A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

İda Dağı

Kategori Kategori: Nalına Mıhına | Yorumlar 0 Yorum | Yazar Yazan: Metin Atamer | 11 Ağustos 2019 15:09:22

Bütün hikaye Hern Korfmann ile tanışmamız sonrası başladı. Troya’da yıllar süren bir kazı çalışması yapmaktaydı tanıştığımıda. Kazı sahasına kimse alınmamakta, kurulan uzun masaların üzerinde kazılarda çıkan eşyalar sergilenmekteydi. Herbir parçaya etiket yapıştırılıp isimlendirilmekte, bir haritanın üzerine de nerede çıktığı işaretlenmekteydi. Çok nükteden ve de çok bilgili bir tarihçiydi. Bizim amacımızı öğrenince gözlerinde parıltı oldu. Anlatmaya, bu alanda yapılan kazıların bir tarihçesi olduğundan başladı Hern Korfmann. İlk adını Osman olarak söyledi bize.



Yıllar önce bir iş adamı olan Heinrich Schilemann, Homer’in meşhur İlyada destanından çok etkilenip Truva yerleşimi için Hisarlık yöresinde araştırma yapmak için 1863 ile 1865 senelerinde burada bulunmuş. Bütün yaptığı araştırmalarda Troya’nın çok zengin bir kent olduğundan, burada mutlaka bir hazine olacağından hareketle, kazılar yaptırmış. Bu kazılar gelişi güzel yapıldığı için antik Troya şehrine büyük zarar vermiş.
 
Bu kazılar  1894 senesine kadar kısmen devam etmiş. Ciddi kazılar Osman Korfmann tarafından 1988 senesinde planlı bir şekilde başlatılmış. Tanıştığımız tarihte Korfmann çok değerli bilgiler ile donanımlı idi. Evet, Troya şehrinin tarihte çok zengin bir kent olduğunu kabul etmekteydi Korfmann, ancak zenginlik İDA dağındaki altın madeninden değildi. Sadece doğa olayından elde ettiği bir avantajı, bir kente harcamalarından meydana geldiğini, okuduğu tabletlerden bize aktardı.

TROYA’nın bir liman kenti olduğunu söyleyen Korfmann, bu doğa olayının da rüzgar olduğunu aktardı. Aşırı rüzgara maruz kalan ticari yelkenli tekneler, Çanakkale boğazındaki akıntıyı yenemediklerinden Troya’daki limana sığınırlarmış. Kaldıkları müddetçe liman kirasını öderlermiş. Rüzgar santralı için seçmiş olduğumuz yerin doğru olduğunu teyit etmişti Osman bey.
 
Tarihin sisli yapraklarını aralıyan Korfmann ile çok sık bir araya gelirdik. Her seferinde bize yeni yapılan kazıları gösterirdi. Hele şehrin kanalizasyon ve temiz su kanallarını bulduğunda heyecanı görülecek şeydi. Uzun bir dönem Troya’ lılar, bu yörede hüküm sürmüş, şehirleri 9 defa yıkılmış ve sonra yıkıntılar üzerine yeniden inşaa edilmiş. Antik kenti dolaştırırken şehrin bu katmanlarını da göstermeyi ihmal etmemişti.

Mitolojide ifade edildiği gibi İda dağında Tanrı Zeus oturur, bütün tanrıların bu dağlara gelmelerinin tek nedeni, tanrıların tanrısı Zeuz’un burada bulunmasıdır. Her konuda çözümü Zeus’da bulurlar. Yine mitolojide Zeus ile Hera, İda dağında evlenir. Mitolojik olayların bir çoğu İda dağında cereyan eder. Bu nedenle bu dağ bütün dünyaca ünlüdür. Bu dağdan kopan rüzgarların bütün Ege’yi aşarak Bodrum’a kadar indiği doğrudur.

Bu yöre için en önemli konulardan bir tanesi on yıl süren meşhur Troya savaşıdır. Troyalı kahraman Hektor bu savaşlarda ölür. Troya yakılıp yağmalanır. Ama Akhalı, yenilmez savaşçı, Thetis’in oğlu, doğduktan sonra, tanrılar tarafından topuğundan tutularak nehirde kutsandığı için ölümsüz olduğu söylenen Akiles de öldürülür. Akiles, topuğundan tutulup GEDİZ nehrinde kutsanmıştır. En zayıf yeri olan topuğundan Hektor’un kardeşi Paris, Afrodit tarafından kendisine verilen özel mızrakla vurarak öldürür. Bunları okuyup dinledikten sonra bizde İDA dağına yakın bir yerde rüzgar santralı kurduk.

Bu günlerde en az on senedir süren, KAZ dağlarında siyanürlü altın arama konusunda büyük bir projeye halk isyan etmekte. Mitolojik, asırlara dayanan bir tarihsel yörede altın aramak ve çıkartmak için bir firmaya verilen imtiyazın, toplumsal tepkinin hiç dikkate alınmadan sürdürülmesine halk isyan etmekte.

Söylenenlere göre, 190,000 orman ağacının katledilmesi sonucunda ortaya çıkan kel bir arazide altın aranacak. Kimin çıkarına? Bu firmaya kimler ortak? Kimlerin menfaati bu ağaç katliamında ekilmekte?

Hani diyorlar ya iş bitince doğayı tekrar dolduracağız ve ağaçlandıracağız? Kocaman bir yalan. İstanbul’un  hemen kuzeyinde Kilyos’un batısında bulunan linyit yataklarına verilen ruhsatlarda da böyle yazmaktaydı. Lütfen hatırlayın açık işletme linyit yataklar ve oluşan göletlerde sorumlulukları olan müteahhitleri kurtarmak için Bay Erdoğan, bu araziye İstanbul Hava Limanı yaparak müteahhitleri kurtardı. Ancak Türkiye’nin milyarlarca lira kaynağını batırdı. Bu liman kısa bir zaman sonra kullanılamayacak. ATATÜRK Hava limanına geri dönülecek.

Dileğim yanlışı doğru olarak gösterip, halkı inandırmaktan vazgeçilse de, doğayı tahrip etmeden biraz akıl kullanılsa. Sonra doğa intikam almaya başladığı zaman iş işten geçer diye bir sözüm geldi söyledim hem nalına hem mıhına.
 
 

Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: 10 / 1 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







"36 saatten az sürede 50 ila 80 milyon insanın ölümüne yol açabilir"
Yasak ama cezası yok
Cesaret bulaşıcıdır…
Avrupalı Türk kadınlar ayaklandırdı: "Şerefsizini ifşa et"
Amazonlarla ilgili medyatik zehirlenme kampanyası

İspanya göçmenler için iyi bir seçim mi?
ABD IŞİD militanlarından kurtulmaya çalışıyor
Irak'ta protestolar: Neden başladı, nasıl yayıldı?
Devletlerin yeni manipülasyon aracı: İnternet
AB vatandaşları ABD ve Rusya arasında taraf olmayı reddediyor

Türkiye ekonomisi: Tünelin ucunda ışık var mı?
Ekonomik kaygı bankalar önünde uzun kuyruklar oluşturdu!
Türk Lirası tehlikeli eşikte…
Borç Hazine’nin kamçısı!!!
İşsizlik rakamları açıklandı. %3.4 artış!

Lila, Lenu, Sisifos
Uzun yaşamanın sırrına erdim
Ölüme ve mezarlıklara bakış açınızı değiştirme vakti!
Yavaş seyahat nedir, nasıl yapılır?
Parkinson hastaları için umut

Leonardo da Vinci Hazar Türkü olabilir
Ay çöreği
Tarih Sizi Bekliyor! Toledo'nun Hayali!
‘Anlatamıyorum’u dünyanın en çok okunan ikinci şiiri
Zamannın ruhuna aykırı bir sergi

İnsan, Kıyısı olmayan derya - Kuşkularımı gider
Tarihsel olan nesnel olmaya kapalı mı?
Algı çok tanık tek
Bir Süreç Olarak İnsan
Ütopya: Ayakları yerde, başı gökte

Avrupa kentleri, sıcak hava dalgalarına uyum sağlamanın yollarını arıyor
Eylemsizliğin Maliyeti: 2050’de yılda 200 milyon kişi yardıma muhtaç olacak
Hayvanlar küresel ısınmaya ayak uyduramıyor!
7 ayda bir yıllık doğal kaynak kullanıldı!
Türkiye, Avrupa'nın ve ABD'nin çöplüğü oldu

Google’ın kuantum bilgisayar devrimi nedir? Dünyayı nasıl değiştirebilir?
Dünyanın ilk 5G hoteli Gold Coast’ta
Uzay yolcusu kalmasın
Yemek sanatından dövüş sanatından dem vuranlara gelsin. İşte size bilim sanatı.
Anı yakalamak

Üç Cinsiyetli Bir Solucan Bir Keşfedildi
Beyin implantları: Nöral devrim mi, düşünce kontrolü mü?
Ölü bedenler çiftliği
Laboratuvarda mutant kertenkele üretildi
Troya'da 11. katman keşfedildi ve kentin tarihi 600 yıl geriye gitti

Kamu İstihdam Raporu: Her 10 kamu işçisinden 9'u erkek!
Dünya tektonik hareketlerle okyanus sularını yutuyor: Deprem riski artabilir
Çocuk istismarında % 1021 arttış!!!
Türkiye'de okul kitaplarında dini ve cinsiyetçi ögeler arttı
Sydney, dünyanın 5. Melbourne 10. güvenli şehri, Tokyo 1. , İstanbul ise 48. sırada

Donald Trump barış getirebilecek mi?
Rumeli Türküleri Avustralya’da
Doğan Özgüden : özgürlük örneği, hakiki vicdanımız
Reuter mi Karşı-Reuter mi?
Güç Beyin Hasarına Yol Açar mı?

Düşüş
Bir Harekatın Anatomisi
Bir Çocuk Oyunu
Dümdük
Dinleme adabı

Dünyanın İlk Destan Kahramanı: Gılgamış
Antik Çağlarda Kendi Memleketlerine Karşı Savaşan Paralı Askerler
Sümer Atasözleri ve Özdeyişler
Museviliği benimsemiş tek Türk devleti : Hazarlar
İpek Yolu'nun kalbi: Özbekistan


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar










Basa git