A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

Pasaportun yolculuğu

Kategori Kategori: Yaşam | Yorumlar 0 Yorum | 05 Nisan 2019 03:45:34

Bugün, pasaportumuz yanımızda olmadan yurtdışı seyahatine çıkabilmemiz mümkün değil. Peki, pasaport hayatımıza nasıl ve ne zaman girdi, neden ona ihtiyaç duymaya ya da kullanmak zorunda kalmaya başladık? Başka ülkelerin sınırlarından geçmek için bir belgeye ihtiyaç duyma fikri zihni meşgul edebilir. Devletler kurulur, sınırlar çizilir ve o çizgiden öteye bir adım atmak için gerekli görülen bir belgeye sahip olmamız beklenir.



Dünyanın neresinde doğduğunuz nasıl bir geçiş iznine / belgesine ihtiyaç duyacağınızı belirleyebilir. Bu bakış açısı uluslararası kuralların kapsamı dahilinde o yüzden biz şuradan devam edelim; eğer dünya üzerinde insanların toplu şekilde yer değiştirdiği olaylarda, örneğin Kavimler Göçü gibi uzun zamana yayılan ve çok sayıda insanı kapsayan olaylarda pasaport gerekliliği bugünkü gibi olsaydı, dünya tarihi nasıl değişirdi acaba?



Gerçek şu ki, Milattan Önce dediğimiz o geniş ve çoğu detayı belirsiz zaman zarfında ticaret bugünkü kadar yoğun bir trafiğe sahip değilken basitçe at sırtında ya da yelkenli bir gemiye binip istediğiniz yere gidiyordunuz. Tabi kendi belirledikleri sınırlarına girdiğiniz insanlar ya da milletlerin kontrolü dahilinde.

Yolculuk esnasında bir geçiş belgesi ihtiyacı ise ilk olarak hükümdarların birbirlerine gönderdiği elçiler arasında ortaya çıkmış gibi gözüküyor. Günümüz yasaları ve yasa uygulayıcı mekanizmaları öncesinde ortam daha tekinsiz ve yamandı diyebiliriz. Kanıtlarla takip edebildiğimiz tarihte ilk pasaport benzeri belge M.Ö. 450 yılında karşımıza çıkıyor. Antik İranlı Kral Artaxerxes'e hizmet eden Nehemya, çıkacağı uzak yolculukta kendisini ve gayesini güvende tutabilmek adına kralından bu doğrultuda yazılı bir belge istiyor.

İngiltere, 1414'te ilk pasaport uygulamarından birine V. Henry'nin hükümdarlığı esnasında sahne oluyor. O zamanlar Kral tarafından verilen bu belgeler, İngiliz kökenli ya da değil herkes için oluşturulabiliyordu. İlginç olansa İngiliz vatandaşları bu seyahat belgeleri için bir ücret ödemek zorundayken yabancılar değildi.

Zaman içinde ilgili hükümdarın imzası olan bir yolculuk belgesi can ve mal güvenliği taahhüttü olarak görülmeye başlanıyor. İlk başta yüksek düzey devlet yetkililerine seyahat izni ve güvenliği sağlayan bu tür mektuplar,  1643-1715 yılları arasında tahtta olan Fransa kralı XIV. Louis zamanında yaygın olarak kullanılmaya başlanıyor ve zaman içinde her birey için bir seyahat zorunluluğu haline geliyor. Bunu ülkelerin ve ticaret ağlarının gelişmesine bağlayabiliriz.

Pasaportun yakın tarihte ilk ortaya çıkışı gibi kelimenin kökeni de Fransızcadır. “passe” ve “porto” kelimelerinden gelip basitçe liman geçişi manasındadır. Zaman içinde ulaşım kanallarına deniz yoluna ek olarak demiryolları da eklendikçe bu izin belgeleri bugün bildiğimiz pasaportlara dönüşmek üzere yolculuğuna devam etmiştir.



Sonrasında pasaportlara vize gerekliliği eklenir. Artık bir pasaport sahibi olmak yetersiz kaldığında vize sistemleri devreye girer. İşin aslı zaman içinde pasaportlar uluslararası kimliklere dönüşürken geçiş iznini veren belgeler pasaportlarımıza işlenen vizelere dönüşür.

Demiryollarının iyice yayılması ve ülkeler arası serbest yolculuğun çoğalmasının ardından 1861’de Fransa’da pasaport ve vize uygulaması bir süreliğine kaldırılmıştır. Sorgusuz sualsiz Fransa’ya gittiğinizi hayal ediyor musunuz? Bu uygulamayı takip eden başka Avrupa ülkeleri de olmuştur ancak I. Dünya Savaşı’ndan doğan güvenlik ihtiyacı sonucu pasaport ve vize uygulaması geri gelmiştir.



Türkiye de pasaportun yolculuğuna bir göz atarsak karşımıza çıkan ilk isim II. Mahmut olur. II. Mahmut Osmanlı’da yurt dışı gezilerle ilgili düzenlemeler yapmıştır. Öncesinde yurt dışına seyahat eden Osmanlı halkı ziyaret edecekleri ülkelerin konsolosluklarından o ülkenin pasaportunu alırdı. Bu uygulama Türk elçiler için de geçerliydi. II. Mahmut’un düzenlemelerini takiben sadece Osmanlı hanedanı için verilen pasaportlar olduğunu da görüyoruz.



Cumhuriyet öncesi dönemde ise Ankara Hükümetinin Türk vatandaşlarına verdiği 28 sayfalık Türkçe ve Fransızca olarak düzenlenen pasaportları görüyoruz. Pasaport kanunu ise ülkemizde 1950 yılında çıkıyor.



Tarihte var olmuş pasaport çeşitlerine birkaç örnek verelim;

Kubilay Han'ın danışmanı olan Phagspa adlı keşiş, 11 santimetre demir madalyon ile kimliğinin kanıtı olan bir pasaport taşıyordu. Bu, onun kimliğinin kanıtı olacak ve ona kolay bir av olduğunu düşünenlerden korunmasını sağlayacaktı.



1860 yılına ait bir İngiliz pasaportu örneği;



1920lerde basılan Amerika Birleşik Devletleri pasaportu. Bazı kaynaklarda orijinal fikrin Benjamin Franklin'e ait olduğundan bahsedilmekte;



1950 yılında New York konsolosluğunda işlenen ilk Federal Alman pasaportlarından biri;



1890ların sonlarında Japonya'da kullanılan seyahat kuponu da ilk pasaportlara bir örnektir;



Pasaportun bize ne ifade ettiğine gelirsek sanırım en keyfli yanı, ziyaret ettiğimiz ülkelere ait vizelerin çokluğu ile zenginleştirdiğimiz ufkumuz olabilir.







Kaynak : bilgeyik.com






Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







"36 saatten az sürede 50 ila 80 milyon insanın ölümüne yol açabilir"
Yasak ama cezası yok
Cesaret bulaşıcıdır…
Avrupalı Türk kadınlar ayaklandırdı: "Şerefsizini ifşa et"
Amazonlarla ilgili medyatik zehirlenme kampanyası

AB vatandaşları ABD ve Rusya arasında taraf olmayı reddediyor
Dün 1 Eylül Dünya Barış Günüydü!
Türkiye’yi sarsan 7 Haziran - 1 Kasım 2015 arası
Türkiye ikinci kez Halifelikten vazgeçiyor
Avustralya'ya göç etmek mi istiyorsunuz?

Türkiye ekonomisi: Tünelin ucunda ışık var mı?
Ekonomik kaygı bankalar önünde uzun kuyruklar oluşturdu!
Türk Lirası tehlikeli eşikte…
Borç Hazine’nin kamçısı!!!
İşsizlik rakamları açıklandı. %3.4 artış!

Lila, Lenu, Sisifos
Uzun yaşamanın sırrına erdim
Ölüme ve mezarlıklara bakış açınızı değiştirme vakti!
Yavaş seyahat nedir, nasıl yapılır?
Parkinson hastaları için umut

Ay çöreği
Tarih Sizi Bekliyor! Toledo'nun Hayali!
‘Anlatamıyorum’u dünyanın en çok okunan ikinci şiiri
Zamannın ruhuna aykırı bir sergi
Kendini unutup insanı bulmak

İnsan, Kıyısı olmayan derya - Kuşkularımı gider
Tarihsel olan nesnel olmaya kapalı mı?
Algı çok tanık tek
Bir Süreç Olarak İnsan
Ütopya: Ayakları yerde, başı gökte

Eylemsizliğin Maliyeti: 2050’de yılda 200 milyon kişi yardıma muhtaç olacak
Hayvanlar küresel ısınmaya ayak uyduramıyor!
7 ayda bir yıllık doğal kaynak kullanıldı!
Türkiye, Avrupa'nın ve ABD'nin çöplüğü oldu
Çin’in plastik atıklarının yeni adresi Türkiye

Dünyanın ilk 5G hoteli Gold Coast’ta
Uzay yolcusu kalmasın
Yemek sanatından dövüş sanatından dem vuranlara gelsin. İşte size bilim sanatı.
Anı yakalamak
Yapay Zeka psikiyatrik tedavilerde kullanılacak

Beyin implantları: Nöral devrim mi, düşünce kontrolü mü?
Ölü bedenler çiftliği
Laboratuvarda mutant kertenkele üretildi
Troya'da 11. katman keşfedildi ve kentin tarihi 600 yıl geriye gitti
“Dışkı nakli” koalaların hayatını kurtarabilir

Sydney, dünyanın 5. Melbourne 10. güvenli şehri, Tokyo 1. , İstanbul ise 48. sırada
Türkiye'nin "öfke" haritası..
Kadın olarak yanlız seyahat edecek kadar cesur musunuz?
Dünya nüfusunun %11'i aç!
Avustralya 15’nci Türkiye 66’ıncı sırada…

Donald Trump barış getirebilecek mi?
Rumeli Türküleri Avustralya’da
Doğan Özgüden : özgürlük örneği, hakiki vicdanımız
Reuter mi Karşı-Reuter mi?
Güç Beyin Hasarına Yol Açar mı?

Dinleme adabı
Bakış Açısı
Kayyum
İda Dağı
Adil...

Sümer Atasözleri ve Özdeyişler
Museviliği benimsemiş tek Türk devleti : Hazarlar
İpek Yolu'nun kalbi: Özbekistan
Osman Hamdi Bey.
Ahilik


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar









Basa git