
Modern savaşlar artık yalnızca tanklarla, füzelerle ya da cephe hatlarıyla yürütülmüyor. Günümüzün en tehlikeli silahı, sessizce zihinlere sızan algoritmalar, yapay zeka ile üretilmiş görüntüler ve gerçekmiş gibi sunulan yalan anlatılardır. TikTok’ta yayılan ve milyonlarca kişiye ulaşan sahte “Ukrayna protestoları” videoları, bu yeni savaş biçiminin en çıplak örneklerinden biridir.
Altı milyondan fazla izlenme…
Elliye yakın sahte video…
Merkezinde tek bir mesaj var “Ukrayna halkı teslim olmak istiyor, çözüm Rusya’dır.”
Bu videolar gerçeği yansıtmıyor. Ama gerçekmiş gibi hissettiriyor. İşte tehlike tam da burada başlıyor.
Sahte Kalabalıklar, Gerçek Yalanlar
Bu videolarda ortak bir şablon var.
Şehir merkezleri… Kalabalıklar… Polisler… Zırhlı araçlar… Kısa, yuvarlak, ayrıntısız cümleler…
Ne tarih var, ne yer adı, ne bağlam.
Ama izleyiciye şu duygu veriliyor.
“Bir şeyler oluyor.”
“Herkes sokakta.”
“Halk bıkmış.”
Bu, klasik Rus propaganda geleneğinin dijital versiyonudur. Sovyet döneminde gazetelerle yapılan şey, bugün yapay zeka ve sosyal medya algoritmalarıyla yapılıyor ama hedef değişmedi. Gerçekliği bozmak, direnci kırmak, teslimiyeti normalleştirmek.
Algoritmalar tarafsız değildir.
Bu videolar “çok izlendiği” için yayılmıyor, yayılmaları istendiği için izleniyor. Algoritmalar, duygusal olarak kışkırtıcı, kaotik ve korku yayan içerikleri ödüllendiriyor. Rusya da bunu çok iyi biliyor.
Botlarla şişirilmiş izlenmeler, sahte etkileşimler ve yapay hesap ağları sayesinde bu içerikler TikTok’un “keşfet” alanlarına taşınıyor. Bir noktadan sonra algoritma, gerçeği değil yalanın popülerliğini esas alıyor.
Ve milyonlarca insan, farkında olmadan bir psikolojik harp operasyonunun parçası haline geliyor.
Teslimiyeti “Çözüm” Gibi Sunmak
Bu videolardaki en tehlikeli unsur, savaşın kendisinden çok çözüm anlatısıdır. Mesaj nettir.
“Ukrayna’nın sorunlarının tek çözümü Rusya’nın yardımıdır.”
Bu, yardım değil, boyun eğmenin pazarlanmasıdır.
Bu, barış değil, işgalin meşrulaştırılmasıdır.
Rusya, askeri olarak başaramadığını, zihinsel olarak başarmaya çalışıyor. Ukrayna halkının direncini değil, umut duygusunu hedef alıyor. Çünkü bir toplum umut ettiğini savunur, umudunu kaybeden ise teslim olur.
Yapay Zeka yeni nesil yalan makinesi mi?
Bu içeriklerin çoğunda dikkatli bir gözle bakıldığında tutarsızlıklar açıkça görülür.
Doğal olmayan yüz ifadeleri, dilbilgisi hataları, mekansal kopukluklar, duygusuz ve ruhsuz bakışlar…
Ama sorun şu aslında. Herkes dikkatli bakmıyor.
Yapay zeka burada bir araçtır, onu suçlamak kolaydır. Asıl mesele, bu teknolojiyi sistematik biçimde siyasi manipülasyon için kullanan devlet aklıdır. Rusya, dezenformasyonu bir dış politika aracı haline getirmiştir. Gerçek, onun için yalnızca eğilip bükülebilecek bir malzemedir.
Ukrayna Halkının İradesi Çarpıtılamaz
Gerçek şudur.
Ukrayna’da kitlesel teslimiyet çağrıları yoktur.
Ukrayna’da Rusya’dan “yardım” isteyen sokaklar yoktur.
Ukrayna’da direniş, acı ve bedel vardır.
Bu sahte videolar, Ukrayna halkının onuruna yönelik bir saldırıdır. Çünkü yalnızca savaşı değil, insanların ne hissettiğini de çalmaya çalışırlar.
Dijital Çağda Vicdanın Sınavı
Bugün mesele sadece Ukrayna değildir.
Bugün mesele şudur.
Gerçek, algoritmalar tarafından boğulabilir mi?
Yalan, yeterince tekrar edilirse hakikat olur mu?
Rusya’nın yürüttüğü bu dijital saldırı, yalnızca bir ülkeye değil, hakikatin kendisine yöneliktir. Ve bu yüzden susmak tarafsızlık değildir, susmak, yalanın yayılmasına izin vermektir.
Tanklar şehirleri yıkar.
Ama yalanlar toplumları çökertebilir.
Ukrayna sokaklarında olmayan protestoları varmış gibi göstermek, sadece bir dezenformasyon değil, ahlaki bir çürümedir. Ve bu çürümenin kaynağı nettir.
Bu, tesadüf değildir.
Bu, hata değildir.
Bu, Rusya’nın bilinçli, sistematik ve planlı bir propaganda savaşıdır ve bu savaşta, hakikati savunmak artık bir tercih değil, bir sorumluluktur.