A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

Reuter mi Karşı-Reuter mi?

Kategori Kategori: Makale | Yorumlar 0 Yorum | 15 Haziran 2019 17:35:40

Johan Galtung, Norveçli bir toplumbilimci ve matematikçi. Aynı zamanda Barış Üniversitesi Rektörü. Kendi kurduğu yayın organı olan Transcend Medya’da düzenli araştırmaları, makaleleri yayınlanıyor. Bu makalesinde, Galtung, Reuter haberciliğine, yarattığı sorunlara bakıyor, ve bilgece çözüm önerileri sunuyor.

Editörden, 4 Mar 2019

Johan Galtung, TRANSCEND Medya Hizmeti


1883 yılında, kendi adını taşıyan haber ajansının başkanı olan, P. J. Reuter  aşağıdaki mektubu gönderdi:

Kime: Gazeteci ve Muhabirler
Gönderen: P.J. Reuter
Tarih: 1883
Konu: Lütfen aşağıdakileri haber yapın:
“… Yangınlar, patlamalar, su baskınları,  demiryolu kazaları, yıkıcı fırtınalar, depremler, can kaybı bulunan gemi enkazları, savaş gemisi ve posta vapuru kazaları, şiddetli sokak isyanları, grevden kaynaklanan kargaşalar, toplumdaki sosyal ya da politik önemdeki kişiler arasındaki düellolar ve intiharlar,  sansasyonel ya da iğrenç nitelikte cinayetler. ”(*)


Tanıdık geliyor mu? Evet, buna “haberler” deniyor.

Bu mektupta, herşey olayla ilgili, onları üreten yapılar hakkında hiçbir şey yok.

Bu mektup, yüksek konumlardaki insanlarla, “sosyal ya da politik anlamda konuşmaya değer’’ olanlarla ilgili.

 (Aşağı tabakalardaki insanlar sokak isyanları, rahatsızlıklar yaratırlar.)

Bu mektupta sözedilen her konu  olumsuz.  “Haber yapılabilecek” tek bir olumlu konu sıralanmamış.

(Basit bir cinayet bile yeterli değil haber yapmak için, tercihen “sansasyonel veya iğrenç” olmalıdır.)

Elbette,  medyanın durumuna bakarsak, P.J. Reuter’in mektubunu değilse de mektubun ruh halini izlemişler, 1883’den 136 yıl sonra bugün, ya da olabileceği gibi 150 yıl sonra 2033’de.

Reuter’in fikirleri elbette önemliydi, ama ne kadar önemliydi, bunu tarihçiler, bu mektuba ne kadar gönderme yapıldığını araştırarak bulabilir.

Bu köşemde çok sık söylendiği gibi: Reuter’ın mektubunda söz ettiği konuların ele alınmaması gerektiğini tartışmıyoruz. Hatta, bu konuların Reuter’in savunduğundan daha da kapsamlı haber yapılması gerekir.

Ancak, haber yapılması gerekenler yalnızca onlar değil.

Bir Karşı-Reuter düşünün, anti-biyotik gibi bir ilaç değil de; rahatlatan, önleyen, karşı koyan, bir “panzehir” gibi olduğunu düşünün.

Başka bir deyişle, mektubundaki gibi yalnızca hararetle tavsiye ettiği olumsuzlukları değil, iyi haberleri de kapsayan olumlu bir Reuter düşünün.

Olumlu bir Karşı-Reuter ne derdi?

Kime: Ajanlar ve Muhabirler
Gönderen: Anti P. J. Reuter
Tarih: 2033
Konu: 150 yıl önceki mektubuma ek olarak, lütfen aşağıdakileri de haber yapın:

“- doğal afetlere (taşkınlar, su baskınları, fırtınalar, depremler) maruz kalan, bunlarla başa çıkabilen ya da çıkamayan toplumların; bunların neden ve nasıl olduğunun ya da olmadığının araştırılması.”

“- sosyal felaketlerden (yangınlar,  patlamalar,  gemi ve demiryolu kazaları)  muzdarip toplumların, bunlarla nasıl başa çıktıkları ya da çıkamadıklarının, nedenleri ile ele alınıp araştırılması.”

“- şiddet içeren sokak ayaklanmaları ve grevlerin yol açtığı kargaşaya maruz kalan toplulukların sorunlarının  çözümleri ile araştırılması.”

“- toplum içinde sosyal ya da politik önemdeki kişilerin aralarındaki sürtüşmelerin, intiharların nedenleri ve çözümleri ile araştırılması.”

“- toplum içindeki sarsıcı ya da iğrenç özellikteki cinayetlerin, ya da düzenli cinayet işlenen toplumların, bu acımasızlıkların nedenleri ile araştırılması.”


Burada “araştırılması” demek, gazetecilerin işlerini her zaman yaptıkları gibi yapmalarından başka bir anlama gelmemektedir, yani: soru sormak, soruların peşine düşmek, ama olumlu açıları da değerlendirmek.

Bu noktayı iyice açığa kavuşturalım:

Gazetecilerin görevi, bazılarının istediği ve bazılarının öngördüğü olası gerçekliği değil, gerçekliği, deneyimsel gerçekliği yansıtmaktır.

Gazetecilerin görevi, yeni bir toplumsal gerçeklik adına deneyimsel gerçekliği değiştirmeye aracılık etmek değildir.

Gazetecilerin gerçeği yansıtma görevi, doğal ve/veya sosyal felaketlerden başarılı bir şekilde kurtulabilen topluluklar hakkında haber yapmayı da içerir, yalnızca bu felaketlerden muzdarip olanları değil.

Reuter’ın “lütfen aşağıdakileri haber yapın” listesi yanlış değil, ancak tehlikeli bir şekilde eksik. Tehlikeli olarak, çünkü:

•    Reuter, dünyayı tehlikeli bir yer olarak göstererek (kısmen öyle olsa da) karamsarlık havası yaratıyor; dünyanın olumlu ve barışcıl yönlerine kör;
•    Dünyanın tehlikeli bir yer olduğunu düşünen insanlar, kendi aile-toplumlarına çekilebilir; toplumlarına, bölgelerine, dünyaya katkı koyamaz;
•    Reuter yaklaşımı, kendi kendini gerçekleştiren olumsuz bir kehanete dönüşüyor: Bu çok ağır bir suçlama ve çok büyük bir sorumluluk. Düzeltilmesi gerekiyor.

Ve düzeltmek, elbette, yalnızca iyi haberleri bildirerek olmaz.

Bir örnek olarak Japon radyo televizyonu NHK’ye bakalım: Japonya hakkında hiçbir zaman tek bir olumsuz şey bildirmedi. Bu önemli bir örnek, çünkü genellikle ve haklı olarak komünist ülkelerdeki medyanın suçlanma nedeni budur. Fakat Küba’da bu artık çok daha incelikli.

Çare,  dengeli bir biçimde her iki durumu da haber yapmakta. Kulağa geldiği kadar kolay değil.

“Ya” ve “ya da” tek taraflıdır, olasılıkla türlü çeşit ve uzun süreli kutuplaşma ile iki “kutup” haline getirilmiştir ve birinin doğru ve raporlanmaya değer olduğu, diğerinin yanlış olduğu düşüncesiyle yapılmıştır.

“Hem-ve” insan zihnini daha ileriye götürür. İki tarafı da haber yapmak daha fazla çaba istediği gibi, bunun gerçekliğin bir parçası olduğunu kabul etmek de belirsizlik yaratır.

Belirsizlik için hazır mıyız? Bazıları diğerlerinden daha hazır.

‘’Belirsizlik’’ i bütünsel-diyalektik olan Çin Daoizmi,  ‘hem-ve’ olarak görür, yin/yang,  kuvvetler ve karşı kuvvetlerin farklı yönlere doğal olarak çekmesi gibi;  Batı kartezyenliği ise, henüz  sınıflandırılmamış  bir  ‘ya-ya da’ olarak görür.

Batı bizi ya onun yanında ya da ona karşı durmaya zorlar; Çin Taoculuğu ise üzerimize sürekli değişen diyalektiği zorlar.


NOT: (*) Bu önemli referansı Danimarka Aarhus Üniversitesi Yapıcı Enstitüsü'nden Orla Borg'a borçluyum.


Johan Galtung kimdir?

Barış çalışmaları Profesörü olan Johan Galtung, Uluslarası Transcend’in kurucusu, Transcend Barış Üniversitesi’nin de rektörüdür. 150den fazla ülkede 150den fazla sürtüşmede arabuluculuk yapmıştır. Barış ve barışla ilgili konularda, 96sı tek başına olmak üzere 170 kitabı vardır.  

Kaynak: https://www.transcend.org/tms/2019/03/anti-reuter/



Çeviren: Deniz Günal

Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







İNSAN; Kıyısı olmayan derya - Evrenin merkezi nerede?
İhtimaller Hesabı
Çocuklarınız arabada güvende mi?
Ulusal Giz
Erdoğan demokrasiyi kaldırıyor

Avrupa Birliği maskaralığı!!!
Avrupa'da yaşayan Müslümanlar kendilerini siyasetten dışlanmış hissediyor
An ve zamanda Avrupa Birliği
Üçüncü Dünya Savaşı’na hazırlık
Papa Fransis inançsız mı?

İşsizlik rakamları açıklandı. %3.4 artış!
Borçistan'da sosyal patlamalar kaçınılmaz görünüyor!
En iyi 10 kripto para birimi
Yabancı yatırımcının yeni endişesi: Erken seçim
Sri Lanka'da gerçekleştirilen Paskalya Bayramı saldırılarından korkunç ayrıntılar

Yavaş seyahat nedir, nasıl yapılır?
Parkinson hastaları için umut
Pasaportun yolculuğu
“Dünyanın sonuna” gidiyorlar!!!
Narsisizm nedir ve görülme sıklığı neden artıyor?

‘Anlatamıyorum’u dünyanın en çok okunan ikinci şiiri
Zamannın ruhuna aykırı bir sergi
Kendini unutup insanı bulmak
Kafka hayranlarına sevindirici bir haber
Parayı giyinmek ya da sanatı yaşamak

İnsan, Kıyısı olmayan derya - Kuşkularımı gider
Tarihsel olan nesnel olmaya kapalı mı?
Algı çok tanık tek
Bir Süreç Olarak İnsan
Ütopya: Ayakları yerde, başı gökte

Türkiye, Avrupa'nın ve ABD'nin çöplüğü oldu
Çin’in plastik atıklarının yeni adresi Türkiye
Varlığımız varlığına armağan mı ceza mı?
‘Uyurgezer’ adımlarla felakete doğru
Dünyanın turnusol kâğıdı

Uzay yolcusu kalmasın
Yemek sanatından dövüş sanatından dem vuranlara gelsin. İşte size bilim sanatı.
Anı yakalamak
Yapay Zeka psikiyatrik tedavilerde kullanılacak
Wing drone ile kargo servis izni aldı.

Japonlar uzak bir göktaşından örnekler topladı
Rengarenk bir Ay
İyi ki doğdun Proton!
Kibir Hastalığı
Yeni diller ortaya çıkıyor

Dünya nüfusunun %11'i aç!
Avustralya 15’nci Türkiye 66’ıncı sırada…
Dünyanın en yaşanılabilir şehri : İstanbul 130 Sydney 11. sırada
Kadınların hak eşitliği oranı Avusturalya'da %96.8 Türkiye'de %79.38
Hukukun Üstünlüğü Endeksi: Türkiye 126 ülke arasında 109'uncu sırada

Doğan Özgüden : özgürlük örneği, hakiki vicdanımız
Beyaz Saray’ın Ulusal Güvenlik Konseyi üyesi olarak Müslüman Kardeşler
Pentagon’un yedek gücü olarak Müslüman Kardeşler
MI6 ve CIA’nın destek gücü olarak Müslüman Kardeşler
Katiller örgütü olarak Müslüman Kardeşler

Kıtanın ortasında - Kata Tjuta Yolcuları
Teksir
Amerika Projesi
Sinemalı günler
Nerde Yanlış Yaptım

Sümer Atasözleri ve Özdeyişler
Museviliği benimsemiş tek Türk devleti : Hazarlar
İpek Yolu'nun kalbi: Özbekistan
Osman Hamdi Bey.
Ahilik


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar









Basa git