A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...
 


 

yazi dizileri avideo Ulusal Gazeteler

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

Oflu Mustafa'nın gecekondusu

Kategori Kategori: Berlin Günceleri | Yorumlar 0 Yorum | Okunma 713 Okunma 
Yazar Yazan: Gültekin Emre | 21 Temmuz 2010 05:02:10

Memleket havasını yansıtan derme çatma binanın bahçesinde karalahana ekiliydi. Türk-Alman bayrağı da aılsmış bir güzel! Berlin'in ortasında küçük bir Of kurmuş vatandaşımızın dünyasının ne olduğunu biz nasıl bilebiliriz? O yaşamından mutlu olmalı. Yıllardır ne mahkeme, ne polis onu buradan çıkaramadı.


21-27 Haziran, 2010

21 Haziran, Pazartesi
 
Raporum bitti. Yine okul. Hayatım okul değil ama hayatımın büyük bölümü okul 30 yıldır.
Para kazandığım bir yer. Para kazanılan yerler aslında mezarlar. İnsanı yutan, yok eden ve öğüten... 
 
Ama başka çare var mı ölmemek için?
 
 
22 Haziran, Salı
 
Havaların düzeldiğini nereden anladım? Yani ısındığını? Sırtım ısınmaya başladı ya, işte o zaman kısa kollu gömleğimin artık bütün çıkmayacağına da inandım. 
 
Güneşin nasıl milyonlarca yıl hiç sönmeden ışık ve ısı saçtığını (yaydığını) düşünmek istemiyorum, çünkü kavramakta zorlanıyorum bilimsel verileri. Ben ilgilendiren yalnızca sıcaklık ve güneşin ışığı.
 
Sekiz ay kış yaşayınca, güneşe tapası geliyor insanın. Ayvalık’ı aratmayacak kadar sıcak bir Berlin düşünmek ne kadar zor aslında. Ama, işte o da oldu! Yani küresel ısınma bunu da sağladı.
 
 
23 Haziran, Çarşamba
 
Aşkın Beni, Çınlatma, Göç / ük ve Merkezkaç dosyalarını düzenlemeye çalışıyorum geceleri.
 
Birbiriyle uyuşan ve uyuşmayan şiirlerin çığlıklarına kulaklarımı tıkamıyorum.
 
Şiirler de birbirlerini severler ve sevmezler. Her seferinde bunu hissettim. Onun için aynı dönemde yazılmasına, yayımlanmasına  karşın pek çok şiirim kitaplarıma girmeden dışarda kaldı.
 
Tematik şiirlerden söz etmiyorum. Tasarlanan bir kitaptan da. Ama yazıldığı dönemde kan uyuşmazlığı yaşayan şiirlerden söz ediyorum. Sonra bir de bakıyorum, Merkezkaç’ın dosyalarında da oldu, dışarda kalan pek çok şiirimi ne yapacağımı bilemedim. Bazı şiirler bazı dosyaları bekler diye düşünmeden yapamadım.
 
 
24 Haziran, Perşembe
 
Karne toplantısı uzadı da uzadı sorunlu çocukların durumlarını tartışmaktan.
 
Karne yazmak ayrı bir dert ama asıl sorun öğrencinin dünyasını belirleyecek notu saptamakta.
 
Birden altıya kadar değerlendirmede hangi ölçü alınacak? Ders notu, sonra hal ve gidiş?
 
Ben hep zorlandım bir öğrencime not verirken. Notu kıt bir öğretmen olmadım ama bedavadan da bol keseden atmadım hiç. Hak etmeyi bilmeyenlerle, emeğinin karşılığını alanları bir kefeye koymadım.
 
Öğrencinin dünyasını kavramaktan geçiyor değerlendirmeler. Öğrencilerin karne heyecanını her zaman ben de yaşıyorum.
 
 
25 Haziran, Cuma
 
Sınıf öğretmenleri karne yazacağı için öteki öğretmenler de öğrencileri okulun dışında meşgul ettik bugün.
 
Ben kanal boyunda yürüttüm. Kanal kenarında yürürken nasıl da sıkıldılar. Sigara içmek istediler sık sık. Güzelliklere gözleri kapalıydı. İtişip kakışmaları normal saysam da 14-15 yaşındaki öğrencilerin, dinlene dinlene yürümeden bu kadar sıkılacakları hiç aklıma gelmezdi.
 
Ne ağaçları, ne kanaldaki mavnaları gözleri gördü. Korktum bu çocukların geleceğini düşününce.
 
 
26 Haziran, Cumartesi
 
Evi silip süpürdüm. İki makine çamaşır yıkadım ve Türk pazarına gidip patlıcan ve mevsimlik meyve aldım. Ayvalık’ın pazarlarını tutmasa da, insanın memleket özlemini bir parça gideriyor yine de Berlin’in bu semt pazarı.
 
Patlıcanları hindi etiyle pişrdim. Yanına da pirinç pilavı yaptım. Akşam yemeğine  Dirim’le kız arkadaşını davet ettim. Yemeğimi beğendiler, sevindim.
 
 
27 Haziran, Pazar
 
Zeynep Avcı’yla Şirin Tekeliýe Kreuzberg’i gezdirdim. Ara sokaklara girip çıktık Zeynep hanımın baypasının izin verdiği ölçüde. Oflu Mustafa’nın gecekondusuna götürdüm onları. Şaşırdılar herkes gibi. Memleket havasını yansıtan derme çatma binanın bahçesinde karalahana ekiliydi.
 
Türk-Alman bayrağı da aılsmış bir güzel!
 
Berlin’in ortasında küçük bir Of kurmuş vatandaşımızın dünyasının ne olduğunu biz nasıl bilebiliriz? O yaşamından mutlu olmalı. Yıllardır ne mahkeme, ne polis onu buradan çıkaramadı.
 
 

Facebook'ta paylaş


 | Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    








Yandaş basının yakın tarihi : 2002 - 2010
Hanefi Avcı...?
AKP anayasa'sına "HAYIR"... pekiyi neden hayır ?
433. YAZI
15 Ağustos ve PKK

"Bertaraf olmamak için hayır"
Satıyorum satıyorum!!! Gitti gidiyor...
Rupert Murdoch, Arap medyasına el attı
600 suç dosyaları var ama yargıç seçecekler...
Avustralya'da "SEKS PARTİSİ" iktidara talip...

AKP'nin 8 yıllık özelleştirme bilançosu.
Dünyada kim çalışıyor kim yatıyor?
Maden yağması Meclis'te
Unakıtanlar 5 ayda 7 milyon TL'lık ihale aldı!
Yandaş medyadan sonra candaş ve yoldaş medya

Şehirler yumağı
bir kış günü paylaşımı
Kadın cinayetlerine devlet teşviki.
Allı pullu kabahat
Türkiye'nin eğitimde 2023 vizyonu!!!

... ve Türkiye'de arabesk kazandı!
Sürülen köpekler...
Kaçak kazıdan yüzyılın arkeolojik buluşu çıktı.
Fazıl Say'ı neden yalnız bırakmamalıyız?
Alın size "KÜLTÜR BAŞKENTİ"

inancın ve aklın hayat hamlesi -1-
varlığın gözyaşları
Saygıda Kendin Olmak - Yüceltmede Hiç Kimse
Hayat Yeşil - İnanç Gri
MABET-İNSAN (5)

Orman kanunu!
Nükleer anlaşma Komisyon'dan geçti.
Altın lobisi kazandı, Kaz Dağları madenlere açılıyor.
Memleketine de tecavüz ettiler...
COCHABAMBA

Yüksek teknolojiyi Çin kontrol edecek
Gençler, bilgisayar karşısında bülbül kesiliyor!
Araçınızdaki yakıtın %85'i bakın nereye gidiyor.
"Cep telefonu uygulamalarında patlama olacak"
Bor'dan araç yakıtı üretildi

Akdeniz'de yeni canlı türleri
Ve insan "hayatı" yarattı...
Kayıp kent 'Germenicia'
Yeni fizik yolda!
Büyük çarpışma gerçekleşti.

'Dünyanın en iyi ülkesi' sıralamasında Avustralya 4., Türkiye 52. sırada
Türkiye, Avrupa ikincisi
İşte Türkiye'nin rakamları.
Ülkelerin bilinmeyen gerçekleri
Kader : Zonguldak 783 madenciye mezar oldu

Aristophanes'in "Eşekarıları" Oyunu Üzerine Güncel Bir Yorum
Tayyip Erdoğan ve gerçekler
Keşke Başbakanımız bizim bu toprağin İbiş'i olabilseydi!
Cemaatin kadrolu tarihçisine (CKT) cevaplar
Bilinmeyen Gülen

Aptallığıma verin: "Evet" diyen Somalililer...
Aptallığıma verin: Evet'in tokatı mı, yoksa Tokat'ın Eveeet tokatı mı?
Neden, neden çekip çıkardın denizden beni?
Aptallığıma verin: "Evet ve Bilet"
Güneş bulutlara tutuna tutuna batıyor bir direnişçi gibi.

Biz kumlanmış kot giyiyoruz, Onlar ölüyor!
Soykırım yalanı İngiliz gizli örgütünce nasıl hazırlandı?
79. yılı münasebetiyle...
Sarkis Çerkezyan'ı kaybettik..
Frankeştayn tohumları İSTEMİYORUZ!!!



kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar




Basa git