A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

Yanarak Ölenlerin Yok Ülkesi

Kategori Kategori: Makale | Yorumlar 0 Yorum | Yazar Yazan: Ayşe Özer | 01 Temmuz 2017 11:49:28

“Allah döşek ölümü versin” der büyükler. Kendi evlerinde, kendi yataklarında huzur içinde ölmek isterler. “Güzel ölmenin” karşılığı budur onların sözlüğünde. Ölmenin de güzeli olur mu, olur. Ölüm kültürü bu toprakların en çok geliştirdiği, beslediği kültürdür. Ölenin ayakkabısı kapı önüne konulur ki birileri alsın da giysin. Giysileri yoksullara dağıtılır. Bakıldıkça insanın içini acıtan eşyalar başkalarını sevindirir.

Düğünle cenazenin birlikteliği Bilge Köyündeki katliamdan önce yerleşmiştir alt bilincimize. Belki de bundandır, en acıklı uzun havaların sonuna oynak havaların bağlanması. Ağız tadıyla ağlayamaz yurdum insanı. Ağlatmazlar. Hemen unutsun isterler ki hesap sorulmasın. Üzerinden zaman aşınca dağlanır acılar, ateşin düştüğü yerdeki o son mum ölene kadar yanar. Hafif ve kısa bir şey olan hayat, ağırlaştıkça ağırlaşır. Güzel ölenlerin yalnız ülkesinde, bu yangın yerinde yaşamayı görev bilen itfaiye erleri bir otele doldurulur, halkın acılarıyla yakılmış türküler ekinlerin tınazına savrulur. “Neden hep boş bir bardağa yüksünmeden boynun eğer bir sürahi?” diye soran şair ölür, bir bardak suya hasret. 

Zonguldak’ta enkaz altında kalıp da cesetlerine dahi ulaşılamayan madenciler güzel ölmüş olurlar. Sonuçta parça parça olmamışlardır, yanmamışlardır. Bu ülkede beklenenden çok daha iyi koşullarda ölmüşlerdir.

Öldükten sonra kendini yaktırmak isteyen senaristin ölümü şanlı tarihlerine halel getirdiğinden “o kadın öldü” diye verilir. Bütün ülke canlı cesetlerle dolmuştur ama olsun. Beden üzerindeki hakimiyetleri bitmez. Krematoryumun yöneticileri kimi yakacaklarına kendileri karar vermek ister.
 
Eski kelimelere yeni anlamlar yüklemek acıyı hafifletmez, şair olmak da yetmez dayanmak için. Urfa’da mezar taşlarına ölenlerin neden öldükleri ile ilgili resimler yapılır. Kan davasını arttırdığından yasaklanması gündemdedir. Can davası zaman aşımına uğratılır. Yobazlığın resmi yapılamaz bir mezar taşına.

Fahrenheit 451 filmi bir kara ütopyayı anlatır. Filmdeki itfaiye erleri yangın söndürmekle değil, kitapları yakmakla görevlidirler. Fantastik bir filmin fersah fersah üstünde bir senaryo gerçeğe dönüşür. Filmde kitaplar yakılınca ayrı bir yaşam adası yaratıp hepsi birer kitap olur insanlar. Darbe öncesinde evinde yakalanmasın diye kendi kitaplarını banyo sobalarında yakanlar, ya da denize atanlar da ayrı birer kitap oldular.

Gayri kafi milli hafıza bu kez unutmaz belki de. İtfaiye erleri büyük yangını söndürür. Yanarak ölenlerin yok ülkesi, gerçek olur bir gün. Bir gün mezar taşlarımıza “mutluluktan öldüler”in resmi yapılır. Ayakta alkışlanıp da kulise giderken devam eden alkışı karşılamak için sahneye dönen sanatçının yüzündeki gülümseme şeklinde olur belki o resim. O zaman güzel ölürüz.  



Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







Tuna Nehri’nin kıyısındaki demir ayakkabıların hikayesi
“Ya Hıristiyan veya ateistler haklıysa?"
'Deizmin yaygınlaşmasının sorumlusu siyasetçiler'
500 TL'ye 'noter onaylı' üniversite diploması!
Türkiye’de bir işçinin hayatının bedeli 6 bin lira!!!

Türkiye'de son seçim anketi açıklandı.
Gel de bu başkanın sözüne inan!
Başbakan seçilemeyen Paşinyan'dan genel grev çağrısı
Kaynak sorunundan bahseden hükümetten seçim atağı!
'Türkiye iş kazaları ve meslek hastalıklarında dünya 3'üncüsü, Avrupa 1'incisi'

Seçim ekonomisinin 2018 ve 2019 yıllarına etkisi ne olacak?
Türkiye'de Merkez Bankası, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a kulak asmadı
Türkiye'den 1.1 milyar dolar yerli sermaye kaçtı
6 sıfırlı lira daha güçlüymüş!
Büyük başarı : Dolarda hedef 1.97'ydi 3.92 oldu

ÇOCUK
Tek kullanımlık naylon poşetleri tüm mağazalarından kaldırıyor
Kadınlık hallerı, yaşanmışlıklar : Oğlum ölüyor galiba
Dünyanın en eski şişe mesajı Avustralya'daki kumsalda bulundu
Çocuk gelin sayısında utandıran birincilik

Türk Mitolojisinde Erlik Hanın Yeri Tasviri ve Kökeni
Nebil Özgentürk’ün gözünden: 11 dakikalik Aydin Boysan belgeseli
Robert kolej’de
İnsanlığın Karanlık Yüzü
Tarih ateizm’in insanlar için din kadar doğal olduğunu gösteriyor

Atatürk ve Hegel : İki aklın buluşma noktaları
Mutluluk mu dedi biri…
Umut: Canlanan ve Canlandıran Yaşam Enerjisi
Bilmeden İdeolojikleşmeye
Özgürlük Sorumlulukla - Zorunluluk Sınırla

Yağma ve talanın süresi 49 yıla çıktı
Mercan kayalıkları için 400 milyon dolar
Dünya’nın 6.kitlesel yokoluş olayının eşiğinde
Bu banklar havadaki kiri küçük bir ormandan daha fazla çekiyor
20 yıl sonra Türkiye …!

Kripto para üretiyor olabilirsiniz!
Milyonlarca kişi cep telefonu ile tehlikede!
'Milyonlarca insanın kişisel verileri, ticari ve siyasi amaçla kullanıldı'
Güneş küresi icat edildi!
Robotlar işinizi elinizden alacak mı?

50.000 yıl önce Avustralya’ya ulaşan ilk insanlar gemilerle geldi
Yaratıcı olmak şizofreni riskinizi yüzde 90 arttırıyor
İnsanlar niçin et yemeye başladılar?
DNA’mızın ne ırkı var, ne de milliyeti
Avustralyalı Aborijinler, bilinmeyen bir “insan” türünün DNA'sını taşıyorlar.

15 yılda 20.447 işçi “iş kazalarında” can verdi
Türkiye basın özgürlüğünde 180 ülke arasında 157. sıraya geriledi
AB Komisyonu'ndan tüm zamanların en olumsuz Türkiye raporu...
İslam’da hile: Yeter ki kitaba uydur!
Türkiye'yi kanser eden ürünleri devlet gizledi!

2018’de Mayıs 68
Kürt sorununu cesaretle biz çözeriz!
Her tasavvuf üstadı biraz Freudyendir
Gözaltındaki köle işçiler: Göçmenler
Küresel savunma harcamaları artıyor

HAD...
Film Perdesi
Edebiyat Notları, Ocak- Şubat
TAMAM
Onur...

İpek Yolu'nun kalbi: Özbekistan
Osman Hamdi Bey.
Ahilik
Nogay Türklerinden Atasözleri
Başkaldırının simgesi Landmesser'in hikayesi


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar









Basa git