O yıllar her evde bir kuyu vardı; su kuyudan çekilirdi. Kuyu soğutma işine de yarardı; buz dolabımız olmadığı için karpuzu kovanın içine kor kuyuya sallardık. Bir iki saat orda durunca buz gibi olurdu karpuz. Kovayı dikkatli çekmediğimiz zaman veya ipi koparsa düşerdi. Bir gün kuyuya kedi düştü, orda öldü. Bir daha kuyudan su içmedik. Birkaç ay sonra da Bahtiyar babam kuyuyu toprakla doldurdu. ...Devamı.»
Emeklediğim zamanları nasıl anımsayım! Yine de küçük bir fotoğraf var gözlerimin önünde: akşamdı, ocağa doğru gittiğimi, orada büyülenmiş gibi kalıp geri dönemediğimi, birisinin beni kucağına alıp geri çektiğini görür gibiyim. Yürümeye ne zaman başladım bilemiyorum. ...Devamı.»
Doğduğum zaman adım Feramuz konmuş. Gözlerim mavi, saçlarım da sarıymış. Öyle bir hastalanmışım ki derhal adımı değiştirmişler. Feramuz adı bana ağır gelmiş, taşıyamamışım. Dinsel masallar, hurafeler arasında bir dünyamız vardı. Yalnızca aile içinde değil toplumsal yaşamımızın göstergesi olan gece oturmalarında da imgelemimiz bu sohbetlerle beslenirdi. ...Devamı.»
Merzifon'da yazlar sıcak geçmekle birlikte akşam üzeri çıkan serinlik rahatlatırdı herkesi. Kışları çok soğuk olurdu. Evler genellikle tek katlı olup kerpiçten yapılmaydı. Kuzeyindeki dağlar Merzifon'un odun ihtiyacını karşılardı; kaçak olarak kesilirdi meşeler. ...Devamı.»
1 Mart 1927 yazmışlar nüfus cüzdanıma doğum tarihi diye. Oysa anam haşhaş çiziminde doğduğumu söylerdi. Onun, beni ne zaman doğurduğunu nüfus memurundan daha iyi bildiğini sanırım. Doğar doğmaz kayıt yapılmayınca sonradan anımsanan doğum günlerinin sağlıklı olacağını iddia etmek yanlış olmalı. ...Devamı.»
Bir Ressamın Yaşamı kategorisinde 2 sayfada 30 haber kayıtlı. 1.2.