A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri Ekitap Radyo

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

Karlı Kayın Ormanında Ruhun Yolculuğu

Kategori Kategori: Makale | Yorumlar 0 Yorum | Yazar Yazan: Avraham Zafer İşcen | 09 Kasım 2025 03:47:00

Uzun zamandır, Karlı Kayın Ormanındayım. Bu ağustos akşamında İstanbul Bayrampaşada Demirkapı Caddesinde kafaya koydum. Karlı Kayın Ormanı ile hesaplaşmalıyım, bende hangi pencereleri açıyor bunu idrak etmeliyim. Karlı Kayın Ormanının her harfinde manayı hissetmeliyim. Buna kafayı yormayı düşündüm sonra vazgeçtim ve sonra ormanda yürümeye başladım. Mi Anohi-Kimim ben diye başladım yazmaya. Sordum Mi Anohi…

Nazım'ın yazdığı Karlı Kayın Ormanında şiiri, bir yandan kişinin yani herbirimizin içsel dünyasında yaptığı yolculuğu, diğer yandan toplumsal olanla bireysel olan arasındaki çatışmayı ve de kesişimi ortaya çıkarıyor.



Şiir, ilk dizelerinde şu soruyu soruyor ve de içten içe cevap talep ediyor gizlice, münzevice…
“Memleket mi daha uzak,
yıldızlar mı,
gençliğim mi daha uzak?”

Bu sorular, yalnız bir bireyin değil,  bir topluluğun, sürgün bir ruhun, ve kendi iç vatanını arayan bir halkın sorularıdır.
Bu dizeler, yalnızca bir şairin özlemi değil, aynı zamanda halkların, özellikle de kenara itilmişlerin, susturulmuşların, hatırlanmayanların çığlığıdır, haykırışı ve isyanıdır.

Günümüzde dünyasında Kayın Ormanları Nerede?

Siyasi kutuplaşmanın, ekonomik dengesizliğin ve toplumsal yorgunluğun derinleştiği bir dönemden geçiyor dünya. Gençlik umudunu farklı memleketlere göç etmekte ararken, yaşlılar kendi geçmişlerinde kalan hayallerin külleriyle avunuyorlar, tatmin olmaya çalışıyorlar.

Nazım’ın bahsettiği “karlı kayın ormanı” bu bağlamda artık herhangi bir coğrafya değil, bir ruhani sürgün alanı haline geliyor. Bireyler evlerindeyken bile evsiz hissedebiliyorlar. Kentler kalabalık ama sokaklar ruhsuz, sessiz.

Yürümek sadece bir fiziksel eylem değil. Varoluş mücadelesi bence artık. Nazım’ın içimdeki insanın sesini dinleyerek yürüyüşe çıkması, bugün toplumsal olarak bastırılmış vicdanların yeniden duyulması gerektiğini ima ediyor. 

Vicdan, artık içimizde sessizce bağıran bir orman gibi ne yazık ki. Çok trajik bir durum değil mi sizce de?

Ağaç Gibi Tek, Orman Gibi Kutsal

Bir ağaç gibi tek ve hür,
ve bir orman gibi kardeşçesine,
bu hasret bizim…

Farklı bir manifesto nitelikte üçlü olarak yankısı hissediliyor. Tek, hür, ve kardeşçe, Hasidut Yahudi geleneğinde derin anlamlar taşıyor aslında.

Ağaç, yani İnsan’ın Ontolojik Yalnızlığı

Talmud'da şöyle denir: Adam etz hasade u. İnsan, tarladaki bir ağaç gibidir (Devarim 20:19). Her insan, yani herbirimiz köklerini derine saldığı ölçüde T-nrı ile bağ kurarız ama bu köklerimiz, aynı zamanda geçmişin acılarına da saplanır.

Nazım’ın tek ve hür dediği birey, yani ben, sen, o, biz, Hasidik anlamda Tsadik değildir, çünkü tam anlamıyla hür olan insan yalnızca T-nrı’ya tam bağlı olandır. O halde Nazım’ın ağaç imgesi, henüz kurtuluşa ermemiş, ama yolda olan insanın sembolize eder.

Orman ise cemaatin İlahi Tezahürüdür.

Orman, Hasidik yorumda kutsal cemaat (keila)dır. Orman, yalnızca çokluk değildir. Birbirini besleyen köklerin ve gölgelerin ağıdır. Eğer ağaçlar (yani bireyler) yalnızca kendi varlığıyla övünürse, kibirlenirse ki kibir en büyük het(engel) günahlardan birtanesidir, orman kurur ama kökler birbirine dokunursa, orman yaşar ve gelişir.

Nazım’ın çağrısı, kolektif ruha bir çağrıdır. Kardeşçesine yaşamak, yalnızca bir hayal, rüya, fantazi ütopya değildir. Hasidik Yahudi gelenekte yolun (dereh) ta kendisidir aslında.

Yıldızlar mı daha uzak?

Ütopya ve Mesih-Maşiah Beklentisi

Nazım’ın şiirinde geçen yıldızlar, sıradan gökcisimleri midir sizce tabii ki değildir bana göre. Onlar, geleceğin pozitif olarak mümkün olduğu yerleri temsil eder. Hasidik Yahudi geleneğe göre yıldızlar, gizlenmiş ilahi kıvılcımların (nitzotzot) işaretidir. Her kıvılcım, Tikun Olam yani dünyanın tamiri için bir fırsattır.

Bu koca gezegende maalesef insanlar artık yıldızlara bakmıyor, bakamıyor, yıldızları neredeyse unutmanın eşiğine gelmişlerdir. Gökyüzü, sema, ekran ışıklarıyla gölgelenmiş, karartırılmış, öksüzleştirilmiş durumda. Maşiah beklentisi, Maşiah'a olan hasretimiz yerini kısa vadeli kurtuluş taleplerine, TikTok’ta viral olmaya, yurt dışı vizesine, küçük kaçışlara bırakmış durumda maalesef. Acınası durum, trajik hemde çokkk. Manevi erozyon almış başını, gaza basmış gidiyor.

Hala yıldızlara bakanlar var.
Umudunu kaybetmemiş bir anne, evden çıkarken mezuzasını öpen bir baba, geceleri ders çalışan bir genç, bir taşra köyünde kitap okuyan bir çoban, tefila yapan bir teyze, tefillin takan bir abi, otobüste teilimle refua talep eden bir kızkardeş ve belki de bir ormanda yürüyen bir Hasid...

Bu hasret bizim.

Bu dize, acıya sahip çıkma cesaretidir. Dünya genelinde ise insanlar acıyı bastırmaya, yok saymaya veya başkasına atfetmeye çalışıyor ama Hasidut gelenekte der ki Kırık kalp, kutsal kabın başlangıcıdır.

Acı, kolektif bir bağa dönüştüğünde iyileşiriz, iyileşiyoruz ve de iyileşeceğiz. Bu hasret bizim dediğimiz anda, artık yalnız değilizdir. O hasret, bizi birbirimize yaklaştıran bir nefeş yani ruhani bağ, bir aynı ormandan yükselen dua-tefila oluverir. 
 
Ormanın içinden geçen yel, esinti gibi, Nefeş’imiz geçsin bu zamanın içinden.
Köklerimiz derin ve gözümüz yıldızlarda.
Biz tekiz, ama yalnız değiliz.
Bu hasret bizim.
Ve bu yürüyüş de.

Hakikat yolunda yürüyene selam-şalom olsun.


Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







Türkiye’de Engelli İşçiler ve Sınıf Mücadelesi: 3 Aralık’ta Görünmez Kılınan Emek Gerçeğine Devrimci Bir Bakış
MESEM Gerçeği: Çocuk İşçiliği, İş Cinayetleri ve Gözaltılar Karşısında Devrimci İnsan Hakları Mücadelesi
Zehirlenen yalnizca tabaklar değil: Türkiye’de gida güvenliği krizi ve sistemin çürümüşlüğü…
İngiltere’den Türkiye’ye £35 Milyonluk Ray Sözleşmesi: Fırsat mı, Çıkmaz mı?
Avustralya ve AB teknoloji devleri çocukların sosyal medya erişimini nasıl sınırlandırıyor?

Sadece İsimde Ateşkes: Gazze'nin Uzun Süren Araf Dönemi
Çin Japonya'yı Test Ediyor ve Amerikan Kararlılığının Sınırları…
Emeklilerin Büyük Yürüyüşü Başlıyor: 17 Milyon Kişi Artık Sessiz Değil!
Çocuklar için bir öğün: bütçenin %1,5’inden başlayan dünya ölçeğinde bir adalet mücadelesi
Çin'in 'Salam Dilimleme' Stratejisi: Pekin, Güney Çin Denizi'nin Haritasını Nasıl Yeniden Çiziyor?

ABD-Avustralya Kritik Mineraller Anlaşması Pasifik Tedarik Zincirlerinin Geleceğini Nasıl Yeniden Şekillendiriyor?
Kalkınma Hakkında Yanlış Bildiğiniz Şaşırtıcı Gerçek
Avustralya - Çin İlişkileri: Avustralya'da Kavga
Gri listeden çıktık ama... AB'nin 2024 Türkiye raporu'ndan çıkan şaşırtıcı gerçekler!
Çin'in beş yıllık planları dünyayı nasıl değiştirdi?

"En ciddiyetsiz nesil": Z kuşağı neden kasten gülünç olmayı seçiyor?
Güney Karolina'nın Unutulmuş Osmanlıları: Sumter Türklerinin Şaşırtıcı Gerçeği
Köpek ve insanların bazı duyguları aynı genetik kökene sahip
Motokuryelerin Sessiz Çığlığı: Sokağın Gölgesinden Yükselen Sınıf Mücadelesi
Gençlerden sonra emekliler de yurtdışına gidiyor.

Osmanlı İmparatorluğu'nda Kahvehaneler: Bir Sosyo-Politik Etki
Osman Hamdi Bey’i bilmeyen varsa bile herhalde Kaplumbağa Terbiyecisi’ni bilmeyen yoktur ya “Mihrap” tablosu...
JAK İHMALYAN'DAN: “RESİM ANLAYIŞIM”
Jak İhmalyan sergisi İstanbul'da
MADELEİNE RİFFAUD, 1924-2024

Einstein'ın hayran kaldığı filozof: Spinoza'nın aklınızı başınızdan alacak radikal fikri
Adalet Kavramına Filozofların Gözünden Bir Yolculuk
KE.KE.ME. (KKM)
Yapay Zeka Felsefesi
Tutunarak kalmak mı? Bulanmadan donmadan akmak mı?

Yeryüzünü fırına çeviren atmosfer olayı: Isı kubbesi
Dünyanın hareket halindeki en eski buzdağlarından biri yaban hayatı cenneti ile çarpışabilir
Yarasaların azalmasıyla bebek ölümlerinin ilişkili olduğu ortaya çıktı.
AB İklim İzleme Servisi: 2024 yazı kaydedilen en sıcak yaz oldu.
Akdeniz'deki yaşam yok oluşun eşiğine gelmiş.

Axiom Raporu: Siber Güvenlik ve Çin-ABD İlişkilerine Etkisi
WhoFi: Wi-Fi sinyaliyle kimlik tespiti dönemi başlıyor.
500 yıllık Da Vinci çizimi sessiz drone teknolojisine ilham verdi.
Çin, HDMI ve DisplayPort alternatifini piyasaya sürdü.
Telefonlar depremi 30 saniye önce bildirdi…

Bilim insanları beynin beş farklı yaşam evresinden geçtiğini açıkladı: Kritik dönüm noktaları 9, 32, 66 ve 83 yaş…
Amerika kıtasında 'olmaması gereken' yeni bir insan türü keşfedildi: Checua nedir? Türkler ile bağlantıları var mı?
NASA'nın en kuvvetli teleskobu, evrendeki beklenmedik gelişmeyi ortaya koydu.
İncil'de sözü edilen mistik ağaç 1000 yıllık tohumla yeniden yetiştirildi.
Karıncaların 66 milyon yıldır tarım yaptığı ortaya çıktı.

Türkiye’de üniversite mezunlarının geliri Avrupa’nın en düşük seviyesinde…
Gerçek işsizlik yüzde 29,6!
Türkiye’de tek kişilik
UNICEF raporunda Türkiye'deki çocuklar son sıralarda
AP'den Türkiye'ye sert mesaj: Kriterler müzakere edilemez

Vatan kirim’a sahip çıkmak: Teslimiyete karşı onurlu direniş
İŞGALİN KARANLIĞINDA BİR IŞIK: Veciye Kaşka’yı Unutmayalım
2025 Hazar Türk-Musevi Hakanlığı: Tarih Yeniden Yazılsaydı Dünya Nasıl Görünürdü?
Sürgün Devrim girdabında Isaac Deutscher ve Avraham İşcen
Eriyen Şövalyenin Gölgesinde Devrimci Moses Hess

Büyük Konuşmak
HUKUK KARGAŞASI
HAİN Mİ ARARSINIZ
KANAS
Kayyum

Paranın, Lidya Sikkesinden Dijital Cüzdanlara Uzanan 5000 Yıllık Hikayesi
Mimar Sinan: Bir Dehanın Yükselişi ve Osmanlı Mimarisinin Zirvesi
İskandinav Göçleri ve Vikinglerin Avrupa Üzerindeki Etkisi
Hümanizm Nedir?
Osmanlı’da kahve kültürü, Osmanlı’da kahve isimleri..


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar










Basa git