A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

Erdoğangiller yetki ister…

Kategori Kategori: Ayorum Güncel | Yorumlar 0 Yorum | Yazar Yazan: Tayfun Şahin | 29 Kasım 2013 05:24:41

Erdoğangillerin en bariz özelliği yetkiye, otoriteye, emretmeye olan düşkünlükleridir. Ezildiklerine iman ettikleri için olsa gerek emrederek intikam almak zevk verir onlara. Bu yüzden hep daha fazla yetki ister Erdoğangiller. Hiçbir makam, hiçbir mevki onları tatmin edemez. Ülkede ne varsa belirlemek, kim varsa yönetmek arzusu içinde siyaset oyunu oynarlar.

Fakat bu kadar güç ve otorite isterken sorumluluk alma konusunda o kadar hevesli değildirler.

Örneğin, Samsun’da dere yatağına TOKİ binası yapma yetkisini isterler ama selin bastığı TOKİ binalarında ölen insanların sorumluluğunu almak istemezler.

Van’da deprem olunca, binalar yıkılınca, canlar yok olunca Valisiyle, AFAD yetkilisiyle, Bakanıyla beraber “höt zöt” yapmaya bayılırlar. Ama tahliye etmedikleri otel çöküp onlarca insan toprağa girince sorumlu tutulmak istemezler.

Bu ruh hali o kadar yaygındır ki, açılımın bütün nimetlerine sahip olmak ama olumsuz sonuçlarından dolayı eleştirilmemek isterler.

Recep Tayyip Erdoğan da gündelik hayatına bunu yansıtıyor.

“Yürüyüşüne hastayım” diyenlere tebessümle karşılık veriyor; meydanlar “büyük usta” deyince mutlu oluyor.

Fakat o kalabalıklardan biri en ufak bir eleştiri yapınca hemen laf hazır: “Ananı da al git!”

Bencillik tavan yapıyor bu durumlarda.

Kendi çocuklarına, karısına en ufak bir söz söylense hemen celallenen Başbakan, başkalarının kızlarını, kucak muhabbetlerinin konusu yaparken hiç ama hiç tereddüt etmiyor.

Sıfır empati; sıfır sempati.

Ama bolca hakaret ve bolca küfür…

Çünkü Erdoğan da kendinden önceki otoriter siyasetçiler gibi “demokrasiye” inanmıyor.

Halkı sevmiyor, güçsüz insandan tiksiniyor.

Kendini seçilmiş, özel, kudretli olarak gören her kafa gibi, Erdoğan da kendisine “hesap sorulmasına”, “eleştiri” getirilmesine katlanamıyor.

Çünkü Erdoğangiller sözden önce sözü edene bakarlar.

Eğer sıradan vatandaşsanız Erdoğangiller sözünüzü dinlemez.

Onların söz dinlemesinin tek yolu, onlardan daha üstün olduğunuza iman etmeleridir. Mesela Obama.

Erdoğan, Obama’nın elinde beyzbol sopasıyla artistlik yapmasına boyun eğiyor. Çünkü Obama’yı kendinden üstün olarak kabul ediyor.

Bu anlayış, siyasette de hep biraz daha fazlasını elde etmeye zorluyor Erdoğangilleri.

Her konuda ahkâm kesmek, her konuyu bildiğini zannetmek bu anlayışın doğal sonucu…

Her yetkiyi istemek ama sorumluluk almak istememek de doğal oluyor bu yüzden.

Erdoğangilleri tek adam olmaya zorlayan da bu.

Bu anlamda Erdoğan, başkanlık sevdasından vazgeçemez.

Ama başkanlık da yetmez! Hangi ad altında olursa olsun her şeyi yönetmek ve asla tartışılmamak noktasına gelene kadar asla durmaz böyle insanlar.

Vazgeçmiş gibi görünebilirler, planları erteleyebilirler…

Fakat nihayetinde mutlaka başa dönerler.

Önümüzdeki yerel seçimler bu yüzden daha fazla önem kazanır.

Erdoğan’ın tekrar bir seçim zaferine ulaşması, bugün vazgeçmiş gibi göründüğü Başkanlık sevdasını gündeme getirir.

Başkan olmak için her şeyi yapar.

Başkan olsa bu sefer daha fazlasını ister. Sınır tanımaz, eleştiri kabul etmez. Ol deyince olacağına inanmak ister.

Her kararı vermek ama asla sorumlu olmamak…

Bir nevi tanrısallaşmak duygusudur yaşanan.

Erdoğangiller bu anlamda hep birbirlerine benzerler.

Bazen Öcalan postunda çıkarlar karşımıza. Marx’ı aştığını iddia eder o kafa.

Tarihin bir döneminde Hitler olurlar. Bombalarla ölen Almanların bunu hak ettiklerini söyler o kafa.

Zihniyet hiç değişmez. Bakış açısı hiç dönüşmez.

Ama her halükarda sonları da aynı olur Erdoğangillerin.

Tüm yetkileri ellerinde tutsalar da sorumluluktan sonsuza kadar kaçamazlar. Ve hesap mutlaka kesilir. Ödemek de mecburidir!



Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış




Tuna Nehri’nin kıyısındaki demir ayakkabıların hikayesi
“Ya Hıristiyan veya ateistler haklıysa?"
'Deizmin yaygınlaşmasının sorumlusu siyasetçiler'
500 TL'ye 'noter onaylı' üniversite diploması!
Türkiye’de bir işçinin hayatının bedeli 6 bin lira!!!

Türkiye'de son seçim anketi açıklandı.
Gel de bu başkanın sözüne inan!
Başbakan seçilemeyen Paşinyan'dan genel grev çağrısı
Kaynak sorunundan bahseden hükümetten seçim atağı!
'Türkiye iş kazaları ve meslek hastalıklarında dünya 3'üncüsü, Avrupa 1'incisi'

Türkiye kapıya kilit vuruyor
Seçim ekonomisinin 2018 ve 2019 yıllarına etkisi ne olacak?
Türkiye'de Merkez Bankası, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a kulak asmadı
Türkiye'den 1.1 milyar dolar yerli sermaye kaçtı
6 sıfırlı lira daha güçlüymüş!

ÇOCUK
Tek kullanımlık naylon poşetleri tüm mağazalarından kaldırıyor
Kadınlık hallerı, yaşanmışlıklar : Oğlum ölüyor galiba
Dünyanın en eski şişe mesajı Avustralya'daki kumsalda bulundu
Çocuk gelin sayısında utandıran birincilik

Türk Mitolojisinde Erlik Hanın Yeri Tasviri ve Kökeni
Nebil Özgentürk’ün gözünden: 11 dakikalik Aydin Boysan belgeseli
Robert kolej’de
İnsanlığın Karanlık Yüzü
Tarih ateizm’in insanlar için din kadar doğal olduğunu gösteriyor

Atatürk ve Hegel : İki aklın buluşma noktaları
Mutluluk mu dedi biri…
Umut: Canlanan ve Canlandıran Yaşam Enerjisi
Bilmeden İdeolojikleşmeye
Özgürlük Sorumlulukla - Zorunluluk Sınırla

Yağma ve talanın süresi 49 yıla çıktı
Mercan kayalıkları için 400 milyon dolar
Dünya’nın 6.kitlesel yokoluş olayının eşiğinde
Bu banklar havadaki kiri küçük bir ormandan daha fazla çekiyor
20 yıl sonra Türkiye …!

Kripto para üretiyor olabilirsiniz!
Milyonlarca kişi cep telefonu ile tehlikede!
'Milyonlarca insanın kişisel verileri, ticari ve siyasi amaçla kullanıldı'
Güneş küresi icat edildi!
Robotlar işinizi elinizden alacak mı?

50.000 yıl önce Avustralya’ya ulaşan ilk insanlar gemilerle geldi
Yaratıcı olmak şizofreni riskinizi yüzde 90 arttırıyor
İnsanlar niçin et yemeye başladılar?
DNA’mızın ne ırkı var, ne de milliyeti
Avustralyalı Aborijinler, bilinmeyen bir “insan” türünün DNA'sını taşıyorlar.

15 yılda 20.447 işçi “iş kazalarında” can verdi
Türkiye basın özgürlüğünde 180 ülke arasında 157. sıraya geriledi
AB Komisyonu'ndan tüm zamanların en olumsuz Türkiye raporu...
İslam’da hile: Yeter ki kitaba uydur!
Türkiye'yi kanser eden ürünleri devlet gizledi!

Firavunlar ölür firavunluk kalır
2018’de Mayıs 68
Kürt sorununu cesaretle biz çözeriz!
Her tasavvuf üstadı biraz Freudyendir
Gözaltındaki köle işçiler: Göçmenler

İşletme
Tırnak İçinde
Çatıda Çatlak
Edebiyat Notları, Mart - Nisan
HAD...

Museviliği benimsemiş tek Türk devleti : Hazarlar
İpek Yolu'nun kalbi: Özbekistan
Osman Hamdi Bey.
Ahilik
Nogay Türklerinden Atasözleri


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar









Basa git