümer Atasözleri ve Özdeyişler
Museviliği benimsemiş tek Türk devleti : Hazarlar
İpek Yolu'nun kalbi: Özbekistan
Osman Hamdi Bey.
Ahilik


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar









Basa git