A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri Ekitap Radyo

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

Marx’in selami var (iki)

Kategori Kategori: Makale | Yorumlar 0 Yorum | Yazar Yazan: M. Şehmus Güzel | 04 Ocak 2015 18:00:53

Yeni yıl Paris’e SDF’lerden (sans domicile fixe-yertsiz yurtuz) birkaçının, 1 Ocak 2015’teki rakamlara göre, yedisinin, soğuktan öldükleri haberiyle birlikte geldi. Paris’in pek ünlü caddesinde eğlenen ve şampanya patlatan yerli ve “yersiz” (=turist)lerin tantanasını gösteren (buna özel olarak bir itirazım da yoktur hani), “eğlenen Paris”in tv kameraları onların biraz ötesinde, kimi kez yanıbaşında, ağaç diplerinde, ünlü bir moda evinin sergi salonunun minik bahçesinde ve nihayet Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na iki adımlık bir mesafede, yerlerde sürünen, yataksız yorgansız uyumaya çalışan, dilenen, içen, sızan, bağırıp çağıran, küfreden, sıçmayı ve işemeyi alenen icra eden SDF’leri, kadın ve erkekleri ve çocukları asla yansıtmadı.

Evet yeni yıl geldi ama mutsuzların sayısında azalma yok. Artış var. Fransa’da işsizler çoğalıyor. Enaz geçim sınırının altındakilerin sayısı artıyor. Dilenenlerin sayısı da. « İşsizler ordusunun » homurtuları gökyüzüne yükseliyor. Fransa’da yeni yıl sessiz ve sakin geçmeyecek. Bu kesin.

Genel ve özel durum tatsız. 2015, 1914 veya 1915 gibi bir yıl olmasın diyorum: Çünkü bu defaki isyan, ayaklanma, genel kırım ve topyekun yıkım bir yüzyıl öncesindekinden daha beter olmaya aday, silahlar çünkü daha “modern”. Şu an Afrika, Asya, Ön Asya ve hemen kuzeyindeki Orta Avrupa’daki (Ukrayna’dan sonra sırada Beyaz Rusya var, unutulmasın sakın) güya “yerel veya bölgesel” ama neresinden bakılırsa bakılsın şimdiden sınırlar ve halklar ötesi ve hatta evrensel savaşlar zaten fena halde kırıp, yıkıp geçiyorken. Gerisine “böyüklerimiz” karar verecek, zamanları olursa. Hem laf aramızda kaç “böyük” kaldı?

Marx yaşıyor olsaydı ne derdi ? Ya Lenin ? Ya Mao ? Belki maç henüz bitmedi, oyundan kopmadan devam edin derlerdi. Oyundan kopmadan evet ve mutlaka. Seyirci, sadece seyirci konumuna düşmeden. Yürüyerek bile olsa oynayarak, mücadele ederek, oyundan kopmadan kendi oyunumuzu sürdürmek, oynamak ve bilhassa maçı kazanmak için oynamak. Maçı kazanmak için, başka şey için değil. Çünkü bu işin şakası yok, maçı ille kazanmak lazım kardeşlerim.

Hem moralimizi bozmadan izlenecek başka maçlar da varsa hele ve hele kendi oyunumuzu oynayacak kadar da teşkilatlı, donanımlı ve hazırsak. Teşkilatlı olmak bilhassa. Özel olarak « örgütlü » demiyorum, bu kelime çünkü çok kullanılarak öz anlamından yitirdi besbelli.

Daha birkaç ay önce Almanya Federal Cumhuriyeti’nde, doğusunda, bir « land »da seçimleri sol, hakiki sol, radikal sol kazanmadı mı ?

Önümüzdeki günlerde İspanya’da yapılacak bölge seçimlerinde ve ülke düzeyindekilerde solun, hakiki solun, radikal solun birinci siyasi güç olarak çıkma olasalığı da söz konusu. 

Birkaç gün önce Hırvatistan’da yapılan cumhurbaşanlığı seçimlerinde Anarşistler üçüncü siyasi güç olarak saraylara korku salmadılar mı ?

Nihayet işte en yakın komşumuz Yunanistan’da 2015’in, yeni yılın, ilk ayının 25’inde yapılacak milletvekili seçimlerinde Syriza birinci siyasi güç olarak çıkmaya aday değil mi ? Oyların yüzde otuz kadarını alıp hükümeti kurmaya aday, hükümeti kurmaya ve Meclis’te yapılacak cumhurbaşkanlığı seçiminde Atina Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nı hakiki bir solcuya teslim etmeye.

Hem laf aramızda Syriza, Yunanistan’ın,  başkent Atina’yı da kapsayan, en büyük, ülke nüfusunun yarısına yakınını, toplam seçmenlerin % 30’unu barındıran Attique nam bölgeyi yönetiyor : 1 Eylül 2014’ten bu yana. Attique’in seçimle gelen valisi bir bayan : Rena Dourou. Bu ismi ve Syriza’nın lideri Alexis Tsipras’ın ismini unutmamalıyız. Bir de Syriza’nın en iyi danışmanlarından İktisat Profesörü George Stathakis’inkini.

Çocukluğundan beri parti üyesi, daha lisedeyken öğrenci hareketinin karizmatik lideri, Tsipras 2008’de partinin yönetimine getirilince partisininin, başından beri « Radikal Sol Koalisyon » adını taşıyan siyasi oluşumun, iç bütünlüğünü sağladı önce : İç ve dalgalı akımları, küçük siyasi örgütleri uzlaştırıcı, birleştirici yöntemleriyle teşkilatlanmayı başarıya ulaştırdı. İç dalgalanmalar zaman zaman yeniden ve yeniden canlansa, kimi kopmalar ve geri dönmeler olsa da. Seçim yasasının kimi olanaklarından yararlanmak için resmen parti ismini bile aldı : Syriza’yı aynen koruyarak, « Toplumsal Birleşik/Birleştirici Cephe » yi ekleyerek. İktisatta, toplumsal ve  siyaset bilimlerinde en iyi, en yetenekli öğretim üyelerini, kadın ve erkekleri biraraya getirerek danışmanlar ordusunu çalışmaya, yaratmaya, eyleme soktu, partisini donattı, gelecek için vizyonunu genişletici, yaratıcı programlar oluşturdu. « Gölge hükümeti »ni kurdu. Halkın, emekçilerin, gençlerin, daha az gençlerin ve çocukların güvenini kazandı. Bir krizden öbürüne geçen, zorluklardan kurtulamayan ve AB hegemonyasını kayıtsız şartsız kabullenmek zorunda bırakılan ülkesinin yönetimine aday oldu. İktidarı almak, maçı kazanmak için oynamaya başladı. AB’den ve AB patentli başbakan, bakan ve cumhurbaşkanından bağımsız, kendi ülkesi ve kendi halkı için yönetmek amacıyla. Kapitalizmden, sıkıntılar ve yoksulluklar yaratan, bir krizden öbürüne giden, çok sayıda insanı yol kenarında kendi kaderiyle başbaşa bırakan, adaletsiz, eşitsizliğin ve dengesizliklerin anası, doğurucusu  kapitalizmden çıkmak için. 

Mayıs 2014’teki Avrupa Parlamentosu seçimlerinde oyların %26,46’sını aldı. Aynı gün düzenlenen bölge seçimlerinde de Attique yönetimini  kazandı. Bugün artık iktidarın kapısında.

Gelecek yürüyüşte. Syriza’nın olası zaferi Avrupa’da ve kimbilir belki komşu ülkelerde de, radikal solun, hakiki solun lokomotifliği rolünü oynabilir.

AB binalarında ve Krallık saraylarında titreyenlerin sayısı arttı, artıyor. Artacak. 1789’da Fransa’daki Büyük İhtilal’i izleyen günlerdekine ve hemen sonrasındakine benzer bir havada.

Yeni yılınız kutlu olsun. Marx’ın selamını da getirmiş olayım bu vesileyle. Yeni yılda bir parça huzur, iki dirhem barış, bir çorba kaşığı kadar mutluluk, birer tabak kurufasulya ve pilavı da mı hak etmiyoruz?

NOT : Yunanistan’da Syriza’nın seçim başarısı ve Attique’te bölge yönetimini kazanması ve bölgenin yetkileri konusunda 31 Aralık 2014 tarihli Le Monde’a, s. 1, 2 ve 11’e bir göz atmanızı tavsiye ederim. Partinin ve bölgenin internet sitelerine de.


Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: 10 / 1 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







İngiltere’den Türkiye’ye £35 Milyonluk Ray Sözleşmesi: Fırsat mı, Çıkmaz mı?
Avustralya ve AB teknoloji devleri çocukların sosyal medya erişimini nasıl sınırlandırıyor?
DEVLETLERÜSTÜ ŞİRKET-LER ve BAŞKAN
Türkiye’de Hayvan Hakları İhlallerine Hasidik – Kabala Perspektifinden Bir Bakış
Saraybosna'da "keskin nişancı" iddiasına soruşturma

Çin Japonya'yı Test Ediyor ve Amerikan Kararlılığının Sınırları…
Emeklilerin Büyük Yürüyüşü Başlıyor: 17 Milyon Kişi Artık Sessiz Değil!
Çocuklar için bir öğün: bütçenin %1,5’inden başlayan dünya ölçeğinde bir adalet mücadelesi
Çin'in 'Salam Dilimleme' Stratejisi: Pekin, Güney Çin Denizi'nin Haritasını Nasıl Yeniden Çiziyor?
Trump, Veliaht Prens ve Kaşıkçı'nın Öldürülmesi

Kalkınma Hakkında Yanlış Bildiğiniz Şaşırtıcı Gerçek
Avustralya - Çin İlişkileri: Avustralya'da Kavga
Gri listeden çıktık ama... AB'nin 2024 Türkiye raporu'ndan çıkan şaşırtıcı gerçekler!
Çin'in beş yıllık planları dünyayı nasıl değiştirdi?
Türkiye'de yoksulluk sınırı 88 bin liraya dayandı.

Güney Karolina'nın Unutulmuş Osmanlıları: Sumter Türklerinin Şaşırtıcı Gerçeği
Köpek ve insanların bazı duyguları aynı genetik kökene sahip
Motokuryelerin Sessiz Çığlığı: Sokağın Gölgesinden Yükselen Sınıf Mücadelesi
Gençlerden sonra emekliler de yurtdışına gidiyor.
Cilt kanseri oranında dünyada başı çeken Avustralya'da güneş kremi skandalı.

Osmanlı İmparatorluğu'nda Kahvehaneler: Bir Sosyo-Politik Etki
Osman Hamdi Bey’i bilmeyen varsa bile herhalde Kaplumbağa Terbiyecisi’ni bilmeyen yoktur ya “Mihrap” tablosu...
JAK İHMALYAN'DAN: “RESİM ANLAYIŞIM”
Jak İhmalyan sergisi İstanbul'da
MADELEİNE RİFFAUD, 1924-2024

Einstein'ın hayran kaldığı filozof: Spinoza'nın aklınızı başınızdan alacak radikal fikri
Adalet Kavramına Filozofların Gözünden Bir Yolculuk
KE.KE.ME. (KKM)
Yapay Zeka Felsefesi
Tutunarak kalmak mı? Bulanmadan donmadan akmak mı?

Yeryüzünü fırına çeviren atmosfer olayı: Isı kubbesi
Dünyanın hareket halindeki en eski buzdağlarından biri yaban hayatı cenneti ile çarpışabilir
Yarasaların azalmasıyla bebek ölümlerinin ilişkili olduğu ortaya çıktı.
AB İklim İzleme Servisi: 2024 yazı kaydedilen en sıcak yaz oldu.
Akdeniz'deki yaşam yok oluşun eşiğine gelmiş.

WhoFi: Wi-Fi sinyaliyle kimlik tespiti dönemi başlıyor.
500 yıllık Da Vinci çizimi sessiz drone teknolojisine ilham verdi.
Çin, HDMI ve DisplayPort alternatifini piyasaya sürdü.
Telefonlar depremi 30 saniye önce bildirdi…
Çin'den gövde gösterisi: Yarı maratonda robotlar insanlarla yarıştı…

Bilim insanları beynin beş farklı yaşam evresinden geçtiğini açıkladı: Kritik dönüm noktaları 9, 32, 66 ve 83 yaş…
Amerika kıtasında 'olmaması gereken' yeni bir insan türü keşfedildi: Checua nedir? Türkler ile bağlantıları var mı?
NASA'nın en kuvvetli teleskobu, evrendeki beklenmedik gelişmeyi ortaya koydu.
İncil'de sözü edilen mistik ağaç 1000 yıllık tohumla yeniden yetiştirildi.
Karıncaların 66 milyon yıldır tarım yaptığı ortaya çıktı.

Türkiye’de üniversite mezunlarının geliri Avrupa’nın en düşük seviyesinde…
Gerçek işsizlik yüzde 29,6!
Türkiye’de tek kişilik
UNICEF raporunda Türkiye'deki çocuklar son sıralarda
AP'den Türkiye'ye sert mesaj: Kriterler müzakere edilemez

İŞGALİN KARANLIĞINDA BİR IŞIK: Veciye Kaşka’yı Unutmayalım
2025 Hazar Türk-Musevi Hakanlığı: Tarih Yeniden Yazılsaydı Dünya Nasıl Görünürdü?
Sürgün Devrim girdabında Isaac Deutscher ve Avraham İşcen
Eriyen Şövalyenin Gölgesinde Devrimci Moses Hess
Kalamış ve Fenerbahçe Kıyıları Tarihiyle, Belleğiyle, Halkıyla Var Olan Bir Yerin Suskunluğa Kurban Edilmesine İzin Vermeyeceği…

Büyük Konuşmak
HUKUK KARGAŞASI
HAİN Mİ ARARSINIZ
KANAS
Kayyum

Mimar Sinan: Bir Dehanın Yükselişi ve Osmanlı Mimarisinin Zirvesi
İskandinav Göçleri ve Vikinglerin Avrupa Üzerindeki Etkisi
Hümanizm Nedir?
Osmanlı’da kahve kültürü, Osmanlı’da kahve isimleri..
Amerika’da Ayrımcı Politikalar ve Siyahi Mücadele Tarihi


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar










Basa git