A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri Ekitap Radyo

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

ŞEHR-İ İSTANBUL

Kategori Kategori: Nalına Mıhına | Yorumlar 0 Yorum | Yazar Yazan: Metin Atamer | 16 Mayıs 2025 17:35:35

İstanbul şehri ne zaman kurulmuştur diye sorarsanız, tarihsel olarak kesin bir kayıt olmamakla birlikte, M.Ö. 7. yüzyılda kurulduğu rivayet edilir. Sevgili İlber Hoca’nın bu kuruluşla ilgili ciddi açıklamaları vardır. Ancak bir efsaneye göre, Antik Yunan kolonilerinden biri olan Megara’nın kralı Byzas, yeni bir şehir devleti kurmak için Delphi’deki Apollon Tapınağı’na gider ve oradaki bilge kahinlere başvurur. Onlara, yeni koloniyi kurmak için en uygun yerin neresi olduğunu sorar.



Kahinler ona, “Körler ülkesinin karşısındaki yerde” koloni kurmasını tavsiye ederler.

Bu cevabı alan Kral Byzas, bu ‘körler ülkesini’ bulmak üzere yola koyulur. Mitolojiye göre kralın geldiği yer, İstanbul’un Trakya yakasındaki Sultanahmet civarıdır. Buradan karşı kıyıya bakar ve gördüğü güzellik karşısında hayran kalır. Bu kıyı, bugün Kadıköy olarak bildiğimiz, antik adıyla Chalcedon’dur.

Rivayete göre, kral karşı kıyının güzelliğinin fark edilememiş olmasına şaşırır ve “Böyle güzelliği görememek için insanın kör olması gerek,” der. Kahinlerin sözleri aklından çıkmaz. Bu güzellik karşısında şaşkınlıkla kararını verir: Koloniyi burada kuracaktır.

Kurulan koloninin adı, Megara Kralı Byzas’ın adına ithafen Byzantion olur.

Bu şehir, MS 4. yüzyıla kadar varlığını sürdürür. Roma İmparatorluğu, 395 yılında Doğu ve Batı olmak üzere ikiye bölününce; Batı Roma, Roma şehrinde devam ederken, Doğu Roma ise Byzantion merkezli olarak Bizans İmparatorluğu adını alır. Bu imparatorluk yaklaşık bin yıl boyunca varlığını sürdürür ve 1453’te şehir Osmanlılar tarafından fethedilir.

Sultanahmet civarında, Ayasofya’nın yakınlarında Bizans İmparatorluk Sarayı inşa edilir. Sarayın hemen arkasında ise yarışların düzenlendiği Hipodrom yer alır.

İstanbul’un simgesi haline gelen Ayasofya Kilisesi, ilk kez 360 yılında II. Konstantin tarafından yaptırılır. Ancak 404 yılında çıkan bir ayaklanmada çıkan yangın sonucu tamamen yanar. Daha sonra II. Theodosius tarafından yeniden inşa edilir.

Ayasofya, 532 yılında bu kez Nika Ayaklanması sırasında tekrar yakılır. İsyancılar, her dönemde İstanbul’a ihanet edercesine davranmış; kültürel değerlere büyük zararlar vermiştir. Aynı yıl İmparator I. Justinianus tarafından kilise tekrar yaptırılır ve 537 yılında açılır. Kubbesi 30.8 x 32.6 metre elips formundadır ve bu yapı, büyük kubbeli yapılar arasında dünya mimarlık tarihinde önemli bir yer tutar.

İstanbul tarihinde birçok yangın ve özellikle depremler olmuştur. Şehir defalarca yıkılmış, ama her defasında yeniden ayağa kaldırılmıştır.

1453’te Osmanlı’nın şehri almasının ardından, Ayasofya Kilisesi Fatih Sultan Mehmet tarafından camiye dönüştürülür. İlk olarak tahta bir minare eklenir; ancak Fatih’in vefatından sonra bu minare sökülür. II. Bayezid döneminde bir taş minare inşa edilir. Daha sonra farklı padişahlar tarafından üç ayrı minare daha yaptırılır ve bu yüzden Ayasofya’nın minareleri birbirinden farklıdır.

İstanbul’da yaşayan pek çok kişi bu şehir için şiirler yazmış, şarkılar bestelemiştir. Değerli bir şair “Sana dün bir tepeden baktım aziz İstanbul” demiştir; “Ömrüm oldukça gönül tahtıma keyfince kurul…”

Ne yazık ki, yüzyıllar boyunca bu güzel şehir, çıkarcı ve muhteris insanların ellerinde hoyratça kullanılmış; özellikle yönetenlerin oyuncağı haline getirilmiştir. Osmanlı döneminde kültürel değerlerimize yeterince sahip çıkılmamış, İstanbul’a büyük ihanetler edilmiştir.

En büyük ihanetlerden biri de, II. Abdülhamid döneminde yaşanmıştır. Onun “Memalik-i Osmaniye’de taş çok, alıp götürün,” diyerek, Bergama’daki Zeus Tapınağı’nın Almanya’ya götürülmesine ses çıkarmaması, bana göre tarihe geçen bir ihanettir.

Yüzyıllar geçmiş ama İstanbul’dan ekmek yiyip de bu şehre ihanet edenler eksilmemiştir. Bugün bu insanlara “İstanbul yedi tepe üzerine kurulmuştur,” desem, acaba kaç tepeyi sayabilirler?

Yaklaşık 2500 yıllık bu nadide şehir için söylenmiş birçok söz vardır. Lale Devri’nden kalma o meşhur cümleyi hepimiz biliriz:

“Bu Şehr-i İstanbul ki bi-misl ü behâdır,

Bir seng-i lâhûdîsi, yek-pâre Acem mülküne bedeldir.”

Acaba Şair Nedim bugün yaşasa, bu dizeleri yine yazabilir miydi? Yahya Kemal Beyatlı, bugün İstanbul için aynı duygularla şiirler kaleme alabilir miydi?

Bugün hâlâ bu kadim şehre ihanet etmeye çalışanların varlığını görmek insanın içini burkuyor. İstanbul’un kültürel varlıklarını korumak için çabalayanları, asılsız bahanelerle susturmaya çalışanların olması ise bana MS 64 yılında lir çalıp şarkı söylerken Roma’yı yaktıran Neron’u hatırlatıyor, diye bir sözüm geldi söyledim hem nalına hem mıhına.

Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: 10 / 1 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







Rusya, Kuzey Kore ve Ukrayna’nın Çalınan Nesli
Düşen İHA’lar, Yükselen Gölge Savaş: Türkiye Semalarında Rus İstihbaratının Sessiz İşgali ve Egemenlik Krizi
Yağmurlu Bir Bayrampaşa Sabahında Orta Asya’dan Uzakdoğu’ya Uzanan Bir Hat
Barınma Krizi Değil, Sınıf Savaşı, Türkiye’de Konut, Kira ve Kentsel Dönüşüm Üzerinden Yürütülen Sessiz Tasfiye
Karadeniz Alarm Veriyor, İHA Olayları, Tanker Patlamaları ve Sessizce Derinleşen Bir Güvenlik Krizi

Litvanya Parlamentosu’nda Çerkes Soykırımı Tartışmaları: Tarih, Hafıza ve Uluslararası Sorumluluk
Körfez Bölgesinin Küresel Güç Merkezi Olma Yarışının İç Yüzü
Trump'ın Ulusal Güvenlik Stratejisi: Tepki ve Gerçekleşme
İsrail, Yunanistan ve Kıbrıs Cumhuriyeti güvenlik işbirliğini derinleştiriyor.
Narva’da Sessiz İhlal, Rus Sınır Muhafızları Estonya Toprağında, Dünya Yine Seyirci

Türkiye’de konkordato alarmı: 2025’te başvurular tarihi zirveye gidiyor
Dijital Yuan Etki Aracı Olarak: Güneydoğu Asya'nın Para Egemenliği ve Stratejik Özerkliği
ABD-Avustralya Kritik Mineraller Anlaşması Pasifik Tedarik Zincirlerinin Geleceğini Nasıl Yeniden Şekillendiriyor?
Kalkınma Hakkında Yanlış Bildiğiniz Şaşırtıcı Gerçek
Avustralya - Çin İlişkileri: Avustralya'da Kavga

Avrupa’da en fazla Türk’ün yaşadığı ülkeler hangileri?
"En ciddiyetsiz nesil": Z kuşağı neden kasten gülünç olmayı seçiyor?
Güney Karolina'nın Unutulmuş Osmanlıları: Sumter Türklerinin Şaşırtıcı Gerçeği
Köpek ve insanların bazı duyguları aynı genetik kökene sahip
Motokuryelerin Sessiz Çığlığı: Sokağın Gölgesinden Yükselen Sınıf Mücadelesi

Tora, Stranger Things 5, Upside Down ve İnsan Ruhunun Metafiziği
2025'in Türkiye’deki en önemli 10 arkeolojik keşfi
Osmanlı İmparatorluğu'nda Kahvehaneler: Bir Sosyo-Politik Etki
Osman Hamdi Bey’i bilmeyen varsa bile herhalde Kaplumbağa Terbiyecisi’ni bilmeyen yoktur ya “Mihrap” tablosu...
JAK İHMALYAN'DAN: “RESİM ANLAYIŞIM”

Einstein'ın hayran kaldığı filozof: Spinoza'nın aklınızı başınızdan alacak radikal fikri
Adalet Kavramına Filozofların Gözünden Bir Yolculuk
KE.KE.ME. (KKM)
Yapay Zeka Felsefesi
Tutunarak kalmak mı? Bulanmadan donmadan akmak mı?

Yeryüzünü fırına çeviren atmosfer olayı: Isı kubbesi
Dünyanın hareket halindeki en eski buzdağlarından biri yaban hayatı cenneti ile çarpışabilir
Yarasaların azalmasıyla bebek ölümlerinin ilişkili olduğu ortaya çıktı.
AB İklim İzleme Servisi: 2024 yazı kaydedilen en sıcak yaz oldu.
Akdeniz'deki yaşam yok oluşun eşiğine gelmiş.

Avustralyalı teorik fizikçiler: 'Paradoks olmadan zaman yolculuğu yapmak mümkün'
Axiom Raporu: Siber Güvenlik ve Çin-ABD İlişkilerine Etkisi
WhoFi: Wi-Fi sinyaliyle kimlik tespiti dönemi başlıyor.
500 yıllık Da Vinci çizimi sessiz drone teknolojisine ilham verdi.
Çin, HDMI ve DisplayPort alternatifini piyasaya sürdü.

Bilim insanları beynin beş farklı yaşam evresinden geçtiğini açıkladı: Kritik dönüm noktaları 9, 32, 66 ve 83 yaş…
Amerika kıtasında 'olmaması gereken' yeni bir insan türü keşfedildi: Checua nedir? Türkler ile bağlantıları var mı?
NASA'nın en kuvvetli teleskobu, evrendeki beklenmedik gelişmeyi ortaya koydu.
İncil'de sözü edilen mistik ağaç 1000 yıllık tohumla yeniden yetiştirildi.
Karıncaların 66 milyon yıldır tarım yaptığı ortaya çıktı.

Türkiye’de üniversite mezunlarının geliri Avrupa’nın en düşük seviyesinde…
Gerçek işsizlik yüzde 29,6!
Türkiye’de tek kişilik
UNICEF raporunda Türkiye'deki çocuklar son sıralarda
AP'den Türkiye'ye sert mesaj: Kriterler müzakere edilemez

Balın Ruhu, Üst Galile’de Bir Distilatörün Eski Yahudi Geleneğini Koruma ve Balı Cine Dönüştürme Serüveni
Mercedes-Benz Places by Binghatti Gökdelen Kapitalizmi ve Küresel Hegemonya
Masumiyet Pazarlanıyor mu Baby Dove’un Türkiye’ye Girişi, Bebek Bakımında Güven Söylemi ve Kapitalizmin En Hassas Alanı
Düşünmektan uyuyamayanlar ve uyumaktan düşünmeyenler : Türkiye çelişkisi
Seul’den Pulpit’e, Rabi (Haham) Angela Buchdahl’in Olağanüstü Hikayesi — Kimlik, Dahil Etme ve Bölünmüş Dünyada Yahudi Liderliği

PALAVRA
YARGI ÜLKESİ
BÜTÇE
UTANMA
Boydan Kısa

Paranın, Lidya Sikkesinden Dijital Cüzdanlara Uzanan 5000 Yıllık Hikayesi
Mimar Sinan: Bir Dehanın Yükselişi ve Osmanlı Mimarisinin Zirvesi
İskandinav Göçleri ve Vikinglerin Avrupa Üzerindeki Etkisi
Hümanizm Nedir?
Osmanlı’da kahve kültürü, Osmanlı’da kahve isimleri..


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar










Basa git