A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

Tırnak İçinde

Kategori Kategori: Nalına Mıhına | Yorumlar 0 Yorum | Yazar Yazan: Metin Atamer | 21 Haziran 2018 10:20:36

Günlerdir ekranlara kitlendik. Okullar tatil olmadı, hatta Ramazanda bayram tatili de yoktu, ancak insanlar ekranlarda Cumhur adaylarının programlarını dikkatle izlemekteydiler. Sokakta, caddelerde araçların yoğunluğunun azaldığını gördük. Bu normal olmasa gerek. Bir tedirginlik var Türkiye’nin her yerinde.

Devletin, imkanlarının bu seçim döneminde adilane kullanılmasını sağlamakla yükümlü olmasına rağmen icraatta böyle olmadığına şahit olmaktayız. Bazı gerçeklerden kaçmamız mümkün görünmemekte. Halkın bir bölümünü gerçek olmayan konulara inandırabilmemiz, kabiliyetimize bağlıdır. Belagatınız kuvvetli olursa, insanlar sizi dinlerken size inanırlar diye düşünürüm.

Aksini ciddi savunan yoksa, ne söyleseniz benim yurttaşım saf ve temiz olduğundan inanır. Sadece seçimlerin arifesinde hatırlanan bu yurdum insanlarını bir paket kahveyle, iki kilo mercimekle, üç kuruş zamma inandırırsınız. Ne de olsa cebinizden çıkmayan bir maddesel değere hemen de kanıverirler. Gerçeklerin acı ve zor oluşu onun için geçerli değildir. Mühim olan bugün eline ne geçeceğidir. Yarına endişe ile bakmaz benim vatandaşım. Bu her dönemde böyle olmuştur. Meydanlara otobüslerle , vapurlarla dinleyici toplayan bu zihniyetin, ekonomisinin zora düştüğü bir hakikattır. Üretmeyen bir ülkenin borç batağından çıkabilmesinin zor olduğu bir gerçektir.

Bugünkü durum bana Osmanlı’nın son senelerini hatırlatır. Üretimi olmayan bir ülkede, alınan borçlar bir başka yerden alınan borçlarla ödenirse, bu çarkın dönmesi imkansız hale gelir. Böyle durumlarda yeni borç almak için bir yerlere baş vurduğunuzda, mevcut borç ve faizlerin kapatılması istenir.  Osmanlı’da da bu böyle olmuştur. 1854 yılı Kırım savaşı sonrası başlayan borçlanma artarak sürmüş, fazilerini bile ödeyemeyecek duruma gelince Osmanlı, 1875 yılında Ramazan Kararnamesi ile maliyenin iflasını ve bir borç ödeme planını bildirmiştir. Bu da işe yaramayınca, alacaklı ülkelerin gelirlerini tahsil edebilmeleri için 2.Abdülhamit zamanında Düyun-u Umumiye yani Borçlar İdaresi kurulmuş, böylece Osmanlı Devleti ekonomik özgürlüğünü tamamen yitirmiştir.

Bu gün Cağaloğlu’unda okul olarak hizmet veren Düyun-u Umumiye binası yapılmıştır. Üretimi sadece bir kaç kalemden ibaret olan Osmanlı’nın tarihsel süreçte kazanılan harplerden elde ettiği ganimet ve haraça dayalı ekonomisi, savaşları kaybetmeye başlayınca, daha fazla dayanamamıştır.   

Durum değişik değil. Bu gerçeği anlamak gerekir. Benim yurdum insanının anlayacağı dilden anlatın. Sade vatandaş her şeyin düzgün gittiğini düşünmekte. Bu doğru değil. Bunun doğru olduğunu söyleyen ve savunan insanlara da hayret etmekteyim. Betona, demire, asfalta yapılacak yatırımı, eğer üretim gelirin varsa, toplam giderini karşılıyorsa yaparsın.

Sadece taşa, binaya yatırım yaparsan, sonunda karşına düz bir duvar çıkar ve sen bu duvara toslarsın. Böyle gerçekleri konuşurken ekrandaki alışılmış yüzler, kendilerine zarar gelmemesini sağlamak için cümlelerini tırnaklar içinde söylemekteler.  Dikkat edin bu ülke birçok değerlerini geçtiğimiz 70 sene içinde tırnakları ile bu güne getirdi. Sen bunları 15 senede satarak, kişilere çıkar sağlamak adına alkış tutanlara peylersen, onun adına kalkınma denmez. Ancak “tırnak içinde” borcunu kalkındırırsın diye bir sözüm geldi söyledim, hem nalına hem mıhına.

Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: 10 / 1 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







İNSAN; Kıyısı olmayan derya - Evrenin merkezi nerede?
İhtimaller Hesabı
Çocuklarınız arabada güvende mi?
Ulusal Giz
Erdoğan demokrasiyi kaldırıyor

Avrupa Birliği maskaralığı!!!
Avrupa'da yaşayan Müslümanlar kendilerini siyasetten dışlanmış hissediyor
An ve zamanda Avrupa Birliği
Üçüncü Dünya Savaşı’na hazırlık
Papa Fransis inançsız mı?

İşsizlik rakamları açıklandı. %3.4 artış!
Borçistan'da sosyal patlamalar kaçınılmaz görünüyor!
En iyi 10 kripto para birimi
Yabancı yatırımcının yeni endişesi: Erken seçim
Sri Lanka'da gerçekleştirilen Paskalya Bayramı saldırılarından korkunç ayrıntılar

Yavaş seyahat nedir, nasıl yapılır?
Parkinson hastaları için umut
Pasaportun yolculuğu
“Dünyanın sonuna” gidiyorlar!!!
Narsisizm nedir ve görülme sıklığı neden artıyor?

‘Anlatamıyorum’u dünyanın en çok okunan ikinci şiiri
Zamannın ruhuna aykırı bir sergi
Kendini unutup insanı bulmak
Kafka hayranlarına sevindirici bir haber
Parayı giyinmek ya da sanatı yaşamak

İnsan, Kıyısı olmayan derya - Kuşkularımı gider
Tarihsel olan nesnel olmaya kapalı mı?
Algı çok tanık tek
Bir Süreç Olarak İnsan
Ütopya: Ayakları yerde, başı gökte

Türkiye, Avrupa'nın ve ABD'nin çöplüğü oldu
Çin’in plastik atıklarının yeni adresi Türkiye
Varlığımız varlığına armağan mı ceza mı?
‘Uyurgezer’ adımlarla felakete doğru
Dünyanın turnusol kâğıdı

Uzay yolcusu kalmasın
Yemek sanatından dövüş sanatından dem vuranlara gelsin. İşte size bilim sanatı.
Anı yakalamak
Yapay Zeka psikiyatrik tedavilerde kullanılacak
Wing drone ile kargo servis izni aldı.

Japonlar uzak bir göktaşından örnekler topladı
Rengarenk bir Ay
İyi ki doğdun Proton!
Kibir Hastalığı
Yeni diller ortaya çıkıyor

Dünya nüfusunun %11'i aç!
Avustralya 15’nci Türkiye 66’ıncı sırada…
Dünyanın en yaşanılabilir şehri : İstanbul 130 Sydney 11. sırada
Kadınların hak eşitliği oranı Avusturalya'da %96.8 Türkiye'de %79.38
Hukukun Üstünlüğü Endeksi: Türkiye 126 ülke arasında 109'uncu sırada

Müslüman Kardeşler’in ilk yenilgisi
Doğan Özgüden : özgürlük örneği, hakiki vicdanımız
Beyaz Saray’ın Ulusal Güvenlik Konseyi üyesi olarak Müslüman Kardeşler
Pentagon’un yedek gücü olarak Müslüman Kardeşler
MI6 ve CIA’nın destek gücü olarak Müslüman Kardeşler

SARAY
Saltanat
Kıtanın ortasında - Kata Tjuta Yolcuları
Teksir
Amerika Projesi

Sümer Atasözleri ve Özdeyişler
Museviliği benimsemiş tek Türk devleti : Hazarlar
İpek Yolu'nun kalbi: Özbekistan
Osman Hamdi Bey.
Ahilik


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar









Basa git