![]() |
|
![]() |
![]() |
![]() |
|
Kendine kendini sormak
Soru sormak ve sorgulamak; her ikisi de düşüncenin yol olma biçimleridir: Bilincimize konu olabilen her şey bu yolla kendimize açık hale gelir. Soru bize nesnelerin ne olduğunu verir, sorgulamak ise süreci. Sorgulama sorularla yol alır. ...Devamı.»MABET-İNSAN (4)
Daha önce Antik Yunan dönemi ile ilgili olarak, kavram ve kozmik yasa diye anlattıklarımızın bu anlatımlarımız içinde içerilmiş, gizlenmiş olarak görebilirisiniz. Aslında söylenen şey ne? Kozmos, yani düzen. Evrende varolan düzen yasalardır, Nomos'dur ama o yasalar Lex Naturalis yani doğa yasalarıdır. ...Devamı.»Aynadaki yalancı
Yanılgıya düşmek ya da hata yapmak Akla ait bir edimdir. Çünkü sadece bilmeyle ilgili deneyimlerde yanlış ve doğrudan söz ederiz. Doğada yanlış-doğru diye bir şey yoktur, onlar kendilerinde nasılsa öyledirler; cansız nesneler fiziksel-kimyasal yasalılıklarına bağlı olarak varlıklarını sürdürürler, hayvan ve bitkiler ise biyolojik kurguları ne ise onu işleyip dururlar. Hatta bu anlamda doğanın tarihi yoktur. Eğer dış biçimin değişik görünümlerde ortaya çıkma silsilesini tarih olarak kabul etmezsek. ...Devamı.»MABET-İNSAN (3)
İsa'nın krallığının, gökyüzü krallığının yeryüzüne inmesi demek, kötülerin yok edilmesi ve iyilerin (Salihler) yeryüzünü miras alması demektir. Yeni bin yıl, İsa'nın krallığının bin yılı, onun için işte bütün dünya milletleri birleşecekler. O birleşme tanrısal bir yönetim altında olacak, dünyevi örgütlenmeler hepsi dağıtılacak gibi bir yığın öngörü de var. ...Devamı.»Bir Olan Bütündür
En büyük sıra dışılık en küçük sıradanlıkla mümkündür. Varolan her şey varolduğu haliyle hem bir sır hem de eşsizdir. Evrende birbirinin tekrarı ne bir nesne, ne bir süreç vardır. Yaşamın güzelliği ve gizemi buradan kaynaklanıyor olsa gerek. Aslında varolmak varlığın sürekli yeni görünüşler ve formlar altında görünüp yok olma serüvenidir. ...Devamı.»MABET-İNSAN (2)
Tapınakların göksel bir prototipi var. O dönemde yeryüzündeki tapınaklar hiçbir zaman yine salt birer nesne ya da birer fonksiyonel yapı olarak kabul edilmemiş, onun göksel bir tasarımı olduğu ve bu göksel tasarımı yansıttığı kabul edilmiştir. Bu nedenle de kendinde aşkın bir gizemi ya da bir canlılığı taşıdığı ayrıca düşünülmüştür. Bunun çok güzel bir örneği Kutsal Kitapta vardır. ...Devamı.»Sonuç belirli ise; Çatışma - Korku
Feryadımızla çağrımız arasında kendimizi ararız. Teşekkürle özür arasında çiçek açarız. Hiçlikle sevgi arasında varoluruz. Bu salınımlar arasında sorular üretip yanıtlar ararız. Bütün içsel çatışkılarımız kendini sorularda gösterir, bütün yanıtlarımız bizi yeni boşlukların ortasına atar. ...Devamı.»Hiçbir madde bir diğerinden daha temel değildir.
Manevi dünyamızdaki "Hiç" kavramı insanoğlunun artık tamamıyla maddeden var olduğunu bildiğimiz evrene, bu bileşik alana akıl erdirememe, anlamlandıramama ve bilinmeyen bir evrensel özneye duyulan korkuyla beslenir. Evren madde sorunsalında insanoğlunun akıl erdiremediği boşluk(!) "Hiç"le imlendirilmiştir. ...Devamı.»Başlangıç belirli ise
Tanım yapmakla belirleme yapmak ayrı şeyler: Tanım; bilmek-anlamak üzere önümüze koyduğumuz şeyi Bir'e getirmektir, yani onu çevresinden ayırarak isimlendirmektir. "Bir şeyin ismi ise, o şeyin bilinmesinin tanınmasının aracıdır" (İbni Arabî). Ele alınan olgu kesin sınırlarla çevresinden ayrılmadan onu bilmek olanaksızdır. ...Devamı.»KURAL MI, İLKE Mİ?
"Hep tespitte kalmak yakınmanın bir türüdür." Bu sözü bir sohbette duymuştum. O anda pek çok ilişki alanları ve kendilerine özgü söylemleri belleğimde canlanmaya başladı. "İfade" deneyimi yaşamın doruğudur. Çünkü tüm etkinliklerinizin, tasarımlarınızın ve eylemlerinizin içselleştirilip bir başka bilince sunacak olgunlukta ortaya konulması demektir. ...Devamı.»Hologram ve Felsefe
Ünlü Mistik Ozan, Alman ANGELUS SILESIUS bir epigramında der ki; "Ben o bildiğim şey değilim, ben de bilmiyorum neyim ? Bir nesne mi, hayır o değil, bir noktacığım ve daireyim." Kendini bilmek ya da tanımak, insanın değişmesi zorunluluğunun doğal bir uzantısıdır. Bu uzantıda, insan evreni anlama konusunda yeni kavramlara kucak açmaktadır. İşte bunlardan biri: HOLOGRAM. ...Devamı.»İkizler: Şehvet - Şiddet
Yaşamımız korku ile ümit arasında salınıp durur. Bu duygular geleceğe aittir, ama şimdide duyumsanır. Olmayan bir durumun şimdideki kaygısı olarak yaşanırlar. Günlük uğraşılarımız, yaşamı anlamlandırma gerilimimiz, ilişkilerimizi belirleyip yönlendirme telaşımız bu iki kutup arasındaki salınımlarımızın görüngüleridir. ...Devamı.»Renkler, tınılar, izler
Bütünlüğünü koruyan doğanın içinde, bütünlüğünü oluşturamayan insan ne kadar zavallı kalıyor. Tutunacak dal arıyor. Tutunacak dalları iyi seçemiyor. Binbir emekle, çileyle kurduğunu bir çırpıda yitirip, kendini korumasız, çaresiz, şansın, uygarlığın insafına teslim buluyor. ...Devamı.»Berzah'da (Ara Yerde)
Duygular düşünceler gibi ifade edilemez. Bu bir önermedir, eğer böyle ise ikisi arasında niteliksel bir fark olması gerekir. İki şey arasındaki farkı görmek aslında onlar arasındaki ilişki kurmak demektir. İlişki bir yansımadır; bir işlev, bir etki, bir üçüncü hal olarak ortaya çıkma durumudur. ...Devamı.»Kaygan Zemin
"Olmak" zorunda olmak insanı gerdirir. Gerilim, içimizdeki kuşkunun duyumsanmasıdır. Bu varoluşsal sorun düşünce tarihinin en önemli konularından biri olarak dirimselliğini sürdürür, sürdürmeye de devam edecektir. Öyle ki varlığımızın kanıtı bile kuşkunun bilinci yoluyla ileri sürülmüştür. ...Devamı.»Kendine Yaslanmak
Özgürlük iki boyutludur, başka bir ifadeyle birbirine bağlı iki aşamalıdır: Bir şeyden özgür olmak ve bir şey için özgür olmak. Bir şeyden özgür olmak ve orada kalmak insanın çıldırması için (anlam arayışı olanlar için) gerekli koşulları yaratır. İnsan, kendini varolduğu durumdan daha öteye taşıyamazsa, bulduğu halde bırakırsa yoğun bir sıkıntının içine yuvarlanır. ...Devamı.»VEFA...
Anadolu'da yetişmiş çağdaş bilgelerden sevgili İsmail Emre'in bir doğuşu şöyle başlar: "Sabır gerek evvela." Peki ne için? Bu soruya çok genel bir yanıt vermek yanlış olmaz, ama boş olur. Evet, her şey için; " sabır, her şey için. ...Devamı.»Geçmişin Zinciri - Hakikatin Aşkınlığı
Geçmişle neden ilgileniriz? Olmuş bitmiş olaylar yığını neden bizi bu denli kendine çeker? Onu herhangi bir biçimde değiştiremeyeceğimize, yeniden yaşamak - yaşatmak mümkün olmadığına göre, neden...? Toplumsal geçmişimiz, olaylarla dolu bir süreç; bireysel geçmişimiz anılar toplamı; akıl geçmişimiz bilimsel birikimler yumağı... ...Devamı.»Hem Merkeziz Hem Çeper
Bütün-parça ya da merkez-çeper bağıntısı varlığımızın temelini oluşturur. Bunun göstergesini net olarak sanat alanında görmek mümkün. Her sanatçı eser ortaya koyma sürecinde şizofreniktir, hatta bu durum ne denli keskinse sanatsal niteliğin o ölçüde yüksek olma olasılığı vardır. ...Devamı.»Kairos ve Khronos
Bugün değerler konusunu farklı bir boyutu ile ele almayı düşünüyorum. Birçok yönden bakıyoruz değerlere, değerleri işliyoruz. Felsefeden bakıyoruz, bilimden bakıyoruz, sanattan, modern dünyadan, çağdaş yaşamdan, geçmişteki toplumların ekinlerinden bakıyoruz. ...Devamı.»
|
| Tüm Yazarlar |
|
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
![]() |
![]() |
![]() |