A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

Babamın atı

Kategori Kategori: Bir Ressamın Yaşamı | Yorumlar 2 Yorum | Yazar Yazan: Cemil Eren | 31 Mart 2010 18:09:37

Doru donlum / Kara gözlüm / Yağız yeleli / Mahzun bakışlım / Bağlarda mor menevşeler / Çiçek açtı / Yoncalarla çayırlar / Seni bekler / Kalk gidelim, dedim / Sarıldım / boynuna / Kalkamadı...

Öptüm kara gözlerinden
Ne olur ölme, dedim
Duyamadı…


BABAMIN ATI


Babamın doru donlu bir atı vardı
Kent dışına çıktığında
O ata biner,
Hacıbektaş’a gidip aylarca kaldığında da…

Yolunu gözlerdim gelecek diye
Gelmez, gelmez, gelmezdi…
Sanki bir ömür beklemişim gibi,
Hiç gelmeyecek!..

Geldiğinde de inanamazdım!
Beni eğerin üstüne, kucağına
Alıp mezarlıkların arasında
At koşturduğunda
Gerçekleşirdi geldiği…

Doru, ufak tefekti atımız…
Tek başıma ben binebilirdim ona.
Ahırdan çıkartır
Eyersiz biner mezarlığın kıyısına
Götürürdüm otlatmaya,
Usluydu.

Bazen de Haydar ağabeyimle
Marınca yönündeki
Bağların arasında otlatırdık.

Yine bir gün
Ahırdan çıkarttım, gemini taktım
Bindim
Otlatmaya götürüyorum.

Köylü derdik bir oğlan vardı
Bizim sokakta
Elinde boş bir su tenekesi
Peşime düştü
Durmadan vuruyor tenekeye
Elindeki sopa ile…
Yapma diye bağırıyorum
Dinlemiyor.

At ürktü, koşuyor
Zapt edemiyorum
Mezarlığa saptı
Koca koca mezar taşlarının arasından
Dörtnal gidiyor,
Sıkıca yapıştım yelelerine
Mezarlığı aştık,
Bir iniş var
Hemen sonra
Gübre yığınının üzerine düştüm.

Göğsümde bir sancı…
Başka bir şeyim yok
Mezarlıkta düşmediğime şükrediyorum.
Köylü kaçtı gitti…
At biraz ilerde durmuş
Bana bakıyor…

Yerden kalktım ama
Kaburgamdaki sancı artıyor…
Atı yedekledim eve döndük.

Köylüyü ele geçirsem yandı…
Kıvranıyorum
Zehra annem fark etti.
Attan düştüm!...

Komşumuz Karatepeli var, çıkıkçı
Ona götürdü
Kadın parmaklarını bastırdı
Sancı fena halde acıya döndü,
Kaburgalarımdan biri kırık…

Yumurta yakısı …
Göğsümü sıkıca sardı
Nefes aldıkça batıyor.

Uzun sürdü iyileşmem.

Atımızı büyük ağabeyimle
Bağlar arasındaki
Çimenliklere götürdük
Kıyır kıyır çimleri
Yedikçe çimenlerin
Nefis kokusu yayılır
Sırtüstü yatar tek tük geçen
Ak bulutları izlerdim
Attan gelen kıyırtıdan başka
Hiç ses olmazdı
Sessizlik ve çim kokusu
Soluğumda…

O yaz tatilinde
Bankanın yanındaki
Kahveci Kazım’da çırak…
Çay bir, elli bir diye bağırdığımda
Usta bir kahve ve bir çay yapardı.
Bir soprano gibi çıkardı sesim.

Bahtiyar amcam
Birkaç gün önce
Bankada çalışan memurlardan
Sabri adında birine vermişti
Babamın atını,
Köylere gidecekmiş banka için
Atı getirmiş,
Bankanın önünde duruyor
Direğe bağlı
Bunu eve götür, dedi Bahtiyar amcam…

Doru atın keyfi yok
Süklüm püklüm
Başı öne eğik bekliyor.
Anladım bir pislik olduğunu…

Banka memuru Sabri  
Atın yanında yok
Hayvanı fena koşturmuş
Terli terli  su içirmiş,
At dinlenmeden su verilmezmiş.
Çatlatmış atı…

Bin üstüne dedi Bahtiyar amcam
Eğeri üstünde…
Çarşıdan geçtik yavaşça.

Pazar yerini de geçtik
Atım halsiz
Arada bir duraklıyor…
Durdu, indim.
Yedeğime aldım
Adım atacak hali yok.

Yokuş başını geçtik
Kiliseden aşağı iniyoruz
Yolun üstünde durdu, yere oturdu
Ne yapacağımı bilemiyorum
Yoldan gelen giden yok
Bekliyorum biraz güç toplasın diye
Boynuna sarılıyorum
Kalk kara gözlüm
Bahar geldi bak
Bağlara gidelim…

Ne kadar bekledim?
Haydi kalk gidelim,
Ölme ne olur!..
Kalkmasına yardım ettim
Kalktı, isteksiz
Yürütmeye çalışıyorum
Gem elimde, önden çekiyorum.

Dinlene yürüye eve vardık.
Anamın avlusuna bağladım.
Haydar ağabeyime koştum,
İplik boyuyor dokumacı için
Elleri boya, kara...

Hemen işini bıraktı
Ellerini yıkadı ...

Ağabeyim benden beş altı yaş büyük…
Veterinere gidecek atı bana verip
Eve gönderen de cahil…
Ağabeyim nerden bilecek ne yapacağını!..

Tek aklına gelen atı koşturmak
Öyle bir şey duymuş…

Mezarlığın arkasındaki boş tarlaya gidiyoruz
Atın üstüne binip kamçılıyor
Zavallı atın yürüyecek hali yok ki
Nasıl koşacak?!..

Onları gördükçe ölüyorum…
Ağabeyim yoruluyor
Vazgeçiyor…
Eve getirip ahıra bağlıyor…

Ertesi sabah baktığında
Atımız ölmüş…

Sabri kaçıyor bucak bucak
Bedeli isteniyor birkaç kez
Hep ödeyecek!...
Adam pişkin...
Babam atsız artık…

Bir daha atı olmadı…

Ezilmiş çayırların
Kokusunu alarak
Sırt üstü uzanmış
Yeşillikler içinde
Doru atımızı izlemek
Düşlerde kaldı…



Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: 10 / 3 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar

nilgün karababa { 31 Ağustos 2010 03:49:05 }
annem der ki; yaradan bazılarına cüzdan bazılarına vicdan vermiştir.
kızım biz vicdanlı olanlardan ve unutamayanlardanızdır. sanmaki bu çok kötü bir şeydir, değildir değil olmasına da, bu duyarlılıkla yaşamak, bu dünyada yalnız kalmaktır. ama bu yalnızlık öyle zengin bir yalnızlıktır ki, sen bu zenginliği yaşa diye orda, o varlıklarla seçilerek dünya''ya gelmişsindir.
kaldı ki öyle olmasa Doru atı da benim at''ım olamazdı.
rahatsız etmeyin bizi; Doru kıyır kıyır ot yerken mavi gökyüzüne sevgilerimi gönderiyorum.
Pınar Özkan { 21 Nisan 2010 02:45:15 }
Doru atın öyküsü hüzünlü, resimler muhteşem...hayvanlarimiz... yasamimizin sevgi kaynaklari, mutluluğu....
Keşke ben de hayvanlarımın resimlerini yapabilseydim....mutlulugun resmini...


Diğer Sayfalar: 1.

 

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







Tuna Nehri’nin kıyısındaki demir ayakkabıların hikayesi
“Ya Hıristiyan veya ateistler haklıysa?"
'Deizmin yaygınlaşmasının sorumlusu siyasetçiler'
500 TL'ye 'noter onaylı' üniversite diploması!
Türkiye’de bir işçinin hayatının bedeli 6 bin lira!!!

Türkiye'de son seçim anketi açıklandı.
Gel de bu başkanın sözüne inan!
Başbakan seçilemeyen Paşinyan'dan genel grev çağrısı
Kaynak sorunundan bahseden hükümetten seçim atağı!
'Türkiye iş kazaları ve meslek hastalıklarında dünya 3'üncüsü, Avrupa 1'incisi'

Türkiye kapıya kilit vuruyor
Seçim ekonomisinin 2018 ve 2019 yıllarına etkisi ne olacak?
Türkiye'de Merkez Bankası, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a kulak asmadı
Türkiye'den 1.1 milyar dolar yerli sermaye kaçtı
6 sıfırlı lira daha güçlüymüş!

ÇOCUK
Tek kullanımlık naylon poşetleri tüm mağazalarından kaldırıyor
Kadınlık hallerı, yaşanmışlıklar : Oğlum ölüyor galiba
Dünyanın en eski şişe mesajı Avustralya'daki kumsalda bulundu
Çocuk gelin sayısında utandıran birincilik

Türk Mitolojisinde Erlik Hanın Yeri Tasviri ve Kökeni
Nebil Özgentürk’ün gözünden: 11 dakikalik Aydin Boysan belgeseli
Robert kolej’de
İnsanlığın Karanlık Yüzü
Tarih ateizm’in insanlar için din kadar doğal olduğunu gösteriyor

Atatürk ve Hegel : İki aklın buluşma noktaları
Mutluluk mu dedi biri…
Umut: Canlanan ve Canlandıran Yaşam Enerjisi
Bilmeden İdeolojikleşmeye
Özgürlük Sorumlulukla - Zorunluluk Sınırla

Yağma ve talanın süresi 49 yıla çıktı
Mercan kayalıkları için 400 milyon dolar
Dünya’nın 6.kitlesel yokoluş olayının eşiğinde
Bu banklar havadaki kiri küçük bir ormandan daha fazla çekiyor
20 yıl sonra Türkiye …!

Kripto para üretiyor olabilirsiniz!
Milyonlarca kişi cep telefonu ile tehlikede!
'Milyonlarca insanın kişisel verileri, ticari ve siyasi amaçla kullanıldı'
Güneş küresi icat edildi!
Robotlar işinizi elinizden alacak mı?

50.000 yıl önce Avustralya’ya ulaşan ilk insanlar gemilerle geldi
Yaratıcı olmak şizofreni riskinizi yüzde 90 arttırıyor
İnsanlar niçin et yemeye başladılar?
DNA’mızın ne ırkı var, ne de milliyeti
Avustralyalı Aborijinler, bilinmeyen bir “insan” türünün DNA'sını taşıyorlar.

15 yılda 20.447 işçi “iş kazalarında” can verdi
Türkiye basın özgürlüğünde 180 ülke arasında 157. sıraya geriledi
AB Komisyonu'ndan tüm zamanların en olumsuz Türkiye raporu...
İslam’da hile: Yeter ki kitaba uydur!
Türkiye'yi kanser eden ürünleri devlet gizledi!

Firavunlar ölür firavunluk kalır
2018’de Mayıs 68
Kürt sorununu cesaretle biz çözeriz!
Her tasavvuf üstadı biraz Freudyendir
Gözaltındaki köle işçiler: Göçmenler

İşletme
Tırnak İçinde
Çatıda Çatlak
Edebiyat Notları, Mart - Nisan
HAD...

Museviliği benimsemiş tek Türk devleti : Hazarlar
İpek Yolu'nun kalbi: Özbekistan
Osman Hamdi Bey.
Ahilik
Nogay Türklerinden Atasözleri


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar









Basa git