A Yorum
  Acilis Sayfasi Yap Sik Kullanilanlara Ekle  

   
A yorum Kurum
iletisim
login
yayin ilkeleri...



yazi dizileri

Yazı karekteri : (+) Büyük | (-) Küçük

YOL..

Kategori Kategori: Nalına Mıhına | Yorumlar 0 Yorum | Yazar Yazan: Metin Atamer | 13 Temmuz 2017 11:07:27

Bir insanın günde en fazla kaç kilometre yol alabileceğini düşündünüz mü? Normal bir havada, düzgün bir yolda bir insan yirmi ile otuz kilometre yürüyebilir mi? Ben hiç denemedim. Gençlik yıllarımda en fazla katettiğim mesafe onsekiz kilometre olmuştu. Tarih derslerinde Osmanlı ordusu sefere çıktığında askerin büyük bir bölümü yaya olarak bu sefere katılırmış.

Edirne’den kalkıp Kosova`ya kadar yahut İstanbul’dan kalkıp Viyana önlerine kadar trenle gitmemişler.  Ordunun büyük bir bölümü yayan, bir bölümü ise at üstünde gidermiş.

Bir ordu düşünün yüz binlere varan bir rakkamda. Her gün alacağı mesafe belli. Her gece konaklayacağı yer belli. İaşe ile ibate konularında büyük bir lojistik planlaması yapılmasının bile, ayrı bir hesap işi olduğuna inanırım. Aşçılar, kazanlar, erzaklar, seyyar kuzineler, mutfakta yakacak tedariki,  askerin içeceği su veya başka meşrubatın hazırlanması, kumandanlar ve nazırların ayrı iaşesi, ayrı lojistik hazırlanması için planlama yapılmasının bir emek ve beceri isteyen konu olduğuna inanırdım. Ordu bin kişi bile olsa konaklanacak olan bir yerin çok evvelden seçilmesi gerekmekte.

Altı yüz kilometre olarak düşünsek bir hedefi, 30 kilometrelik  etaplarla alınsa bu mesafe, yaklaşık yirmi konaklama yeri seçilip , her seçilen yerde yatma yerleri, yiyecek mutfakları, mutfak eşyaları gerekmekte. Hadi diyelim asker kendi çatal ve bıçağını taşıdı, yanında bir de tabak taşıması gerekir. Bu kadar insanın bir de tuvalet ihtiyacı için yerlerin hazırlanmasını düşünün. Şimdiki gibi mobil tuvaletler olmadığına göre, ihtiyaçların karşılanması için gerekli yerlerin yapılması konusunda  sefer öncesi  planlama yapılması gerekmekte. Bunu sadece 600 kilometrelik bir sefer konusunda düşündük, 3 katına çıkartmaya kalktığımızda, tahayyül bile edemeyeceğim boyutlara erişmekte.

Bu düşüncemizde hava koşullarını hiç dikkate almadık. Yağmur gibi doğa olaylarına nasıl bir tepki verilirdi, o ayrı bir konu diyelim. Ordunun böyle bir yürüyüşte yağmurun dinmesini beklemeyeceğini düşünürüm. Bir de bu yürüyüşe katılan doktorlar, hatta mezarlık işleri yapacak insanlardan tutun da, dini görev üstlenecek çok sayıda görevlinin olduğunu düşünün. Her konaklanacak yerde temin edilecek erzak, tayın, gibi  detayların planlamasını yapmanın bile bir beceri istediği muhakkak.

Mustafa Kemal’in Kurtuluş Savaşı’nda orduyu Anadolu’nun içine çekmesindeki en büyük  hedef, düşman ordusunun lojistik kanallarını zayıflatıp, sonra üzerine  saldırmaktı. Yaptığı hesapların doğru çıkmış olması, savaşın kazanılmasını sağlamıştır. Bugünkü gibi havadan lojistik sağlamanın olmadığı bir tarihte, bu stratejinin çok geçer akçe olduğuna inanmaktayım. Tarih boyunca böyle seferlerin kritik anahtarının lojistik olduğu da bir gerçektir. Savaşan askerin maneviyatı, lojistiğin varlığı ile yüksek kalır. Lojistik sağlanmayan bir savaşta yenilgi peşinen kabul edilen bir netice olarak bilinir. Böyle bir sefere çıkılması, seferin sonuna kadar aksamadan sürdürülmesi ve  neticeye varılması, ayakta alkışlanacak bir husustur.

Yirmi beş gün evvel başlayan ve Ankara’dan İstanbu’la kadar olan 420 kilometrelik mesafenin tamamlanmasının amacına ulaşmış bir yürüyüş olduğuna inanmaktayım. 25 ayrı yerde konaklamak, konaklamalarda lojistik sağlanması, yol boyunca insanların bu yürüyüşe saygı göstermesinin bile ayrı bir anlamı olduğu muhakkak. Yaşlısı, genci, her meslekten insanın ADALET istemesindeki müşterek fikir birliğinin toplumu birbirine daha yaklaştırmış olduğuda, ayrı bir hakikat.

Bir tarihte SerVekil ‘’Anadolu kırsalına 4 milyar ağaç diktik ’ dediğinde herkes oturup hesap yapmaya kalkmıştı. 4 milyar ağaç kaç senede dikilir gibi sorular araştırılmıştı. Aslında SerVekilin dediği, çok miktarda, diyecekken kelimeler sürçüp 4 milyar olarak çıkmıştı. Hesap okumamış bir kişinin atacağı bir rakkam sınırını aşmıştı.  Şimdi ise boş insanlar oturmuşlar Maltepe parkındaki miting alanının metrekaresine kaç katılımcı sığacağı üzerine hesap yapmakta. Kaç kişinin konuya inanıp oraya gelmiş olması bence hiç önem arz etmemekte. Bu alana gelen yüzbinlerce insanın ülkede olmayan ADALET konusunda hemfikir olması önemlidir diye bir sözüm geldi söyledim hem nalına hem mıhına.

Facebook'ta paylaş   |   Twitter'da paylaş


 | Puan: 10 / 1 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    







Tuna Nehri’nin kıyısındaki demir ayakkabıların hikayesi
“Ya Hıristiyan veya ateistler haklıysa?"
'Deizmin yaygınlaşmasının sorumlusu siyasetçiler'
500 TL'ye 'noter onaylı' üniversite diploması!
Türkiye’de bir işçinin hayatının bedeli 6 bin lira!!!

Türkiye'de son seçim anketi açıklandı.
Gel de bu başkanın sözüne inan!
Başbakan seçilemeyen Paşinyan'dan genel grev çağrısı
Kaynak sorunundan bahseden hükümetten seçim atağı!
'Türkiye iş kazaları ve meslek hastalıklarında dünya 3'üncüsü, Avrupa 1'incisi'

Seçim ekonomisinin 2018 ve 2019 yıllarına etkisi ne olacak?
Türkiye'de Merkez Bankası, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a kulak asmadı
Türkiye'den 1.1 milyar dolar yerli sermaye kaçtı
6 sıfırlı lira daha güçlüymüş!
Büyük başarı : Dolarda hedef 1.97'ydi 3.92 oldu

ÇOCUK
Tek kullanımlık naylon poşetleri tüm mağazalarından kaldırıyor
Kadınlık hallerı, yaşanmışlıklar : Oğlum ölüyor galiba
Dünyanın en eski şişe mesajı Avustralya'daki kumsalda bulundu
Çocuk gelin sayısında utandıran birincilik

Türk Mitolojisinde Erlik Hanın Yeri Tasviri ve Kökeni
Nebil Özgentürk’ün gözünden: 11 dakikalik Aydin Boysan belgeseli
Robert kolej’de
İnsanlığın Karanlık Yüzü
Tarih ateizm’in insanlar için din kadar doğal olduğunu gösteriyor

Atatürk ve Hegel : İki aklın buluşma noktaları
Mutluluk mu dedi biri…
Umut: Canlanan ve Canlandıran Yaşam Enerjisi
Bilmeden İdeolojikleşmeye
Özgürlük Sorumlulukla - Zorunluluk Sınırla

Yağma ve talanın süresi 49 yıla çıktı
Mercan kayalıkları için 400 milyon dolar
Dünya’nın 6.kitlesel yokoluş olayının eşiğinde
Bu banklar havadaki kiri küçük bir ormandan daha fazla çekiyor
20 yıl sonra Türkiye …!

Kripto para üretiyor olabilirsiniz!
Milyonlarca kişi cep telefonu ile tehlikede!
'Milyonlarca insanın kişisel verileri, ticari ve siyasi amaçla kullanıldı'
Güneş küresi icat edildi!
Robotlar işinizi elinizden alacak mı?

50.000 yıl önce Avustralya’ya ulaşan ilk insanlar gemilerle geldi
Yaratıcı olmak şizofreni riskinizi yüzde 90 arttırıyor
İnsanlar niçin et yemeye başladılar?
DNA’mızın ne ırkı var, ne de milliyeti
Avustralyalı Aborijinler, bilinmeyen bir “insan” türünün DNA'sını taşıyorlar.

15 yılda 20.447 işçi “iş kazalarında” can verdi
Türkiye basın özgürlüğünde 180 ülke arasında 157. sıraya geriledi
AB Komisyonu'ndan tüm zamanların en olumsuz Türkiye raporu...
İslam’da hile: Yeter ki kitaba uydur!
Türkiye'yi kanser eden ürünleri devlet gizledi!

Firavunlar ölür firavunluk kalır
2018’de Mayıs 68
Kürt sorununu cesaretle biz çözeriz!
Her tasavvuf üstadı biraz Freudyendir
Gözaltındaki köle işçiler: Göçmenler

İşletme
Tırnak İçinde
Çatıda Çatlak
Edebiyat Notları, Mart - Nisan
HAD...

İpek Yolu'nun kalbi: Özbekistan
Osman Hamdi Bey.
Ahilik
Nogay Türklerinden Atasözleri
Başkaldırının simgesi Landmesser'in hikayesi


kose yazarlari En Cok Okunanlar
Son 30 günde en çok okunanlar
En Cok Okunanlar









Basa git