A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri Ekitap Radyo

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

GÜNÜN HABERİ

Kategori Kategori: Nalına Mıhına | Yorumlar 0 Yorum | Yazar Yazan: Metin Atamer | 23 Nisan 2025 18:43:32

Hemen hemen her gün gazetelerin manşetlerinde şu ifadeleri görmekteyiz: "Dahiliye Nazırlığından bildirilmiştir; 9 ayrı suç şebekesi eş zamanlı operasyonla çökertilmiş, örgüt mensubu 146 şüpheli yakalanmıştır." Bu tür haberleri yıl boyunca toplarsanız, yakalanan şüphelilerin yıllık toplamı yaklaşık 5000 kişiyi bulur. Bu kadar organize suç şebekesi bir günde oluşmamıştır. Hiç düşündünüz mü, bu çeteler Dahiliye Nazırlığı döneminde nasıl bu kadar örgütlenebildi? Bir saat ya da bir günde bu uyuşturucu baronları teşkilatlanamaz. En az 5-10 yıl süren bir yapılanma gerekir. Peki bu örgütlenmenin hesabını kimden sormalıyız? Tabii ki bir önceki görevli ve yöneticilerden.



Her gün olmasa da her ay birkaç kez, Hazineden sorumlu bir yetkilinin gazetelerde ekonomiyle ilgili iyimser açıklamalarına şahit oluyoruz. "Mayıs, Nisan’dan daha iyi olacak. Haziran ise ondan da iyi olacak." Bu açıklamaları artık görmek bile istemiyoruz. Bu kaçıncı maliye bakanı ki son on yıldır aynı teraneyi dinliyoruz. “Ocak, Şubat’tan daha iyi olacak; Mart, Şubat’tan çok daha iyi olacak” sözlerini tekrarlayan kaç yetkili geçti sayamadım. İnsan gerçek dışı bir şey söylerken yüzü kızarır derler ya, bu sadece utanma duygusu olan insanlar içindir. O makamda oturanların, bu sözleri söylerken yüzlerinin hiç kızarmadığına inanıyorum. Hatta kendi söylediklerine kendilerinin bile inanmadığını düşünüyorum. Bu nasıl bir karakterdir böyle? Hani bir keresinde "bir uyuyup 6 ay sonra uyandığımızda gözlerimiz ışıl ışıl olacak" denmişti ya, işte aynı tarımsal gözlerin içindeki ışıltılar gibi, ülkemin her geçen gün daha da fakirleşmesini izlemek, toplumda ciddi bir gerginlik yaratmakta.

Biliyor musunuz, son 10 yıl içinde bu toplumsal gerginlik, evlenme oranlarının düşmesine ve boşanmaların artmasına sebep oldu. Bu durumun ardında yatan nedenleri hiç düşündünüz mü? İnsanlar artık gelecekten umutlarını yitirdiği için, başkalarının sorumluluğunu da almak istemiyor. Bu yüzden çocuk sahibi olmayı da reddediyorlar. Ülkemin ortalama yaş seviyesi gittikçe yükseliyor. Yıllardır çocuklara umut verecek bir yönetimi özlemekteyiz.

16 Mart 2022’de çıkarılan ve kamuoyunda “Dezenformasyon Yasası” olarak bilinen düzenleme, 18 Ekim 2022’de Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bu yasaya uymayan bazı basın mensupları, yayın sahipleri ve gazeteciler hakkında hukuki işlemler yapıldı. Ancak Devlet'in bu yasaya aykırı bilgi yayması durumunda kimin denetleyeceği konusu, yasanın dışında tutulmuş. Halka yanlış ya da çarpıtılmış bilgi yayılması halinde Devlet’in sorumlu tutulamaması, halk olarak bizim kabul edemeyeceğimiz bir durumdur.

Bir ülkeyi yönetecek kişilerin mutlaka hukukçu ya da ekonomist olması şart değil. Ancak bu alanlarda bilgi sahibi uzmanlarla birlikte çalışmaları şarttır. Her birey, kendi evinin ekonomisini ve aile hukukunu doğru şekilde yönetmek zorundadır. Aksi halde her geçen gün hayat daha da zorlaşır.

Haa, eğer sarayda oturuyorsanız ve sarayın tüm masraflarını halkın sırtına yüklemişseniz, o zaman ekonomi hakkında söz söylemek abesle iştigal olur. Sarayın günlük maliyetinin 33,6 milyon Türk Lirası olduğu belirtilmekte. Örtülü ödenekten ne kadar saraya harcandığına dair bir kayıt bulunmadığı için, yıllık gideri konusunda kesin bir bilgi de yok. Sadece dakikada 23 bin lira, saatte 1,4 milyon lira harcama yapıldığı söylenmekte — ki bu bir asgari ücretlinin maaşından fazla.

Sarayda 1150 oda olduğunu okumuştum. Ayrıca müştemilatta 330 oda daha bulunduğu söyleniyor. Türkiye gibi kalkınmaya çalışan ama her 5-10 yılda bir tökezleyen bir ülkenin, bu kadar büyük bir oturma grubuna ihtiyacı var mı, bilmiyorum.

Sarayda 2500'ün üzerinde personel çalıştığı belirtiliyor. Kaç kişinin koruma olarak görev yaptığı ise açıklanmıyor. Ancak saraydan bir bayraklı araç çıktığında, onlarca motosikletli polis, camdan sarkan silahlı görevlilerle yüzlerce araçlık konvoy izliyoruz.

Çocukluğumdan beri siyasetin içindeyim. 1950, 60, 70, hatta 80’li yılları çok iyi hatırlıyorum. O dönemlerin birçok milletvekilini yakından tanıdım, çocuklarına özel ders verdim. Ulus Gazetesi ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin merkezine defalarca gittim. Rahmetli İsmet İnönü’yü de, Demirel’i de yakından tanıdım. Ne Çankaya’daki Pembe Köşk’te ne de Güniz Sokak’taki evde böyle bir zenginlik gösterisine tanık oldum. Hele o dönemlerde "konvoy" özlemi hiç yaşanmadı.

Bir ülkede adalet, hak ve hukuk tartışılır hale gelirse, iki şey artar: Enflasyon dediğimiz canavar ve yoksulluk. Diye bir sözüm geldi söyledim hem nalına hem mıhına.



Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: 10 / 1 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







Aile hekimleri sokağa çıkıyor.
Migros Direnişi ve Kar Düzeninin Açığa Çıkan Gerçeği
Çocuklar Nasıl Suikastçı Olur?
Aynı Karanlık, Farklı İsimler Epstein’dan Savile’a Kapitalizmin İstismar Düzeni
500 Milyon Dolar Geldi… Peki Kime Geldi, Kime Gitmedi?

Dış Politika Sıkıntıları: Avustralya Dış Politika Beyaz Kitabı
Trump'ın Avrupa'ya Karşı Savaşı Washington'ı Parçalıyor
Venezuela, Washington ve Dalkavukluk Politikası
Avustralya'da "İsrail Cumhurbaşkanı tutuklansın" tartışması...
Yıpratma Savaşı, Otoriter Kapitalizm ve Türkiye’de Egemen Blokun Sessizliği

Yeni Sömürgecilik: Enerji, Mineraller ve Kaynak İmparatorluğunun Geri Dönüşü
Altın Örümceğin Karanlık Ağı, Türkiye’de Altın Piyasası, Suç, Siyaset ve Kapitalist Çürüme
Türkiye’de konkordato alarmı: 2025’te başvurular tarihi zirveye gidiyor
Dijital Yuan Etki Aracı Olarak: Güneydoğu Asya'nın Para Egemenliği ve Stratejik Özerkliği
ABD-Avustralya Kritik Mineraller Anlaşması Pasifik Tedarik Zincirlerinin Geleceğini Nasıl Yeniden Şekillendiriyor?

DSÖ’den korkutan uyarı: Cinsel organlara yerleşen 'melez' parazit kıta değiştiriyor!
Zulüm Normalleştiğinde Merhamet Radikaldir…
Avrupa’da en fazla Türk’ün yaşadığı ülkeler hangileri?
"En ciddiyetsiz nesil": Z kuşağı neden kasten gülünç olmayı seçiyor?
Güney Karolina'nın Unutulmuş Osmanlıları: Sumter Türklerinin Şaşırtıcı Gerçeği

İnsan neden yazar? İçimizdeki toplumsal sorumluluğu aramak
Tora, Stranger Things 5, Upside Down ve İnsan Ruhunun Metafiziği
2025'in Türkiye’deki en önemli 10 arkeolojik keşfi
Osmanlı İmparatorluğu'nda Kahvehaneler: Bir Sosyo-Politik Etki
Osman Hamdi Bey’i bilmeyen varsa bile herhalde Kaplumbağa Terbiyecisi’ni bilmeyen yoktur ya “Mihrap” tablosu...

Einstein'ın hayran kaldığı filozof: Spinoza'nın aklınızı başınızdan alacak radikal fikri
Adalet Kavramına Filozofların Gözünden Bir Yolculuk
KE.KE.ME. (KKM)
Yapay Zeka Felsefesi
Tutunarak kalmak mı? Bulanmadan donmadan akmak mı?

Yeryüzünü fırına çeviren atmosfer olayı: Isı kubbesi
Dünyanın hareket halindeki en eski buzdağlarından biri yaban hayatı cenneti ile çarpışabilir
Yarasaların azalmasıyla bebek ölümlerinin ilişkili olduğu ortaya çıktı.
AB İklim İzleme Servisi: 2024 yazı kaydedilen en sıcak yaz oldu.
Akdeniz'deki yaşam yok oluşun eşiğine gelmiş.

Aynı Ürün Türkiye’de Neden Katbekat Daha Pahalı? % 3,279’luk Fark Gündem Oldu…
Otomotiv devi, 2028'den itibaren insansı robotlarla üretim yapacak.
Avustralyalı teorik fizikçiler: 'Paradoks olmadan zaman yolculuğu yapmak mümkün'
Axiom Raporu: Siber Güvenlik ve Çin-ABD İlişkilerine Etkisi
WhoFi: Wi-Fi sinyaliyle kimlik tespiti dönemi başlıyor.

Roma Yıkım Tabakası Altında Bulunan Mikve, Kudüs’te Dini Pratik, Mekansal Hafıza ve Arkeolojik Tanıklık
Bilim insanları beynin beş farklı yaşam evresinden geçtiğini açıkladı: Kritik dönüm noktaları 9, 32, 66 ve 83 yaş…
Amerika kıtasında 'olmaması gereken' yeni bir insan türü keşfedildi: Checua nedir? Türkler ile bağlantıları var mı?
NASA'nın en kuvvetli teleskobu, evrendeki beklenmedik gelişmeyi ortaya koydu.
İncil'de sözü edilen mistik ağaç 1000 yıllık tohumla yeniden yetiştirildi.

Turist sayısını en çok artıran ülkeler açıklandı.
Bugünün dünyasını şekillendiren, Batı tarihinin unutulan isyan yılı: 1911
Türkiye’de üniversite mezunlarının geliri Avrupa’nın en düşük seviyesinde…
Gerçek işsizlik yüzde 29,6!
Türkiye’de tek kişilik

Mali Devletin Çatlağı 11 İlde 93 Vergi Müfettişi Operasyonu Üzerinden Yapısal Bir Hesaplaşma
Devletin Sınıfsal Ele Geçirilişi ve Kadrolaşma Rejiminin Teşhiri
Açlık Oyunları Düzeni ve Türkiye
Amerikada Saklı Karanlık Bir Ailenin Nazi Casusluk Gizemi
Bir Gençlik Çağrısı: Yosef’in Son Akşamı

KADI BURHANETTİN
Ne Şam'ın Şekeri
Hangi Çağda
Hasan Tahsin
SERVET

Paranın, Lidya Sikkesinden Dijital Cüzdanlara Uzanan 5000 Yıllık Hikayesi
Mimar Sinan: Bir Dehanın Yükselişi ve Osmanlı Mimarisinin Zirvesi
İskandinav Göçleri ve Vikinglerin Avrupa Üzerindeki Etkisi
Hümanizm Nedir?
Osmanlı’da kahve kültürü, Osmanlı’da kahve isimleri..


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar










Basa git